Konusunu Oylayın.: İslam tarihinde kör hadis diye bilinen bir hadis var mı kör hadis ne demektir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslam tarihinde kör hadis diye bilinen bir hadis var mı kör hadis ne demektir?
  1. 14.Ocak.2012, 00:20
    1
    Misafir

    İslam tarihinde kör hadis diye bilinen bir hadis var mı kör hadis ne demektir?






    İslam tarihinde kör hadis diye bilinen bir hadis var mı kör hadis ne demektir? Mumsema İslam tarihinde kör hadis diye bilinen bir hadis varmış, fazileti çokmuş.O hadis hakkında bilgi verir misiniz?Teşekkür ederim şimdiden..


  2. 14.Ocak.2012, 13:12
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İslam tarihinde kör hadis diye bilinen bir hadis var mı kör hadis ne demektir?




    Hadis Türleri ve Taksimati ile ilgili Istilahlar
    I- KABUL VEYA RED AÇISINDAN:

    A- MAKBUL HADiS: Kendisiyle amel edilmesini gerektiren hadislerdir ("Ma`mulun bih", "me`huzun bih" de denir)
    B- MERDUD HADiS: Râvîsinin dogrulugu kabul edilmeyen ve kendisiyle amel etmek gerekmeyen hadistirHükmüyle amel edilip edilmemesi konusunda karar verilemeyen ("tevakkuf edilen") hadisler de merdud gibidirler

    II- RÂVÎ SAYISI (VEYA DERECE-i SUYU`) AÇISINDAN:
    II-A- MÜTEVATiR HADiS:
    (1) Yalan üzerinde birlesmeleri âdeten mümkün olmayan râvîler toplulugunun ("cemm-i gafir"), her nesilde, kendileri gibi bir topluluktan alip naklettigi, (2) isitme veya görmeye ("mahsûsat") dayanan hadistir Kesin bilgi ifade eder, amel vaciptir, reddi küfrü gerektirir, tetkik ve tenkid disidir
    II-A-1- Lafzen Mütevatir: Bütün rivayetlerinde lafizlari ayni olan hadistir ki "yok denecek kadar" azdir "Men kezebe aleyye" misalidir Kayit konmadan "mütevatir hadis" denince "lafzen mütevatir" anlasilir
    II-A-2- Ma`nen Mütevatir: Aralarinda ortak bir nokta bulunan degisik lafizli hükümlerin, tevatür sartlarini tasiyan râvîlerce rivayet edilmesiyle ortaya çikan "ortak manaya" denir Mesela, 100 kadar degisik lafizli hadisten çikan bir mütevatir mana Resûlullah Aleyhissalatü ves`selâm`in "ellerini kaldirarak dua ettigidir"
    II-B- ÂHAD HADiS: Mütevatir hadis sartlarini tasimayan hadistir (Mütevatir derecesine ulasamamis hadistir) (Kelime anlami öyle olsa da, sadece bir kisinin rivayet ettigi hadis DEMEK DEGiLDiR) Hadislerin hemen hepsi bu anlamda âhaddir
    II-C- MESHÛR HADiS:1- Baslangiçta âhad iken Tabiin ve Etbaut-tabiîn devrinde tevatür derecesine ulasan hadistir2- Tevatür sartlarini tasimayan toplulugun naklettigi ve her nesilde râvîsi "ikiden asagi olmayan" hadistir (ibni Hacer "ikiden fazla olan" demistir)
    II-C-1- Sened tetkiki sonuçlarina göre meshur: - Sahih Meshur, - Hasen Meshur, - Zayif Meshur
    II-C-2- Söhret bulduklari yere göre meshur: - Hadisçiler nezdinde; - Hadisçiler, Ulema ve Halk nezdinde; - Fakîhler nezdinde; - Usûlcüler nezdinde; - Halk nezdinde meshur
    III- SENEDiN MÜNTEHASI (HADiSiN SÖYLEYENi) AÇISINDAN:
    III-A- KUDSî HADiS:
    Ayet olmamak kaydiyla, Resûlullah`in: "Allah Teâla söyle buyurmustur:" diyerek, Allah`a nisbet ve izafe ettigi hadistir "ilâhî" ve "Rabbânî" hadis de denir Konulari genelde Allah`in sifatlaridir
    III-B- MERFU` HADiS: Söz, fiil, takrîr; fitrî veya ahlâkî vasif olarak -muttasil veya munkati` olsun- açikça (sarâhaten) veya dolayli bir sekilde (hükmen) Resûlullah`a izafe edilen hadistir ittifakla huccet sayilmistir, baglayicidir
    III-B-1- Sarâhaten Merfû`: içinde açikça Resûlullah`a ait bir söz, fiil, takrir veya vasiftan söz edilen hadistir
    - Kavlî hadis rivayet lafizlari: "Resulullah söyle buyurdu", "sunlari haber verdi", "söyle buyururken isittim", "söyle buyurdugu rivayet edilmistir";
    - Fiilî hadis rivayet lafizlari: "söyle yaptigini gördüm", "söyle yapardi";
    - Takrîrî hadis rivayet lafizlari: "huzurunda söyle yaptim, yapti, yapildi"
    III-B-2- Hükmen Merfû`: Herhangi bir "sahabi"nin, geçmis peygamberler veya gelecekte cereyan edecek olaylar ya da islenmesi halinde isleyene sevap veya günah kazandiracak konular gibi sahsî görüs ve kanaata dayanmasi mümkün olmayan ("mahalli ictihad ve re`y olmayan") konulara ait verdigi haberlerdir israiliyyattan nakil yapmayan bir sahabi olmasi önem arzeder
    - Kavlîye misal: ibni Mesud`un sihirbaz, arrâf, kâhin ve onlara gidenleri tekfir etmesi,
    - Fiilîye misal: Hz Ali`nin Kusuf Namazinda ikiden fazla rükû yapmasi,
    - Takrîrîye misal: "Resulullah zamaninda söyle yapardik, söylerdik", "su sünnettendir" lafizlari
    III-B-EKLER- Ayrica "tabiundan bir râvî" senedi sahabiye ulastirip su ifadeleri kullanirsa da merfû` hadis olur: -"yerfa`uh, veyerfa`ul`hadîs: hadisi ref ederek rivayet etti"; "yenmîhi: isnad ederek"; "yeblugu bihi: sözü Resulullah`a ulastirarak"; "yervîhi: Resulullah`dan rivayet ederek"; "rivâyeten, ravâhu"
    - Mürsel Merfû`: Sonraki nesilden bir râvî sözü "tabii"ye ulastirip üstteki ifadeleri kullanirsa
    - Muallak Merfû`: Bütün sened hazfedilerek Resulullah'a izafet edilen hadis
    III-C- MEVKÛF HADiS: Sahabilerin söz fiil ve takrirlerine dair -muttasil veya munkati`- haberlerdir Sened sahabide kalip Resulullah'a ulasmaz Sadece "sarahaten" mevkûf olur, hükmen olmaz Misaller: "Hz Ali söyle dedi", "ibni Abbas söyle yapti", "ibni Ömer`den mevkûf olarak rivayet olundu ki", "hadis ibni Abbas`a varinca mevkûftur" (Dikkat: Vakkafahû tabiri geçen her hadis mevkûf olmayabilir) Hanefilerden Râzî, Serahsî ve müteahhirûn ile birer görüslerinde imam Malik ve Ahmed Bin Hanbel mevkûf hadisi hüccet sayarlar Bazi Hanefiler ve imam Safii huccet saymaz
    III-D- MAKTU` HADiS: Herhangi bir tabiiye izafe olunan söz, fiil ve takrirlerdir Etbâu`t Tabiîn de tabiî gibi kabul edilir (ilk devirlerde bunun için Munkati` terimi de kullanilmis) Huccet degildir
    IV- SIHHAT VEYA HÜKÜM AÇISINDAN:
    IV-A- SAHiH HADiS:
    "Adalet ve zabt sahibi ravilerin", "muttasil senedle rivayet ettikleri", "sâzz" ve "muallel" olmayan hadistir Hüccettir ve onunla amel vaciptir "Bu hadis sahihtir" demek, onun sihhat sartlarini tasidigi ve o hadisin sahih olabilecegi konusunda oldukça kuvvetli bir zanna sahip olundugunu gösterir Yalniz "mütevatir hadiste" oldugu gibi kesinkes bir kanaatten söz edilemez Bu yüzden çogunluk, itikadî konularin ancak Kur`ân ve mütevatir hadis ile sabit olacagini kabul eder Sahih hadisin dereceleri sunlardir:
    -Buhari ve Müslim'in kitaplarina aldiklari hadisler (Formülü: B+,M+),
    -Buhari'nin yalniz basina rivayet ettigi hadisler (B+),
    -Müslim'in yalniz basina rivayet ettigi hadisler (M+),
    -Kitaplarina almamis da olsalar Buhari ve Müslim'in sartlarina uygun olan hadisler(B/,M/),
    -Yalnizca Buhari'nin sartlarina uygun olan hadisler(B/),
    -Yalnizca Müslim'in sartlarina uygun olan hadisler(M/),
    -Buhari ve Müslim disindaki hadis mütahassilarinin sahih dedikleri hadisler(Digerleri/)
    IV-A-1- Sahih Li Zâtihî: Mutlak olarak sahih hadis denince bu anlasilir
    IV-A-2- Sahih Li Gayrihî: Sihhat sartlarini en üst seviyede tasimamasina ragmen, kendisini sahih derecesine çikaracak bir baska rivayet ("âdid") bulunan hadistir "Sahil lâ li zâtihî" de denir
    IV-B- HASEN HADiS: Zabti biraz gevsek olan ravilerin muttasil senedle rivayet ettikleri sâzz ve muallel olmayan hadistirSahihten farki, râvîsinin zabtinin mükemmel olmayisidir ittifakla ihticac ve amel bakimindan makbuldür
    IV-B-1- Hasen Li Zâtihî: Mutlak olarak hasen hadis denince bu anlasilir Lafzi benzer bir baska hadis ("mütabi`") ile takviye olunursa, Sahih Li Gayrihi derecesine yükselir
    IV-B-2- Hasen Li Gayrihî: Yalancilikla itham edilmemis ve çok hata yapacak kadar dalgin olmayan "ve fakat ehliyeti açikça anlasilamayan ("mestûr") bir râvîsi bulunan hadis" lafiz veya mana yönünden baska rivayetlerle desteklenirse bu adi alir Kisaca: "Âdid ile hasen mertebesine çikan hadistir" Zayif hadise çok yakindir, zayiftan farki onu destekleyen bir veya birkaç rivayetin olmasidir Çogunlukla baska hadisleri desteklemek ("i`tibar") için kullanilir
    IV-B-EK- Hasen-Sahih: 1- Birkaç senedi olan ve Sahihlik derecesine ulasan hadis 2- Bir tarikten Hasen bir tarikten Sahih hadis
    Hasen-Garîb: Gariblik hem sened hem de metinde olur da bir tek senedle rivayet edilmis olursa ve manasini takviye eden baska deliller bulununca onu "hasen li zatihi" kabul ettigini göstermek için Tirmîzi bu adi verir
    IV-C- ZAYIF HADiS: Sahih ve Hasen hadis sartlarini tasimayan hadistir Sahih ve Hasen hadis sartlarindan herhangi biri eksik olursa hadis zayif demektir Birden fazla sart noksan olursa zayiflik daha siddetli olur Böylece zayif hadisin dereceleri de farklilik arzeder Bu yüzden çesitleri hakkinda 49`dan 510`a kadar degisen rakamlar verilmistir
    Tirmizî`ye gelinceye kadar hadisler "sahih" ve "sakîm (zayif)" diye ikiye ayrilirdi Zayif hadisler de "metrûk" ve "gayr-i metrûk" olarak ikiye ayriliyordu Tirmizî`den sonra sahih ile zayif arasina bir de "hasen" çesidi girdi Böylece "Gayri metrûk zayif" hadisler "hasen" terimiyle zayiflar arasindan ayrilmis oldu O halde Tirmizî`den önce yasamis bir muhaddisin dilindeki "zayif hadis" teriminin "hasen hadisleri" de içine aldigi dikkatten uzak tutulmamalidir
    Zayif hadisle amel konusunda üç ayri görüs vardir -Asla amel olunmaz, - Mutlak olarak amel olunur, -Amellerin faziletleri konusunda özel sartlarina bagli olarak amel olunur Zayif hadisi belli kisimlara ayirip, belli sartlarla amel etmek görüsü orta ve dogru bir yoldur

    Hadiste zayiflik genelde iki sebepten kaynaklanir:
    IV-C-1- Seneddeki inkita Sebebiyle Zayif Hadis ve Çesitleri: Senedden en azindan bir ravinin düsmesi demektirBöyle bir inkita` varsa, seneddeki bütün raviler sika olsalar bile, sirf bu inkita` metnin reddini gerektirir
    IV-C-1-a- MÜRSEL HADiS: Tabiî`nin sahabiyi atlayarak Resulullah'a izafe ettigi hadistir Muhaddis, fakîh ve usulcülerin çoguna göre delil olmaz, ihticac yapilmaz, zayiftir Ebu Hânife ve imam Malik sikanin mürselini sahih ve hüccet sayar Bir de sahabenin bir baska sahabiden duydugu hadisi Resulullah`dan rivayet etmesi vardir ki buna "sahabi mürseli" denir "Sahabi mürseli sahihtir" hükmünde ittifak vardir Senedde atlanan kisi her zaman kolayca anlasilmayabilir isin ehli olanlarin farkedebilecegi bu tür irsâle, "irsâl-i hafî", böylesi hadise de "mürselü-l-hafiy" denir
    IV-C-1-b- MUNKATI` HADiS: 1- Senedi muttasil olmayan hadistir 2- Senedin herhangi bir yerinden bir râvînin veya "farkli yerlerinden" "pespese olmamak sartiyla" birden fazla râvînin düstügü hadistir 3- Müteahhirun, "etbâ`ut tâbiîn"in "tabiî"yi atlayarak sahabiden naklettigi hadise munkati` demistir 4- Senedinde müphem bir kisinin zikredildigi hadise de munkati` diyenler olmustur Munkati`, mürsel`den daha zayiftir
    IV-C-1-c- MU`DAL HADiS: Senedin herhangi bir yerinden "pespese" "iki veya daha çok" râvînin düstügü hadistir Merfu hadisi, sahabi ve Resulullah`i zikretmeyerek tabiîn`den birinin sözüymüs gibi nakletmek de hadisi mu`dal kilar Mu`dal, munkati` dan daha zayiftir
    IV-C-1-d- MUALLAK HADiS: Senedin bas tarafindan bir veya birkaç râvî ya da müntehasina kadar senedin bütünüyle hazfolundugu hadistir Ta`lik aslinda bir rivayet kusurudur Sahihayn`daki 1300 küsür ta`likin Buhari`ye göre sahih olduklari kabul edilmektedir
    IV-C-1-e- MÜDELLES HADiS: Tedlis, senede dahil bir râvînin ismini atlayarak, orada öyle biri yokmus izlenimini verecek sekilde senedi söylemek demektir (Lugatte malin ayibini müsteriden gizlemek demektir) Tedlis yapan râvîye "müdellis", senedden düsürülen râvîye "müdellesün anh", tedlis ile rivayet edilen hadise de "müdelles hadis" denir Tedlis üç çesittir:
    1- isnad Tedlisi: Râvînin görüsmedigi veya görüstügü halde hadis almadigi çagdasi bir kisiden isitmis gibi "kâle fülân" veya "an fülân" diyerek hadisi rivayet etmesidir (Râvînin görüsmedigi çagdasindan yaptigi rivayete "mürsel-i hafî" de denir)
    2- Suyûh Tedlisi: Râvînin hocasini bilinmeyen bir isim, sifat veya künye ile zikretmesidir
    3- Tesviye Tedlisi: Sika râvîler arasindaki zayif bir râvîyi atlayarak, hep sikadan gelmis intibaini verecek sekilde hadisin rivayet edilmesidir
    IV-C-2- Râvîdeki Cerhi Gerektiren Hallere Göre Zayif Hadis ve Çesitleri: "Metain-i `Asere" denilen râvîleri tenkid noktalarindan birinin veya birkaçinin râvîsinde bulunmasi sebebiyle zayif kabul edilen hadisler bu türe girer ki on çesittir:
    IV-C-2-a- MEVZU` HADiS: Resûlullah`in adina yalan uydurmak (kizb) ile cerhedilmis râvînin rivayetine denirBuna "hadis diye uydurulmus söz" demek daha dogru olur
    IV-C-2-b- METRÛK HADiS: Yalancilikla itham edilmis ("ittihamur`ravî bilkizb", "töhmet-i kizb") bir râvînin rivayetinde yalniz kaldigi ("teferrüd ettigi") hadistir ki "matrûh hadis" de denilir Söyle de tarif edilmistir: Hiçbir sikanin rivayetine muhalif olmaksizin kizb, kesret-i galat, fisk ve gaflet gibi cerh noktalarindan biri ile itham edilen râvînin "yalniz basina rivayet ettigi" hadistir
    IV-C-2-c- MÜNKER HADiS: Çesitli tanimlari vardir: 1- Zayif bir râvînin sika bir râvîye muhalif olarak rivayet ettigi hadistir 2- Sika olsun olmasin râvîsi tek kalan hadistir 3- Sikanin hadisin tamaminda teferrüdü 4- Sikanin hadisin bir kisminda teferrüdü 5- Bir hadisin senedinde iki zayif râvînin bulunmasi ve baska senedinin de bulunmamasi 6- Senedinde taninmayan (lâ yu`raf) bir râvînin bulundugu hadis 7- Kesretü`l galat, fartu`l gafle ve fisk gibi tan noktalariyla tenkid edilmis râvîlerin rivayetlerine de münker denilir
    IV-C-2-d- MU`ALLEL HADiS: Görünürde sahih olmakla beraber, bu sihhati yok edebilecek gizli bir illet tasiyan hadisdir ki "ma`lûl" de denir Hadisin illetini bulan muhaddise mu`allil denir "Mürsel veya munkati` hadisi mevsûl olarak", "bir hadisi baska bir hadisin içine katarak", "mevsûl olani mürsel olarak", "merfû`u mevkûf olarak", "sika yerine zayif râvî zikrederek" rivayet gibi cerhe sebep olan hatalara "vehim" denilmektedir Bu tür hatalarla rivayet edilmis olan hadise de muallel denir
    IV-C-2-e- MÜDREC HADiS: Hadisten olmayan bir sözün, hadise bitisik olarak zikredilmesine "idrac", bu durumdaki hadise de müdrec denir Bu, Resulullah`in sözüne herhangi bir râvînin sözünün karismasi demektir Su durum da bir çesit idrac sayilmistir: Muhalefetü`s-Sikât, yani zayifin sikaya, sikanin da daha sika olana muhalif rivayette bulunmasi Müdrec vaki oldugu yere göre iki kisma ayrilir:
    1- Müdrecü`l isnad: Sika ravilere muhalefetin senedin akisini bozmak suretiyle gerçeklesmis olmasi Dört sekilde olur
    2- Hadise ait olmayan bir sözün hadisin metnine katilmis olmasidir Metnin bas, orta veya sonunda olabilir



  3. 14.Ocak.2012, 13:12
    2
    Silent and lonely rains



    Hadis Türleri ve Taksimati ile ilgili Istilahlar
    I- KABUL VEYA RED AÇISINDAN:

    A- MAKBUL HADiS: Kendisiyle amel edilmesini gerektiren hadislerdir ("Ma`mulun bih", "me`huzun bih" de denir)
    B- MERDUD HADiS: Râvîsinin dogrulugu kabul edilmeyen ve kendisiyle amel etmek gerekmeyen hadistirHükmüyle amel edilip edilmemesi konusunda karar verilemeyen ("tevakkuf edilen") hadisler de merdud gibidirler

    II- RÂVÎ SAYISI (VEYA DERECE-i SUYU`) AÇISINDAN:
    II-A- MÜTEVATiR HADiS:
    (1) Yalan üzerinde birlesmeleri âdeten mümkün olmayan râvîler toplulugunun ("cemm-i gafir"), her nesilde, kendileri gibi bir topluluktan alip naklettigi, (2) isitme veya görmeye ("mahsûsat") dayanan hadistir Kesin bilgi ifade eder, amel vaciptir, reddi küfrü gerektirir, tetkik ve tenkid disidir
    II-A-1- Lafzen Mütevatir: Bütün rivayetlerinde lafizlari ayni olan hadistir ki "yok denecek kadar" azdir "Men kezebe aleyye" misalidir Kayit konmadan "mütevatir hadis" denince "lafzen mütevatir" anlasilir
    II-A-2- Ma`nen Mütevatir: Aralarinda ortak bir nokta bulunan degisik lafizli hükümlerin, tevatür sartlarini tasiyan râvîlerce rivayet edilmesiyle ortaya çikan "ortak manaya" denir Mesela, 100 kadar degisik lafizli hadisten çikan bir mütevatir mana Resûlullah Aleyhissalatü ves`selâm`in "ellerini kaldirarak dua ettigidir"
    II-B- ÂHAD HADiS: Mütevatir hadis sartlarini tasimayan hadistir (Mütevatir derecesine ulasamamis hadistir) (Kelime anlami öyle olsa da, sadece bir kisinin rivayet ettigi hadis DEMEK DEGiLDiR) Hadislerin hemen hepsi bu anlamda âhaddir
    II-C- MESHÛR HADiS:1- Baslangiçta âhad iken Tabiin ve Etbaut-tabiîn devrinde tevatür derecesine ulasan hadistir2- Tevatür sartlarini tasimayan toplulugun naklettigi ve her nesilde râvîsi "ikiden asagi olmayan" hadistir (ibni Hacer "ikiden fazla olan" demistir)
    II-C-1- Sened tetkiki sonuçlarina göre meshur: - Sahih Meshur, - Hasen Meshur, - Zayif Meshur
    II-C-2- Söhret bulduklari yere göre meshur: - Hadisçiler nezdinde; - Hadisçiler, Ulema ve Halk nezdinde; - Fakîhler nezdinde; - Usûlcüler nezdinde; - Halk nezdinde meshur
    III- SENEDiN MÜNTEHASI (HADiSiN SÖYLEYENi) AÇISINDAN:
    III-A- KUDSî HADiS:
    Ayet olmamak kaydiyla, Resûlullah`in: "Allah Teâla söyle buyurmustur:" diyerek, Allah`a nisbet ve izafe ettigi hadistir "ilâhî" ve "Rabbânî" hadis de denir Konulari genelde Allah`in sifatlaridir
    III-B- MERFU` HADiS: Söz, fiil, takrîr; fitrî veya ahlâkî vasif olarak -muttasil veya munkati` olsun- açikça (sarâhaten) veya dolayli bir sekilde (hükmen) Resûlullah`a izafe edilen hadistir ittifakla huccet sayilmistir, baglayicidir
    III-B-1- Sarâhaten Merfû`: içinde açikça Resûlullah`a ait bir söz, fiil, takrir veya vasiftan söz edilen hadistir
    - Kavlî hadis rivayet lafizlari: "Resulullah söyle buyurdu", "sunlari haber verdi", "söyle buyururken isittim", "söyle buyurdugu rivayet edilmistir";
    - Fiilî hadis rivayet lafizlari: "söyle yaptigini gördüm", "söyle yapardi";
    - Takrîrî hadis rivayet lafizlari: "huzurunda söyle yaptim, yapti, yapildi"
    III-B-2- Hükmen Merfû`: Herhangi bir "sahabi"nin, geçmis peygamberler veya gelecekte cereyan edecek olaylar ya da islenmesi halinde isleyene sevap veya günah kazandiracak konular gibi sahsî görüs ve kanaata dayanmasi mümkün olmayan ("mahalli ictihad ve re`y olmayan") konulara ait verdigi haberlerdir israiliyyattan nakil yapmayan bir sahabi olmasi önem arzeder
    - Kavlîye misal: ibni Mesud`un sihirbaz, arrâf, kâhin ve onlara gidenleri tekfir etmesi,
    - Fiilîye misal: Hz Ali`nin Kusuf Namazinda ikiden fazla rükû yapmasi,
    - Takrîrîye misal: "Resulullah zamaninda söyle yapardik, söylerdik", "su sünnettendir" lafizlari
    III-B-EKLER- Ayrica "tabiundan bir râvî" senedi sahabiye ulastirip su ifadeleri kullanirsa da merfû` hadis olur: -"yerfa`uh, veyerfa`ul`hadîs: hadisi ref ederek rivayet etti"; "yenmîhi: isnad ederek"; "yeblugu bihi: sözü Resulullah`a ulastirarak"; "yervîhi: Resulullah`dan rivayet ederek"; "rivâyeten, ravâhu"
    - Mürsel Merfû`: Sonraki nesilden bir râvî sözü "tabii"ye ulastirip üstteki ifadeleri kullanirsa
    - Muallak Merfû`: Bütün sened hazfedilerek Resulullah'a izafet edilen hadis
    III-C- MEVKÛF HADiS: Sahabilerin söz fiil ve takrirlerine dair -muttasil veya munkati`- haberlerdir Sened sahabide kalip Resulullah'a ulasmaz Sadece "sarahaten" mevkûf olur, hükmen olmaz Misaller: "Hz Ali söyle dedi", "ibni Abbas söyle yapti", "ibni Ömer`den mevkûf olarak rivayet olundu ki", "hadis ibni Abbas`a varinca mevkûftur" (Dikkat: Vakkafahû tabiri geçen her hadis mevkûf olmayabilir) Hanefilerden Râzî, Serahsî ve müteahhirûn ile birer görüslerinde imam Malik ve Ahmed Bin Hanbel mevkûf hadisi hüccet sayarlar Bazi Hanefiler ve imam Safii huccet saymaz
    III-D- MAKTU` HADiS: Herhangi bir tabiiye izafe olunan söz, fiil ve takrirlerdir Etbâu`t Tabiîn de tabiî gibi kabul edilir (ilk devirlerde bunun için Munkati` terimi de kullanilmis) Huccet degildir
    IV- SIHHAT VEYA HÜKÜM AÇISINDAN:
    IV-A- SAHiH HADiS:
    "Adalet ve zabt sahibi ravilerin", "muttasil senedle rivayet ettikleri", "sâzz" ve "muallel" olmayan hadistir Hüccettir ve onunla amel vaciptir "Bu hadis sahihtir" demek, onun sihhat sartlarini tasidigi ve o hadisin sahih olabilecegi konusunda oldukça kuvvetli bir zanna sahip olundugunu gösterir Yalniz "mütevatir hadiste" oldugu gibi kesinkes bir kanaatten söz edilemez Bu yüzden çogunluk, itikadî konularin ancak Kur`ân ve mütevatir hadis ile sabit olacagini kabul eder Sahih hadisin dereceleri sunlardir:
    -Buhari ve Müslim'in kitaplarina aldiklari hadisler (Formülü: B+,M+),
    -Buhari'nin yalniz basina rivayet ettigi hadisler (B+),
    -Müslim'in yalniz basina rivayet ettigi hadisler (M+),
    -Kitaplarina almamis da olsalar Buhari ve Müslim'in sartlarina uygun olan hadisler(B/,M/),
    -Yalnizca Buhari'nin sartlarina uygun olan hadisler(B/),
    -Yalnizca Müslim'in sartlarina uygun olan hadisler(M/),
    -Buhari ve Müslim disindaki hadis mütahassilarinin sahih dedikleri hadisler(Digerleri/)
    IV-A-1- Sahih Li Zâtihî: Mutlak olarak sahih hadis denince bu anlasilir
    IV-A-2- Sahih Li Gayrihî: Sihhat sartlarini en üst seviyede tasimamasina ragmen, kendisini sahih derecesine çikaracak bir baska rivayet ("âdid") bulunan hadistir "Sahil lâ li zâtihî" de denir
    IV-B- HASEN HADiS: Zabti biraz gevsek olan ravilerin muttasil senedle rivayet ettikleri sâzz ve muallel olmayan hadistirSahihten farki, râvîsinin zabtinin mükemmel olmayisidir ittifakla ihticac ve amel bakimindan makbuldür
    IV-B-1- Hasen Li Zâtihî: Mutlak olarak hasen hadis denince bu anlasilir Lafzi benzer bir baska hadis ("mütabi`") ile takviye olunursa, Sahih Li Gayrihi derecesine yükselir
    IV-B-2- Hasen Li Gayrihî: Yalancilikla itham edilmemis ve çok hata yapacak kadar dalgin olmayan "ve fakat ehliyeti açikça anlasilamayan ("mestûr") bir râvîsi bulunan hadis" lafiz veya mana yönünden baska rivayetlerle desteklenirse bu adi alir Kisaca: "Âdid ile hasen mertebesine çikan hadistir" Zayif hadise çok yakindir, zayiftan farki onu destekleyen bir veya birkaç rivayetin olmasidir Çogunlukla baska hadisleri desteklemek ("i`tibar") için kullanilir
    IV-B-EK- Hasen-Sahih: 1- Birkaç senedi olan ve Sahihlik derecesine ulasan hadis 2- Bir tarikten Hasen bir tarikten Sahih hadis
    Hasen-Garîb: Gariblik hem sened hem de metinde olur da bir tek senedle rivayet edilmis olursa ve manasini takviye eden baska deliller bulununca onu "hasen li zatihi" kabul ettigini göstermek için Tirmîzi bu adi verir
    IV-C- ZAYIF HADiS: Sahih ve Hasen hadis sartlarini tasimayan hadistir Sahih ve Hasen hadis sartlarindan herhangi biri eksik olursa hadis zayif demektir Birden fazla sart noksan olursa zayiflik daha siddetli olur Böylece zayif hadisin dereceleri de farklilik arzeder Bu yüzden çesitleri hakkinda 49`dan 510`a kadar degisen rakamlar verilmistir
    Tirmizî`ye gelinceye kadar hadisler "sahih" ve "sakîm (zayif)" diye ikiye ayrilirdi Zayif hadisler de "metrûk" ve "gayr-i metrûk" olarak ikiye ayriliyordu Tirmizî`den sonra sahih ile zayif arasina bir de "hasen" çesidi girdi Böylece "Gayri metrûk zayif" hadisler "hasen" terimiyle zayiflar arasindan ayrilmis oldu O halde Tirmizî`den önce yasamis bir muhaddisin dilindeki "zayif hadis" teriminin "hasen hadisleri" de içine aldigi dikkatten uzak tutulmamalidir
    Zayif hadisle amel konusunda üç ayri görüs vardir -Asla amel olunmaz, - Mutlak olarak amel olunur, -Amellerin faziletleri konusunda özel sartlarina bagli olarak amel olunur Zayif hadisi belli kisimlara ayirip, belli sartlarla amel etmek görüsü orta ve dogru bir yoldur

    Hadiste zayiflik genelde iki sebepten kaynaklanir:
    IV-C-1- Seneddeki inkita Sebebiyle Zayif Hadis ve Çesitleri: Senedden en azindan bir ravinin düsmesi demektirBöyle bir inkita` varsa, seneddeki bütün raviler sika olsalar bile, sirf bu inkita` metnin reddini gerektirir
    IV-C-1-a- MÜRSEL HADiS: Tabiî`nin sahabiyi atlayarak Resulullah'a izafe ettigi hadistir Muhaddis, fakîh ve usulcülerin çoguna göre delil olmaz, ihticac yapilmaz, zayiftir Ebu Hânife ve imam Malik sikanin mürselini sahih ve hüccet sayar Bir de sahabenin bir baska sahabiden duydugu hadisi Resulullah`dan rivayet etmesi vardir ki buna "sahabi mürseli" denir "Sahabi mürseli sahihtir" hükmünde ittifak vardir Senedde atlanan kisi her zaman kolayca anlasilmayabilir isin ehli olanlarin farkedebilecegi bu tür irsâle, "irsâl-i hafî", böylesi hadise de "mürselü-l-hafiy" denir
    IV-C-1-b- MUNKATI` HADiS: 1- Senedi muttasil olmayan hadistir 2- Senedin herhangi bir yerinden bir râvînin veya "farkli yerlerinden" "pespese olmamak sartiyla" birden fazla râvînin düstügü hadistir 3- Müteahhirun, "etbâ`ut tâbiîn"in "tabiî"yi atlayarak sahabiden naklettigi hadise munkati` demistir 4- Senedinde müphem bir kisinin zikredildigi hadise de munkati` diyenler olmustur Munkati`, mürsel`den daha zayiftir
    IV-C-1-c- MU`DAL HADiS: Senedin herhangi bir yerinden "pespese" "iki veya daha çok" râvînin düstügü hadistir Merfu hadisi, sahabi ve Resulullah`i zikretmeyerek tabiîn`den birinin sözüymüs gibi nakletmek de hadisi mu`dal kilar Mu`dal, munkati` dan daha zayiftir
    IV-C-1-d- MUALLAK HADiS: Senedin bas tarafindan bir veya birkaç râvî ya da müntehasina kadar senedin bütünüyle hazfolundugu hadistir Ta`lik aslinda bir rivayet kusurudur Sahihayn`daki 1300 küsür ta`likin Buhari`ye göre sahih olduklari kabul edilmektedir
    IV-C-1-e- MÜDELLES HADiS: Tedlis, senede dahil bir râvînin ismini atlayarak, orada öyle biri yokmus izlenimini verecek sekilde senedi söylemek demektir (Lugatte malin ayibini müsteriden gizlemek demektir) Tedlis yapan râvîye "müdellis", senedden düsürülen râvîye "müdellesün anh", tedlis ile rivayet edilen hadise de "müdelles hadis" denir Tedlis üç çesittir:
    1- isnad Tedlisi: Râvînin görüsmedigi veya görüstügü halde hadis almadigi çagdasi bir kisiden isitmis gibi "kâle fülân" veya "an fülân" diyerek hadisi rivayet etmesidir (Râvînin görüsmedigi çagdasindan yaptigi rivayete "mürsel-i hafî" de denir)
    2- Suyûh Tedlisi: Râvînin hocasini bilinmeyen bir isim, sifat veya künye ile zikretmesidir
    3- Tesviye Tedlisi: Sika râvîler arasindaki zayif bir râvîyi atlayarak, hep sikadan gelmis intibaini verecek sekilde hadisin rivayet edilmesidir
    IV-C-2- Râvîdeki Cerhi Gerektiren Hallere Göre Zayif Hadis ve Çesitleri: "Metain-i `Asere" denilen râvîleri tenkid noktalarindan birinin veya birkaçinin râvîsinde bulunmasi sebebiyle zayif kabul edilen hadisler bu türe girer ki on çesittir:
    IV-C-2-a- MEVZU` HADiS: Resûlullah`in adina yalan uydurmak (kizb) ile cerhedilmis râvînin rivayetine denirBuna "hadis diye uydurulmus söz" demek daha dogru olur
    IV-C-2-b- METRÛK HADiS: Yalancilikla itham edilmis ("ittihamur`ravî bilkizb", "töhmet-i kizb") bir râvînin rivayetinde yalniz kaldigi ("teferrüd ettigi") hadistir ki "matrûh hadis" de denilir Söyle de tarif edilmistir: Hiçbir sikanin rivayetine muhalif olmaksizin kizb, kesret-i galat, fisk ve gaflet gibi cerh noktalarindan biri ile itham edilen râvînin "yalniz basina rivayet ettigi" hadistir
    IV-C-2-c- MÜNKER HADiS: Çesitli tanimlari vardir: 1- Zayif bir râvînin sika bir râvîye muhalif olarak rivayet ettigi hadistir 2- Sika olsun olmasin râvîsi tek kalan hadistir 3- Sikanin hadisin tamaminda teferrüdü 4- Sikanin hadisin bir kisminda teferrüdü 5- Bir hadisin senedinde iki zayif râvînin bulunmasi ve baska senedinin de bulunmamasi 6- Senedinde taninmayan (lâ yu`raf) bir râvînin bulundugu hadis 7- Kesretü`l galat, fartu`l gafle ve fisk gibi tan noktalariyla tenkid edilmis râvîlerin rivayetlerine de münker denilir
    IV-C-2-d- MU`ALLEL HADiS: Görünürde sahih olmakla beraber, bu sihhati yok edebilecek gizli bir illet tasiyan hadisdir ki "ma`lûl" de denir Hadisin illetini bulan muhaddise mu`allil denir "Mürsel veya munkati` hadisi mevsûl olarak", "bir hadisi baska bir hadisin içine katarak", "mevsûl olani mürsel olarak", "merfû`u mevkûf olarak", "sika yerine zayif râvî zikrederek" rivayet gibi cerhe sebep olan hatalara "vehim" denilmektedir Bu tür hatalarla rivayet edilmis olan hadise de muallel denir
    IV-C-2-e- MÜDREC HADiS: Hadisten olmayan bir sözün, hadise bitisik olarak zikredilmesine "idrac", bu durumdaki hadise de müdrec denir Bu, Resulullah`in sözüne herhangi bir râvînin sözünün karismasi demektir Su durum da bir çesit idrac sayilmistir: Muhalefetü`s-Sikât, yani zayifin sikaya, sikanin da daha sika olana muhalif rivayette bulunmasi Müdrec vaki oldugu yere göre iki kisma ayrilir:
    1- Müdrecü`l isnad: Sika ravilere muhalefetin senedin akisini bozmak suretiyle gerçeklesmis olmasi Dört sekilde olur
    2- Hadise ait olmayan bir sözün hadisin metnine katilmis olmasidir Metnin bas, orta veya sonunda olabilir



  4. 14.Ocak.2012, 13:12
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İslam tarihinde kör hadis diye bilinen bir hadis var mı kör hadis ne demektir?

    IV-C-2-f- MAKLÛB HADiS: Senedindeki bazi râvî isimleri ya da metnindeki bazi kelimeler takdîm veya te`hire ugramis hadistir Hadisdeki takdim veya te`hîr hükmü de etkileyecek derecede ise maklûb`un bu türüne "ma`kus" denmistir Bir râvînin rivayeti olarak meshur olmus bir hadisi, hem garib hem de mergûb göstermek için o râvî yerine ayni tabakadan bir baska râvî ikame ederek yapilan rivayete de "mesruk" denir iki metnin senedlerini degistirme seklindeki kalb`e "kalb-i mürekkeb" denmistir Sikat`in zikretmedigi bir râvînin sened arasinda yanlislikla zikredilmesine "mezîd fî muttasili`l-esânîd" denir
    IV-C-2-g- MUZTARiB HADiS: Birden çok rivayeti bulundugu halde rivayetlerinin birini digerine tercih edecek sebep bulunmayan hadislerdir Kisaca: "iki muhtelif surette rivayet edilen hadis" diye de tarif edilir Iztirab daha çok isnadda, bazen de metinde olur isnadda olan, senedlerin mütehalif olmasindan; metindeki ise yine o metin hakkidaki rivayetlerin mütehalif olmasindan ve bunlarin cem` ve te`lifinin mümkün olmamasindan dogar Tercih sebebi bulunursa iztirab kalmaz Tercih edilene "mahfuz" ve "ma`ruf" mercûh`a da "sâz" ve "münker" denir
    IV-C-2-h- SÂZ HADiS: infirâd ve muhalefetü`s-sikât noktalarindan tanimlari yapilmistir: 1- Sika bir râvînin mütabiî olmaksizin tek basina (münferiden) rivayet ettigi hadistir 2- Sika bir râvînin diger sika râvîlere muhalif olarak rivayet ettigi hadistir 3- Sika bir râvînin daha sika ravilere muhalif olarak rivayet ettigi hadistir Daha sika olan râvînin rivayetine "mahfuz" denir Demek ki bu tarifte sâz ile mahfuz birbirinin ziddidir 4- Sika bir ravinin diger sika ravilere -sened veya metinde ziyade veya noksanlikta bulunmak suretiyle- muhalif olarak rivayet ettigi hadistir Bu tarifte sâz, münker hadisin bir türü ile birlesmektedir Buradan hareketle sâz hadise münker ve merdûd da denilmistir Su nokta unutulmamalidir: Hadisin sâz kabul edilmesi için infirad ve muhalefetin ikisinin birden bulunmasi gerekir
    IV-C-2-i- MUSAHHAF HADiS: Kelimesi nokta degisikligine ugramis hadistir Bu duruma da tashîf denir (Sitten kelimesi yerine sey`en denmesi gibi)
    IV-C-2-i- MUHARREF HADiS: Kelimesi hareke degisikligine ugramis hadistir Bu duruma da tahrîf denir (Remâ ebî yerine Remâ Übey denmesi gibi) (Besîr kelimesinin Büseyr diye rivayet edilmesi hem tashîf hem tahrîftir)
    V- TEÂRUZ AÇISINDAN:
    V-A- MUHKEM HADiS:
    Muârazadan sâlim olan makbul hadistir Hükmüyle amel gerekir
    V-B- MUHTELiF HADiS: Makbul bir hadisin muâraza ettigi makbul hadistir
    EK:
    BAZI ISTILAHLAR:

    - "Ceyyid", "Kavî": Sahih ile denk
    - "Sâlih": Sahih ve Hasen için ortak
    - "Mücevved" ve "Sabit": Sahih ve Hasen`e sümûllü
    - "Müsbih": Hasen veya Hasen`e yakin
    - "Müstahsen": Sahih olmaya da Hasen olmaya da ihtimalli
    Subhi es-Salih, "Hadis ilimleri ve Hadis Istilahlari" (trc: Prof Dr Yasar Kandemir), iFAV, istanbul 1996, sayfa 117-218 arasindaki bölümde açiklanan ve yukarida bulunmayan istilahlarin özeti
    Birinci Fasil
    HADiSiN KISIMLARI
    ikinci Fasil
    SAHiH HADiS (Yukarida açiklandi)
    MÜTEVATiR HADiS (Yukarida açiklandi)
    Üçüncü Fasil
    HASEN HADiS (Yukarida açiklandi)
    Dördüncü Fasil
    ZAYIF HADiS
    Zayif Hadisin Nevileri
    1 Mürsel Hadis (Yukarida açiklandi)
    2 Munkati` Hadis (Yukarida açiklandi)
    3 Mu`dal Hadis (Yukarida açiklandi)
    4 Müdelles Hadis (Yukarida açiklandi)
    5 Mu`allel Hadis (Yukarida açiklandi)
    6 Muztarib Hadis (Yukarida açiklandi)
    7 Maklûb Hadis (Yukarida açiklandi)
    8 Sâz Hadis (Yukarida açiklandi)
    9 Münker Hadis (Yukarida açiklandi)
    10 Metrûk Hadis (Yukarida açiklandi)
    Besinci Fasil
    SAHiH-HASEN-ZAYIF HADiSLER ARASINDA MÜSTEREK ISTILAHLAR
    A 1- Merfû`, 2- Müsned, 3- Muttasil veya Mevsûl Hadisler
    1-Merfu` Hadis: (Yukarida açiklandi)
    2-Müsned Hadis: ilk raviden sonuncu raviye kadar, senedi "muttasil olarak" Resûlullah`a ref` edilen hadistirMerfû`un isnadinda inkita` olabilecegini gördük; çünkü onda sadece metnin durumuna bakilir Müsned ise "ittisâl" ve "ref`" sartlarina sahiptir Bu yüzden her "merfû`" "müsned" degildir Müsnedde isnada ve metne dikkat edilirSenedinde sonuna kadar ittisal bulundugundan, her "müsned" "muttasil"; metni Resulullah'a ulastigi için yine her "müsned" "merfû`"dur
    3-Muttasil veya Mevsûl Hadis: ister Resûlullah`a ref` edilmis olsun, ister sahabi veya daha berideki bir sahista kalsin, senedinde kesiklik olmayan hadistir Hatîbu`l Bagdâdî muttasil ile müsned arasinda çok-az kullanilma disinda bir fark görmez
    *** Bu üç istilah hakkinda kisaca sunlari söyleyebiliriz: "Merfû`" bazen "muttasil" oldugu gibi olmayabilir de; "muttasil" da bazen "merfû`" olur bazen olmaz "Müsned" ise bu ikisinden daha genel bir tabir olup ayni zamanda "muttasil" ve "merfû`"dur Bütün bu istilahlar ravilerinin durumuna göre sahih, hasen veya zayif olmaya müsaittir
    B4- Mu`an`an, 5- Mü`enen, 6- Mu`allak Hadisler
    4-Mu`an`an Hadis: Tahdîs ve semâ` sözleri açikca belirtilmeden senedinde "fülanün `an fülânin" denen hadistir Genel görüse göre su üç sart bulunursa "mu`an`an" isnad "muttasil" gibi kabul edilir: Râvînin adaleti, rivayet ettigi kisiyle görüstügünün sübûtu ve "tedlîs"ten uzak olmasi "Mu`an`an" sahîhaynde bolca mevcutturHatta Müslim görüsme sartini kosmamistir, bu görüsüne tenkidler olmustur Bazi münekkidler "mu`an`an"i "mürsel" kabul ederek icthihada elverisli görmemislerdir ihticac edilir diyenler de olmustur, Nevevî "mu`an`an"i "mürsel" kabul etmenin Selefin içtihadina aykiri oldugunu söylemistir
    5-Mü`enen Hadis: Senedinde "haddesenâ fülânün ENNE fülânen" ibâresi kullanilan hadistir imam Mâlik "mü`enen" ile "mu`an`an" arasinda fark görmez Berdîcî, "mü`enen" de semâ vuku buldugu bir baska hadisle ortaya çikincaya kadar onu "munkati`" kabul eder
    6-Mu`allak Hadis: (Yukarida açiklandi)
    - Bu üç çesit hadiste mühim olan nokta sudur: Bunlari sirf zayif olarak kabul etmek dogru olmamakla beraber, râvîlerinin haline bakarak sahih, hasen ve zayif sifatlarindan biri verilebilir
    C 7-Ferd, 8- Garîb Hadisler
    7-Ferd Hadis:
    Tarîkleri çok olsa bile tek râvînin infirad ettigi hadistir Bunun "sâz" ile karistirilmasi dogru degildirÇünkü "saz"da teferrüd ve muhalefet sartlarinin bulunmasi gerekir "Ferd" denince akla gelen mutlak ferddir Ferd hadisteki teferrüd senedin aslinda yani sahabinin bulundugu yerde vuku bulur "Hadis muhtelif tariklerle rivayet edilse bile, yine o sahabiye irca edilmis olur"
    8-Garîb Hadis: Senedin herhangi bir yerinde, bir sahsin rivayetinde teferrüd ettigi hadistir Gârib hadisde teferrüd senedin basinda degil devaminda olur ve sadece bulundugu yer ile kayitli olur Mesela bir hadisi sahabiden birkaç kisi rivayet eder de, sonra o hadisi bu râvîlerden sadece biri rivayet eder Garîb hadisin üç sekli vardir: a- Bir sahsin bir sahistan teferrüdü, b- Bir sehir halkinin bir sahistan teferrüdü, c- Bir sahsin diger bir sehir halkindan rivayetiyle meydana gelen teferrüd
    D 9-`Azîz, 10- Meshûr, 11- Müstefîz Hadisler
    9-`Azîz Hadis: Bir hocadan iki veya üç kisinin müstereken rivayet ettikleri "garîb" hadistir
    10- Meshûr Hadis: (Yukarida açilandi)
    11- Müstefîz Hadis: Bir hocadan rivayet eden bu toplulugun sayisi, senedin basinda da sonunda da ayni olan hadistir
    *** Bu üç tür teferrüdden birer kademe daha yükselseler bile, yine de "garîb" hadisin isimleri ve lakablari olmaktan baska birsey degildirler
    E 12- `Âlî, 13- Nâzil isnadli Hadisler
    12-`Âlî isnadli Hadis:
    Mutlak ve nisbî olarak iki türlüdür Mutlak `âlî isnad, senedinde birçok râvînin yer aldigi baska bir senede nazaran, adetlerinin azligi sebebiyle râvîleri Resûlullah`a yaklasan isnaddir Nisbî `âlî isnad senedindeki râvîler, saglam bir sekilde A`mes, ibnu Cureyc, Mâlik, Su`be vb hadis imamlarindan birine veya Kütüb-i Sitte, Muvatta gibi meshur ve mu`temet kitaplarin müelliflerinden birine yakin olan isnaddir Nisbî denisin sebebi ondaki ulüvvun hakiki degil izafi olusudur
    13-`Nâzil isnadli Hadis: `Âlî isnadin karsiligidir Kisimlari `âlî isnadin kisimlarina bakarak anlasilir
    F 14- Mütâbi`, 15- Sâhid Hadisler
    14-Mütâbi` Hadis:
    Râvîsine, hadisi tahric edilmeye elverisli olan baska bir râvînin muvafakat ettigi ve bu ikinci râvînin o hadisi seyhinden veya daha üstteki birinden yaklasik sözlerle rivayet ettigi hadistir Ayni râvî için gelen mütabaat "tam mütâbi`" ; râvînin seyhinden daha yukarida olan mutabaat ise "kâsir mütâbi`" adini alir
    15-Sâhid Hadis: Hadisin râvîsine, bir baska râvînin ayni hadisi diger bir sahabiden lafzen ve manen benzeyen -veya sadece mana itibariyle benzeyen- bir metinle rivayet ederek muvafakat ettigi hadistir Hadis metninin lafzen azizlestiren "lafzî sâhid"; mana olarak azizlestiren "mânevî sâhid"dir
    - Hadis istilahi kitaplarinda bu iki istilahla birlikte bir de "i`tibâr" geçer i`tibar, mütabî` ve sâhid`i tanimaya bir vesiledir Rivayet edilen hadisi baska bir râvînin rivayet edip etmedigini arastirmak demektir
    G 16-Müdrec Hadis: (Yukarida açiklandi)
    H 17-Müselsel Hadis:
    Müsned ve muttasil olup, içinde tedlîs bulunmayan ve rivayet sekli bakimindan Resûlullah`a varincaya kadar her râvînin bir önceki râvîden birbirinin ayni söz ve hareketleri içeren bir senedle naklettigi hadistir
    I 18-Musahhaf (ve Muharref) Hadisler: (Yukarida açiklandi)
    (ismail Lütfi Çakan, "Hadis Usûlü", iFAV, istanbul 1993, sayfa 105-150 Arasi Özet)
    arşivden..



  5. 14.Ocak.2012, 13:12
    3
    Silent and lonely rains
    IV-C-2-f- MAKLÛB HADiS: Senedindeki bazi râvî isimleri ya da metnindeki bazi kelimeler takdîm veya te`hire ugramis hadistir Hadisdeki takdim veya te`hîr hükmü de etkileyecek derecede ise maklûb`un bu türüne "ma`kus" denmistir Bir râvînin rivayeti olarak meshur olmus bir hadisi, hem garib hem de mergûb göstermek için o râvî yerine ayni tabakadan bir baska râvî ikame ederek yapilan rivayete de "mesruk" denir iki metnin senedlerini degistirme seklindeki kalb`e "kalb-i mürekkeb" denmistir Sikat`in zikretmedigi bir râvînin sened arasinda yanlislikla zikredilmesine "mezîd fî muttasili`l-esânîd" denir
    IV-C-2-g- MUZTARiB HADiS: Birden çok rivayeti bulundugu halde rivayetlerinin birini digerine tercih edecek sebep bulunmayan hadislerdir Kisaca: "iki muhtelif surette rivayet edilen hadis" diye de tarif edilir Iztirab daha çok isnadda, bazen de metinde olur isnadda olan, senedlerin mütehalif olmasindan; metindeki ise yine o metin hakkidaki rivayetlerin mütehalif olmasindan ve bunlarin cem` ve te`lifinin mümkün olmamasindan dogar Tercih sebebi bulunursa iztirab kalmaz Tercih edilene "mahfuz" ve "ma`ruf" mercûh`a da "sâz" ve "münker" denir
    IV-C-2-h- SÂZ HADiS: infirâd ve muhalefetü`s-sikât noktalarindan tanimlari yapilmistir: 1- Sika bir râvînin mütabiî olmaksizin tek basina (münferiden) rivayet ettigi hadistir 2- Sika bir râvînin diger sika râvîlere muhalif olarak rivayet ettigi hadistir 3- Sika bir râvînin daha sika ravilere muhalif olarak rivayet ettigi hadistir Daha sika olan râvînin rivayetine "mahfuz" denir Demek ki bu tarifte sâz ile mahfuz birbirinin ziddidir 4- Sika bir ravinin diger sika ravilere -sened veya metinde ziyade veya noksanlikta bulunmak suretiyle- muhalif olarak rivayet ettigi hadistir Bu tarifte sâz, münker hadisin bir türü ile birlesmektedir Buradan hareketle sâz hadise münker ve merdûd da denilmistir Su nokta unutulmamalidir: Hadisin sâz kabul edilmesi için infirad ve muhalefetin ikisinin birden bulunmasi gerekir
    IV-C-2-i- MUSAHHAF HADiS: Kelimesi nokta degisikligine ugramis hadistir Bu duruma da tashîf denir (Sitten kelimesi yerine sey`en denmesi gibi)
    IV-C-2-i- MUHARREF HADiS: Kelimesi hareke degisikligine ugramis hadistir Bu duruma da tahrîf denir (Remâ ebî yerine Remâ Übey denmesi gibi) (Besîr kelimesinin Büseyr diye rivayet edilmesi hem tashîf hem tahrîftir)
    V- TEÂRUZ AÇISINDAN:
    V-A- MUHKEM HADiS:
    Muârazadan sâlim olan makbul hadistir Hükmüyle amel gerekir
    V-B- MUHTELiF HADiS: Makbul bir hadisin muâraza ettigi makbul hadistir
    EK:
    BAZI ISTILAHLAR:

    - "Ceyyid", "Kavî": Sahih ile denk
    - "Sâlih": Sahih ve Hasen için ortak
    - "Mücevved" ve "Sabit": Sahih ve Hasen`e sümûllü
    - "Müsbih": Hasen veya Hasen`e yakin
    - "Müstahsen": Sahih olmaya da Hasen olmaya da ihtimalli
    Subhi es-Salih, "Hadis ilimleri ve Hadis Istilahlari" (trc: Prof Dr Yasar Kandemir), iFAV, istanbul 1996, sayfa 117-218 arasindaki bölümde açiklanan ve yukarida bulunmayan istilahlarin özeti
    Birinci Fasil
    HADiSiN KISIMLARI
    ikinci Fasil
    SAHiH HADiS (Yukarida açiklandi)
    MÜTEVATiR HADiS (Yukarida açiklandi)
    Üçüncü Fasil
    HASEN HADiS (Yukarida açiklandi)
    Dördüncü Fasil
    ZAYIF HADiS
    Zayif Hadisin Nevileri
    1 Mürsel Hadis (Yukarida açiklandi)
    2 Munkati` Hadis (Yukarida açiklandi)
    3 Mu`dal Hadis (Yukarida açiklandi)
    4 Müdelles Hadis (Yukarida açiklandi)
    5 Mu`allel Hadis (Yukarida açiklandi)
    6 Muztarib Hadis (Yukarida açiklandi)
    7 Maklûb Hadis (Yukarida açiklandi)
    8 Sâz Hadis (Yukarida açiklandi)
    9 Münker Hadis (Yukarida açiklandi)
    10 Metrûk Hadis (Yukarida açiklandi)
    Besinci Fasil
    SAHiH-HASEN-ZAYIF HADiSLER ARASINDA MÜSTEREK ISTILAHLAR
    A 1- Merfû`, 2- Müsned, 3- Muttasil veya Mevsûl Hadisler
    1-Merfu` Hadis: (Yukarida açiklandi)
    2-Müsned Hadis: ilk raviden sonuncu raviye kadar, senedi "muttasil olarak" Resûlullah`a ref` edilen hadistirMerfû`un isnadinda inkita` olabilecegini gördük; çünkü onda sadece metnin durumuna bakilir Müsned ise "ittisâl" ve "ref`" sartlarina sahiptir Bu yüzden her "merfû`" "müsned" degildir Müsnedde isnada ve metne dikkat edilirSenedinde sonuna kadar ittisal bulundugundan, her "müsned" "muttasil"; metni Resulullah'a ulastigi için yine her "müsned" "merfû`"dur
    3-Muttasil veya Mevsûl Hadis: ister Resûlullah`a ref` edilmis olsun, ister sahabi veya daha berideki bir sahista kalsin, senedinde kesiklik olmayan hadistir Hatîbu`l Bagdâdî muttasil ile müsned arasinda çok-az kullanilma disinda bir fark görmez
    *** Bu üç istilah hakkinda kisaca sunlari söyleyebiliriz: "Merfû`" bazen "muttasil" oldugu gibi olmayabilir de; "muttasil" da bazen "merfû`" olur bazen olmaz "Müsned" ise bu ikisinden daha genel bir tabir olup ayni zamanda "muttasil" ve "merfû`"dur Bütün bu istilahlar ravilerinin durumuna göre sahih, hasen veya zayif olmaya müsaittir
    B4- Mu`an`an, 5- Mü`enen, 6- Mu`allak Hadisler
    4-Mu`an`an Hadis: Tahdîs ve semâ` sözleri açikca belirtilmeden senedinde "fülanün `an fülânin" denen hadistir Genel görüse göre su üç sart bulunursa "mu`an`an" isnad "muttasil" gibi kabul edilir: Râvînin adaleti, rivayet ettigi kisiyle görüstügünün sübûtu ve "tedlîs"ten uzak olmasi "Mu`an`an" sahîhaynde bolca mevcutturHatta Müslim görüsme sartini kosmamistir, bu görüsüne tenkidler olmustur Bazi münekkidler "mu`an`an"i "mürsel" kabul ederek icthihada elverisli görmemislerdir ihticac edilir diyenler de olmustur, Nevevî "mu`an`an"i "mürsel" kabul etmenin Selefin içtihadina aykiri oldugunu söylemistir
    5-Mü`enen Hadis: Senedinde "haddesenâ fülânün ENNE fülânen" ibâresi kullanilan hadistir imam Mâlik "mü`enen" ile "mu`an`an" arasinda fark görmez Berdîcî, "mü`enen" de semâ vuku buldugu bir baska hadisle ortaya çikincaya kadar onu "munkati`" kabul eder
    6-Mu`allak Hadis: (Yukarida açiklandi)
    - Bu üç çesit hadiste mühim olan nokta sudur: Bunlari sirf zayif olarak kabul etmek dogru olmamakla beraber, râvîlerinin haline bakarak sahih, hasen ve zayif sifatlarindan biri verilebilir
    C 7-Ferd, 8- Garîb Hadisler
    7-Ferd Hadis:
    Tarîkleri çok olsa bile tek râvînin infirad ettigi hadistir Bunun "sâz" ile karistirilmasi dogru degildirÇünkü "saz"da teferrüd ve muhalefet sartlarinin bulunmasi gerekir "Ferd" denince akla gelen mutlak ferddir Ferd hadisteki teferrüd senedin aslinda yani sahabinin bulundugu yerde vuku bulur "Hadis muhtelif tariklerle rivayet edilse bile, yine o sahabiye irca edilmis olur"
    8-Garîb Hadis: Senedin herhangi bir yerinde, bir sahsin rivayetinde teferrüd ettigi hadistir Gârib hadisde teferrüd senedin basinda degil devaminda olur ve sadece bulundugu yer ile kayitli olur Mesela bir hadisi sahabiden birkaç kisi rivayet eder de, sonra o hadisi bu râvîlerden sadece biri rivayet eder Garîb hadisin üç sekli vardir: a- Bir sahsin bir sahistan teferrüdü, b- Bir sehir halkinin bir sahistan teferrüdü, c- Bir sahsin diger bir sehir halkindan rivayetiyle meydana gelen teferrüd
    D 9-`Azîz, 10- Meshûr, 11- Müstefîz Hadisler
    9-`Azîz Hadis: Bir hocadan iki veya üç kisinin müstereken rivayet ettikleri "garîb" hadistir
    10- Meshûr Hadis: (Yukarida açilandi)
    11- Müstefîz Hadis: Bir hocadan rivayet eden bu toplulugun sayisi, senedin basinda da sonunda da ayni olan hadistir
    *** Bu üç tür teferrüdden birer kademe daha yükselseler bile, yine de "garîb" hadisin isimleri ve lakablari olmaktan baska birsey degildirler
    E 12- `Âlî, 13- Nâzil isnadli Hadisler
    12-`Âlî isnadli Hadis:
    Mutlak ve nisbî olarak iki türlüdür Mutlak `âlî isnad, senedinde birçok râvînin yer aldigi baska bir senede nazaran, adetlerinin azligi sebebiyle râvîleri Resûlullah`a yaklasan isnaddir Nisbî `âlî isnad senedindeki râvîler, saglam bir sekilde A`mes, ibnu Cureyc, Mâlik, Su`be vb hadis imamlarindan birine veya Kütüb-i Sitte, Muvatta gibi meshur ve mu`temet kitaplarin müelliflerinden birine yakin olan isnaddir Nisbî denisin sebebi ondaki ulüvvun hakiki degil izafi olusudur
    13-`Nâzil isnadli Hadis: `Âlî isnadin karsiligidir Kisimlari `âlî isnadin kisimlarina bakarak anlasilir
    F 14- Mütâbi`, 15- Sâhid Hadisler
    14-Mütâbi` Hadis:
    Râvîsine, hadisi tahric edilmeye elverisli olan baska bir râvînin muvafakat ettigi ve bu ikinci râvînin o hadisi seyhinden veya daha üstteki birinden yaklasik sözlerle rivayet ettigi hadistir Ayni râvî için gelen mütabaat "tam mütâbi`" ; râvînin seyhinden daha yukarida olan mutabaat ise "kâsir mütâbi`" adini alir
    15-Sâhid Hadis: Hadisin râvîsine, bir baska râvînin ayni hadisi diger bir sahabiden lafzen ve manen benzeyen -veya sadece mana itibariyle benzeyen- bir metinle rivayet ederek muvafakat ettigi hadistir Hadis metninin lafzen azizlestiren "lafzî sâhid"; mana olarak azizlestiren "mânevî sâhid"dir
    - Hadis istilahi kitaplarinda bu iki istilahla birlikte bir de "i`tibâr" geçer i`tibar, mütabî` ve sâhid`i tanimaya bir vesiledir Rivayet edilen hadisi baska bir râvînin rivayet edip etmedigini arastirmak demektir
    G 16-Müdrec Hadis: (Yukarida açiklandi)
    H 17-Müselsel Hadis:
    Müsned ve muttasil olup, içinde tedlîs bulunmayan ve rivayet sekli bakimindan Resûlullah`a varincaya kadar her râvînin bir önceki râvîden birbirinin ayni söz ve hareketleri içeren bir senedle naklettigi hadistir
    I 18-Musahhaf (ve Muharref) Hadisler: (Yukarida açiklandi)
    (ismail Lütfi Çakan, "Hadis Usûlü", iFAV, istanbul 1993, sayfa 105-150 Arasi Özet)
    arşivden..






+ Yorum Gönder