Konusunu Oylayın.: Lut kavmi neden helak olmuştur?

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 3 kişi
Lut kavmi neden helak olmuştur?
  1. 12.Ocak.2012, 19:57
    1
    Misafir

    Lut kavmi neden helak olmuştur?






    Lut kavmi neden helak olmuştur? Mumsema lut kavmi neden helak olmuştur


  2. 12.Ocak.2012, 19:57
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
  3. 27.Ekim.2013, 21:12
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Lut kavmi neden helak olmuştur?




    KUR'AN'DA: "LUT KAVMİ VE KARISININ HELAKI"

    Lut, kavmine dedi ki: "Alemlerde, sizden önce hiç kimsenin yapmadığı 'fahşayı' (hayasızlığı) mı yapıyorsunuz?

    Gerçekten siz, kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz, 'müsrif'(haddi aşan) bir kavimsiniz."

    Lut Kavmi'nin cevabı: "Bunları, yurdunuzdan sürüp çıkarın, muhakkak bunlar, çokça temizlenen insanlardır." demekten başkası olmadı.

    Bunun üzerine Biz, karısı dışında, (Lut'u) ve ailesini kurtardık; (karısı) ise, helake uğrayanlardan oldu.

    Ve onların üzerine, bir (azap) sağanağı yağdırdık. Bak! Mücrimlerin(suçluların) akıbeti nasılmış?

    [ARAF(7)/80-84]

    Arkasından, tan yeri ağarırken, onları o 'sayha'(ses) yakaladı.

    Anında, (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine (Ana Kitap'ta) yazılı taşlar yağdırdık.

    Muhakkak bunda, 'araştırıp, düşünenler için' ayetler (deliller) vardır.

    Muhakkak (o kavmin yurdu), bir yol üstünde kalıcıdır.

    Şüphesiz bunda, iman edenler için ayetler(deliller) vardır.

    [HİCR (15)/ 73-77]

    (Elçiler) dediler ki:
    "Ey Lut, biz Rabb'inin elçileriyiz. Onlar, elbette sana ulaşamazlar. Gecenin bir kısmında, ailenle birlikte yürü. Sizden bir kimse, dönüp geriye bakmasın. Ancak senin karın başka (o bakacak). Muhakkak, onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara vaad olunan (azap), sabah vaktidir. Sabah vakti yakın değil midir?"

    (Böylece) emrimiz geldiği zaman, oranın üstünü altına çevirdik ve üzerlerine arka arkaya (Ana Kitap'ta) yazılı taşlar yağdırdık.

    Bu helak taşları, Rabb'inin Katı'nda işaretlenmiştir ve bunlar zalimlerden uzak değildir.

    [HUD(11)/ 81-83]

    Biz de, onu ve ailesini kurtardık, karısı müstesna. Onu, helak olanlardan takdir ettik.

    Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

    [NEML (27)/ 57-58]

    (İbrahim) dedi ki:
    "Orada Lut da vardır."

    Dediler ki:
    "Orada kimin olduğunu, Biz daha iyi biliriz. Elbette onun karısı dışında, onu ve ailesini kurtaracağız. O(kadın), helak olanlardan olacaktır."

    Elçilerimiz, Lut'a geldikleri zaman, o onlara karşı kötüleşti ve içi daraldı.

    Dediler ki:
    "Korkma ve hüzne kapılma! Karın dışında, seni ve aileni muhakkak kurtaracağız. O ise, helak olacaktır."

    Şüphesiz Biz, 'fasık'(suçlu-günahkar) olmaları sebebiyle, bu yurt üzerine, Gök'ten kötü bir azap indireceğiz. Muhakkak, Biz akledebilecek bir kavim için, orada apaçık bir ayet(delil) bıraktık.

    [ANKEBUT (29)/32-35]

    Muhakkak Lut da, elçilerdendir.

    O zaman Biz, onu ve ailesini toptan kurtarmıştık.

    Ancak 'yaşlı bir kadın' ise helak oldu.

    Sonra, geride kalanları, yerle bir ettik. Muhakkak siz, onlara, gündüzleyin,

    Ve geceleyin uğruyorsunuz. Akletmiyor musunuz?

    [SAFFAT( 37)/ 133-138]

    Şüphesiz, Şi'ra (yıldızı)nın Rabb'i O'dur.

    Muhakkak, önce gelen Ad (Kavmi'ni), O(Allah) yıkıma uğrattı.

    Ve Semud'u da bırakmadı.

    Daha önce Nuh Kavmi'ni de. Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.

    Altı üstüne gelen (Lut Kavmi'ni) de, O,(Şi'ra ile) yerin dibine geçirdi.

    Örten, (Lut kavmini) örttü-kapladı.

    [NECM (53)/ 49-54]

    Lut Kavmi, uyarıları(korkutmaları), yalanladı.

    Biz de, onların üzerine, Lut ailesi müstesna; 'taş-dolu kasırgası gönderdik'. Onları seher (tan) vakti kurtardık.

    [KAMER (54)/ 33-34]
    _________________________________________

    Lut Kavmi'nin başına gelenleri kısaca anlatır mısınız? Kavimleri helak eden günahların daha dehşetlileri bugün görülmesine rağmen, Allah'ın bunların cezalarını tehir etmesinin hikmeti nedir?

    Bu kavimlerin hikâyesini tek tek burada anlatamayız. Bu iş çok uzun sürer. Bunların kısa hayat hikâyelerini Kur’an’ın mealinden, sözgelimi, Şuara suresinde bulabilirsiniz.Lut kavmi, özellikle lutîlikle, erkek erkeğe tatmin yolunu seçmekle meşhur olmuştur. Hz. Lut’un bütün ikazlarına rağmen bu işten vazgeçmemişlerdir. Konunun özetini Kur’an’dan takip edelim:

    “Elçilerimiz, yakışıklı birer delikanlı suretinde Lut’un yanına gelince, onların melek olduğunu henüz bilmeyen Lut, kadınları bırakıp erkeklere yönelen sapık hemşerilerinin bu gençleri taciz edeceğinden korkarak, onlardan dolayı üzüntü ve endişeye kapıldı. Misafirlerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar yüzünden içi daraldı ve kendi kendine, “Bugün çok çetin bir gün olacak!” dedi.

    Bu arada, şehre gelen yabancıların Lut’un evinde misafir olduğunu haber alan kavmi, sapık arzularının kamçılamasıyla, âdeta kudurmuş bir hâlde koşarak Lut’un kapısına dayandılar. Zaten öteden beri böyle çirkinlikler yapmayı âdet hâline getirmişlerdi.
    Lut, “Ey kavmim!” dedi, “İşte kızlarım; onlarla evlenip meşru ve doğal yollarla arzularınızı tatmin etmeniz, sizin için erkeklere yönelmekten çok daha temizdir. Öyleyse, Allah’tan korkun da misafirlerime tacizde bulunarak beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu sizin?”
    Buna karşılık onlar, “Sen de gayet iyi bilirsin ki, bizim senin kızlarında gözümüz yok. Çünkü kadınlarla ilgilenmiyoruz biz. Sen aslında bizim ne istediğimizi pekâlâ bilirsin!” dediler.
    Bu azgın topluluk karşısında tamamen çaresiz kalan Lut, “Ah, keşke size karşı koyabilecek gücüm olsaydı yahut şerrinizden korunabileceğim sağlam bir kaleye sığınabilseydim!” dedi. Şehre sonradan yerleşen bir yabancı olduğu için, kendisini savunacak kabile desteğinden yoksundu. İşte, Lut Peygamber’in üzüntüsü doruk noktasına ulaşmıştı ki:
    Sonunda melekler gerçek kimliklerini ortaya koyarak, “Ey Lut!” dediler, “Bizler Rabb’inin elçileriyiz. Artık korkmana, üzülmene gerek yok! Çünkü onlar senin kılına bile dokunamazlar! Zaten kısa bir zaman sonra hepsi helâk edilecektir! Bunun için, gecenin bir vaktinde ailenle birlikte şehri terk etmek üzere yola çık. İçinizden hiç kimse kâfirlerle birlikte olma özlemiyle geriye dönüp bakmasın! Ancak karın hariç; çünkü o, zalimlerin yanında kalmayı tercih edecek. Bu yüzden de, onların başına gelecek olan azap, onun da başına gelecek. Onların helâk edilme zamanı sabah vaktidir; sabah vakti de yakındır, değil mi?”


  4. 27.Ekim.2013, 21:12
    2
    Moderatör



    KUR'AN'DA: "LUT KAVMİ VE KARISININ HELAKI"

    Lut, kavmine dedi ki: "Alemlerde, sizden önce hiç kimsenin yapmadığı 'fahşayı' (hayasızlığı) mı yapıyorsunuz?

    Gerçekten siz, kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz, 'müsrif'(haddi aşan) bir kavimsiniz."

    Lut Kavmi'nin cevabı: "Bunları, yurdunuzdan sürüp çıkarın, muhakkak bunlar, çokça temizlenen insanlardır." demekten başkası olmadı.

    Bunun üzerine Biz, karısı dışında, (Lut'u) ve ailesini kurtardık; (karısı) ise, helake uğrayanlardan oldu.

    Ve onların üzerine, bir (azap) sağanağı yağdırdık. Bak! Mücrimlerin(suçluların) akıbeti nasılmış?

    [ARAF(7)/80-84]

    Arkasından, tan yeri ağarırken, onları o 'sayha'(ses) yakaladı.

    Anında, (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine (Ana Kitap'ta) yazılı taşlar yağdırdık.

    Muhakkak bunda, 'araştırıp, düşünenler için' ayetler (deliller) vardır.

    Muhakkak (o kavmin yurdu), bir yol üstünde kalıcıdır.

    Şüphesiz bunda, iman edenler için ayetler(deliller) vardır.

    [HİCR (15)/ 73-77]

    (Elçiler) dediler ki:
    "Ey Lut, biz Rabb'inin elçileriyiz. Onlar, elbette sana ulaşamazlar. Gecenin bir kısmında, ailenle birlikte yürü. Sizden bir kimse, dönüp geriye bakmasın. Ancak senin karın başka (o bakacak). Muhakkak, onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara vaad olunan (azap), sabah vaktidir. Sabah vakti yakın değil midir?"

    (Böylece) emrimiz geldiği zaman, oranın üstünü altına çevirdik ve üzerlerine arka arkaya (Ana Kitap'ta) yazılı taşlar yağdırdık.

    Bu helak taşları, Rabb'inin Katı'nda işaretlenmiştir ve bunlar zalimlerden uzak değildir.

    [HUD(11)/ 81-83]

    Biz de, onu ve ailesini kurtardık, karısı müstesna. Onu, helak olanlardan takdir ettik.

    Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

    [NEML (27)/ 57-58]

    (İbrahim) dedi ki:
    "Orada Lut da vardır."

    Dediler ki:
    "Orada kimin olduğunu, Biz daha iyi biliriz. Elbette onun karısı dışında, onu ve ailesini kurtaracağız. O(kadın), helak olanlardan olacaktır."

    Elçilerimiz, Lut'a geldikleri zaman, o onlara karşı kötüleşti ve içi daraldı.

    Dediler ki:
    "Korkma ve hüzne kapılma! Karın dışında, seni ve aileni muhakkak kurtaracağız. O ise, helak olacaktır."

    Şüphesiz Biz, 'fasık'(suçlu-günahkar) olmaları sebebiyle, bu yurt üzerine, Gök'ten kötü bir azap indireceğiz. Muhakkak, Biz akledebilecek bir kavim için, orada apaçık bir ayet(delil) bıraktık.

    [ANKEBUT (29)/32-35]

    Muhakkak Lut da, elçilerdendir.

    O zaman Biz, onu ve ailesini toptan kurtarmıştık.

    Ancak 'yaşlı bir kadın' ise helak oldu.

    Sonra, geride kalanları, yerle bir ettik. Muhakkak siz, onlara, gündüzleyin,

    Ve geceleyin uğruyorsunuz. Akletmiyor musunuz?

    [SAFFAT( 37)/ 133-138]

    Şüphesiz, Şi'ra (yıldızı)nın Rabb'i O'dur.

    Muhakkak, önce gelen Ad (Kavmi'ni), O(Allah) yıkıma uğrattı.

    Ve Semud'u da bırakmadı.

    Daha önce Nuh Kavmi'ni de. Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.

    Altı üstüne gelen (Lut Kavmi'ni) de, O,(Şi'ra ile) yerin dibine geçirdi.

    Örten, (Lut kavmini) örttü-kapladı.

    [NECM (53)/ 49-54]

    Lut Kavmi, uyarıları(korkutmaları), yalanladı.

    Biz de, onların üzerine, Lut ailesi müstesna; 'taş-dolu kasırgası gönderdik'. Onları seher (tan) vakti kurtardık.

    [KAMER (54)/ 33-34]
    _________________________________________

    Lut Kavmi'nin başına gelenleri kısaca anlatır mısınız? Kavimleri helak eden günahların daha dehşetlileri bugün görülmesine rağmen, Allah'ın bunların cezalarını tehir etmesinin hikmeti nedir?

    Bu kavimlerin hikâyesini tek tek burada anlatamayız. Bu iş çok uzun sürer. Bunların kısa hayat hikâyelerini Kur’an’ın mealinden, sözgelimi, Şuara suresinde bulabilirsiniz.Lut kavmi, özellikle lutîlikle, erkek erkeğe tatmin yolunu seçmekle meşhur olmuştur. Hz. Lut’un bütün ikazlarına rağmen bu işten vazgeçmemişlerdir. Konunun özetini Kur’an’dan takip edelim:

    “Elçilerimiz, yakışıklı birer delikanlı suretinde Lut’un yanına gelince, onların melek olduğunu henüz bilmeyen Lut, kadınları bırakıp erkeklere yönelen sapık hemşerilerinin bu gençleri taciz edeceğinden korkarak, onlardan dolayı üzüntü ve endişeye kapıldı. Misafirlerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar yüzünden içi daraldı ve kendi kendine, “Bugün çok çetin bir gün olacak!” dedi.

    Bu arada, şehre gelen yabancıların Lut’un evinde misafir olduğunu haber alan kavmi, sapık arzularının kamçılamasıyla, âdeta kudurmuş bir hâlde koşarak Lut’un kapısına dayandılar. Zaten öteden beri böyle çirkinlikler yapmayı âdet hâline getirmişlerdi.
    Lut, “Ey kavmim!” dedi, “İşte kızlarım; onlarla evlenip meşru ve doğal yollarla arzularınızı tatmin etmeniz, sizin için erkeklere yönelmekten çok daha temizdir. Öyleyse, Allah’tan korkun da misafirlerime tacizde bulunarak beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu sizin?”
    Buna karşılık onlar, “Sen de gayet iyi bilirsin ki, bizim senin kızlarında gözümüz yok. Çünkü kadınlarla ilgilenmiyoruz biz. Sen aslında bizim ne istediğimizi pekâlâ bilirsin!” dediler.
    Bu azgın topluluk karşısında tamamen çaresiz kalan Lut, “Ah, keşke size karşı koyabilecek gücüm olsaydı yahut şerrinizden korunabileceğim sağlam bir kaleye sığınabilseydim!” dedi. Şehre sonradan yerleşen bir yabancı olduğu için, kendisini savunacak kabile desteğinden yoksundu. İşte, Lut Peygamber’in üzüntüsü doruk noktasına ulaşmıştı ki:
    Sonunda melekler gerçek kimliklerini ortaya koyarak, “Ey Lut!” dediler, “Bizler Rabb’inin elçileriyiz. Artık korkmana, üzülmene gerek yok! Çünkü onlar senin kılına bile dokunamazlar! Zaten kısa bir zaman sonra hepsi helâk edilecektir! Bunun için, gecenin bir vaktinde ailenle birlikte şehri terk etmek üzere yola çık. İçinizden hiç kimse kâfirlerle birlikte olma özlemiyle geriye dönüp bakmasın! Ancak karın hariç; çünkü o, zalimlerin yanında kalmayı tercih edecek. Bu yüzden de, onların başına gelecek olan azap, onun da başına gelecek. Onların helâk edilme zamanı sabah vaktidir; sabah vakti de yakındır, değil mi?”





+ Yorum Gönder