Konusunu Oylayın.: Otomobile kasko yaptırmak caiz mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Otomobile kasko yaptırmak caiz mi?
  1. 09.Ocak.2012, 09:15
    1
    Misafir

    Otomobile kasko yaptırmak caiz mi?

  2. 09.Ocak.2012, 10:34
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Otomobile kasko yaptırmak caiz mi?




    Herhangi bir malı sigorta ettirip bir kazaya uğraması hâlinde sigortaya ödettirme işi son iki asırdır İslâm âlemine de girmiş bulunmaktadır

    Buna göre dükkânını, yahut arabasını, ya da bir başka kıymetini sigorta ettiren kimse, her sene belli miktar para ödüyor, sene içinde bir kaza, bir imha vaki olmazsa ödediği paralar gidiyor, kaza olursa şirket ziyanı ödüyor

    İslâm âlimleri bu şekildeki sigorta anlaşmasını incelerken bâzı hususları dikkate veriyorlar Nazara verdikleri hususlardan birkaçı şöyledir:

    1 — Sigorta anlaşması ticarî anlaşma şartına uymamaktadır
    Şartına uysa, para yatıran, sigortanın kârına da, ziyanına da ortak olacaktır Bu olmamaktadır

    2 — Para yatıran kimsenin malı kazaya uğrarsa ziyan ödenmekte, uğramazsa ödenmemektedir

    Demek ki bu işte bir bakıma rastgelelik vardır Kumarda da şans yaver giderse kazanır, gitmezse kazanılmaz

    3 — Sigorta bir ziyanın ödemesini yaparken kendi parasından ödeme yapmamakta, diğer ortaklardan alarak biriktirdiği paradan ödeme yapmaktadır
    Halbuki diğer ortaklar kendi paralarından falan kimsenin ziyanı ödensin diye para yatırmamaktadır

    4 — Sigorta şirketleri faizli işlerle iştigal etmekte, sigortalılardan aldıkları sigorta paralarıyla faizli servetler toplamaktalar Demek ki sigorta şirketi bir yardım şirketi değil, bir kazanç şirketidir Evhamı tahrik edilen nice kimselerden alınan paraları toplayıp büyük yekûn teşkil eden sermayeyi kendilerinde toplamaktalar

    Sigortayı arzettiğimiz cihetleriyle inceleyen İslâm âlimleri, zikredilen şartlarından dolayı meşrû bir kuruluş olarak görmemekteler Nitekim Dünya İslâm Birliği’nin ittifaka yakın şekilde aldığı kararda da bu mevzuda kısaca şu görüşlere yer verilmektedir:

    1 — Sigorta şirketine ödeme yapılması hâlinde fâhiş aldanma vardır Çünkü bir kazaya uğramazsa ödenen paralar gider Piyangoda olduğu gibi Piyangoda da çıkmazsa ödenen para gider, hak istenemez

    2 — Sigortada faiz mes’elesi de vardır Ödenen para sonra aynen geri verilse zaman içinde kullanma fâizi vardırFazla verilse fazlası fâizdir

    3 — Meşrû sebep olmaksızın birbirinizin malını almayınız, meâlindeki âyete de zıddır Kazaya uğrama ihtimali bir meşrû sebep olmaz Vehimle bir kişi bir başkasının parasını alma hakkına sahip olamaz

    — Sigorta nasıl olsa İslâmî ölçülere aykırı düşmez?

    1 — Sigortaya para yatıran kimse, sigortanın kârına, zararına ortak olmalıdır
    2 — Kazaya uğrayanların ziyanını ödemeye ortaklar kendi rızalarıyla karar vermelidir
    3 — Sigorta fâiz işleriyle iştigal etmemelidir

    Demek, yangın, kazaya uğrama, sel basma gibi ziyan meydana getiren felâketlere karşı Müslümanlar birleşerek bir fon meydana getirmeli, bu fonda, meydana gelecek para yardım niyetiyle ödenmeli, ziyan zuhur etmediği takdirde de hâsıl olan kârı para verenler taksim etmeli, böylece sigortaya para yatıranların evhamlarının tahrikiyle meydana gelen büyük sermayeyi şirket sahibi durumunda olan birkaç kişi kendilerine tahsis ederek büyük kitleyi fakirleştirip küçük bir azınlığı zengin etme neticesine gitmiş olmamalıdırÇıkarabileceğimiz neticeyi şöyle ifade edebiliriz:

    — İslâmî ölçülere uygun bir sigorta nizamı kurmak mümkündür Bu hususta çalışma yapılmalı, dindarlar bir araya gelerek fon meydana getirmelidir

    Cevabın sonunda bahsedilen durum şu anda ülkemizde de uygulanmaktadır Bize verilen bilgiler, bazı sigorta şirketlerinin yardımlaşma amacına yönelik kurulduğudur Hangi sisteme göre çalıştıklarını sormak lazım Bu durumda böyle bir sigorta acenteliği açmak ve işletmek veya sigortalı olmak caizdir ve helaldir

    Ahmet Şahin



  3. 09.Ocak.2012, 10:34
    2
    Silent and lonely rains



    Herhangi bir malı sigorta ettirip bir kazaya uğraması hâlinde sigortaya ödettirme işi son iki asırdır İslâm âlemine de girmiş bulunmaktadır

    Buna göre dükkânını, yahut arabasını, ya da bir başka kıymetini sigorta ettiren kimse, her sene belli miktar para ödüyor, sene içinde bir kaza, bir imha vaki olmazsa ödediği paralar gidiyor, kaza olursa şirket ziyanı ödüyor

    İslâm âlimleri bu şekildeki sigorta anlaşmasını incelerken bâzı hususları dikkate veriyorlar Nazara verdikleri hususlardan birkaçı şöyledir:

    1 — Sigorta anlaşması ticarî anlaşma şartına uymamaktadır
    Şartına uysa, para yatıran, sigortanın kârına da, ziyanına da ortak olacaktır Bu olmamaktadır

    2 — Para yatıran kimsenin malı kazaya uğrarsa ziyan ödenmekte, uğramazsa ödenmemektedir

    Demek ki bu işte bir bakıma rastgelelik vardır Kumarda da şans yaver giderse kazanır, gitmezse kazanılmaz

    3 — Sigorta bir ziyanın ödemesini yaparken kendi parasından ödeme yapmamakta, diğer ortaklardan alarak biriktirdiği paradan ödeme yapmaktadır
    Halbuki diğer ortaklar kendi paralarından falan kimsenin ziyanı ödensin diye para yatırmamaktadır

    4 — Sigorta şirketleri faizli işlerle iştigal etmekte, sigortalılardan aldıkları sigorta paralarıyla faizli servetler toplamaktalar Demek ki sigorta şirketi bir yardım şirketi değil, bir kazanç şirketidir Evhamı tahrik edilen nice kimselerden alınan paraları toplayıp büyük yekûn teşkil eden sermayeyi kendilerinde toplamaktalar

    Sigortayı arzettiğimiz cihetleriyle inceleyen İslâm âlimleri, zikredilen şartlarından dolayı meşrû bir kuruluş olarak görmemekteler Nitekim Dünya İslâm Birliği’nin ittifaka yakın şekilde aldığı kararda da bu mevzuda kısaca şu görüşlere yer verilmektedir:

    1 — Sigorta şirketine ödeme yapılması hâlinde fâhiş aldanma vardır Çünkü bir kazaya uğramazsa ödenen paralar gider Piyangoda olduğu gibi Piyangoda da çıkmazsa ödenen para gider, hak istenemez

    2 — Sigortada faiz mes’elesi de vardır Ödenen para sonra aynen geri verilse zaman içinde kullanma fâizi vardırFazla verilse fazlası fâizdir

    3 — Meşrû sebep olmaksızın birbirinizin malını almayınız, meâlindeki âyete de zıddır Kazaya uğrama ihtimali bir meşrû sebep olmaz Vehimle bir kişi bir başkasının parasını alma hakkına sahip olamaz

    — Sigorta nasıl olsa İslâmî ölçülere aykırı düşmez?

    1 — Sigortaya para yatıran kimse, sigortanın kârına, zararına ortak olmalıdır
    2 — Kazaya uğrayanların ziyanını ödemeye ortaklar kendi rızalarıyla karar vermelidir
    3 — Sigorta fâiz işleriyle iştigal etmemelidir

    Demek, yangın, kazaya uğrama, sel basma gibi ziyan meydana getiren felâketlere karşı Müslümanlar birleşerek bir fon meydana getirmeli, bu fonda, meydana gelecek para yardım niyetiyle ödenmeli, ziyan zuhur etmediği takdirde de hâsıl olan kârı para verenler taksim etmeli, böylece sigortaya para yatıranların evhamlarının tahrikiyle meydana gelen büyük sermayeyi şirket sahibi durumunda olan birkaç kişi kendilerine tahsis ederek büyük kitleyi fakirleştirip küçük bir azınlığı zengin etme neticesine gitmiş olmamalıdırÇıkarabileceğimiz neticeyi şöyle ifade edebiliriz:

    — İslâmî ölçülere uygun bir sigorta nizamı kurmak mümkündür Bu hususta çalışma yapılmalı, dindarlar bir araya gelerek fon meydana getirmelidir

    Cevabın sonunda bahsedilen durum şu anda ülkemizde de uygulanmaktadır Bize verilen bilgiler, bazı sigorta şirketlerinin yardımlaşma amacına yönelik kurulduğudur Hangi sisteme göre çalıştıklarını sormak lazım Bu durumda böyle bir sigorta acenteliği açmak ve işletmek veya sigortalı olmak caizdir ve helaldir

    Ahmet Şahin






+ Yorum Gönder