Konusunu Oylayın.: Madem ki kötülük birisine zarar vermektir, kimseye zarar vermediği sürece zina ederim, bu da insani bir ihtiyaç sonuçta

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Madem ki kötülük birisine zarar vermektir, kimseye zarar vermediği sürece zina ederim, bu da insani bir ihtiyaç sonuçta
  1. 07.Ocak.2012, 01:38
    1
    Misafir

    Madem ki kötülük birisine zarar vermektir, kimseye zarar vermediği sürece zina ederim, bu da insani bir ihtiyaç sonuçta






    Madem ki kötülük birisine zarar vermektir, kimseye zarar vermediği sürece zina ederim, bu da insani bir ihtiyaç sonuçta Mumsema Selam
    Madem ki kötülük birisine zarar vermektir, kimseye zarar vermediği sürece zina ederim, bu da insani bir ihtiyaç sonuçta bu ahlaksızlık olmamalı, diyen birisine nasıl cevap vermek gerekir?


  2. 07.Ocak.2012, 01:38
    1
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir



  3. 07.Ocak.2012, 08:11
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Madem ki kötülük birisine zarar vermektir, kimseye zarar vermediği sürece zina ederim, bu da insani bir ihtiyaç s




    Önce, Allah’a ve ahirete iman gerekir. Allah’ın yasakladığı şeylerin hikmetsiz olduğunu söyleyen kimseyi kainat çapında parlayan binlerce hikmet yalanlayacaktır.
    Allah’ın koyduğu kanunlar, bütün insanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamaya yöneliktir. Sadece birinin keyfine göre değildir.
    Şunu unutmamak gerekir ki, empati yapmak ve “Kendin için istemediğin şeyi başkası için de istememek” insanın yaratılışındaki vicdanının en gür sesidir.
    Bu konuda fazla söze hacet bırakmayacak kadar önemli bir ders veren aşağıdaki hadis-i şerifte yer alan bilgilerle sizi baş başa bırakmak istiyoruz.

    - Hz. Ebu Umame anlatıyor:
    “Genç bir delikanlı Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) huzuruna geldi ve “Ey Allah’ın resulü! Zina etmeme izin ver!” dedi. Sahabiler onu böyle bir ifadeden dolayı “Sus! Sus!” diye susturmaya çalıştılar.
    Ama Hz. Peygamber Efendimiz ise, “Hele şöyle gel!” diyerek onu yanına çağırdı.
    Genç, Efendimizin yanına gelip oturdu. Peygamber Efendimiz onunla konuşmaya başladı, aralarında şöyle bir diyalog geçti:
    - Eefendimiz: “Söyle bakalım. Bir başkasının senin annenle zina etmesine razı olur musun?”
    - Genç: “Canım feda olsun, hayır, olmam.”
    - Efendimiz: “Zaten hiç kimse annesiyle zina edilmesine razı olmaz. Peki kızınla zina edilmesini ister misin?”
    - Genç: “Uğrunda öleyim ya Resulallah! Hayır, istemem.”
    - Efendimiz: “Diğer insanlar da kızıyla zina edilmesini istemez. Bir başkasının kız kardeşinle zina etmesini ister misin?
    - Genç: “Yoluna feda olayım, hayır, istemem.”
    - Efendimiz: “Diğer insanlardan da hiç kimse, kız kardeşiyle zina edilmesini istemez. Peki halanla zina edilmesi seni memnun eder mi?”
    - Genç: “Canım size feda olsun, hayır, kesinlikle.”
    - Efendimiz: “Halasıyla zina edilmesi hiç kimsenin hoşuna gitmez. Peki birinin teyzenle zina etmesine razı olur musun?”
    - Genç: “Uğrunda öleyim, hayır buna da razı olmam.”
    - Efendimiz: “Hiç bir insan teyzesiyle zina edilmesine razı olmaz.”
    Allah Resulü, gencin akıl ve vicdanını tatmin edip ikna ettikten sonra, elini bu gencin göğsüne koyar ve şöyle dua eder:
    “Allah’ım! Onun günahını bağışla, kalbini temizle ve namusunu muhafaza buyur.”
    Genç, bu duadan sonra iffet abidesi haline gelmiştir(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/256-257)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 07.Ocak.2012, 08:11
    2
    Moderatör



    Önce, Allah’a ve ahirete iman gerekir. Allah’ın yasakladığı şeylerin hikmetsiz olduğunu söyleyen kimseyi kainat çapında parlayan binlerce hikmet yalanlayacaktır.
    Allah’ın koyduğu kanunlar, bütün insanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamaya yöneliktir. Sadece birinin keyfine göre değildir.
    Şunu unutmamak gerekir ki, empati yapmak ve “Kendin için istemediğin şeyi başkası için de istememek” insanın yaratılışındaki vicdanının en gür sesidir.
    Bu konuda fazla söze hacet bırakmayacak kadar önemli bir ders veren aşağıdaki hadis-i şerifte yer alan bilgilerle sizi baş başa bırakmak istiyoruz.

    - Hz. Ebu Umame anlatıyor:
    “Genç bir delikanlı Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) huzuruna geldi ve “Ey Allah’ın resulü! Zina etmeme izin ver!” dedi. Sahabiler onu böyle bir ifadeden dolayı “Sus! Sus!” diye susturmaya çalıştılar.
    Ama Hz. Peygamber Efendimiz ise, “Hele şöyle gel!” diyerek onu yanına çağırdı.
    Genç, Efendimizin yanına gelip oturdu. Peygamber Efendimiz onunla konuşmaya başladı, aralarında şöyle bir diyalog geçti:
    - Eefendimiz: “Söyle bakalım. Bir başkasının senin annenle zina etmesine razı olur musun?”
    - Genç: “Canım feda olsun, hayır, olmam.”
    - Efendimiz: “Zaten hiç kimse annesiyle zina edilmesine razı olmaz. Peki kızınla zina edilmesini ister misin?”
    - Genç: “Uğrunda öleyim ya Resulallah! Hayır, istemem.”
    - Efendimiz: “Diğer insanlar da kızıyla zina edilmesini istemez. Bir başkasının kız kardeşinle zina etmesini ister misin?
    - Genç: “Yoluna feda olayım, hayır, istemem.”
    - Efendimiz: “Diğer insanlardan da hiç kimse, kız kardeşiyle zina edilmesini istemez. Peki halanla zina edilmesi seni memnun eder mi?”
    - Genç: “Canım size feda olsun, hayır, kesinlikle.”
    - Efendimiz: “Halasıyla zina edilmesi hiç kimsenin hoşuna gitmez. Peki birinin teyzenle zina etmesine razı olur musun?”
    - Genç: “Uğrunda öleyim, hayır buna da razı olmam.”
    - Efendimiz: “Hiç bir insan teyzesiyle zina edilmesine razı olmaz.”
    Allah Resulü, gencin akıl ve vicdanını tatmin edip ikna ettikten sonra, elini bu gencin göğsüne koyar ve şöyle dua eder:
    “Allah’ım! Onun günahını bağışla, kalbini temizle ve namusunu muhafaza buyur.”
    Genç, bu duadan sonra iffet abidesi haline gelmiştir(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/256-257)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder