Konusunu Oylayın.: İsrailiyat ne demektir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İsrailiyat ne demektir ?
  1. 02.Ocak.2012, 16:52
    1
    Misafir

    İsrailiyat ne demektir ?

  2. 02.Ocak.2012, 17:11
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: İsrailiyat ne demektir ?




    Bu kelime, her ne kadar Yahudi kaynaklarından Kur'an tefsirine karışan şeyleri çağrıştırsa da, tefsire karışan bütün ehl-i kitap görüşlerini içine alır.
    Kısa sürede büyük gelişmeler kaybeden İslâm fütuhatı, çok değişik din ve kültür muhitine mensup insanları ya hakimiyeti altına almış, ya da onlarla komşu olmuştur.

    Yahudiler ve Hristiyanlardan İslâm'a girenler, eski malumatlarını da yanlarında getirdiklerinden, bu eski malumatları Kur'an tefsirine karışmıştır. Bu bilgiler, özellikle Abdullah b. Selâm, Kâbu'l-Ahbar ve Vehb b. Münebbih'e dayanır.

    Kur'an- Kerim; Tevrat ve İncil ile bazı meselelerde müttehittir. Fakat bu meseleler Kur'an'da veciz olarak anlatılmış, tahrif olmuş Tevrat ve İncil'de ise birçok ayrıntılara girilmiştir. Sahabiler, Kur'an'dan bir kıssa okuduklarında, Kur'an'ın kapalı geçmiş olduğu noktalarda, ehl-i kitaptan iman etmiş olanlara sormuşlar, işte bu durum, İsrailiyatın kültürümüze karışmasına sebebiyet vermiştir.

    Mesela, Hz. Adem'in kıssası Kur'anda veciz bir şekilde anlatılır. Tevratta ise, Hz. Adem'in cennetin neresinde yaratıldığı, yasaklanan ağacın türü, şeytanın cennete yılan vasıtasıyla nasıl girdiği, Hz. Adem ve eşinin dünyaya gönderildiği yer gibi ayrıntılar söz konusudur. (Tevrat, (Kitab-ı Mukaddes), Kitab-ı Mukaddes Şirketi, İst. 1981, Tekvin, 2-4. bablar.)

    "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Onun nimetlerinden bol bol yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz" (Bakara, 35 ) ayetinde geçen yasak ağaçla ilgili buğday, incir, üzüm hurma" gibi farklı rivayetler vardır. Bu ağacın ismen bilinmesinin din nokta-ı nazarında bize kazandırdığı bir fayda da yoktur. Onun için, bu rivayetlere yer veren nice müfessir, "evlâ olan belli bir ağaç türü olarak belirtmemektir" demişlerdir.

    Keza, Ashab-ı Kehf'in isimleri, köpeklerinin rengi, Hz. Musa'nın asasının hangi ağaçtan olduğu, Cenab-ı Hakk'ın hangi ağaçtan Hz. Musa'ya konuştuğu, Cenab-ı Hakk'ın Hz. İbrahim için dirilttiği kuşların isimleri gibi şeyler de İsrailiyat yoluyla bazı tefsir kitaplarına girmişlerdir. Bunlar, bilinmesinde dini ilgilendiren bir fayda olmayan bilgilerdir.

    Hz. Musa'nın kendisiyle ölüye dokunmuş olduğu ineğin parçası, Hz. Nuh'un gemisinin büyüklüğü, geminin tahtalarının rengi, Hızırın öldürdüğü çocuğun ismi gibi bazı tefsirlerde yer alan bilgiler, özden uzaklaşmak, kabukla oyalanmaktır.

    Sahabe döneminde dar çerçevede görülen İsrailiyat, tabiin döneminde hayli geniş bir çevreye yayılır. Günümüz Müslümanlarının zihinlerinde, İsrailiyatın hatırası olan pek çok gerçek dışı malumat yığınları vardır.

    Bu konuda Hz. Peygamberin şu istikametli ölçüsü esas alınmalıdır: "Ehl-i kitabı ne tasdik edin, ne de yalanlayın. "Biz Allah'a ve O'nun indirdiklerine iman ettik deyin." (Buhari, Tefsir, I/11 )



  3. 02.Ocak.2012, 17:11
    2
    Editör



    Bu kelime, her ne kadar Yahudi kaynaklarından Kur'an tefsirine karışan şeyleri çağrıştırsa da, tefsire karışan bütün ehl-i kitap görüşlerini içine alır.
    Kısa sürede büyük gelişmeler kaybeden İslâm fütuhatı, çok değişik din ve kültür muhitine mensup insanları ya hakimiyeti altına almış, ya da onlarla komşu olmuştur.

    Yahudiler ve Hristiyanlardan İslâm'a girenler, eski malumatlarını da yanlarında getirdiklerinden, bu eski malumatları Kur'an tefsirine karışmıştır. Bu bilgiler, özellikle Abdullah b. Selâm, Kâbu'l-Ahbar ve Vehb b. Münebbih'e dayanır.

    Kur'an- Kerim; Tevrat ve İncil ile bazı meselelerde müttehittir. Fakat bu meseleler Kur'an'da veciz olarak anlatılmış, tahrif olmuş Tevrat ve İncil'de ise birçok ayrıntılara girilmiştir. Sahabiler, Kur'an'dan bir kıssa okuduklarında, Kur'an'ın kapalı geçmiş olduğu noktalarda, ehl-i kitaptan iman etmiş olanlara sormuşlar, işte bu durum, İsrailiyatın kültürümüze karışmasına sebebiyet vermiştir.

    Mesela, Hz. Adem'in kıssası Kur'anda veciz bir şekilde anlatılır. Tevratta ise, Hz. Adem'in cennetin neresinde yaratıldığı, yasaklanan ağacın türü, şeytanın cennete yılan vasıtasıyla nasıl girdiği, Hz. Adem ve eşinin dünyaya gönderildiği yer gibi ayrıntılar söz konusudur. (Tevrat, (Kitab-ı Mukaddes), Kitab-ı Mukaddes Şirketi, İst. 1981, Tekvin, 2-4. bablar.)

    "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Onun nimetlerinden bol bol yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz" (Bakara, 35 ) ayetinde geçen yasak ağaçla ilgili buğday, incir, üzüm hurma" gibi farklı rivayetler vardır. Bu ağacın ismen bilinmesinin din nokta-ı nazarında bize kazandırdığı bir fayda da yoktur. Onun için, bu rivayetlere yer veren nice müfessir, "evlâ olan belli bir ağaç türü olarak belirtmemektir" demişlerdir.

    Keza, Ashab-ı Kehf'in isimleri, köpeklerinin rengi, Hz. Musa'nın asasının hangi ağaçtan olduğu, Cenab-ı Hakk'ın hangi ağaçtan Hz. Musa'ya konuştuğu, Cenab-ı Hakk'ın Hz. İbrahim için dirilttiği kuşların isimleri gibi şeyler de İsrailiyat yoluyla bazı tefsir kitaplarına girmişlerdir. Bunlar, bilinmesinde dini ilgilendiren bir fayda olmayan bilgilerdir.

    Hz. Musa'nın kendisiyle ölüye dokunmuş olduğu ineğin parçası, Hz. Nuh'un gemisinin büyüklüğü, geminin tahtalarının rengi, Hızırın öldürdüğü çocuğun ismi gibi bazı tefsirlerde yer alan bilgiler, özden uzaklaşmak, kabukla oyalanmaktır.

    Sahabe döneminde dar çerçevede görülen İsrailiyat, tabiin döneminde hayli geniş bir çevreye yayılır. Günümüz Müslümanlarının zihinlerinde, İsrailiyatın hatırası olan pek çok gerçek dışı malumat yığınları vardır.

    Bu konuda Hz. Peygamberin şu istikametli ölçüsü esas alınmalıdır: "Ehl-i kitabı ne tasdik edin, ne de yalanlayın. "Biz Allah'a ve O'nun indirdiklerine iman ettik deyin." (Buhari, Tefsir, I/11 )






+ Yorum Gönder