Konusunu Oylayın.: Hz. Ali’nin Kur’an’ı okuyupta anlamayıp tefekkür edilmeyen kıraatte hayır yoktur, dediği doğru mudur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Ali’nin Kur’an’ı okuyupta anlamayıp tefekkür edilmeyen kıraatte hayır yoktur, dediği doğru mudur?
  1. 27.Aralık.2011, 22:06
    1
    Misafir

    Hz. Ali’nin Kur’an’ı okuyupta anlamayıp tefekkür edilmeyen kıraatte hayır yoktur, dediği doğru mudur?






    Hz. Ali’nin Kur’an’ı okuyupta anlamayıp tefekkür edilmeyen kıraatte hayır yoktur, dediği doğru mudur? Mumsema Hz. Ali’nin Kur’an’ı okuyupta anlamayıp tefekkür edilmeyen kıraatte hayır yoktur, dediği doğru mudur?


  2. 27.Aralık.2011, 23:33
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz. Ali’nin Kur’an’ı okuyupta anlamayıp tefekkür edilmeyen kıraatte hayır yoktur, dediği doğru mudur?




    - Hz. Ali’nin sözü olarak rivayet edilen uzun bir makalenin içinde şu ifadelere de yer verilmiştir: “İyi bilmelisiniz ki, içinde Tefekkauh/bilinçli bir anlayış, bir ilim bulunmayan ibadette, tefehhüm/anlama ve idrak etme çabası bulunmayan ilimde, tedebbür/tefekkür bulunmayan bir okumada hayır yoktur(bk. Kenzu’l-Ummal. 29388)
    - Bu ifadeden herhangi bir kitabı, özellikle Kur’an’ı okuyan kimsenin en büyük amacı o kitabı veya Kur’an’ı anlamanın gereğini anlıyoruz.
    Ancak, bu ifadeden; manasını anlamadığı veya üzerinde düşünüp tefekkür etmediği halde, Kur’an’ı okuyanın alacağı bir sevabı olmaz diye bir hüküm çıkarmak yanlıştır. Çünkü, bu gibi ifadeler, işin ideal tarafını nazara vermeyi hedeflemektedir.
    Şu bir gerçektir ki, Kur’an’ı anlayarak okuyan kimse ile anlamadığı halde okuyanın kazançları aynı değildir. Keza namazı büyük bir huşu içinde, ne yaptığını bilerek yapan bir kimsenin namazı, gaflet içinde namazını kılan kimsenin namazından çok farklıdır.
    Ancak şu da bir gerçektir ki, namazın farlarını yerine getirne bir kişi, bunu gafletle de yapsa, kıldığı namazın manası tam olarak anlamasa da yine namazı geçerlidir ve farzı yerine getirmiştir. Bunun gibi, okuduğu Kur’an’ın manasını anlamasa da onun sevabını ve mükafatını alacaktır.
    İlave bilgi için tıklayınız:

    Neden Kur'an Dili Arapça'dır? Bunu milliyetçilik olarak düşünenlere ne denilebilir? Kuran'ı tercümesinden okusak daha iyi olmaz mı?


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 27.Aralık.2011, 23:33
    2
    Moderatör



    - Hz. Ali’nin sözü olarak rivayet edilen uzun bir makalenin içinde şu ifadelere de yer verilmiştir: “İyi bilmelisiniz ki, içinde Tefekkauh/bilinçli bir anlayış, bir ilim bulunmayan ibadette, tefehhüm/anlama ve idrak etme çabası bulunmayan ilimde, tedebbür/tefekkür bulunmayan bir okumada hayır yoktur(bk. Kenzu’l-Ummal. 29388)
    - Bu ifadeden herhangi bir kitabı, özellikle Kur’an’ı okuyan kimsenin en büyük amacı o kitabı veya Kur’an’ı anlamanın gereğini anlıyoruz.
    Ancak, bu ifadeden; manasını anlamadığı veya üzerinde düşünüp tefekkür etmediği halde, Kur’an’ı okuyanın alacağı bir sevabı olmaz diye bir hüküm çıkarmak yanlıştır. Çünkü, bu gibi ifadeler, işin ideal tarafını nazara vermeyi hedeflemektedir.
    Şu bir gerçektir ki, Kur’an’ı anlayarak okuyan kimse ile anlamadığı halde okuyanın kazançları aynı değildir. Keza namazı büyük bir huşu içinde, ne yaptığını bilerek yapan bir kimsenin namazı, gaflet içinde namazını kılan kimsenin namazından çok farklıdır.
    Ancak şu da bir gerçektir ki, namazın farlarını yerine getirne bir kişi, bunu gafletle de yapsa, kıldığı namazın manası tam olarak anlamasa da yine namazı geçerlidir ve farzı yerine getirmiştir. Bunun gibi, okuduğu Kur’an’ın manasını anlamasa da onun sevabını ve mükafatını alacaktır.
    İlave bilgi için tıklayınız:

    Neden Kur'an Dili Arapça'dır? Bunu milliyetçilik olarak düşünenlere ne denilebilir? Kuran'ı tercümesinden okusak daha iyi olmaz mı?


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder