Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

5 üzerinden 4.86 | Toplam : 71 kişi
Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları
  1. 23.Aralık.2011, 18:37
    1
    Misafir

    Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları






    Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları Mumsema Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları burda hiç bir şey yok bu performans ödevi perşembeye kadar vakit var yardım eder misiniz ?


  2. 23.Aralık.2011, 18:37
    1
    ado k - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ado k
    Misafir



  3. 04.Ocak.2012, 10:15
    2
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 23,302
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10



    Peygamber aleyhisselam ümmetine her konuda örnek olduğu gibi aile hayatında da örnek bir baba ve örnek bir eş idi. Onun kendi çocuklarına olan davranışları bütün babalar için ve aile büyükleri için örnek alınması gerekir.

    Peygamber aleyhisselamın çocuklarına davranışları:

    - O çocuklarına asla bağırmamış yüksek sesle konuşmamıştır.
    - Çocuklarını asla dövmemiş tek bir tokat dahi atmamıştır.
    - Çocukları ile birlikte oyun oynamış onların sevincine ortak olmuştur.
    - İnsanların kız çocuklarını diri diri gömdükleri bir ortamda o kızı Fatımayı omuzlarına almış ve Mekke sokaklarında gezdirmiştir.
    - Namaz kılarken onun omuzlarına çıkan torunlarına asla kızmamıştır hatta bu yüzden rüku ve secdelerini bile uzatmıştır.
    - O çocuklarına sadece sözle öğüt vermemiştir aynı zamanda hal ve hareketleriyle de onlara örnek olmuştur.
    - O kızı Fatıma'ya çok ilgi gösterir eve geldiği zaman onu sarılır ve öperdi.


  4. 04.Ocak.2012, 10:15
    2
    Yönetici



    Peygamber aleyhisselam ümmetine her konuda örnek olduğu gibi aile hayatında da örnek bir baba ve örnek bir eş idi. Onun kendi çocuklarına olan davranışları bütün babalar için ve aile büyükleri için örnek alınması gerekir.

    Peygamber aleyhisselamın çocuklarına davranışları:

    - O çocuklarına asla bağırmamış yüksek sesle konuşmamıştır.
    - Çocuklarını asla dövmemiş tek bir tokat dahi atmamıştır.
    - Çocukları ile birlikte oyun oynamış onların sevincine ortak olmuştur.
    - İnsanların kız çocuklarını diri diri gömdükleri bir ortamda o kızı Fatımayı omuzlarına almış ve Mekke sokaklarında gezdirmiştir.
    - Namaz kılarken onun omuzlarına çıkan torunlarına asla kızmamıştır hatta bu yüzden rüku ve secdelerini bile uzatmıştır.
    - O çocuklarına sadece sözle öğüt vermemiştir aynı zamanda hal ve hareketleriyle de onlara örnek olmuştur.
    - O kızı Fatıma'ya çok ilgi gösterir eve geldiği zaman onu sarılır ve öperdi.


  5. 12.Mayıs.2014, 10:19
    3
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    Hz. Peygamberimiz, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin doğduktan sonra onları görmek için daha sık Hz. Fatıma’nın evine gider olmuştu. Onların bakımlarıyla ilgileniyordu, onlarla oyunlar oynuyordu ve sık sık onlara olan sevgisini dile getiriyordu. Nitekim Hz. Peygamber torunu Hasan için, “Allah’ım ben, O’nu seviyorum. O’nu sen de sev. O’nu seveni de sev.” diye buyurmuşlardır.

    Usame bin Zeyd Peygamber Efendimiz’in (sas) kendilerini nasıl sevdiğini bize şöyle anlatır:

    Resulullah beni alır, dizi üzerine oturturdu. Hasan’ı da öbür dizine oturturdu. Sonra bizi göğsüne bastırır, “Allah’ım bu ikisine rahmet ihsan eyle. Çünkü ben bunlara hayır ve saadet diliyorum.” derdi. (Buhari, Kitab’ul-Edeb, 22)
    Resulullah torunu Hasan bin Ali’yi öptüğü sırada yanında Akra bin Habis oturmaktaydı. Akra, “Benim on tane çocuğum vardır, onlardan hiçbirini öpmedim.” dedi. Resulullah ona doğru baktı ve sonra da adeta bize de örnek olacak bir söz söyledi, “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” buyurdu. (Buhari, Kitabu’l-Edeb, 26)

    Resulullah, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in gönüllerini namaz, cami ve manevi ilim meclislerinin aşkıyla daa çok küçük yaşlardan itibaren doldurmuştu. Bir gün cemaatle kılınan bir namaz esnasında Hz. Peygamber secdeye varmıştı. Secde o kadar uzun sürdü ki arkasında namaz kılanlar ne olduğunu merak ettiler. Anormal bir şeylerin olduğunu ya da vahyin geldiğini düşündüler. Namaz bittikten sonra bunun sebebini sordular. Hz. Peygamber onların sorusunu şöyle cevapladı:

    “Hüseyin, secdeye vardığımda sırtıma çıktı. Evde bu âdeti edindiğinden, onu sırtımdan atamadım ve böylece secde uzun sürdü.” (Buhari, Kitabu’s-Salat, 52) Bir başka zamanda ise Resulullah (sas) hutbe vermekte iken Hasan ve Hüseyin gelir.

    Üstlerinde birer kırmızı gömlek vardı. Yürüyorlar ve arada bir sürçüyorlardı. Hz. Peygamber minberden indi, onları taşıyarak önüne koydu ve sonra şöyle buyurdu: “Allah’ın, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir sözü, haktır. Şu iki çocuğa baktım. Yürüyorlar ve sürçüyorlar. Sabredemedim ve nihayet konuşmamı keserek onları kaldırdım.” buyurmuştur. (Buhari, Fiten, 20)
    Çocukluklarından kaynaklanan ufak yaramazlıklarına rağmen Resulullah, torunları Hasan ve Hüseyin’i camiden, namazdan ve sohbet meclislerinden uzaklaştırmıyordu. Aksine, Hz. Peygamber onların caminin manevi havasından faydalanmalarını sağlayarak gönüllerinde namaz ve sohbet aşkını canlandırıyordu.

    Caminin feyzi ve namaz aşkıyla yetişen Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin 7-8 yaşlarındayken hatalı abdest alan bir kişiye hatalı abdest aldığını söyleyemeyecek derecede ahlaki olgunluğa ulaşmışlardı. Onun gönlünü kırmak istemiyorlardı.

    Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den birisi doğru, diğeri hatalı abdest alarak adama “Hangimiz doğru abdest alıyoruz?” diye sormuşlar. Böylece adamın hatasını anlamasını sağlamışlardı.


  6. 12.Mayıs.2014, 10:19
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    Hz. Peygamberimiz, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin doğduktan sonra onları görmek için daha sık Hz. Fatıma’nın evine gider olmuştu. Onların bakımlarıyla ilgileniyordu, onlarla oyunlar oynuyordu ve sık sık onlara olan sevgisini dile getiriyordu. Nitekim Hz. Peygamber torunu Hasan için, “Allah’ım ben, O’nu seviyorum. O’nu sen de sev. O’nu seveni de sev.” diye buyurmuşlardır.

    Usame bin Zeyd Peygamber Efendimiz’in (sas) kendilerini nasıl sevdiğini bize şöyle anlatır:

    Resulullah beni alır, dizi üzerine oturturdu. Hasan’ı da öbür dizine oturturdu. Sonra bizi göğsüne bastırır, “Allah’ım bu ikisine rahmet ihsan eyle. Çünkü ben bunlara hayır ve saadet diliyorum.” derdi. (Buhari, Kitab’ul-Edeb, 22)
    Resulullah torunu Hasan bin Ali’yi öptüğü sırada yanında Akra bin Habis oturmaktaydı. Akra, “Benim on tane çocuğum vardır, onlardan hiçbirini öpmedim.” dedi. Resulullah ona doğru baktı ve sonra da adeta bize de örnek olacak bir söz söyledi, “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” buyurdu. (Buhari, Kitabu’l-Edeb, 26)

    Resulullah, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in gönüllerini namaz, cami ve manevi ilim meclislerinin aşkıyla daa çok küçük yaşlardan itibaren doldurmuştu. Bir gün cemaatle kılınan bir namaz esnasında Hz. Peygamber secdeye varmıştı. Secde o kadar uzun sürdü ki arkasında namaz kılanlar ne olduğunu merak ettiler. Anormal bir şeylerin olduğunu ya da vahyin geldiğini düşündüler. Namaz bittikten sonra bunun sebebini sordular. Hz. Peygamber onların sorusunu şöyle cevapladı:

    “Hüseyin, secdeye vardığımda sırtıma çıktı. Evde bu âdeti edindiğinden, onu sırtımdan atamadım ve böylece secde uzun sürdü.” (Buhari, Kitabu’s-Salat, 52) Bir başka zamanda ise Resulullah (sas) hutbe vermekte iken Hasan ve Hüseyin gelir.

    Üstlerinde birer kırmızı gömlek vardı. Yürüyorlar ve arada bir sürçüyorlardı. Hz. Peygamber minberden indi, onları taşıyarak önüne koydu ve sonra şöyle buyurdu: “Allah’ın, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir sözü, haktır. Şu iki çocuğa baktım. Yürüyorlar ve sürçüyorlar. Sabredemedim ve nihayet konuşmamı keserek onları kaldırdım.” buyurmuştur. (Buhari, Fiten, 20)
    Çocukluklarından kaynaklanan ufak yaramazlıklarına rağmen Resulullah, torunları Hasan ve Hüseyin’i camiden, namazdan ve sohbet meclislerinden uzaklaştırmıyordu. Aksine, Hz. Peygamber onların caminin manevi havasından faydalanmalarını sağlayarak gönüllerinde namaz ve sohbet aşkını canlandırıyordu.

    Caminin feyzi ve namaz aşkıyla yetişen Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin 7-8 yaşlarındayken hatalı abdest alan bir kişiye hatalı abdest aldığını söyleyemeyecek derecede ahlaki olgunluğa ulaşmışlardı. Onun gönlünü kırmak istemiyorlardı.

    Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den birisi doğru, diğeri hatalı abdest alarak adama “Hangimiz doğru abdest alıyoruz?” diye sormuşlar. Böylece adamın hatasını anlamasını sağlamışlardı.


  7. 12.Mayıs.2014, 10:21
    4
    Misafir

    Hz. Muhammedin çocuklarına örnek davranışları kısaca

    Peygamberimiz Hz Muhammed çocuklarına nasıl davranırdı

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in tüm insanlığa örnek olan şefkati, merhameti vePeygamberimiz (sav) hem kendi çocukları ve torunları hem de ashabının çocukları ile çok yakından ilgilenmiş, doğumlarından isimlerinin konmasına, sağlıklarından ilimlerinin artmasına, giyimlerinden oynadıkları oyunlara kadar onlar için tavsiyelerde bulunmuş, hatta bizzat yol göstermiş, ilgilenmiştir. müminlere olan düşkünlüğü, çocuklara olan tavrında da çok yoğun olarak görülmektedir.

    Örneğin, Peygamber Efendimiz (sav), kızı Hz. Fatıma (ra)'a, her iki torununun doğumundan hemen önce "Doğum olunca bana haber vermeden çocuğa hiçbir şey yapmayın" diye tembihlemiştir. Bebeklerin doğumundan sonra ise onların beslenmelerini, bakımlarını ve nasıl korunacaklarını bizzat göstererek anlatmıştır.

    Peygamberimiz (sav) ayrıca, yeni doğan bebeklere, çocuklarına, torunlarına ve ashabının çocuklarına hep dua etmiştir. Onları severken ya da onların oyunlarını izlerken, onlar için Allah'tan hayırlı ve uzun bir ömür, ilim, hikmet ve iman istemiştir. Örneğin torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e her vesilede dua etmiş ve bu duasının, Hz. İbrahim (as)'ın Hz. İshak (as) ve Hz. İsmail (as) için ettiği dua olduğunu belirtmiştir.

    Ashabından İbn-i Abbas (ra) çocukken Peygamberimiz (sav)'in kendisine "Allah'ım buna hikmeti öğret" diye dua ettiğini aktarır. Ashabından Enes (ra)'a ise çocukluk döneminde, Allah'ın mal ve evladını çok ve ömrünü uzun kılması ve verdiklerinin Enes (ra) hakkında hayırlı ve mübarek olması için dua etmiştir.


  8. 12.Mayıs.2014, 10:21
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Peygamberimiz Hz Muhammed çocuklarına nasıl davranırdı

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in tüm insanlığa örnek olan şefkati, merhameti vePeygamberimiz (sav) hem kendi çocukları ve torunları hem de ashabının çocukları ile çok yakından ilgilenmiş, doğumlarından isimlerinin konmasına, sağlıklarından ilimlerinin artmasına, giyimlerinden oynadıkları oyunlara kadar onlar için tavsiyelerde bulunmuş, hatta bizzat yol göstermiş, ilgilenmiştir. müminlere olan düşkünlüğü, çocuklara olan tavrında da çok yoğun olarak görülmektedir.

    Örneğin, Peygamber Efendimiz (sav), kızı Hz. Fatıma (ra)'a, her iki torununun doğumundan hemen önce "Doğum olunca bana haber vermeden çocuğa hiçbir şey yapmayın" diye tembihlemiştir. Bebeklerin doğumundan sonra ise onların beslenmelerini, bakımlarını ve nasıl korunacaklarını bizzat göstererek anlatmıştır.

    Peygamberimiz (sav) ayrıca, yeni doğan bebeklere, çocuklarına, torunlarına ve ashabının çocuklarına hep dua etmiştir. Onları severken ya da onların oyunlarını izlerken, onlar için Allah'tan hayırlı ve uzun bir ömür, ilim, hikmet ve iman istemiştir. Örneğin torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e her vesilede dua etmiş ve bu duasının, Hz. İbrahim (as)'ın Hz. İshak (as) ve Hz. İsmail (as) için ettiği dua olduğunu belirtmiştir.

    Ashabından İbn-i Abbas (ra) çocukken Peygamberimiz (sav)'in kendisine "Allah'ım buna hikmeti öğret" diye dua ettiğini aktarır. Ashabından Enes (ra)'a ise çocukluk döneminde, Allah'ın mal ve evladını çok ve ömrünü uzun kılması ve verdiklerinin Enes (ra) hakkında hayırlı ve mübarek olması için dua etmiştir.


  9. 14.Mayıs.2014, 18:40
    5
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    Peygamberimiz çocuklarına nasıl davranırdı?

    Resulullah (sas) çocuklarına hem maddî harcamalardahem de içten ve samimi davranmada eşit davranan anne babaları överdi.

    Efendimiz Hazretleri (sas), sadece maddî alanda değil, duygusal alanda da çocuklara eşit davranılmasını isterdi. Nitekim Sevgili Peygamberimiz bir defasında bir adamın küçük yaşlardaki oğlunu kucağına alıp öptüğünü kızına ise bu ilgi ve sevgiyi esirgediğini görünce, ikisini de bir tutması doğrultusunda onu uyardı. Bu anlamda Sevgili Peygamberimiz çocuklarına düşkün olan ve hepsine hem maddî harcamalarda hem de şefkat ve merhametin gereği olan duygulu, içten ve samimi davranmada eşit davranan anne-babaları takdir eder, överdi.

    Kutlu Zaman diliminde Efendimiz'in sağlığında bir hanım, yanına küçük yaştaki iki kızını da alarak Hazreti Âişe'yi ziyarete gitmişti. Olacak ya, o sırada Hazreti Âişe'nin yanında bir tek hurma vardı. O bir tek hurmayı hanıma ikram etti. Hanım ise kendisine ikram edilen hurmayı ikiye bölerek yarısını kızlarından birine, diğer yarısını da ötekine yedirdi. Anne şefkatinin bu samimi görüntüsünden son derece etkilenen Hazreti Âişe, daha sonra bu durumu Peygamber Efendimiz'e ilettiğinde Sevgili Peygamberimiz annenin bu yaptığı güzel davranışı takdirle anarak kız çocuklarına iyi davranıp onları güzel bir şekilde yetiştirenlerin cehennem ateşinden uzak olacakları müjdesini verdi.

    Sevgili Peygamberimiz, özellikle hayatın zorluklarını omzunda taşımakta zorlanan yoksul, hizmetçi ve kimsesiz çocuklarla daha yakından ilgilenilmesini ister, kendisi de şahsen böyleleriyle ilgilenirdi. Bir gün gömlek satın almak için elbiseci dükkânına gitmişti. Cebinde on lirası vardı. Dört lirasına bir gömlek aldı. Dışarıya çıkınca yoksul bir Medineli, "Ey Allah'ın Resûlü! O gömleğe çok ihtiyacım var, onu bana verir misin?" dedi. Peygamber Efendimiz, elindeki gömleği yoksula verdi. Peşinden elbiseci dükkânına tekrar girdi, geri kalan paranın dört lirasına kendisi için bir gömlek satın aldı. Dışarıya çıkınca özgürlüğü kısıtlı cariye statüsünde hizmetçi bir kız gördü. Öylelerinin özgürlüğü, hizmet ettiği ailelerin elindeydi. Kız ağlıyordu. Hemen yanına yaklaştı, sebebini sordu.

    Hizmetçi kız, "Ev sahibim bana un almak için iki lira vermişti, onu kaybettim, onun için ağlıyorum." diye sızlandı. Gönlü şefkat ve merhametle dolu Peygamberimiz, son kalan iki lirayı da bu kızcağıza verdi. Fakat kızcağız yine de ağlamaya devam ediyordu.

    Peygamber Efendimiz tekrar sordu: "Kaybettiğin iki liraya yeniden kavuştuğun hâlde niçin ağlıyorsun?" Fakat hizmetçi kız bu sefer de, "Eve geç kaldım, beni dövmelerinden korkuyorum." diye dertlendi. Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz küçük kızın elinden tuttu ve "Korkma yavrum, gel benimle." dedi. Onu eve kadar götürdü. Eve varınca önce selâm verdi. Ancak üçüncü selâmında kapı açıldı. Sevgili Peygamberimiz, "İlk selâmımı duymadınız mı?" deyince, "Duyduk ama selâmınızın artmasını ve sesinizi daha çok duymayı arzu ettik, sana canımız feda ey Allah'ın Resûlü! Buraya kadar niye zahmet ettiniz." dediler. Peygamber Efendimiz, "Şu kızcağız, geç kaldım diye dövülmekten korkuyordu da bunu size kadar getirdim." cevabını verdi. Ev sahibi, Peygamber Efendimiz'in gelişinden çok mutlu oldu ve O'nun eve gelişine vesile olan bu kız çocuğunu Allah rızası için özgür bıraktı. Böylece kız çocuğu, Peygamber Efendimiz'in gösterdiği sıcak ilgi sebebiyle özgürlüğü kısıtlı cariye statüsünden kurtulmuş oldu.


  10. 14.Mayıs.2014, 18:40
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Peygamberimiz çocuklarına nasıl davranırdı?

    Resulullah (sas) çocuklarına hem maddî harcamalardahem de içten ve samimi davranmada eşit davranan anne babaları överdi.

    Efendimiz Hazretleri (sas), sadece maddî alanda değil, duygusal alanda da çocuklara eşit davranılmasını isterdi. Nitekim Sevgili Peygamberimiz bir defasında bir adamın küçük yaşlardaki oğlunu kucağına alıp öptüğünü kızına ise bu ilgi ve sevgiyi esirgediğini görünce, ikisini de bir tutması doğrultusunda onu uyardı. Bu anlamda Sevgili Peygamberimiz çocuklarına düşkün olan ve hepsine hem maddî harcamalarda hem de şefkat ve merhametin gereği olan duygulu, içten ve samimi davranmada eşit davranan anne-babaları takdir eder, överdi.

    Kutlu Zaman diliminde Efendimiz'in sağlığında bir hanım, yanına küçük yaştaki iki kızını da alarak Hazreti Âişe'yi ziyarete gitmişti. Olacak ya, o sırada Hazreti Âişe'nin yanında bir tek hurma vardı. O bir tek hurmayı hanıma ikram etti. Hanım ise kendisine ikram edilen hurmayı ikiye bölerek yarısını kızlarından birine, diğer yarısını da ötekine yedirdi. Anne şefkatinin bu samimi görüntüsünden son derece etkilenen Hazreti Âişe, daha sonra bu durumu Peygamber Efendimiz'e ilettiğinde Sevgili Peygamberimiz annenin bu yaptığı güzel davranışı takdirle anarak kız çocuklarına iyi davranıp onları güzel bir şekilde yetiştirenlerin cehennem ateşinden uzak olacakları müjdesini verdi.

    Sevgili Peygamberimiz, özellikle hayatın zorluklarını omzunda taşımakta zorlanan yoksul, hizmetçi ve kimsesiz çocuklarla daha yakından ilgilenilmesini ister, kendisi de şahsen böyleleriyle ilgilenirdi. Bir gün gömlek satın almak için elbiseci dükkânına gitmişti. Cebinde on lirası vardı. Dört lirasına bir gömlek aldı. Dışarıya çıkınca yoksul bir Medineli, "Ey Allah'ın Resûlü! O gömleğe çok ihtiyacım var, onu bana verir misin?" dedi. Peygamber Efendimiz, elindeki gömleği yoksula verdi. Peşinden elbiseci dükkânına tekrar girdi, geri kalan paranın dört lirasına kendisi için bir gömlek satın aldı. Dışarıya çıkınca özgürlüğü kısıtlı cariye statüsünde hizmetçi bir kız gördü. Öylelerinin özgürlüğü, hizmet ettiği ailelerin elindeydi. Kız ağlıyordu. Hemen yanına yaklaştı, sebebini sordu.

    Hizmetçi kız, "Ev sahibim bana un almak için iki lira vermişti, onu kaybettim, onun için ağlıyorum." diye sızlandı. Gönlü şefkat ve merhametle dolu Peygamberimiz, son kalan iki lirayı da bu kızcağıza verdi. Fakat kızcağız yine de ağlamaya devam ediyordu.

    Peygamber Efendimiz tekrar sordu: "Kaybettiğin iki liraya yeniden kavuştuğun hâlde niçin ağlıyorsun?" Fakat hizmetçi kız bu sefer de, "Eve geç kaldım, beni dövmelerinden korkuyorum." diye dertlendi. Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz küçük kızın elinden tuttu ve "Korkma yavrum, gel benimle." dedi. Onu eve kadar götürdü. Eve varınca önce selâm verdi. Ancak üçüncü selâmında kapı açıldı. Sevgili Peygamberimiz, "İlk selâmımı duymadınız mı?" deyince, "Duyduk ama selâmınızın artmasını ve sesinizi daha çok duymayı arzu ettik, sana canımız feda ey Allah'ın Resûlü! Buraya kadar niye zahmet ettiniz." dediler. Peygamber Efendimiz, "Şu kızcağız, geç kaldım diye dövülmekten korkuyordu da bunu size kadar getirdim." cevabını verdi. Ev sahibi, Peygamber Efendimiz'in gelişinden çok mutlu oldu ve O'nun eve gelişine vesile olan bu kız çocuğunu Allah rızası için özgür bıraktı. Böylece kız çocuğu, Peygamber Efendimiz'in gösterdiği sıcak ilgi sebebiyle özgürlüğü kısıtlı cariye statüsünden kurtulmuş oldu.


  11. 22.Mayıs.2014, 08:56
    6
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    Size çok teşekkür ederim sayenizde performansımı yaptım


  12. 22.Mayıs.2014, 08:56
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Size çok teşekkür ederim sayenizde performansımı yaptım


  13. 21.Nisan.2015, 17:15
    7
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    torunlarını örnrk verr çünkü torunlarını çok sever mesela bir gün peygamber efendimiz namazdayken hasan ve hüseyin gelir peygamberimiz namazdayken oyun oynarlar peygamber efndimizde namaz bittikten sonra onları öperr...


  14. 21.Nisan.2015, 17:15
    7
    gaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gaye
    Misafir
    torunlarını örnrk verr çünkü torunlarını çok sever mesela bir gün peygamber efendimiz namazdayken hasan ve hüseyin gelir peygamberimiz namazdayken oyun oynarlar peygamber efndimizde namaz bittikten sonra onları öperr...


  15. 25.Aralık.2015, 15:46
    8
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    Enes bin Mâlik anlatıyor:

    "Bir defasında Peygamber Efendimiz secdede iken Hasan ve Hüseyin geldiler, sırtına çıktılar. İninceye kadar Peygamberimiz secdeyi uzattı.

    "Oradakiler sordu:

    "Yâ Resulallah, secdeyi uzatmış olmadınız mı?"

    "Peygamber Efendimiz buyurdular ki:

    "Oğlum sırtıma çıkınca acele etmekten çekindim."


  16. 25.Aralık.2015, 15:46
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Enes bin Mâlik anlatıyor:

    "Bir defasında Peygamber Efendimiz secdede iken Hasan ve Hüseyin geldiler, sırtına çıktılar. İninceye kadar Peygamberimiz secdeyi uzattı.

    "Oradakiler sordu:

    "Yâ Resulallah, secdeyi uzatmış olmadınız mı?"

    "Peygamber Efendimiz buyurdular ki:

    "Oğlum sırtıma çıkınca acele etmekten çekindim."


  17. 09.Nisan.2016, 19:40
    9
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    Peygamber efendimiz in hayatı nı örnek alıyorum


  18. 09.Nisan.2016, 19:40
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Peygamber efendimiz in hayatı nı örnek alıyorum


  19. 31.Ocak.2017, 11:33
    10
    Misafir

    Yorum: Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    hz.Muhammed çoçukları öper koksardı

    en kısaca


  20. 31.Ocak.2017, 11:33
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    hz.Muhammed çoçukları öper koksardı

    en kısaca


  21. 01.Mart.2017, 19:03
    11
    Misafir
    siteniz çok işime yarıyo.Dinle ilgili bir ödevim olduğunda direk sizin sitenizden bakıyorum.


  22. 01.Mart.2017, 19:03
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    siteniz çok işime yarıyo.Dinle ilgili bir ödevim olduğunda direk sizin sitenizden bakıyorum.


  23. 15.Mart.2017, 21:42
    12
    Misafir

    Yorum: Peygamberimizin çocuklarına örnek davranışları

    çok saolun hem bana ödedi hemde çok güzeldi çok teşekürler...


  24. 15.Mart.2017, 21:42
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok saolun hem bana ödedi hemde çok güzeldi çok teşekürler...





+ Yorum Gönder
Git 12 Son