Konusunu Oylayın.: Hutbe – Hesap gününe hazır olalım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hutbe – Hesap gününe hazır olalım
  1. 23.Aralık.2011, 10:57
    1
    Misafir

    Hutbe – Hesap gününe hazır olalım

  2. 23.Aralık.2011, 12:36
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Hutbe – Hesap gününe hazır olalım




    Hutbe – Hesap gününe hazır olalım
    وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ
    الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَإِن كَانَمِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَى بِنَا حَاسِبِينَ
    Aziz Müslümanlar!
    Yüce Allah Kur’an’da her şeyin bir eceli olduğunu ve muayyen bir vakit sonra bu dünyaya gelenlerin dünyayı ter edeceğini beyan etmiş ve “Her nefis ölümü tadacaktır” (Al-i İmran Suresi, [3:138]) ayeti ile herkesin bir gün bu gerçek ilekarşılaşacağını bildirmiştir. Pek tabiidir ki, öldükten sonra herşey bitmiyor, bilakis başlıyor. Bu hayatın başlangıcında dünyada yapılanların muhasebesi vardır. Bu muhasebenin yapılacağı terazileri Allah Teala “Duyarlı teraziler” olarak vasıflandırıyor.
    Allah Teala buyuruyor:“Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa teraziye getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.” (Enbiya Suresi, [21:47]) Tekasur Suresin’de de verilen nimetleri nasıl ve nerede harcandığına dair sorgulamadan bahsediyor Yüce Rabbimiz: “Yemin olsun ki, o gün (size verilen)her nimetten sorulacaksınız” (Tekasur Suresi, [102:9])

    Bundan dolayı Sevgili Peygamberimiz’in şu hadisine dikkat kesilelim:"Beş şey gelmeden evvel şu beş şeyi ganimet say: İhtiyarlık gelip çatmadan evvel gençliğin, hastalıktan evvel sıhhatin, fakir düşmeden evvel varlıklı olmanın, meşguliyetten evvel boş zamanın ve ölüm gelmeden evvel hayatın kıymetini bil, bunları güzel değerlendir!" (Hakim, Müstedrek, 4/341)

    Değerli Müslümanlar!
    Hadis-i şerif gerçekten çok uyarıcı. Her anımız kayda alınıyor, hiç bir şey kaybolmuyor bu gök kubbede.
    Rabbimiz buyuruyor: “Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. ‘Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki, küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!’ derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.” (Kehf Suresi[18:49])
    Muhterem Kardeşlerim!
    “Hesaba çekilmeden kendinizi hesaba çekiniz” buyuran Sevgili Peygamberimiz hesabın görüleceği mahşer ortamında herkesin ameline göre karşılaşacağı durumu şöyle anlatıyor:“Kıyamet günü güneş yeryüzüne yaklaşır ve insanlar terlemeye başlar. Kiminin teri topuklarına, kimininki baldırlarının yarısına, kimisininki dizlerine, kimininki uyluklarına ve kimilerinin teri ise ağzına kadar varır (Resûlullah bunu anlatırken elini ağzına götürerek terin seviyesini gösterdi). Kimisi de vardır ki, onun teri boyunu dahi aşar (Resûlullah bunu anlatırken de elini başının üstüne koymuştur).” (Ahmed b. Hanbel/ Müsned-4/157)

    Efendimiz (sav), mahşerin bir başka sahnesini diğer bir hadisinde şöyle açıklıyor:“Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teala, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracak (Bazı kimselere özel ikramlarda bulunacak, onları arşının gölgesinde dinlendirecektir.) Bu bahtiyar insanlar:
    1) Adil devlet başkanları.
    2) Temiz bir hayat içinde Rabbine kulluk ederek büyüyen gençler.
    3) Kalbi mescitler bağlı Müslümanlar.
    4) Birbirini Allah için seven; buluşmaları da, ayrılmaları da Allah için olan insanlar.
    5) Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine ‘Ben Allah’tan korkarım’ diye yaklaşmayan kişiler (‘Ben Allah’tan korkarım’ demek suretiyle zinaya yaklaşmayan kişiler)
    6) Sağ elini verdiğini sol elinin bilmeyeceği kadar sadakalarını gizli veren kişiler.
    7) Tenhada Allah’ı gizli anıp gözyaşı dökenler, olacaktır.”(Tirmizî, Zühd 53)

    Hutbemizi ebedi hayatı kazanma ölçüsünün verildiği bir hadis-i şerif ile bitirelim.“Bir gün Hz. Ömer (ra) mescide girdi. Baktı ki, Muaz b Cebel (ra), Hz. Peygamber’in kabrinin yanında ağlamaktadır. Ömer 'Seni ağlatan nedir?' diye sordu. Muaz Hz. Peygamber'in (sa) şöyle dediğini nakletti: Gerçekten riyanın azı şirktir. Allah dostlarına düşmanlık yapan Allah’a savaş açmıştır. Muhakkak Allah ancak kendini gizleyen (açığa vurmayan), iyi olan, muttaki kullarını sever. O muttakîler ki, ortalıkta gözükmediklerinde aranmazlar. Toplum arasına çıktıklarında, çağırılmazlar ve tanınmazlar. Onların kalpleri hidayet çıralarıdır (kandilleridir), onlar karanlık ve bulanık olan herşeyden kurtulurlar.” (Taberani)



  3. 23.Aralık.2011, 12:36
    2
    Özel Üye



    Hutbe – Hesap gününe hazır olalım
    وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ
    الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَإِن كَانَمِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَى بِنَا حَاسِبِينَ
    Aziz Müslümanlar!
    Yüce Allah Kur’an’da her şeyin bir eceli olduğunu ve muayyen bir vakit sonra bu dünyaya gelenlerin dünyayı ter edeceğini beyan etmiş ve “Her nefis ölümü tadacaktır” (Al-i İmran Suresi, [3:138]) ayeti ile herkesin bir gün bu gerçek ilekarşılaşacağını bildirmiştir. Pek tabiidir ki, öldükten sonra herşey bitmiyor, bilakis başlıyor. Bu hayatın başlangıcında dünyada yapılanların muhasebesi vardır. Bu muhasebenin yapılacağı terazileri Allah Teala “Duyarlı teraziler” olarak vasıflandırıyor.
    Allah Teala buyuruyor:“Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa teraziye getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.” (Enbiya Suresi, [21:47]) Tekasur Suresin’de de verilen nimetleri nasıl ve nerede harcandığına dair sorgulamadan bahsediyor Yüce Rabbimiz: “Yemin olsun ki, o gün (size verilen)her nimetten sorulacaksınız” (Tekasur Suresi, [102:9])

    Bundan dolayı Sevgili Peygamberimiz’in şu hadisine dikkat kesilelim:"Beş şey gelmeden evvel şu beş şeyi ganimet say: İhtiyarlık gelip çatmadan evvel gençliğin, hastalıktan evvel sıhhatin, fakir düşmeden evvel varlıklı olmanın, meşguliyetten evvel boş zamanın ve ölüm gelmeden evvel hayatın kıymetini bil, bunları güzel değerlendir!" (Hakim, Müstedrek, 4/341)

    Değerli Müslümanlar!
    Hadis-i şerif gerçekten çok uyarıcı. Her anımız kayda alınıyor, hiç bir şey kaybolmuyor bu gök kubbede.
    Rabbimiz buyuruyor: “Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. ‘Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki, küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!’ derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.” (Kehf Suresi[18:49])
    Muhterem Kardeşlerim!
    “Hesaba çekilmeden kendinizi hesaba çekiniz” buyuran Sevgili Peygamberimiz hesabın görüleceği mahşer ortamında herkesin ameline göre karşılaşacağı durumu şöyle anlatıyor:“Kıyamet günü güneş yeryüzüne yaklaşır ve insanlar terlemeye başlar. Kiminin teri topuklarına, kimininki baldırlarının yarısına, kimisininki dizlerine, kimininki uyluklarına ve kimilerinin teri ise ağzına kadar varır (Resûlullah bunu anlatırken elini ağzına götürerek terin seviyesini gösterdi). Kimisi de vardır ki, onun teri boyunu dahi aşar (Resûlullah bunu anlatırken de elini başının üstüne koymuştur).” (Ahmed b. Hanbel/ Müsned-4/157)

    Efendimiz (sav), mahşerin bir başka sahnesini diğer bir hadisinde şöyle açıklıyor:“Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teala, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracak (Bazı kimselere özel ikramlarda bulunacak, onları arşının gölgesinde dinlendirecektir.) Bu bahtiyar insanlar:
    1) Adil devlet başkanları.
    2) Temiz bir hayat içinde Rabbine kulluk ederek büyüyen gençler.
    3) Kalbi mescitler bağlı Müslümanlar.
    4) Birbirini Allah için seven; buluşmaları da, ayrılmaları da Allah için olan insanlar.
    5) Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine ‘Ben Allah’tan korkarım’ diye yaklaşmayan kişiler (‘Ben Allah’tan korkarım’ demek suretiyle zinaya yaklaşmayan kişiler)
    6) Sağ elini verdiğini sol elinin bilmeyeceği kadar sadakalarını gizli veren kişiler.
    7) Tenhada Allah’ı gizli anıp gözyaşı dökenler, olacaktır.”(Tirmizî, Zühd 53)

    Hutbemizi ebedi hayatı kazanma ölçüsünün verildiği bir hadis-i şerif ile bitirelim.“Bir gün Hz. Ömer (ra) mescide girdi. Baktı ki, Muaz b Cebel (ra), Hz. Peygamber’in kabrinin yanında ağlamaktadır. Ömer 'Seni ağlatan nedir?' diye sordu. Muaz Hz. Peygamber'in (sa) şöyle dediğini nakletti: Gerçekten riyanın azı şirktir. Allah dostlarına düşmanlık yapan Allah’a savaş açmıştır. Muhakkak Allah ancak kendini gizleyen (açığa vurmayan), iyi olan, muttaki kullarını sever. O muttakîler ki, ortalıkta gözükmediklerinde aranmazlar. Toplum arasına çıktıklarında, çağırılmazlar ve tanınmazlar. Onların kalpleri hidayet çıralarıdır (kandilleridir), onlar karanlık ve bulanık olan herşeyden kurtulurlar.” (Taberani)






+ Yorum Gönder