Konusunu Oylayın.: Halk Diline Girmiş Arapça ve Farsça Kelimeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Halk Diline Girmiş Arapça ve Farsça Kelimeler
  1. 18.Aralık.2011, 19:50
    1
    Misafir

    Halk Diline Girmiş Arapça ve Farsça Kelimeler






    Halk Diline Girmiş Arapça ve Farsça Kelimeler Mumsema Halk Diline Girmiş Arapça ve Farsça Kelimeler


  2. 03.Ocak.2012, 01:08
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Halk Diline Girmiş Arapça ve Farsça Kelimeler




    Karşı düşünenlerden bazıları diyorlar ki: “Siz, Osmanlı dilindeki arapça ve farsça kelimelerden yakınıyorsunuz. Oysa ki, halk dilinde de, bu dillere ait birçok kelimeler vardır.”



    Gerçekten, halkın konuşma dilinde de arapçadan alanmış birçok kelimeler vardır. Fakat halkın konuşma diline almış olduğu bu kelimeler, üst tabakaya mensup bilginlerle yazarların Osmanlı diline almış olduğu arapça ve farsça kelimelerden iki yönden farklıdır.



    Birincisi, halk dilinde eş anlamlı kelimeler yoktur. Halk, arapçadan ve farsçadan bir kelime aldığı zaman, onun eş anlamlısı olan Türkçe kelimeyi Türkçüden büsbütün atar: böylelikle dilde eş anlamlı kelimeler kalmaz. Mesela, halk hasta kelimesini alınca şayru sözünü ayna kelimesini alınca gözgü sözünün merdiven kelimesini alınca baskıç sözünü tümüyle unutmuştur.

    Gerçi bazen halkın, arapçadan ve farsçadan aldığı kelimeler yanında, eski Türkçelerini de koruduğu görülüyor. Fakat, bu durumda da yine eş anlamlı kelimeler ortaya çıkmaz çünkü, arapçadan ve farsçadan alınan kelimenin, veya eski Türkçe kelimenin anlamında bir değişiklik meydana gelerek, ikisi arasındaki eş anlamlılık ortadan kalkar. Mesela, siyah ve beyaz kelimeleri alındıktan sonra, kara ve ak kelimeleri Türkçe‘de kalmış. Fakat ne siyah kelimesini kara kelimesinin, ne de beyaz kelimesini ak kelimesinin eş anlamlısı sayamayız. Çünkü, halk siyahla beyazı maddiyatta, kara ile akı maneviyatta kullanıyor. Mesela, siyah yüzlü bir adamın alnı ak olabilir. Beyaz çehreli bir adamın yüzü kara çıkabilir.



    Bazen de halkın arapçadan ve farsçadan aldığı kelimelerin Türkçe‘si zaten olmadığı için eş anlamlılığa hiçbir neden bulunmaz. Abdest, namaz, Kur’an, cami ezan kelimeleri gibi.



    Bilginlere ve edebiyatçılara gelince, bunlar hem Türkçe kelimeleri, hem de bunların arapça ve farsça karşılıklarını tamamen aynı anlamda kullanırlar. Böylece onların Türkçe‘sinde, her özel anlam için, bir Türkçe, biri arapça ve biri acemce olmak üzere en az üç söz vardır. Mesela, su, ab, ma, gece, şeb, leyh, ekmek, nan, hubz, et guşt, lahm, gibi Osmanlı dilinde, mutlaka her anlak için üçer eş anlamlıdan oluşan böyle bir teslis(üçleme) vardır: bazı anlamların arapçada birçok karşılıkları bulunduğu için, bu gibi anlamların eş anlamlıları doğal olarak, üçten fazla bulunur: Arslan, şir, esed, gazagver, haydar, zırgam v.b. gibi.

    İkinci olarak, halk arapçadan, farsçadan ve diğer yabancı dillerden aldığı kelimeleri ay söyleniş yahut anlam bakımından bozar, yani kendine mal eder.



    Söyleyiş bakımından bozmaya örnek: “Haste, hasta”, “hefte : hafta”, “nerdüban : merdiven”, “çarcube : çerçeve”, “gavga : kavga”, ” bekre : makara”, “zukak: sokak”, “pare : para”.



    Anlam bakımından bozmağa örnek “Haste” kelimesi farsçada “birisi tarafından yaralanmış” anlamında iken. Türkçe‘de “mariz” karşılığı olarak kullanılmıştır. “Şafak” kelimesi arapçada “batı ufkunun akşam kızıllığı” anlamında iken, Türkçe‘de “doğu ufkunun sabah kızıllığı” anlamını almıştır: “Şafak sökmek” deyiminde olduğu gibi. Farsçada “hace” kelimesi “efendi” anlamındadır. Bu kelime Türkçe de, hem söyleyişini değiştirerek “hoca” şeklini almış ve hem de anlamını değiştirerek “halk fıkıh bilgini” ve “Okul öğretmeni” anlamlarını almıştır. Farsça “bazar” kelimesi, “b” ile söylenir ve “çarşı” anlamına gelen bir kelime iken, Türkçe‘de “p” ile söylenen ve hem cumartesiden sonar gelen günün adı, hem de belirli günlerde belirli yerlerde kurulan günlük panayır demek olan “Pazar” şekline girmiştir. “pazarlık” kelimesi de, bu son biçimden doğmuştur.


  3. 03.Ocak.2012, 01:08
    2
    Editör



    Karşı düşünenlerden bazıları diyorlar ki: “Siz, Osmanlı dilindeki arapça ve farsça kelimelerden yakınıyorsunuz. Oysa ki, halk dilinde de, bu dillere ait birçok kelimeler vardır.”



    Gerçekten, halkın konuşma dilinde de arapçadan alanmış birçok kelimeler vardır. Fakat halkın konuşma diline almış olduğu bu kelimeler, üst tabakaya mensup bilginlerle yazarların Osmanlı diline almış olduğu arapça ve farsça kelimelerden iki yönden farklıdır.



    Birincisi, halk dilinde eş anlamlı kelimeler yoktur. Halk, arapçadan ve farsçadan bir kelime aldığı zaman, onun eş anlamlısı olan Türkçe kelimeyi Türkçüden büsbütün atar: böylelikle dilde eş anlamlı kelimeler kalmaz. Mesela, halk hasta kelimesini alınca şayru sözünü ayna kelimesini alınca gözgü sözünün merdiven kelimesini alınca baskıç sözünü tümüyle unutmuştur.

    Gerçi bazen halkın, arapçadan ve farsçadan aldığı kelimeler yanında, eski Türkçelerini de koruduğu görülüyor. Fakat, bu durumda da yine eş anlamlı kelimeler ortaya çıkmaz çünkü, arapçadan ve farsçadan alınan kelimenin, veya eski Türkçe kelimenin anlamında bir değişiklik meydana gelerek, ikisi arasındaki eş anlamlılık ortadan kalkar. Mesela, siyah ve beyaz kelimeleri alındıktan sonra, kara ve ak kelimeleri Türkçe‘de kalmış. Fakat ne siyah kelimesini kara kelimesinin, ne de beyaz kelimesini ak kelimesinin eş anlamlısı sayamayız. Çünkü, halk siyahla beyazı maddiyatta, kara ile akı maneviyatta kullanıyor. Mesela, siyah yüzlü bir adamın alnı ak olabilir. Beyaz çehreli bir adamın yüzü kara çıkabilir.



    Bazen de halkın arapçadan ve farsçadan aldığı kelimelerin Türkçe‘si zaten olmadığı için eş anlamlılığa hiçbir neden bulunmaz. Abdest, namaz, Kur’an, cami ezan kelimeleri gibi.



    Bilginlere ve edebiyatçılara gelince, bunlar hem Türkçe kelimeleri, hem de bunların arapça ve farsça karşılıklarını tamamen aynı anlamda kullanırlar. Böylece onların Türkçe‘sinde, her özel anlam için, bir Türkçe, biri arapça ve biri acemce olmak üzere en az üç söz vardır. Mesela, su, ab, ma, gece, şeb, leyh, ekmek, nan, hubz, et guşt, lahm, gibi Osmanlı dilinde, mutlaka her anlak için üçer eş anlamlıdan oluşan böyle bir teslis(üçleme) vardır: bazı anlamların arapçada birçok karşılıkları bulunduğu için, bu gibi anlamların eş anlamlıları doğal olarak, üçten fazla bulunur: Arslan, şir, esed, gazagver, haydar, zırgam v.b. gibi.

    İkinci olarak, halk arapçadan, farsçadan ve diğer yabancı dillerden aldığı kelimeleri ay söyleniş yahut anlam bakımından bozar, yani kendine mal eder.



    Söyleyiş bakımından bozmaya örnek: “Haste, hasta”, “hefte : hafta”, “nerdüban : merdiven”, “çarcube : çerçeve”, “gavga : kavga”, ” bekre : makara”, “zukak: sokak”, “pare : para”.



    Anlam bakımından bozmağa örnek “Haste” kelimesi farsçada “birisi tarafından yaralanmış” anlamında iken. Türkçe‘de “mariz” karşılığı olarak kullanılmıştır. “Şafak” kelimesi arapçada “batı ufkunun akşam kızıllığı” anlamında iken, Türkçe‘de “doğu ufkunun sabah kızıllığı” anlamını almıştır: “Şafak sökmek” deyiminde olduğu gibi. Farsçada “hace” kelimesi “efendi” anlamındadır. Bu kelime Türkçe de, hem söyleyişini değiştirerek “hoca” şeklini almış ve hem de anlamını değiştirerek “halk fıkıh bilgini” ve “Okul öğretmeni” anlamlarını almıştır. Farsça “bazar” kelimesi, “b” ile söylenir ve “çarşı” anlamına gelen bir kelime iken, Türkçe‘de “p” ile söylenen ve hem cumartesiden sonar gelen günün adı, hem de belirli günlerde belirli yerlerde kurulan günlük panayır demek olan “Pazar” şekline girmiştir. “pazarlık” kelimesi de, bu son biçimden doğmuştur.


  4. 17.Haziran.2014, 13:06
    3
    Misafir

    Cevap: Halk Diline Girmiş Arapça ve Farsça Kelimeler

    abdesthane
    ambar
    armut
    bahşiş
    baht
    cam
    cambaz
    çamaşır
    damat
    ebru
    ferah
    ganimet


  5. 17.Haziran.2014, 13:06
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    abdesthane
    ambar
    armut
    bahşiş
    baht
    cam
    cambaz
    çamaşır
    damat
    ebru
    ferah
    ganimet





+ Yorum Gönder