Konusunu Oylayın.: Besmele ile açılırdı kapılar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Besmele ile açılırdı kapılar
  1. 17.Aralık.2011, 01:19
    1
    Misafir

    Besmele ile açılırdı kapılar






    Besmele ile açılırdı kapılar Mumsema Besmele ile açılırdı kapılar


  2. 17.Aralık.2011, 08:32
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Besmele ile açılırdı kapılar




    BESMELE İLE AÇILIRDI KAPILAR
    NURTEN CECELİ ALKAN
    EĞİTİMCİ-YAZAR
    DİYANET AYLIK DERGİ HAZİRAN 2005
    “Aman yavrum kapıdan çıkarken ve imtihana girmeden önce besmeleni çekmeyi unutma” derdi anneciğim. Bizi okula uğurlarken ve devam ederdi “Besmele çekerseniz
    Allah sizinle beraber olur, size yardım eder, bildiklerinizi hatırlar, zorlanmadan yaparsınız bütün soruları.” Aynı hatırlatmayı yemeğe başlarken, uyumaya giderken, merdiven inerken ya da elbisemizi giyerken yapar ve her birinde besmeleye başka bir anlam yüklerdi.
    “Besmele ile başlanan yemek, şifa olur. Çabuk çabuk büyürsünüz.”“Yatağa girerken besmele çekmeyi unutma tatlım, besmele seni kötü rüyalardan korur.”
    “Yola çıkarken besmele çekerseniz, kaza belâ sizden uzak durur.”
    “Elbisenizi giyerken besmelenizi çekin ve önce sağ kolunuzu geçirin…”
    “Yataktan kalkarken besmele çekersen bütün günün güzel geçer yavrum…”
    Ben besmelenin büyümek için olmazsa olmaz bir vitamin, kötü rüyaları kovan ya da beni merdivenden düşmekten koruyan esrarengiz güç, sınavlardaki yardımcı meleğim olduğunu düşünerek büyüdüm. Rabbimin adını anarak başladığım her işte “O” nu hemen yanı başımda hissettim. Beni düşündüğünden, beni koruduğundan, bana yardım edeceğinden emin
    attım adımlarımı hayata …
    Bütün iyi ve güzel işlere besmele ile başlamam gerektiği, daha doğrusu besmele ile başlanan işlerin iyi ve güzel olacağı benim için mutlak bir bilgiydi. Küçücük bir kızken sahip olduğum bu bilgi, bugün hâlâ hayatımın en önemli doğrusu diye düşünüyorum; çünkü artık biliyorum ki “Besmele” Rabbimin rızasına giden yoldaki en güçlü araç.
    Bir işe “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek başlayan insan, ilk olarak “O”na olan inancını tekrarlamış olur, kendinin ve etrafındaki her şeyin sahibinin Allah olduğuna ve O’nun izni ve bilgisi dışında hiçbir şeyin gerçekleşemeyeceğine imanın ilânı vardır küçücük cümlenin içinde. Bir yemeğe Allah’ın adını anarak başlamak “Allah’ım yediğim bu nimetlerin hepsinin sahibi sensin, senin yarattığın bu güzel meyveyi senin adını anarak yiyorum, onu benim için şifalı kıl” demektir.
    Besmele aynı zamanda “dua” dır. Rabbimin rahman ve rahim sıfatlarının kuşatması altına girmeyi umar kul, her “Bismillah” deyişinde.
    Gece uyumadan önce çekilen besmele ile Allah’a “Ben aciz bir kulum, beni uykunun bilinmezliğinden çıkarıp yeni güne başlatacak olan sensin” denir ve kendini en emin ele teslim etmenin huzuru ile geçilir uykuya.
    Sınava girilmeden önce çekilen besmelede ise, eğer yeterince çalıştıysan, Rabbimin edindiğin bilgileri ortaya çıkartmanda yardımcı olacağına duyulan güven vardır.
    Besmele, insanı kötü davranışlardan ve yanlışlardan koruyan en önemli kalkandır. İşte bu nedenle besmeleyle açılan bir kapı ile besmelesiz açılan bir kapının ardında yaşanacaklar arasında dağlar kadar fark vardır. “Aman yavrum besmelenizi çekmeden kapıdan çıkmayın” derdi annem. Çünkü bilirdi ki, bir güne Allah’ın adıyla başlayınca Allah’ı üzecek ve incitecek yorgunluğunu, sıkıntılarını kapının dışında bırakır; çünkü o bilir ki, Rabbimin Rahman ve Rahim sıfatlarının o ev içinde tezahürü, ancak aile fertlerinin birbirlerine karşı gösterdikleri sevgi ve saygı ile olacaktır. Hem Allah’ın adını anıp hem de Allah’ın yarattığı kulları incitmek mümkün olamayacağına göre, evinin kapısını besmeleyle açan bir ebeveyn, onun yokluğundan yararlanıp oyuncaklarını evin her tarafına dağıtan yavrusuna karşı daha sabırlı olmak zorundadır. Bu sabır, karşıdakinin kişiliğine saldırmadan davranışa odaklanmayı, dolayısıyla yavrusunu örselemeden oyuncakları toplatmayı sağlar.
    Kapıyı açarken besmele çekmeyi unutmayan biri, ev halkını selâmlamayı da unutmaz. Çünkü bilir ki, adını andığı Rabb’inin en sevdiği davranışlardan bir diğeri de, kullarının birbirini O’nun adı ile selâmlamalarıdır. Selâm vermek ve almak, “Ben, seni fark ettim” demenin en güzel yoludur, selâm verirken karşımızdakinin yüzüne bakarız, böylece onun sevinç, üzüntü ya da yorgunluğunu anlayabilir ve duygularını paylaşabiliriz. Bu da, karşımızdakinin kendini önemli ve güvende hissetmesini sağlar. Evlerimiz, içinde kendimizi güvende hissettiğimiz sürece “yuva”mız olur.
    Çocukken,
    “Uyanırken her sabah
    Hemen derim bismillah.
    Bir şey yerken içerken
    Kitabımı açarken
    Düşürmem hiç dilimden
    Allah tutar elimden”
    Şiirini okumayı çok severdim. Hayatla ilgili sorumluluklarımın yemek içmek ve ders çalışmakla sınırlı olduğu o günlerde, bu şiir benim için büyük bir güven kaynağı idi. şimdilerde ise, bu küçücük ama çok anlamlı şiire “Evimin kapısını açarken” mısrasını eklemem gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biliyorum ki, ancak Rabbimin desteği ile O’nun emanetlerine hak ettikleri sevgiyi, şefkati ve sabrı gösterebilir, yavrularım ve eşimle paylaştığım evimi bir dünya cenneti hâline getirebilirim.
    “İlâhi, doğru yoldan
    sapmaktan ve saptırılmaktan,
    kaymaktan ve kaydırılmaktan,
    haksızlık etmekten ve haksızlığa mâruz kalmaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlığa uğramaktan sana sığınırım.”


  3. 17.Aralık.2011, 08:32
    2
    Üye



    BESMELE İLE AÇILIRDI KAPILAR
    NURTEN CECELİ ALKAN
    EĞİTİMCİ-YAZAR
    DİYANET AYLIK DERGİ HAZİRAN 2005
    “Aman yavrum kapıdan çıkarken ve imtihana girmeden önce besmeleni çekmeyi unutma” derdi anneciğim. Bizi okula uğurlarken ve devam ederdi “Besmele çekerseniz
    Allah sizinle beraber olur, size yardım eder, bildiklerinizi hatırlar, zorlanmadan yaparsınız bütün soruları.” Aynı hatırlatmayı yemeğe başlarken, uyumaya giderken, merdiven inerken ya da elbisemizi giyerken yapar ve her birinde besmeleye başka bir anlam yüklerdi.
    “Besmele ile başlanan yemek, şifa olur. Çabuk çabuk büyürsünüz.”“Yatağa girerken besmele çekmeyi unutma tatlım, besmele seni kötü rüyalardan korur.”
    “Yola çıkarken besmele çekerseniz, kaza belâ sizden uzak durur.”
    “Elbisenizi giyerken besmelenizi çekin ve önce sağ kolunuzu geçirin…”
    “Yataktan kalkarken besmele çekersen bütün günün güzel geçer yavrum…”
    Ben besmelenin büyümek için olmazsa olmaz bir vitamin, kötü rüyaları kovan ya da beni merdivenden düşmekten koruyan esrarengiz güç, sınavlardaki yardımcı meleğim olduğunu düşünerek büyüdüm. Rabbimin adını anarak başladığım her işte “O” nu hemen yanı başımda hissettim. Beni düşündüğünden, beni koruduğundan, bana yardım edeceğinden emin
    attım adımlarımı hayata …
    Bütün iyi ve güzel işlere besmele ile başlamam gerektiği, daha doğrusu besmele ile başlanan işlerin iyi ve güzel olacağı benim için mutlak bir bilgiydi. Küçücük bir kızken sahip olduğum bu bilgi, bugün hâlâ hayatımın en önemli doğrusu diye düşünüyorum; çünkü artık biliyorum ki “Besmele” Rabbimin rızasına giden yoldaki en güçlü araç.
    Bir işe “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek başlayan insan, ilk olarak “O”na olan inancını tekrarlamış olur, kendinin ve etrafındaki her şeyin sahibinin Allah olduğuna ve O’nun izni ve bilgisi dışında hiçbir şeyin gerçekleşemeyeceğine imanın ilânı vardır küçücük cümlenin içinde. Bir yemeğe Allah’ın adını anarak başlamak “Allah’ım yediğim bu nimetlerin hepsinin sahibi sensin, senin yarattığın bu güzel meyveyi senin adını anarak yiyorum, onu benim için şifalı kıl” demektir.
    Besmele aynı zamanda “dua” dır. Rabbimin rahman ve rahim sıfatlarının kuşatması altına girmeyi umar kul, her “Bismillah” deyişinde.
    Gece uyumadan önce çekilen besmele ile Allah’a “Ben aciz bir kulum, beni uykunun bilinmezliğinden çıkarıp yeni güne başlatacak olan sensin” denir ve kendini en emin ele teslim etmenin huzuru ile geçilir uykuya.
    Sınava girilmeden önce çekilen besmelede ise, eğer yeterince çalıştıysan, Rabbimin edindiğin bilgileri ortaya çıkartmanda yardımcı olacağına duyulan güven vardır.
    Besmele, insanı kötü davranışlardan ve yanlışlardan koruyan en önemli kalkandır. İşte bu nedenle besmeleyle açılan bir kapı ile besmelesiz açılan bir kapının ardında yaşanacaklar arasında dağlar kadar fark vardır. “Aman yavrum besmelenizi çekmeden kapıdan çıkmayın” derdi annem. Çünkü bilirdi ki, bir güne Allah’ın adıyla başlayınca Allah’ı üzecek ve incitecek yorgunluğunu, sıkıntılarını kapının dışında bırakır; çünkü o bilir ki, Rabbimin Rahman ve Rahim sıfatlarının o ev içinde tezahürü, ancak aile fertlerinin birbirlerine karşı gösterdikleri sevgi ve saygı ile olacaktır. Hem Allah’ın adını anıp hem de Allah’ın yarattığı kulları incitmek mümkün olamayacağına göre, evinin kapısını besmeleyle açan bir ebeveyn, onun yokluğundan yararlanıp oyuncaklarını evin her tarafına dağıtan yavrusuna karşı daha sabırlı olmak zorundadır. Bu sabır, karşıdakinin kişiliğine saldırmadan davranışa odaklanmayı, dolayısıyla yavrusunu örselemeden oyuncakları toplatmayı sağlar.
    Kapıyı açarken besmele çekmeyi unutmayan biri, ev halkını selâmlamayı da unutmaz. Çünkü bilir ki, adını andığı Rabb’inin en sevdiği davranışlardan bir diğeri de, kullarının birbirini O’nun adı ile selâmlamalarıdır. Selâm vermek ve almak, “Ben, seni fark ettim” demenin en güzel yoludur, selâm verirken karşımızdakinin yüzüne bakarız, böylece onun sevinç, üzüntü ya da yorgunluğunu anlayabilir ve duygularını paylaşabiliriz. Bu da, karşımızdakinin kendini önemli ve güvende hissetmesini sağlar. Evlerimiz, içinde kendimizi güvende hissettiğimiz sürece “yuva”mız olur.
    Çocukken,
    “Uyanırken her sabah
    Hemen derim bismillah.
    Bir şey yerken içerken
    Kitabımı açarken
    Düşürmem hiç dilimden
    Allah tutar elimden”
    Şiirini okumayı çok severdim. Hayatla ilgili sorumluluklarımın yemek içmek ve ders çalışmakla sınırlı olduğu o günlerde, bu şiir benim için büyük bir güven kaynağı idi. şimdilerde ise, bu küçücük ama çok anlamlı şiire “Evimin kapısını açarken” mısrasını eklemem gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biliyorum ki, ancak Rabbimin desteği ile O’nun emanetlerine hak ettikleri sevgiyi, şefkati ve sabrı gösterebilir, yavrularım ve eşimle paylaştığım evimi bir dünya cenneti hâline getirebilirim.
    “İlâhi, doğru yoldan
    sapmaktan ve saptırılmaktan,
    kaymaktan ve kaydırılmaktan,
    haksızlık etmekten ve haksızlığa mâruz kalmaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlığa uğramaktan sana sığınırım.”





+ Yorum Gönder