Konusunu Oylayın.: Ebu Talibin eşi Hz. Alinin Annesi iman ettini?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ebu Talibin eşi Hz. Alinin Annesi iman ettini?
  1. 16.Aralık.2011, 19:01
    1
    Misafir

    Ebu Talibin eşi Hz. Alinin Annesi iman ettini?






    Ebu Talibin eşi Hz. Alinin Annesi iman ettini? Mumsema Ebu Talibin eşi Hz. Alinin Annesi iman ettini?


  2. 16.Aralık.2011, 21:54
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ebu Talibin eşi Hz. Alinin Annesi iman ettini?




    Efendimiz’e Annelik Yaptı; Ebu Talib’in Eşi Fatıma Binti Esed

    Hz Ali’nin annesi, Efendimiz’in amcası Ebu Talib’in eşi Fatıma binti Esed Mekke’deki Haşimoğulları kabilesindendiAmcasının oğlu Ebu Talib ile evlenmiş, bu evlilikten Talib, Akil, Cafer ve Ali adında dört oğlu; Ümmü Hani, Cümane, Rayta ve Esma adında da dört kızı dünyaya gelmişti Henüz sekiz yaşındayken dedesi vefat eden Efendimiz (sav), amcası Ebu Talib’in himayesi altındaydı Gerek amcası gerekse yengesi Fatıma (ra), Efendimiz’e manevi bir baba ve annelik yaparak yetimlik acısını tattırmamaya gayret ediyorlardı
    Yengesi Fatıma, daha ilk günden Efendimiz’i kendi çocuklarından ayırt etmemiş, hatta ona daha çok ilgi, sevgi ve şefkat göstermişti Onda diğer çocuklarda olmayan bir hal olduğu hemen her gün dikkatini çekiyordu Yemeğe oturduklarında kendi çocukları önlerindekini çekiştirirken, o yemeğini edeple yiyordu Fatıma, bazen onun bir şey yemediğini görünce yemeği beğenmediğini düşünüyor ve onun beğeneceği yemekleri yapıyordu Efendimiz evde yokken onun yemeğini ayırmaya dikkat ederdi Öyle ki, karı koca, kendi çocuklarından önce onu doyurup gözetirlerdiHer konuda onu çocuklarına tercih ederlerdi Efendimiz’in (sav), amcasının çocuklarıyla yemek yediğinde, az olmasına rağmen yemeğin bereketlendiği de amcası ve eşinin dikkatinden kaçmamıştı Günler geçtikçe Muhammed (sav) yaşıtlarının üstünde bir gelişme göstererek büyüyordu Hira Dağı’nda gelen ilk vahiyle Allah’ın Rasulü olarak görevlendirilen Efendimiz’e önce yakın akraba ve hısımlarını Allah’a davet etmesi emrolundu Efendimiz, aile ve akrabalarını bir araya toplandığında yengesi Fatıma ve oğlu Ali de onların arasındaydı
    Efendimiz’e iman eden Fatıma binti Esed, Ebu Talib’e “Ey kavminin efendisi; Allah, Muhammed’i (sav) tek olan Allah’a davet eden bir elçi göndermiştir O, doğrudur, emindir Ona icabete en layık sensin” diyerek soran gözlerle bakar Ebu Talib “Kavmimin dininden ayrılmayacağım ama Muhammed bana oğlumdan daha sevimlidir Benim onun doğruluğundan en küçük bir şüphem yoktur” der Fatıma binti Esed yine bir ümitle eşine “Ey kavminin efendisi; sen, Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğunu biliyorsun Rahip Bahira ve Lehebli kahin sana anlattı” diyerek eşini bir an yıllar öncesine götürür ve Ebu Talib’in ağzından şu sözler dökülür: “Söylediğin doğru”
    Ebu Talib ve hanımı Fatıma binti Esed sevgili yeğenlerine arka çıktılar; çocukluğunda olduğu gibi yine onu himayeleri altına aldılar Artık Mekkeli müşrikler Efendimiz’e karşı savaş başlatmış, eza ve cefaların sonu gelmez olmuştu Eşini kaybeden yengesi İslam’ı kabul etmiş ve Efendimiz’in yoluna gönül vermişti Haksızlıklara maruz kalmasına üzülüyorduNihayet Medine’ye hicret gerçekleşti Efendimiz de ailesiyle Medine’ye göçtü Mekke’de kalan Fatıma ise bu ayrılığa dayanamadı ve diğer Müslümanlar gibi Medine’ye hicret etti
    Ev işlerinin paylaşımı
    Efendimiz’in yengesi aynı zamanda “Fatıma benden bir parçadır” dediği sevgili kızı Hz Fatıma’nın kayınvalidesiydi HzAli (ra), annesi Fatıma binti Esed’e “Anne, su taşıma ve dışarıdaki ihtiyaçları temin etme görevi sana ait Ama un öğütme ve hamur yoğurma işi Fatıma’ya aittir” diyerek evdeki görev paylaşımını düzenlemişti Bu şekilde devam eden gelin kayınvalide ilişkileri asırlar sonraya bile en güzel örnek olur Efendimiz yengesi Hz Fatıma binti Esed’in iyiliklerini hiç unutmaz Ona karşı vefasını, ona olan kadirbilirliğini her fırsatta göstermeye çalışırdı Medine’deki evinde devamlı ziyaretine gider, halini, hatırını sorar; çeşitli yardımlarda bulunarak onu gözetirdi Bir evladın annesine yapması gereken hizmeti ona yapmaya gayret ederdi Ona “anne” diye hitap etti ve hep o şekilde yad etti Zaman zaman öğle üzeri onu ziyaret eder, yanında kaylule (öğle istirahati) yapardı
    Bugün annem vefat etti

    Medine’ye yerleşmesinin üzerinden dört sene geçtiğinde Efendimiz yengesi Hz Fatıma’nın vefat haberini alır O gün o kadar üzülür ki “İşte annem bugün vefat etti” buyurur Efendimiz kendisine annelik yapan bu muhterem hanıma, vefanın en güzel örneğini gösterir Kendi sırtındaki gömleği çıkarıp annesine kefen yapması için Hz Ali’ye verir Cenaze namazını da bizzat kendisi kıldırır Onun kabrine iner ve yanı üzerine biraz uzanır Gözyaşları içerisinde kabirden çıktığında, yaşların kabri ıslattığı görülür Sonra Hz Fatıma binti Esed’in (ra) nazik bedeni kabre konur Ashab-ı kiram o güne kadar böyle bir şey görmemiştir Merakla Efendimiz’e “Ya Rasulallah! Sizin bu kadına tutumunuzu başka hiç bir kimseye gösterdiğinizi görmedik” dediklerinde Fahr-i Kainat Efendimiz “O benim annemden sonra annemdi Amcam Ebu Talib’ten sonra, bu kadıncağız kadar bana iyiliği dokunan bir kimse olmamıştı Ona cennet elbiselerinden giydirilsin diye gömleğimi kefen olarak verdim Kabir hayatı kendisine kolay ve rahat gelsin diye de bir müddet kabrinde uzandım” buyurur

    Hz Fatıma binti Esed’in (ra) kabri üzerine toprak atıldıktan sonra Rasul-i Ekrem (sav) Efendimiz sevgili annesi için dua etti ve son vazifesini yaptıktan sonra tebessüm etmeye başladı Ashabına dönerek “Cebrail geldi ve ‘Bu kadın cennetliklerdendir’ diye bana haber getirdi Ayrıca yüce Allah meleklerinden yetmiş binine bu kadının cenaze namazına katılmalarını emretti Melekler de onun cenaze namazını kıldılar” buyurdu
    arşivden...



  3. 16.Aralık.2011, 21:54
    2
    Silent and lonely rains



    Efendimiz’e Annelik Yaptı; Ebu Talib’in Eşi Fatıma Binti Esed

    Hz Ali’nin annesi, Efendimiz’in amcası Ebu Talib’in eşi Fatıma binti Esed Mekke’deki Haşimoğulları kabilesindendiAmcasının oğlu Ebu Talib ile evlenmiş, bu evlilikten Talib, Akil, Cafer ve Ali adında dört oğlu; Ümmü Hani, Cümane, Rayta ve Esma adında da dört kızı dünyaya gelmişti Henüz sekiz yaşındayken dedesi vefat eden Efendimiz (sav), amcası Ebu Talib’in himayesi altındaydı Gerek amcası gerekse yengesi Fatıma (ra), Efendimiz’e manevi bir baba ve annelik yaparak yetimlik acısını tattırmamaya gayret ediyorlardı
    Yengesi Fatıma, daha ilk günden Efendimiz’i kendi çocuklarından ayırt etmemiş, hatta ona daha çok ilgi, sevgi ve şefkat göstermişti Onda diğer çocuklarda olmayan bir hal olduğu hemen her gün dikkatini çekiyordu Yemeğe oturduklarında kendi çocukları önlerindekini çekiştirirken, o yemeğini edeple yiyordu Fatıma, bazen onun bir şey yemediğini görünce yemeği beğenmediğini düşünüyor ve onun beğeneceği yemekleri yapıyordu Efendimiz evde yokken onun yemeğini ayırmaya dikkat ederdi Öyle ki, karı koca, kendi çocuklarından önce onu doyurup gözetirlerdiHer konuda onu çocuklarına tercih ederlerdi Efendimiz’in (sav), amcasının çocuklarıyla yemek yediğinde, az olmasına rağmen yemeğin bereketlendiği de amcası ve eşinin dikkatinden kaçmamıştı Günler geçtikçe Muhammed (sav) yaşıtlarının üstünde bir gelişme göstererek büyüyordu Hira Dağı’nda gelen ilk vahiyle Allah’ın Rasulü olarak görevlendirilen Efendimiz’e önce yakın akraba ve hısımlarını Allah’a davet etmesi emrolundu Efendimiz, aile ve akrabalarını bir araya toplandığında yengesi Fatıma ve oğlu Ali de onların arasındaydı
    Efendimiz’e iman eden Fatıma binti Esed, Ebu Talib’e “Ey kavminin efendisi; Allah, Muhammed’i (sav) tek olan Allah’a davet eden bir elçi göndermiştir O, doğrudur, emindir Ona icabete en layık sensin” diyerek soran gözlerle bakar Ebu Talib “Kavmimin dininden ayrılmayacağım ama Muhammed bana oğlumdan daha sevimlidir Benim onun doğruluğundan en küçük bir şüphem yoktur” der Fatıma binti Esed yine bir ümitle eşine “Ey kavminin efendisi; sen, Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğunu biliyorsun Rahip Bahira ve Lehebli kahin sana anlattı” diyerek eşini bir an yıllar öncesine götürür ve Ebu Talib’in ağzından şu sözler dökülür: “Söylediğin doğru”
    Ebu Talib ve hanımı Fatıma binti Esed sevgili yeğenlerine arka çıktılar; çocukluğunda olduğu gibi yine onu himayeleri altına aldılar Artık Mekkeli müşrikler Efendimiz’e karşı savaş başlatmış, eza ve cefaların sonu gelmez olmuştu Eşini kaybeden yengesi İslam’ı kabul etmiş ve Efendimiz’in yoluna gönül vermişti Haksızlıklara maruz kalmasına üzülüyorduNihayet Medine’ye hicret gerçekleşti Efendimiz de ailesiyle Medine’ye göçtü Mekke’de kalan Fatıma ise bu ayrılığa dayanamadı ve diğer Müslümanlar gibi Medine’ye hicret etti
    Ev işlerinin paylaşımı
    Efendimiz’in yengesi aynı zamanda “Fatıma benden bir parçadır” dediği sevgili kızı Hz Fatıma’nın kayınvalidesiydi HzAli (ra), annesi Fatıma binti Esed’e “Anne, su taşıma ve dışarıdaki ihtiyaçları temin etme görevi sana ait Ama un öğütme ve hamur yoğurma işi Fatıma’ya aittir” diyerek evdeki görev paylaşımını düzenlemişti Bu şekilde devam eden gelin kayınvalide ilişkileri asırlar sonraya bile en güzel örnek olur Efendimiz yengesi Hz Fatıma binti Esed’in iyiliklerini hiç unutmaz Ona karşı vefasını, ona olan kadirbilirliğini her fırsatta göstermeye çalışırdı Medine’deki evinde devamlı ziyaretine gider, halini, hatırını sorar; çeşitli yardımlarda bulunarak onu gözetirdi Bir evladın annesine yapması gereken hizmeti ona yapmaya gayret ederdi Ona “anne” diye hitap etti ve hep o şekilde yad etti Zaman zaman öğle üzeri onu ziyaret eder, yanında kaylule (öğle istirahati) yapardı
    Bugün annem vefat etti

    Medine’ye yerleşmesinin üzerinden dört sene geçtiğinde Efendimiz yengesi Hz Fatıma’nın vefat haberini alır O gün o kadar üzülür ki “İşte annem bugün vefat etti” buyurur Efendimiz kendisine annelik yapan bu muhterem hanıma, vefanın en güzel örneğini gösterir Kendi sırtındaki gömleği çıkarıp annesine kefen yapması için Hz Ali’ye verir Cenaze namazını da bizzat kendisi kıldırır Onun kabrine iner ve yanı üzerine biraz uzanır Gözyaşları içerisinde kabirden çıktığında, yaşların kabri ıslattığı görülür Sonra Hz Fatıma binti Esed’in (ra) nazik bedeni kabre konur Ashab-ı kiram o güne kadar böyle bir şey görmemiştir Merakla Efendimiz’e “Ya Rasulallah! Sizin bu kadına tutumunuzu başka hiç bir kimseye gösterdiğinizi görmedik” dediklerinde Fahr-i Kainat Efendimiz “O benim annemden sonra annemdi Amcam Ebu Talib’ten sonra, bu kadıncağız kadar bana iyiliği dokunan bir kimse olmamıştı Ona cennet elbiselerinden giydirilsin diye gömleğimi kefen olarak verdim Kabir hayatı kendisine kolay ve rahat gelsin diye de bir müddet kabrinde uzandım” buyurur

    Hz Fatıma binti Esed’in (ra) kabri üzerine toprak atıldıktan sonra Rasul-i Ekrem (sav) Efendimiz sevgili annesi için dua etti ve son vazifesini yaptıktan sonra tebessüm etmeye başladı Ashabına dönerek “Cebrail geldi ve ‘Bu kadın cennetliklerdendir’ diye bana haber getirdi Ayrıca yüce Allah meleklerinden yetmiş binine bu kadının cenaze namazına katılmalarını emretti Melekler de onun cenaze namazını kıldılar” buyurdu
    arşivden...






+ Yorum Gönder