Konusunu Oylayın.: Boşanan bir kadın, ikinci evliliğinde gerdeğe girmeden ikinci kocası ölürse, kadın birinci kocasına dönebilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Boşanan bir kadın, ikinci evliliğinde gerdeğe girmeden ikinci kocası ölürse, kadın birinci kocasına dönebilir mi?
  1. 16.Aralık.2011, 10:57
    1
    Misafir

    Boşanan bir kadın, ikinci evliliğinde gerdeğe girmeden ikinci kocası ölürse, kadın birinci kocasına dönebilir mi?






    Boşanan bir kadın, ikinci evliliğinde gerdeğe girmeden ikinci kocası ölürse, kadın birinci kocasına dönebilir mi? Mumsema Boşanan bir kadın, ikinci evliliğinde gerdeğe girmeden ikinci kocası ölürse, kadın birinci kocasına dönebilir mi?


  2. 16.Aralık.2011, 10:57
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 16.Aralık.2011, 17:00
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Boşanan bir kadın, ikinci evliliğinde gerdeğe girmeden ikinci kocası ölürse, kadın birinci kocasına dönebilir mi?




    Hulle'nin dayanağı âyet ve hadistir.

    Kur'ân-ı Kerîm'de; boşamanın iki defa olduğu, bundan sonra, ya iyilikle tutmak veya güzellikle salıvermek gerektiği belirtildikten sonra (Bakara, 2/229) bir sonraki âyette şöyle buyurulur:

    "Yine erkek, karısını (üçüncü defa olarak) boşarsa, ondan sonra kadın kendinden başka bir erkeğe nikâhlanıp varıncaya kadar ona helâl olmaz. Bununla beraber, eğer bu yeni koca da onu boşarsa onlar (birinci koca ile aynı kadın) Allah'ın sınırlarını ayakta tutacaklarını zannederlerse, (iddet bittikten sonra tekrar) birbirine dönmelerinde her ikisi hakkında bir sakınca yoktur." (Bakara, 2/230).
    Bu âyette ve İslâm'ın diğer hükümlerine göre, meşrû bir hullenin şartları şunlardır:

    1) Bir defada veya ayrı zamanlarda üç kere boşanan kadın iddetini tamamlayacak.

    2) Bundan sonra, başka bir erkekle, sahih nikâhla evlenecek.

    3) Evlendiği ikinci kocasıyla zifaf meydana gelecek.

    4) Ölüm veya boşama suretiyle bu ikinci evlilik sona ermiş bulunacak.

    5) Kadın, ikinci kocadan olan iddetini tamamlamış olacak.

    Ancak bu şartlar yerine geldikten sonra bir erkeğin üç defa boşadığı karısıyla yeniden evlenmesi mümkündür (el-Cassâs Ahkâmü'l-Kur'ân, Âsitâne, thk. Muhammed es-Sâdik, Dâru'l Mushaf, Kahire, ts., ll, 88, 89; Mehmed Zihni, Münâkehât ve Mufârekât, İstanbul 1324/1906, s. 43-45).

    Hz. Peygamber (asm), anlaşmalı nikâh yapana (muhallil) ve yaptırana (muhallelün leh) lânet etmiş ve birincisine "kiralık teke" tabirini kullanmıştır. (İbn Mâce, Nikâh, 33; Tirmizi, Nikâh, 28; Nesaî, Talâk, 13; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 83, 87, 93).

    Abdullah bin Abbas (Ö. 68/687), Hz. Peygamber (asm)e, anlaşmalı nikâh yapanın (muhallil) durumunu sormuş O, söyle cevap vermiştir:

    "Hayır, ancak isteyerek yapılacak nikâh helâl kılar, hileli nikâh değil, Allah'ın kitabı ile alay da değil. Sonra, ikinci erkeğin kadınla cinsel ilişkide bulunması da gerekir." (et-Tâc, II/313).
    Rıfaael Kurazî'nin karısı Hz. Peygamber (asm)'e gelmiş ve,
    "Rifâa beni kesin olarak üç talakla boşadı. Ben de Abdurrahman b. Zubeyr (Ö. 72/691) ile evlendim. Ancak ondaki de (cinsel uzuv) çaput çıktı."

    demiştir. Hz. Peygamber (asm) tebessüm ederek;
    "Yani yeniden Rifaa'ya mı varmak istiyorsun? Ama sen, bunun (Abdurrahman'ın) balcağızından (cinsel organı), o da senin balcağızından tatmadıkça olmaz." buyurmuştur (Buharı, Libâs, 23, Talâk, 7,37; Ebû Dâvûd, Talâk, 49; Nesâf, Talâk, 9; İbn Mâce, 32; Mâlik, el-Muvatta, Nikâh, 7, 18).
    Burada, bir sahâbe kadının kocası ile ilgili en mahrem konuyu açıkça sorduğu ve Nebi (asm)'in de bu soruyu normal karşılayarak hükmü ne ise onu bildirdiği görülmektedir.


  4. 16.Aralık.2011, 17:00
    2
    Editör



    Hulle'nin dayanağı âyet ve hadistir.

    Kur'ân-ı Kerîm'de; boşamanın iki defa olduğu, bundan sonra, ya iyilikle tutmak veya güzellikle salıvermek gerektiği belirtildikten sonra (Bakara, 2/229) bir sonraki âyette şöyle buyurulur:

    "Yine erkek, karısını (üçüncü defa olarak) boşarsa, ondan sonra kadın kendinden başka bir erkeğe nikâhlanıp varıncaya kadar ona helâl olmaz. Bununla beraber, eğer bu yeni koca da onu boşarsa onlar (birinci koca ile aynı kadın) Allah'ın sınırlarını ayakta tutacaklarını zannederlerse, (iddet bittikten sonra tekrar) birbirine dönmelerinde her ikisi hakkında bir sakınca yoktur." (Bakara, 2/230).
    Bu âyette ve İslâm'ın diğer hükümlerine göre, meşrû bir hullenin şartları şunlardır:

    1) Bir defada veya ayrı zamanlarda üç kere boşanan kadın iddetini tamamlayacak.

    2) Bundan sonra, başka bir erkekle, sahih nikâhla evlenecek.

    3) Evlendiği ikinci kocasıyla zifaf meydana gelecek.

    4) Ölüm veya boşama suretiyle bu ikinci evlilik sona ermiş bulunacak.

    5) Kadın, ikinci kocadan olan iddetini tamamlamış olacak.

    Ancak bu şartlar yerine geldikten sonra bir erkeğin üç defa boşadığı karısıyla yeniden evlenmesi mümkündür (el-Cassâs Ahkâmü'l-Kur'ân, Âsitâne, thk. Muhammed es-Sâdik, Dâru'l Mushaf, Kahire, ts., ll, 88, 89; Mehmed Zihni, Münâkehât ve Mufârekât, İstanbul 1324/1906, s. 43-45).

    Hz. Peygamber (asm), anlaşmalı nikâh yapana (muhallil) ve yaptırana (muhallelün leh) lânet etmiş ve birincisine "kiralık teke" tabirini kullanmıştır. (İbn Mâce, Nikâh, 33; Tirmizi, Nikâh, 28; Nesaî, Talâk, 13; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 83, 87, 93).

    Abdullah bin Abbas (Ö. 68/687), Hz. Peygamber (asm)e, anlaşmalı nikâh yapanın (muhallil) durumunu sormuş O, söyle cevap vermiştir:

    "Hayır, ancak isteyerek yapılacak nikâh helâl kılar, hileli nikâh değil, Allah'ın kitabı ile alay da değil. Sonra, ikinci erkeğin kadınla cinsel ilişkide bulunması da gerekir." (et-Tâc, II/313).
    Rıfaael Kurazî'nin karısı Hz. Peygamber (asm)'e gelmiş ve,
    "Rifâa beni kesin olarak üç talakla boşadı. Ben de Abdurrahman b. Zubeyr (Ö. 72/691) ile evlendim. Ancak ondaki de (cinsel uzuv) çaput çıktı."

    demiştir. Hz. Peygamber (asm) tebessüm ederek;
    "Yani yeniden Rifaa'ya mı varmak istiyorsun? Ama sen, bunun (Abdurrahman'ın) balcağızından (cinsel organı), o da senin balcağızından tatmadıkça olmaz." buyurmuştur (Buharı, Libâs, 23, Talâk, 7,37; Ebû Dâvûd, Talâk, 49; Nesâf, Talâk, 9; İbn Mâce, 32; Mâlik, el-Muvatta, Nikâh, 7, 18).
    Burada, bir sahâbe kadının kocası ile ilgili en mahrem konuyu açıkça sorduğu ve Nebi (asm)'in de bu soruyu normal karşılayarak hükmü ne ise onu bildirdiği görülmektedir.





+ Yorum Gönder