Konusunu Oylayın.: Haya ve edep ne demektir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Haya ve edep ne demektir?
  1. 15.Aralık.2011, 12:25
    1
    Misafir

    Haya ve edep ne demektir?






    Haya ve edep ne demektir? Mumsema allal razi olsun ulaştirana


  2. 15.Aralık.2011, 12:25
    1
    basri salgın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    basri salgın
    Misafir
  3. 16.Aralık.2011, 00:13
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: haya ve edep ne demektir?




    HAYÂ

    Sözlükte "utanma, çekinme, tövbe, vazgeçme" gibi anlamlara gelen hayâ, bir ahlâk kavramı olarak, kınanma endişesiyle kurallara aykırı davranmaktan kaçınma ve bunu sağlayan duygu demektir. Kur'ân'da hayâ kelimesinin türevleri üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/26; Kasas, 28/25; Ahzâb, 33/53). Ayrıca A'râf sûresinin 26. âyetinde geçen "libâsü't-takvâ" (takva elbisesi) sözü de hemen bütün müfessirlerce hayâ şeklinde yorumlanmıştır. Hz. Peygamber, "Hayâ bütünüyle hayırdır" (Müslim, İmân, 61; Müsned, V/426, 427) "Hayâ sadece iyilik getirir" (Buhârî, Edeb, 77; Müslim, İmân, 60). "Dört haslet Peygamberlerin sünnetindendir. Hayâ, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" (Tirmizî, Nikâh, 1; Müsned, V/421), "Hayâ imândandır" (Buhârî, İmân, 16. Edeb, 77; Müslim, İmân, 57-59), "Her dinin bir ahlâkı vardır; İslâm'ın ahlâkı da hayâdır" (İbn Mâce, Zühd, 17; Muvatta, Hüsnü'l-Hulk, 9) buyurmak suretiyle hayânın müslümanların en belirleyici ahlâkî nitelikleri ve değer ölçüleri arasında bulunması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca "Utanmıyorsan dilediğini yap" (Buhârî, Enbiyâ, 54; Edeb, 78; Ebû Dâvûd, Edeb, 6) hadisi de hayânın kötülüklerden alıkoymada ne denli güçlü bir duygu olduğunu ortaya koymaktadır. Kendisi, evinde edebiyle oturan bir genç kızdan daha hayâlı olan Peygamberimiz (a.s.) (Buhârî, Edeb, 73, 77; Müslim, Fezâil, 67), aynı fazilete sahip olmasından dolayı Hz. Osman'a özel bir değer vermiştir. Türkçe'de ar kelimesi genellikle hayânın eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır.

    EDEP

    Ziyafete davet etmek anlamındaki "edb" veya zarif ve edepli olmak anlamındaki "edeb" masdarından isimdir. Sözlükte "davet, incelik ve kibarlık, iyi tutum ve davranış, takdir ve hayranlık" gibi anlamlara gelmektedir. Ebeb kelimesi veya türevleri Kur'ân'da geçmez. Bir hadiste Kur'ân'dan "Allah'ın edebi" diye söz edilmektedir (Dârimî, Fezâilü'l-Kur'ân, 1). Böylece edeb, hadis dilinde hayırlı ve yararlı bilgilerle davranış alışkanlıklarını ifade etmekte, Kur'ân'da bu bilgi ve davranışları sergileyen ilâhî edeb kaynağı anlamında kullanılmaktadır. Bir kavram olarak edeb bir toplumda örf, âdet ve kural halini almış iyi ve faydalı tutum ve davranışlar veya bunları kazandıran bilgi anlamında kullanılmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber'in sünnetinde müekked ve zevâid sünnet dışında kalan davranışlar fıkıh literatüründe genel olarak edeb terimiyle ifade olunmuştur. (M.C.)


  4. 16.Aralık.2011, 00:13
    2
    Moderatör



    HAYÂ

    Sözlükte "utanma, çekinme, tövbe, vazgeçme" gibi anlamlara gelen hayâ, bir ahlâk kavramı olarak, kınanma endişesiyle kurallara aykırı davranmaktan kaçınma ve bunu sağlayan duygu demektir. Kur'ân'da hayâ kelimesinin türevleri üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/26; Kasas, 28/25; Ahzâb, 33/53). Ayrıca A'râf sûresinin 26. âyetinde geçen "libâsü't-takvâ" (takva elbisesi) sözü de hemen bütün müfessirlerce hayâ şeklinde yorumlanmıştır. Hz. Peygamber, "Hayâ bütünüyle hayırdır" (Müslim, İmân, 61; Müsned, V/426, 427) "Hayâ sadece iyilik getirir" (Buhârî, Edeb, 77; Müslim, İmân, 60). "Dört haslet Peygamberlerin sünnetindendir. Hayâ, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" (Tirmizî, Nikâh, 1; Müsned, V/421), "Hayâ imândandır" (Buhârî, İmân, 16. Edeb, 77; Müslim, İmân, 57-59), "Her dinin bir ahlâkı vardır; İslâm'ın ahlâkı da hayâdır" (İbn Mâce, Zühd, 17; Muvatta, Hüsnü'l-Hulk, 9) buyurmak suretiyle hayânın müslümanların en belirleyici ahlâkî nitelikleri ve değer ölçüleri arasında bulunması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca "Utanmıyorsan dilediğini yap" (Buhârî, Enbiyâ, 54; Edeb, 78; Ebû Dâvûd, Edeb, 6) hadisi de hayânın kötülüklerden alıkoymada ne denli güçlü bir duygu olduğunu ortaya koymaktadır. Kendisi, evinde edebiyle oturan bir genç kızdan daha hayâlı olan Peygamberimiz (a.s.) (Buhârî, Edeb, 73, 77; Müslim, Fezâil, 67), aynı fazilete sahip olmasından dolayı Hz. Osman'a özel bir değer vermiştir. Türkçe'de ar kelimesi genellikle hayânın eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır.

    EDEP

    Ziyafete davet etmek anlamındaki "edb" veya zarif ve edepli olmak anlamındaki "edeb" masdarından isimdir. Sözlükte "davet, incelik ve kibarlık, iyi tutum ve davranış, takdir ve hayranlık" gibi anlamlara gelmektedir. Ebeb kelimesi veya türevleri Kur'ân'da geçmez. Bir hadiste Kur'ân'dan "Allah'ın edebi" diye söz edilmektedir (Dârimî, Fezâilü'l-Kur'ân, 1). Böylece edeb, hadis dilinde hayırlı ve yararlı bilgilerle davranış alışkanlıklarını ifade etmekte, Kur'ân'da bu bilgi ve davranışları sergileyen ilâhî edeb kaynağı anlamında kullanılmaktadır. Bir kavram olarak edeb bir toplumda örf, âdet ve kural halini almış iyi ve faydalı tutum ve davranışlar veya bunları kazandıran bilgi anlamında kullanılmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber'in sünnetinde müekked ve zevâid sünnet dışında kalan davranışlar fıkıh literatüründe genel olarak edeb terimiyle ifade olunmuştur. (M.C.)





+ Yorum Gönder