Konusunu Oylayın.: Üç bebeğin hikayesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Üç bebeğin hikayesi
  1. 14.Aralık.2011, 19:37
    1
    Misafir

    Üç bebeğin hikayesi

  2. 15.Aralık.2011, 07:52
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Üç bebeğin hikayesi...




    Alıntı
    Üç minik meleğin dünyaya gelişinin ve yaşamlarının hikayesini yazıyorum.

    Siz vermiştim bu konuda düşüncelerimi ve yaşadıklarımı yazacağıma, o yüzden şimdi fırsatım varken ilk hamileliğimdeki tecrübemi ve bu konuda ne düşündüğümü yazıyorum.

    Tüp bebek denemesine başlamadan önce eşim de ben de genetik analiz yaptırmıştık ve bir sorun çıkmamıştı. Sonra ilk denememizi 2004 yılının mayıs ayında yaptık ve mutlu sonuç bir bebek bekliyorduk. Mutlu mesut doktor kontrollerine gidiyoruz, doktorumuzun dediği testleri yaptırıyoruz. Ense kalınlığı ölçümü ve buna bağlı olarak yapılan ikili test (11-14 testi de deniyor, o haftalarda yapıldığı için) sonuçlarımız iyi çıkmış, bir sonraki doktor kontrolünde bebeğimizi izliyoruz. Doktor birden başında bir kist gördü, ben de gördüm başında yuvarlak bir karaltı olarak görülyor ultrasonda bakarken. Hamileliğin ilerleyen haftalarında geçecek bir kan pıhtısı olabilir dedi, bazen böyle durumlar görülebiliyor dedi. Yine de amniyosentez önerebilirim dedi ve yandaki doktor arkadaşını çağırdı. Esra bir bakar mısın diye. Esra Hanım geldi baktı, amniyosentez öner dedi, gitti. Amniyosentezi Esra Hanım yaptığı için onun için çok ufak bir işlem, o yüzden çok rahat. Neyse doktorumuz ben öneririm, siz isterseniz yaparız dedi. Bizim amacımız sizin eve sağlıklı bebek götürmeniz dedi, içimiz rahat olsun falan bir şeyler söyledi işte. Ben de tamam yaptıralım dedim. Dedim ama klinikten çıkıp da arabaya binince ağlamaya başladım. Eşim neden ağlıyorsun dedi, ben de moralim bozuldu ağlayamazmıyım, amniyosentez 35 yaşından büyük kadınlara yapılıyor, ben daha 28 yaşındayım, ya bebek hastaysa diye bir sürü bir şeyler söyledikten sonra ağlamama devam ettim.

    Eğer doktor ultrasonda herhangi bir şey görmemiş olsa ve test sonuçlarının iyi çıkmasına rağmen böyle bir şey istemiş olsa inanın tek düşüncem para kazanmak için istiyor derdim. Ama ultrsonda gözle görülür bir şey vardı. Bebeğim hasta olabilirdi ve bu korkunç bir durumdu. Amniyosentezi 16. haftada yaptırdım galiba, zaten belli bir haftadan önce yapılmıyor. Sonuçların çıkması 3 hafta sonra deniyor ama bazen bu süre biraz daha uzayabiliyor ve 4 haftayı bulabiliyor.

    O sonucu beklediğimiz haftalar eşim ve benim için kabus gibiydi. İkimizin de morali çok bozuktu. Ya bebek down sendromluysa ne olacaktı? Sonuç açıklandığında bebek neredeyse 5 aylık olacaktı ve biz hasta diye 5 aylık koskocaman bir canlıyı bir bebeği öldürtecek miydik? Yoksa hasta bir bebek dünyaya getirip, tüm sorumluluğu üstlenip çok zor bir hayatı mı seçecektik. Bu tür düşünceler beynimizi kemiriyordu. Sonuç açıklanmadan bu konu üzerinde konuşmamaya çalışıyorduk ama ikimizde de 5 aylık bir gebeliği sonlandıramayacak olma eğilimi vardı.

    Çok şükür test sonucu temiz çıktı ve bir kızımız olacağını kesin bir şekilde de öğrendik. O kadar rahatlamıştık ki anlatamam, gerçekten yaşananları kelimelerle anlatmak çok zor.

    Sonra bir karar verdim, bir daha hamile kalırsam gerçekten gerekmedikçe amniyosentez falan yaptırmayacaktım, çünkü ne olursa olsun bebeği doğuracaktım. Şimdi üçüz hamile kalınca 2li veya 3lü test yapılmıyor, ense kalınlıkları normal çıktı ve amniyosentez önerilse de kabul etmedim. Böyle test mest olmayınca da çok rahat oluyormuş, hiçbir şeyin sonucunu merak etmiyorsun. (Bu bana özel bir durum, siz yine de kendi doktorunuzu dinleyin )

    İnternette bazen doğum hikayeleri okuyorum, ve kimi arkadaşlar o kadar zorluklar yaşayıp sonra mucizelerine kavuşuyorlar ki, hayret verici. Geçenlerde okuduğum bir tanesinde test sonuçları iyi çıkmamış ve amniyosentez yaptırmış bir anne adayı, down sendromlu olacağı söylenen bebeğini doğurmaya karar vermiş ve doğurmuş. Evet bebeği gerçekten down sendromluymuş ama en hafif cinsinden ve eğitilebilir cinsindenmiş. Bunun için hem şükrediyor hem de iyiki doğurmuşum yavrumu diyordu.

    Böyle kararlar çok zor kararlar, herkesin verebileceği kararlar değil. Allah kimseyi zor durumda bırakmasın, herkes sağlıkla sıhhatle bebeklerini kucağına alsın.

    Amniyosentez, basit bir işlem. Karnınıza iğne batırılıyor ve bebeğin içinde bulunduğu sudan alınıyor. Bir kaç dakika sürüyor ve acı hissetmiyorsunuz. Doktorlar gerçekten gerek görüyorlarsa, hamileliğiniz boyunca içiniz rahat etsin diye yaptırabilirsiniz. Düşük riski var ama oldukça az. Ama yine de bence lüzumsuz yere yaptırılacak bir işlem de değil.
    Üç bebeğin hikayesi alıntıdır.
    Doğrusu okumadan da aldım


  3. 15.Aralık.2011, 07:52
    2
    Üye



    Alıntı
    Üç minik meleğin dünyaya gelişinin ve yaşamlarının hikayesini yazıyorum.

    Siz vermiştim bu konuda düşüncelerimi ve yaşadıklarımı yazacağıma, o yüzden şimdi fırsatım varken ilk hamileliğimdeki tecrübemi ve bu konuda ne düşündüğümü yazıyorum.

    Tüp bebek denemesine başlamadan önce eşim de ben de genetik analiz yaptırmıştık ve bir sorun çıkmamıştı. Sonra ilk denememizi 2004 yılının mayıs ayında yaptık ve mutlu sonuç bir bebek bekliyorduk. Mutlu mesut doktor kontrollerine gidiyoruz, doktorumuzun dediği testleri yaptırıyoruz. Ense kalınlığı ölçümü ve buna bağlı olarak yapılan ikili test (11-14 testi de deniyor, o haftalarda yapıldığı için) sonuçlarımız iyi çıkmış, bir sonraki doktor kontrolünde bebeğimizi izliyoruz. Doktor birden başında bir kist gördü, ben de gördüm başında yuvarlak bir karaltı olarak görülyor ultrasonda bakarken. Hamileliğin ilerleyen haftalarında geçecek bir kan pıhtısı olabilir dedi, bazen böyle durumlar görülebiliyor dedi. Yine de amniyosentez önerebilirim dedi ve yandaki doktor arkadaşını çağırdı. Esra bir bakar mısın diye. Esra Hanım geldi baktı, amniyosentez öner dedi, gitti. Amniyosentezi Esra Hanım yaptığı için onun için çok ufak bir işlem, o yüzden çok rahat. Neyse doktorumuz ben öneririm, siz isterseniz yaparız dedi. Bizim amacımız sizin eve sağlıklı bebek götürmeniz dedi, içimiz rahat olsun falan bir şeyler söyledi işte. Ben de tamam yaptıralım dedim. Dedim ama klinikten çıkıp da arabaya binince ağlamaya başladım. Eşim neden ağlıyorsun dedi, ben de moralim bozuldu ağlayamazmıyım, amniyosentez 35 yaşından büyük kadınlara yapılıyor, ben daha 28 yaşındayım, ya bebek hastaysa diye bir sürü bir şeyler söyledikten sonra ağlamama devam ettim.

    Eğer doktor ultrasonda herhangi bir şey görmemiş olsa ve test sonuçlarının iyi çıkmasına rağmen böyle bir şey istemiş olsa inanın tek düşüncem para kazanmak için istiyor derdim. Ama ultrsonda gözle görülür bir şey vardı. Bebeğim hasta olabilirdi ve bu korkunç bir durumdu. Amniyosentezi 16. haftada yaptırdım galiba, zaten belli bir haftadan önce yapılmıyor. Sonuçların çıkması 3 hafta sonra deniyor ama bazen bu süre biraz daha uzayabiliyor ve 4 haftayı bulabiliyor.

    O sonucu beklediğimiz haftalar eşim ve benim için kabus gibiydi. İkimizin de morali çok bozuktu. Ya bebek down sendromluysa ne olacaktı? Sonuç açıklandığında bebek neredeyse 5 aylık olacaktı ve biz hasta diye 5 aylık koskocaman bir canlıyı bir bebeği öldürtecek miydik? Yoksa hasta bir bebek dünyaya getirip, tüm sorumluluğu üstlenip çok zor bir hayatı mı seçecektik. Bu tür düşünceler beynimizi kemiriyordu. Sonuç açıklanmadan bu konu üzerinde konuşmamaya çalışıyorduk ama ikimizde de 5 aylık bir gebeliği sonlandıramayacak olma eğilimi vardı.

    Çok şükür test sonucu temiz çıktı ve bir kızımız olacağını kesin bir şekilde de öğrendik. O kadar rahatlamıştık ki anlatamam, gerçekten yaşananları kelimelerle anlatmak çok zor.

    Sonra bir karar verdim, bir daha hamile kalırsam gerçekten gerekmedikçe amniyosentez falan yaptırmayacaktım, çünkü ne olursa olsun bebeği doğuracaktım. Şimdi üçüz hamile kalınca 2li veya 3lü test yapılmıyor, ense kalınlıkları normal çıktı ve amniyosentez önerilse de kabul etmedim. Böyle test mest olmayınca da çok rahat oluyormuş, hiçbir şeyin sonucunu merak etmiyorsun. (Bu bana özel bir durum, siz yine de kendi doktorunuzu dinleyin )

    İnternette bazen doğum hikayeleri okuyorum, ve kimi arkadaşlar o kadar zorluklar yaşayıp sonra mucizelerine kavuşuyorlar ki, hayret verici. Geçenlerde okuduğum bir tanesinde test sonuçları iyi çıkmamış ve amniyosentez yaptırmış bir anne adayı, down sendromlu olacağı söylenen bebeğini doğurmaya karar vermiş ve doğurmuş. Evet bebeği gerçekten down sendromluymuş ama en hafif cinsinden ve eğitilebilir cinsindenmiş. Bunun için hem şükrediyor hem de iyiki doğurmuşum yavrumu diyordu.

    Böyle kararlar çok zor kararlar, herkesin verebileceği kararlar değil. Allah kimseyi zor durumda bırakmasın, herkes sağlıkla sıhhatle bebeklerini kucağına alsın.

    Amniyosentez, basit bir işlem. Karnınıza iğne batırılıyor ve bebeğin içinde bulunduğu sudan alınıyor. Bir kaç dakika sürüyor ve acı hissetmiyorsunuz. Doktorlar gerçekten gerek görüyorlarsa, hamileliğiniz boyunca içiniz rahat etsin diye yaptırabilirsiniz. Düşük riski var ama oldukça az. Ama yine de bence lüzumsuz yere yaptırılacak bir işlem de değil.
    Üç bebeğin hikayesi alıntıdır.
    Doğrusu okumadan da aldım





+ Yorum Gönder