Konusunu Oylayın.: Hayat ,kapı ve estetik zevkle ilgili hikayeler istiyorum.

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hayat ,kapı ve estetik zevkle ilgili hikayeler istiyorum.
  1. 12.Aralık.2011, 20:43
    1
    Misafir

    Hayat ,kapı ve estetik zevkle ilgili hikayeler istiyorum.






    Hayat ,kapı ve estetik zevkle ilgili hikayeler istiyorum. Mumsema Hayat ,kapı ve estetik zevkle ilgili hikayeler istiyorum.


  2. 12.Aralık.2011, 20:43
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 13.Aralık.2011, 02:35
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hayat ,kapı ve estetik zevkle ilgili hikayeler istiyorum.




    Hayat Kapıları

    Bir türlü karar veremiyordu. Hangi kapıdan geçseydi acaba? Bir Türk mü? Bir İngiliz mi? Ya da belki bir Amerikalı? Ama Afrika'yı kesinlikle tercih etmezdi. Arkadaşları "Orada herkes aç" demişlerdi. Aç kalmaya hiç katlanamazdı. Gerçi gerekli iki seçimi yaptıktan sonra yepyeni bir hayata başlayıp her şeyi unutacaktı. Sonunda bir Türk olmaya karar verdi. Onların kahraman insanlar olduklarını ve iyi bir geçmişleri olduğunu duymuştu.

    Sonra sıra mesleklere geldi. Şöyle bir göz gezdirdiğinde tüm iyi mesleklerin kapılmış olduğunu gördü. Hele o Einstein… Kim dâhiliğin çok yararlı olacağını bilebilirdi ki? Ah ah ne karmaşık işti şu hayat kapıları… Tekrar düşünmeye başladı. Bir kere seçici bir insandı. Güzel bir evi ve arabası olmalıydı. Biraz da tembeldi, fazla yorucu bir meslek de olmamalıydı. Her gün işe gidip gelmek de istemiyordu. Sonunda karar verdi, bilgisayar programcılığı yapacaktı. Kişisel özelliklerini ailesi ve arkadaşları belirleyecekti. Bunlar şansa bağlıydı.

    Bu son kapıdan geçince hayata da ilk adımını atmış oldu, hiçbir şeyden haberi olmayan küçük bir bebek...

    BULUT ASUTAY

    ----------------

    kapı ile ilgili hikaye


    19'uncu yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından William Holman Hunt'ın, bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi'nde sergileniyordu. Hunt'ın "Evrenin Işığı" adını verdiği bu tabloda gece elinde bir fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı.



    Adam,öteki eliyle bir kapıyı vuruyor ve içeriden sanki bir yanıt bekliyormuşçasına duruyordu.

    Tabloyu inceleyen bir sanat eleştirmeni Hunt'a döndü:
    "Güzel bir tablo doğrusu, ama anlamını bir türlü kavrayamadım"
    dedi." Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı?
    Ona kapı kolu çizmeyi unutmuşsunuz da..."

    Hunt gülümsedi.
    "Adam sıradan bir kapıya vurmuyor ki..." dedi ve tablosunun anlamını açıkladı.
    "Bu kapı, insan kalbini simgeliyor. Ancak içeriden açılabildiği için dışında kola gereksinim yoktur..."
    alıntı

    ------------------------------

    ESTETİK İLE İLGİLİ

    Güzellik ve Çirkinlik Hikayesi

    Asırlardır birbirlerine kırgın olan güzellik ve çirkinlik birgün artık barışmaya karar verirler. Çirkinlik güzelliğe der ki "EY GÜZELLİK BİZ SENİNLE YILLAR YILI KAVGA ETTİK BUNA ARTIK SON VERELİM VE BARIŞALIM"..İyi kalpli güzellik ise buna hayır diyemez ve kabul eder. Günler birbirini kovalar ve çirkinlik güzelliği denize, yüzmeye davet eder güzellikte onu kıramaz ve giderler. Güzellik ve çirkinlik giysilerini çıkartır ve yüzmeye başlarlar. Tabii çirkinlik yine bir kötülük yapacak ya, denizden çıkar ve güzelliğin giysilerini giyer, kendi giysilerini bırakır ve ordan hızla uzaklaşır. Güzellik de belli bir süre sonra denizden çıkar ve bir bakar ki giysileri çalınmış ve sadece giyebileceği çirkinliğin giysileri kalmış. Ve de güzellik çirkinliğin giysilerini giyer ve oradan uzaklaşır. Uzun lafın kısası; işte o günden beri insanoğlu güzellikle çirkinliği herzaman birbirine karıştırır olmuştur. Fakat gönül gözleri açık olanlar her güzelliğin içindeki çirkinliği ve her çirkinliğin içindeki güzelliği görür...

    Tembellik ve zevk sürmek

    Köpeğin biri soğuk bir kış gününde tir tir titriyormuş. Ne yiyecek bir ekmeği, ne de kalacak bir yuvası varmış.
    Soğuktan donacak bir hale gelince kendi kendine:
    ”-Yaz gelip de havalar ısınınca kendime bir yuva yapacağım. İçine de kış için yiyecek biriktireceğim. Böylece önümüzdeki kışı rahat geçiririm” demiş.

    Kışın o dondurucu soğuğunda hep bu hayalleri kurmuş. Bu hayaller, kışı geçirmesine yardımcı olmuş. Günler bu şekilde geçmiş, havalar ısınmaya başlamış.

    Yaz mevsimi gelince, köpek:
    “-Bir yuva yapayım diye düşünüyordum, ama şu kocaman bedenim hangi yuvaya sığar ki?”diye söylenmiş kendi kendine.

    Rahatça yiyecek buluyor, istediği gölgeliklerde uyuyormuş. Kışın çektiği zahmetler arada bir aklına gelse de, bir bahane bulup, yapmayı düşündüğü şeyleri erteliyormuş. Böylece yaz mevsimini geçip havalar tekrar soğumaya başlamış.

    Kışın gelmesiyle birlikte, köpek o zor günlere geri dönmüş. O zaman, yapılacak bir işi ertelememesi ve elindeki nimete şükredip, kötü günlere dönmemek için çalışması gerektiğini anlamış.
    alıntı...



  4. 13.Aralık.2011, 02:35
    2
    Silent and lonely rains



    Hayat Kapıları

    Bir türlü karar veremiyordu. Hangi kapıdan geçseydi acaba? Bir Türk mü? Bir İngiliz mi? Ya da belki bir Amerikalı? Ama Afrika'yı kesinlikle tercih etmezdi. Arkadaşları "Orada herkes aç" demişlerdi. Aç kalmaya hiç katlanamazdı. Gerçi gerekli iki seçimi yaptıktan sonra yepyeni bir hayata başlayıp her şeyi unutacaktı. Sonunda bir Türk olmaya karar verdi. Onların kahraman insanlar olduklarını ve iyi bir geçmişleri olduğunu duymuştu.

    Sonra sıra mesleklere geldi. Şöyle bir göz gezdirdiğinde tüm iyi mesleklerin kapılmış olduğunu gördü. Hele o Einstein… Kim dâhiliğin çok yararlı olacağını bilebilirdi ki? Ah ah ne karmaşık işti şu hayat kapıları… Tekrar düşünmeye başladı. Bir kere seçici bir insandı. Güzel bir evi ve arabası olmalıydı. Biraz da tembeldi, fazla yorucu bir meslek de olmamalıydı. Her gün işe gidip gelmek de istemiyordu. Sonunda karar verdi, bilgisayar programcılığı yapacaktı. Kişisel özelliklerini ailesi ve arkadaşları belirleyecekti. Bunlar şansa bağlıydı.

    Bu son kapıdan geçince hayata da ilk adımını atmış oldu, hiçbir şeyden haberi olmayan küçük bir bebek...

    BULUT ASUTAY

    ----------------

    kapı ile ilgili hikaye


    19'uncu yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından William Holman Hunt'ın, bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi'nde sergileniyordu. Hunt'ın "Evrenin Işığı" adını verdiği bu tabloda gece elinde bir fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı.



    Adam,öteki eliyle bir kapıyı vuruyor ve içeriden sanki bir yanıt bekliyormuşçasına duruyordu.

    Tabloyu inceleyen bir sanat eleştirmeni Hunt'a döndü:
    "Güzel bir tablo doğrusu, ama anlamını bir türlü kavrayamadım"
    dedi." Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı?
    Ona kapı kolu çizmeyi unutmuşsunuz da..."

    Hunt gülümsedi.
    "Adam sıradan bir kapıya vurmuyor ki..." dedi ve tablosunun anlamını açıkladı.
    "Bu kapı, insan kalbini simgeliyor. Ancak içeriden açılabildiği için dışında kola gereksinim yoktur..."
    alıntı

    ------------------------------

    ESTETİK İLE İLGİLİ

    Güzellik ve Çirkinlik Hikayesi

    Asırlardır birbirlerine kırgın olan güzellik ve çirkinlik birgün artık barışmaya karar verirler. Çirkinlik güzelliğe der ki "EY GÜZELLİK BİZ SENİNLE YILLAR YILI KAVGA ETTİK BUNA ARTIK SON VERELİM VE BARIŞALIM"..İyi kalpli güzellik ise buna hayır diyemez ve kabul eder. Günler birbirini kovalar ve çirkinlik güzelliği denize, yüzmeye davet eder güzellikte onu kıramaz ve giderler. Güzellik ve çirkinlik giysilerini çıkartır ve yüzmeye başlarlar. Tabii çirkinlik yine bir kötülük yapacak ya, denizden çıkar ve güzelliğin giysilerini giyer, kendi giysilerini bırakır ve ordan hızla uzaklaşır. Güzellik de belli bir süre sonra denizden çıkar ve bir bakar ki giysileri çalınmış ve sadece giyebileceği çirkinliğin giysileri kalmış. Ve de güzellik çirkinliğin giysilerini giyer ve oradan uzaklaşır. Uzun lafın kısası; işte o günden beri insanoğlu güzellikle çirkinliği herzaman birbirine karıştırır olmuştur. Fakat gönül gözleri açık olanlar her güzelliğin içindeki çirkinliği ve her çirkinliğin içindeki güzelliği görür...

    Tembellik ve zevk sürmek

    Köpeğin biri soğuk bir kış gününde tir tir titriyormuş. Ne yiyecek bir ekmeği, ne de kalacak bir yuvası varmış.
    Soğuktan donacak bir hale gelince kendi kendine:
    ”-Yaz gelip de havalar ısınınca kendime bir yuva yapacağım. İçine de kış için yiyecek biriktireceğim. Böylece önümüzdeki kışı rahat geçiririm” demiş.

    Kışın o dondurucu soğuğunda hep bu hayalleri kurmuş. Bu hayaller, kışı geçirmesine yardımcı olmuş. Günler bu şekilde geçmiş, havalar ısınmaya başlamış.

    Yaz mevsimi gelince, köpek:
    “-Bir yuva yapayım diye düşünüyordum, ama şu kocaman bedenim hangi yuvaya sığar ki?”diye söylenmiş kendi kendine.

    Rahatça yiyecek buluyor, istediği gölgeliklerde uyuyormuş. Kışın çektiği zahmetler arada bir aklına gelse de, bir bahane bulup, yapmayı düşündüğü şeyleri erteliyormuş. Böylece yaz mevsimini geçip havalar tekrar soğumaya başlamış.

    Kışın gelmesiyle birlikte, köpek o zor günlere geri dönmüş. O zaman, yapılacak bir işi ertelememesi ve elindeki nimete şükredip, kötü günlere dönmemek için çalışması gerektiğini anlamış.
    alıntı...



  5. 07.Şubat.2012, 21:03
    3
    Misafir

    Cevap: Hayat ,kapı ve estetik zevkle ilgili hikayeler istiyorum.

    kapılar,estetik zevk ve hayat hakkında bir hikaye yazarmısınız ?


  6. 07.Şubat.2012, 21:03
    3
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    kapılar,estetik zevk ve hayat hakkında bir hikaye yazarmısınız ?


  7. 07.Şubat.2012, 21:10
    4
    Misafir

    Cevap: Hayat ,kapı ve estetik zevkle ilgili hikayeler istiyorum.

    kapılar,estetik zevk ve hayatla ilgili hikayeler yazarmısınız lütfen çok acil


  8. 07.Şubat.2012, 21:10
    4
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    kapılar,estetik zevk ve hayatla ilgili hikayeler yazarmısınız lütfen çok acil





+ Yorum Gönder