Konusunu Oylayın.: Nuh peygamber, 950 yıl dinini insanlara anlatma fırsatı bulmuşken, Hz. Muhammed’e 23 yıl bu fırsat verilmesinin hikmeti

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Nuh peygamber, 950 yıl dinini insanlara anlatma fırsatı bulmuşken, Hz. Muhammed’e 23 yıl bu fırsat verilmesinin hikmeti
  1. 11.Aralık.2011, 07:47
    1
    Misafir

    Nuh peygamber, 950 yıl dinini insanlara anlatma fırsatı bulmuşken, Hz. Muhammed’e 23 yıl bu fırsat verilmesinin hikmeti






    Nuh peygamber, 950 yıl dinini insanlara anlatma fırsatı bulmuşken, Hz. Muhammed’e 23 yıl bu fırsat verilmesinin hikmeti Mumsema Nuh peygamber, 950 yıl dinini insanlara anlatma fırsatı bulmuşken, Hz. Muhammed’e 23 yıl bu fırsat verilmesinin hikmeti nedir?


  2. 11.Aralık.2011, 07:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 11.Aralık.2011, 07:53
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Nuh peygamber, 950 yıl dinini insanlara anlatma fırsatı bulmuşken, Hz. Muhammed’e 23 yıl bu fırsat verilmesinin h




    Eskiden ömürlerin şimdikilerden daha uzun olduğuna dair önemli bilgiler vardır. Hz. Nuh’un da o uzun ömür safhalarını temsil eden bir hayata mazhar kılınması, daha sonraki insanlara aktarılan antika bir hediye, bir hatıradır.
    Gıdaların az olduğu, bilimsel beslenmenin hiç olmadığı o eski çağlarda insanların uzun ömürlü olmaları, insanların yaşadığı hayatın belli bir ecele bağlı olduğunu göstermektedir. Sebeplerin her konuda olduğu gibi, ömrün uzaması veya kısalmasında da gerçek manada hiç bir rollerinin olmadığını göstermektedir.
    Hz. Muhammed’in 63 yaşında vefat etmesi ise, onun hayatında olduğu gibi, vefatında da ümmetinin yegâne rehberi, imamı, önderi olduğunun göstergesidir. Çünkü hadiste bu ümmetin ömrü ortalama 63 ile 70 arasında olduğu ifade edilmiştir.
    Kendisinin 70 değil de 63 yaşında vefat etmesinin önemli bir hikmeti de şudur ki: “Şer'an ehl-i iman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı gayet derecede sevmek ve hürmet etmek ve hiç bir şey'inden nefret etmemek ve her halini güzel görmekle mükellef olduğundan; altmıştan sonraki meşakkatli ve musibetli olan ihtiyarlık zamanında, Habib-i Ekremini bırakmıyor; belki imam olduğu ümmetin ömr-ü galibi olan altmışüçte mele-i a'lâya gönderiyor, yanına alıyor; her cihette imam olduğunu gösteriyor”(Nursi, Mektubat/23. Mektup)
    Ayrıca, İslam ümmetinde kısa bir ömürde çok sevap kazanma prensibi, Hz. Peygamberin ömründe de gösterilmiştir. Aşağıdaki hadiste bu prensibi görüyoruz:
    Abdullah b. Ömer (r.a.) anlatıyor: Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurdu:
    “Geçmiş ümmetlere göre, sizin ömrünüz, ikindi namazı ile güneşin batması arasındaki zaman kadardır. Sizin ve Yahudilerle Hıristiyanların misali; işçi çalıştıran bir kimsenin durumuna benzer. Bu kişi; ‘Kim bana birer kîrât (beş arpa tanesi ağırlığında bir ölçü birimi) karşılığında, gündüzün yarısına kadar çalışır?’ demiş ve Yahudiler birer kîrât karşılığında çalışmışlardır. Sonra; ‘Kim bana birer kîrât karşılığında, gündüzün yarısından sonra ikindi namazına kadar çalışır?’ demiş ve Hıristiyanlar, birer kîrât karşılığında çalışmışlardır. Sonra siz, (Ey benim ümmetim!) ikişer kîrât karşılığında ikindi namazından güneşin batmalarına kadar çalışıyorsunuz.
    Bunun üzerine Yahudilerle Hıristiyanlar kızdılar ve: ‘Bizim işimiz daha çok, ücretimiz daha az!’ dediler. O (iş veren) kimse: ‘Sizin hakkınızdan bir şey kestim mi?’ dedi. Onlar da ‘Hayır!’ diye cevap verdiler. ‘O halde, bu benim ikrâmımdır, onu dilediğime veririm’ dedi”(Tirmizi, Emsal, 6)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  4. 11.Aralık.2011, 07:53
    2
    Editör



    Eskiden ömürlerin şimdikilerden daha uzun olduğuna dair önemli bilgiler vardır. Hz. Nuh’un da o uzun ömür safhalarını temsil eden bir hayata mazhar kılınması, daha sonraki insanlara aktarılan antika bir hediye, bir hatıradır.
    Gıdaların az olduğu, bilimsel beslenmenin hiç olmadığı o eski çağlarda insanların uzun ömürlü olmaları, insanların yaşadığı hayatın belli bir ecele bağlı olduğunu göstermektedir. Sebeplerin her konuda olduğu gibi, ömrün uzaması veya kısalmasında da gerçek manada hiç bir rollerinin olmadığını göstermektedir.
    Hz. Muhammed’in 63 yaşında vefat etmesi ise, onun hayatında olduğu gibi, vefatında da ümmetinin yegâne rehberi, imamı, önderi olduğunun göstergesidir. Çünkü hadiste bu ümmetin ömrü ortalama 63 ile 70 arasında olduğu ifade edilmiştir.
    Kendisinin 70 değil de 63 yaşında vefat etmesinin önemli bir hikmeti de şudur ki: “Şer'an ehl-i iman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı gayet derecede sevmek ve hürmet etmek ve hiç bir şey'inden nefret etmemek ve her halini güzel görmekle mükellef olduğundan; altmıştan sonraki meşakkatli ve musibetli olan ihtiyarlık zamanında, Habib-i Ekremini bırakmıyor; belki imam olduğu ümmetin ömr-ü galibi olan altmışüçte mele-i a'lâya gönderiyor, yanına alıyor; her cihette imam olduğunu gösteriyor”(Nursi, Mektubat/23. Mektup)
    Ayrıca, İslam ümmetinde kısa bir ömürde çok sevap kazanma prensibi, Hz. Peygamberin ömründe de gösterilmiştir. Aşağıdaki hadiste bu prensibi görüyoruz:
    Abdullah b. Ömer (r.a.) anlatıyor: Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurdu:
    “Geçmiş ümmetlere göre, sizin ömrünüz, ikindi namazı ile güneşin batması arasındaki zaman kadardır. Sizin ve Yahudilerle Hıristiyanların misali; işçi çalıştıran bir kimsenin durumuna benzer. Bu kişi; ‘Kim bana birer kîrât (beş arpa tanesi ağırlığında bir ölçü birimi) karşılığında, gündüzün yarısına kadar çalışır?’ demiş ve Yahudiler birer kîrât karşılığında çalışmışlardır. Sonra; ‘Kim bana birer kîrât karşılığında, gündüzün yarısından sonra ikindi namazına kadar çalışır?’ demiş ve Hıristiyanlar, birer kîrât karşılığında çalışmışlardır. Sonra siz, (Ey benim ümmetim!) ikişer kîrât karşılığında ikindi namazından güneşin batmalarına kadar çalışıyorsunuz.
    Bunun üzerine Yahudilerle Hıristiyanlar kızdılar ve: ‘Bizim işimiz daha çok, ücretimiz daha az!’ dediler. O (iş veren) kimse: ‘Sizin hakkınızdan bir şey kestim mi?’ dedi. Onlar da ‘Hayır!’ diye cevap verdiler. ‘O halde, bu benim ikrâmımdır, onu dilediğime veririm’ dedi”(Tirmizi, Emsal, 6)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  5. 11.Aralık.2011, 08:20
    3
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 693
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 57

    Cevap: Nuh peygamber, 950 yıl dinini insanlara anlatma fırsatı bulmuşken, Hz. Muhammed’e 23 yıl bu fırsat verilmesinin h

    Geçmiş asırlarda ki insanların ömürlerinin uzun olmasının bir sebebi de insan sayısının az olmasından; bu yüzden çoğalabilmeleri için ömürlerinin Allah tarafından uzun olması dileği olduğunu düşünmekteyim.Zira, asırlar geçtikçe ve insanlar yeryüzünde çoğaldıkça ecellerin kısalmasını buna bağlıyorum.İnsanların ömürlerinin uzun ömürlü olması yiyeceklerin kısıtlı olmasından değildir.Tam tersine, her türlü yiyeceğin bulunması durumunda insanların ömürleri uzun olması gerekirdi.Lakin, kıyamet yaklaştıkça daha da insanların ömrü kısalmaya başlamıştır.Bu benim fikrimdir.En doğusunu yine de Allah bilir...


  6. 11.Aralık.2011, 08:20
    3
    Devamlı Üye
    Geçmiş asırlarda ki insanların ömürlerinin uzun olmasının bir sebebi de insan sayısının az olmasından; bu yüzden çoğalabilmeleri için ömürlerinin Allah tarafından uzun olması dileği olduğunu düşünmekteyim.Zira, asırlar geçtikçe ve insanlar yeryüzünde çoğaldıkça ecellerin kısalmasını buna bağlıyorum.İnsanların ömürlerinin uzun ömürlü olması yiyeceklerin kısıtlı olmasından değildir.Tam tersine, her türlü yiyeceğin bulunması durumunda insanların ömürleri uzun olması gerekirdi.Lakin, kıyamet yaklaştıkça daha da insanların ömrü kısalmaya başlamıştır.Bu benim fikrimdir.En doğusunu yine de Allah bilir...





+ Yorum Gönder