Konusunu Oylayın.: İmam neden telkin verir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İmam neden telkin verir?
  1. 09.Aralık.2011, 18:25
    1
    Misafir

    İmam neden telkin verir?

  2. 11.Aralık.2011, 07:27
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: imam neden telkin verir?




    Hanefi Mezhebi Cenaze defnedildikten sonra ona Telkin (Talkın) vermeyi Caiz görmüştür.Bazıları bu duruma karşı çıksada dinen bir sakıncası yoktur.Bilakis yapılan bu iş Cenazeye Kabire konulduğu o anda yardımcı olabilmek ve Telkinde bulunmak maksadıyla yapılmaktadır.Kısaca Telkin (Talkın) nasıl verilir anlatalım.
    Kabre konulan ve mükellefiyet çağına da erişmiş olan bir İslâm cenazesi hakkında telkin verilmesi meşrû görülmüştür. Bu telkin verme işi şu şekilde yapılır: Cenazenin kabre defnedilmesini müteâkip salih bir kimse (veya vazifeli şahıs) kalkıp ölünün yüzü karşısında durur ona hitaben, ismiyle üç kere hitap eder. Bu hitaplar, o şahsı anasına nisbet ederek yapılır. Meselâ ölen şahsın ismi Osman, annesinin de Fatma ise, “Ya Osman ibni Fatıma” diye üç kere hitabedilir. Bu hitaptan sonra da, şu şekilde telkin verilir: يَافُلاَنَ ابْنَ فُلاَنٍ اُذْكُرِ الْعَهْدَ الَّذى خَرَجْتَ عَلَيْهِ مِنَ الدُّنْيا شَهَادَةَ اَنْ لا اِلَهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَريكَ لَهُ وَاَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَاَنَّ السَّاعَةَ اتِيَةٌ لاَ رَيْبَ فيهَا وَاَنَّ اللّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِى الْقُبُورِ قُلْ رَضيتُ بِاللّهِ رَبًّا وَبِاْلاِسْلامِ دينًا وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَبِيًّا وَبِالْقُرْانِ اِمَامًا وَبِالْكَعْبَةِ قِبْلَةً وَبِالْمُسْلِمينَ اِخْوَانًا رَبِّىَ اللّهُ لا اِلهَ اِلاَّ هُوَ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظيمِ
    Üzküri`l-ahde`llezî haracte aleyhi mine`d-dünyâ, şehâdete en lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerîke leh ve enne Muhammeden abdühû ve resûlühû ve enne`s-sâate âtiyetün lâ raybe fîha ve enne`llahe yeb`asü men fi`l-kubûr… Kul (kulî) radîtü billâhi rabben ve bi`l-islâmi dînen ve bi-Muhammedin sallâllahü aleyhi ve selleme nebiyyen ve bi`l-Kur`âni imâmen ve bi`l-Kâ`beti kıbleten ve bi`l-müslimîne ihvânen… Rabbiyellahü lâ ilâhe illâ hû ve hüve rabbü`l-arşi`l-azîm… (*). “Ey …………….. oğlu …………….. ! Üzerinde dünyadan ayrıldığın ahdi: Allah`tan başka ilâh olmadığına ve şerîki bulunmadığına ve Muhammed`in O`nun kulu ve Resûlü olduğuna, kıyâmetin geleceğine, bunda şübhe olmadığına, Allah Teâlâ`nın kabirlerde bulunanları muhakkak diriltip mahşer yerinde toplayacağına şâhidlik etmeyi hatırla ve de ki: Allah Teâlâ`nın Rububiyetine, İslâmın din oluşuna, Muhammed`in (asm) nübüvvetine, Kur`an`ın imam, Kâ`be`nin kıble ve mü`minlerin kardeşler oluşuna razı oldum… Rabbim Allah`tır, O`ndan başka ilâh yoktur ve büyük arş`ın sâhibidir.” Bu telkinden sonra üç kere şu cümle tekrar edilir: Ya ……. ibni …….. kul (kulî) lâ ilâhe illâllah… Bundan sonra, üç kere de şöyle denilir: “Kul (kulî) rabbiye`llah ve dîniye`l-islâm ve nebiyyî Muhammedün aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm… Rabbi lâ tezerhü (tezerhâ) ferden ve ente hayrü`l-vârisîn…”
    “Ey ………….! De ki: Allah`tan başka ilâh yoktur. De ki: Rabbim Allah, Dînim İslâm, Peygamberim Muhammed`dir (asm). Yâ Rabbi, bu ölüyü yalnız bırakma, sen vârislerin hayırlısısın…” Umulur ki bu telkinler vesilesiyle, Allah Teâlâ o ölüye mağfiret eder. Kabir suâllerine kolayca cevab vermesini sağlar


  3. 11.Aralık.2011, 07:27
    2
    Editör



    Hanefi Mezhebi Cenaze defnedildikten sonra ona Telkin (Talkın) vermeyi Caiz görmüştür.Bazıları bu duruma karşı çıksada dinen bir sakıncası yoktur.Bilakis yapılan bu iş Cenazeye Kabire konulduğu o anda yardımcı olabilmek ve Telkinde bulunmak maksadıyla yapılmaktadır.Kısaca Telkin (Talkın) nasıl verilir anlatalım.
    Kabre konulan ve mükellefiyet çağına da erişmiş olan bir İslâm cenazesi hakkında telkin verilmesi meşrû görülmüştür. Bu telkin verme işi şu şekilde yapılır: Cenazenin kabre defnedilmesini müteâkip salih bir kimse (veya vazifeli şahıs) kalkıp ölünün yüzü karşısında durur ona hitaben, ismiyle üç kere hitap eder. Bu hitaplar, o şahsı anasına nisbet ederek yapılır. Meselâ ölen şahsın ismi Osman, annesinin de Fatma ise, “Ya Osman ibni Fatıma” diye üç kere hitabedilir. Bu hitaptan sonra da, şu şekilde telkin verilir: يَافُلاَنَ ابْنَ فُلاَنٍ اُذْكُرِ الْعَهْدَ الَّذى خَرَجْتَ عَلَيْهِ مِنَ الدُّنْيا شَهَادَةَ اَنْ لا اِلَهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَريكَ لَهُ وَاَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَاَنَّ السَّاعَةَ اتِيَةٌ لاَ رَيْبَ فيهَا وَاَنَّ اللّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِى الْقُبُورِ قُلْ رَضيتُ بِاللّهِ رَبًّا وَبِاْلاِسْلامِ دينًا وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَبِيًّا وَبِالْقُرْانِ اِمَامًا وَبِالْكَعْبَةِ قِبْلَةً وَبِالْمُسْلِمينَ اِخْوَانًا رَبِّىَ اللّهُ لا اِلهَ اِلاَّ هُوَ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظيمِ
    Üzküri`l-ahde`llezî haracte aleyhi mine`d-dünyâ, şehâdete en lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerîke leh ve enne Muhammeden abdühû ve resûlühû ve enne`s-sâate âtiyetün lâ raybe fîha ve enne`llahe yeb`asü men fi`l-kubûr… Kul (kulî) radîtü billâhi rabben ve bi`l-islâmi dînen ve bi-Muhammedin sallâllahü aleyhi ve selleme nebiyyen ve bi`l-Kur`âni imâmen ve bi`l-Kâ`beti kıbleten ve bi`l-müslimîne ihvânen… Rabbiyellahü lâ ilâhe illâ hû ve hüve rabbü`l-arşi`l-azîm… (*). “Ey …………….. oğlu …………….. ! Üzerinde dünyadan ayrıldığın ahdi: Allah`tan başka ilâh olmadığına ve şerîki bulunmadığına ve Muhammed`in O`nun kulu ve Resûlü olduğuna, kıyâmetin geleceğine, bunda şübhe olmadığına, Allah Teâlâ`nın kabirlerde bulunanları muhakkak diriltip mahşer yerinde toplayacağına şâhidlik etmeyi hatırla ve de ki: Allah Teâlâ`nın Rububiyetine, İslâmın din oluşuna, Muhammed`in (asm) nübüvvetine, Kur`an`ın imam, Kâ`be`nin kıble ve mü`minlerin kardeşler oluşuna razı oldum… Rabbim Allah`tır, O`ndan başka ilâh yoktur ve büyük arş`ın sâhibidir.” Bu telkinden sonra üç kere şu cümle tekrar edilir: Ya ……. ibni …….. kul (kulî) lâ ilâhe illâllah… Bundan sonra, üç kere de şöyle denilir: “Kul (kulî) rabbiye`llah ve dîniye`l-islâm ve nebiyyî Muhammedün aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm… Rabbi lâ tezerhü (tezerhâ) ferden ve ente hayrü`l-vârisîn…”
    “Ey ………….! De ki: Allah`tan başka ilâh yoktur. De ki: Rabbim Allah, Dînim İslâm, Peygamberim Muhammed`dir (asm). Yâ Rabbi, bu ölüyü yalnız bırakma, sen vârislerin hayırlısısın…” Umulur ki bu telkinler vesilesiyle, Allah Teâlâ o ölüye mağfiret eder. Kabir suâllerine kolayca cevab vermesini sağlar





+ Yorum Gönder