Konusunu Oylayın.: Hz. Ebubekir'in Ölümle İlgili Bir Hutbesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz. Ebubekir'in Ölümle İlgili Bir Hutbesi
  1. 09.Aralık.2011, 10:44
    1
    Misafir

    Hz. Ebubekir'in Ölümle İlgili Bir Hutbesi






    Hz. Ebubekir'in Ölümle İlgili Bir Hutbesi Mumsema Hz. Ebubekir'in Ölümle İlgili Bir Hutbesi


  2. 09.Aralık.2011, 10:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 09.Aralık.2011, 10:48
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,581
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz. Ebubekir'in Ölümle İlgili Bir Hutbesi




    Hz. Ebubekir’in Ölümle İlgili Bir Hutbesi

    - Hz. Ebubekir bir hutbesinde şunları söyledi:

    Hamd alemlerin rabbine mahsustur.
    Ona hamd eder, ondan yardım taleb ederiz.
    Ölümden sonra kendimiz için O’ndan lütuf ve ihsan isteriz.
    çünkü benim ve sizin eceliniz yaklaştı.
    Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur, o biriciktir, ortağı yoktur.
    Ve şehadet ederim ki, Muhammed onun kulu ve rasûlüdür.
    Onu hak ile müjdeleyici, ve uyarıcı olarak, pırıl pırıl parlayan bir lamba olarak gönderdi.
    Ta ki o diri olanları korkutsun ve azab da kâfirlere dokunsun.
    Kim Allah ile Rasûlüne itaat etmişse, o doğruyu bulmuştur.
    Kim onlara isyan etmişse apaçık bir sapıklık içerisine girmiştir.
    Allah’ın takvasını size vasiyet ediyorum.
    Allah’ın sizler için şeriat kıldığı, hidayet ettiği ve hidayetine sebeb kıldığı emrine yapışınız.
    Tevhid kelimesinden sonra İslâm hidayetinin en özlü emri, Allah’ın başınıza getirdiği kimsenin emirlerini dinleyip ona itaat etmektir.
    Kim marufa emreden, münkerden meneden bir kimseye itaat ederse o kurtulmuştur.
    Sakın nefsin hevasına tabi olmayın.
    Kim nefsin hevasından, tamahkârlıktan ve öfkeden korunmuşsa o, felah bulmuştur.
    Gurura kapılmayınız.
    Topraktan yaratılmış bir insanın gururu ne olabilir?
    Sonra o insan aynı toprağa dönecektir.
    Sonra kurtçuklar onun bedenini yiyecekler.
    Sonra da tekrar dirilecektir.
    Gün be gün, saat be saat amelde bulununuz.
    Mazlumların beddualarından sakınınız.
    Nefislerinizi eğriler arasında sayın ve sabredin.
    Kesinlikle amelin sırrı sabırdır.
    Sakınınız, sakınmak fayda verir.
    Amel ediniz, amel kabul edilir.
    Allah’ın sizi sakındırdığı azabından siz de sakınınız.
    Allah’ın size vaadettiği rahmetinde yararlanınız.
    Anlayışlı olun ki, anlayasınız ve kendinizi koruyun ki, korunasınız.
    Çünkü Allah sizden öncekileri ne ile helak etmişse onu size haber verdi, açıkladı.
    Sizden öncekiler ne ile kurtulmuşsa da açıklanmıştır.
    Allah size Kitabında helal ve haramı, sevdiklerini ve sevmediklerini açıkladı.
    Bu hususta elimden geleni sizden esirgemem.
    Yardım yalnız Allah’tan istenir, bütün güç ve kudret Allah’ındır.
    Biliniz ki, siz Allah için ihlaslı kıldığınız amellerinizde rabbinize itaat etmiş olursunuz, payınızı korumuş olursunuz, kar etmiş olursunuz.
    Nafile olarak yaptıklarınızı da, önceden azık olarak kendiniz için gönderiniz.
    Gönderdiğiniz azıklar tamamen size geri verilecektir.
    Fakirlik anında ve ihtiyacınız olduğu anda o size verecektir.
    Sonra, ey Allah’ın kulları, ölen arkadaşlarınızın halini düşünün.
    Onlar azık olarak gönderdikleri amellerine misafir olarak gittiler.
    Ebedi saadet veya hüsran yurdundan birine girmek için sıra bekliyorlar. Kesinlikle Allah’ın ortağı yoktur.
    Kendisiyle mahlukları arasında herhangi bir akrabalık bağı da yoktur.
    Bu durumda hiç kimseye özel muamele yapmaz.
    O’nun azabina, ancak O’nun emirlerine uymak mani olabilir.
    Sonunda ateş olan bir hayır, hayır değildir.
    Sonunda cennet olan bir şer de, şer değildir.
    Bu sözümü söylüyor, hem sizin ve hem de kendim için Allah’tan mağfiret diliyorum.
    Peygamberinize salevat getirin.
    Allah’ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.[1]
    -----------------------------
    [1] Kenz, VIII/206 (İbn Ebi Dünya ve İbn Asakir, Musa b. Ukbe’den).
    Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/180-181.


  4. 09.Aralık.2011, 10:48
    2
    Moderatör



    Hz. Ebubekir’in Ölümle İlgili Bir Hutbesi

    - Hz. Ebubekir bir hutbesinde şunları söyledi:

    Hamd alemlerin rabbine mahsustur.
    Ona hamd eder, ondan yardım taleb ederiz.
    Ölümden sonra kendimiz için O’ndan lütuf ve ihsan isteriz.
    çünkü benim ve sizin eceliniz yaklaştı.
    Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur, o biriciktir, ortağı yoktur.
    Ve şehadet ederim ki, Muhammed onun kulu ve rasûlüdür.
    Onu hak ile müjdeleyici, ve uyarıcı olarak, pırıl pırıl parlayan bir lamba olarak gönderdi.
    Ta ki o diri olanları korkutsun ve azab da kâfirlere dokunsun.
    Kim Allah ile Rasûlüne itaat etmişse, o doğruyu bulmuştur.
    Kim onlara isyan etmişse apaçık bir sapıklık içerisine girmiştir.
    Allah’ın takvasını size vasiyet ediyorum.
    Allah’ın sizler için şeriat kıldığı, hidayet ettiği ve hidayetine sebeb kıldığı emrine yapışınız.
    Tevhid kelimesinden sonra İslâm hidayetinin en özlü emri, Allah’ın başınıza getirdiği kimsenin emirlerini dinleyip ona itaat etmektir.
    Kim marufa emreden, münkerden meneden bir kimseye itaat ederse o kurtulmuştur.
    Sakın nefsin hevasına tabi olmayın.
    Kim nefsin hevasından, tamahkârlıktan ve öfkeden korunmuşsa o, felah bulmuştur.
    Gurura kapılmayınız.
    Topraktan yaratılmış bir insanın gururu ne olabilir?
    Sonra o insan aynı toprağa dönecektir.
    Sonra kurtçuklar onun bedenini yiyecekler.
    Sonra da tekrar dirilecektir.
    Gün be gün, saat be saat amelde bulununuz.
    Mazlumların beddualarından sakınınız.
    Nefislerinizi eğriler arasında sayın ve sabredin.
    Kesinlikle amelin sırrı sabırdır.
    Sakınınız, sakınmak fayda verir.
    Amel ediniz, amel kabul edilir.
    Allah’ın sizi sakındırdığı azabından siz de sakınınız.
    Allah’ın size vaadettiği rahmetinde yararlanınız.
    Anlayışlı olun ki, anlayasınız ve kendinizi koruyun ki, korunasınız.
    Çünkü Allah sizden öncekileri ne ile helak etmişse onu size haber verdi, açıkladı.
    Sizden öncekiler ne ile kurtulmuşsa da açıklanmıştır.
    Allah size Kitabında helal ve haramı, sevdiklerini ve sevmediklerini açıkladı.
    Bu hususta elimden geleni sizden esirgemem.
    Yardım yalnız Allah’tan istenir, bütün güç ve kudret Allah’ındır.
    Biliniz ki, siz Allah için ihlaslı kıldığınız amellerinizde rabbinize itaat etmiş olursunuz, payınızı korumuş olursunuz, kar etmiş olursunuz.
    Nafile olarak yaptıklarınızı da, önceden azık olarak kendiniz için gönderiniz.
    Gönderdiğiniz azıklar tamamen size geri verilecektir.
    Fakirlik anında ve ihtiyacınız olduğu anda o size verecektir.
    Sonra, ey Allah’ın kulları, ölen arkadaşlarınızın halini düşünün.
    Onlar azık olarak gönderdikleri amellerine misafir olarak gittiler.
    Ebedi saadet veya hüsran yurdundan birine girmek için sıra bekliyorlar. Kesinlikle Allah’ın ortağı yoktur.
    Kendisiyle mahlukları arasında herhangi bir akrabalık bağı da yoktur.
    Bu durumda hiç kimseye özel muamele yapmaz.
    O’nun azabina, ancak O’nun emirlerine uymak mani olabilir.
    Sonunda ateş olan bir hayır, hayır değildir.
    Sonunda cennet olan bir şer de, şer değildir.
    Bu sözümü söylüyor, hem sizin ve hem de kendim için Allah’tan mağfiret diliyorum.
    Peygamberinize salevat getirin.
    Allah’ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.[1]
    -----------------------------
    [1] Kenz, VIII/206 (İbn Ebi Dünya ve İbn Asakir, Musa b. Ukbe’den).
    Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/180-181.





+ Yorum Gönder