Konusunu Oylayın.: Vahdet-i vucud felsefesini günümüz yaşamına uygulamaya çalışmak bizi şirke götürebilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Vahdet-i vucud felsefesini günümüz yaşamına uygulamaya çalışmak bizi şirke götürebilir mi?
  1. 07.Aralık.2011, 10:37
    1
    Misafir

    Vahdet-i vucud felsefesini günümüz yaşamına uygulamaya çalışmak bizi şirke götürebilir mi?






    Vahdet-i vucud felsefesini günümüz yaşamına uygulamaya çalışmak bizi şirke götürebilir mi? Mumsema Vahdet-i vucud felsefesini günümüz yaşamına uygulamaya çalışmak bizi şirke götürebilir mi?


  2. 07.Aralık.2011, 11:28
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Vahdet-i vucud felsefesini günümüz yaşamına uygulamaya çalışmak bizi şirke götürebilir mi?




    Vahdetu’l-vücut mesleği, ilmî bir meslek değil, hissî bir meslektir. Yani ilmen, varlıkların ve kendilerinin gerçekten var olmadıklarını, yalnız Allah’ın var olduğunu söylemiyorlar, söyleyemezler de. Konuya duygusal yaklaştıkları için, Allah’a olan coşkun sevgilerinin aşırı kıskançlığı içerisinde mahbupları olan Yüce Allah’ı - tek sevgili kabul ederek- başka hiçbir sevgilinin olmadığını -hissen-savunurlar. Tabii ki, bu hissî hal/durum, bizim gibilerin kavramakta zorlanacağı üst bilinç hali olduğunu da unutmamak gerekir.

    - Kâinatta var olan her şeyin, Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisi ve onun fiilleri olduğunu düşünerek, varlıkları nisyan/unutkanlık perdesi altında saklayıp “La mevcude illallah = Allah’tan başka varlık yoktur” diyorlar. Her şeyin Allah’a ait olduğu tasavvuru doğrudur, fakat kâinatı yok sayma tasavvuru yanlıştır. Çünkü, Allah’ın sıfatları gerçek olduğu gibi, onların tecellileri de gerçek olmak durumundadır. Bu anlamda “kendilerini Allah’ın Sıfat ve İsimleri içinde yok görüyorlar” denilebilir.

    - Vahdetu’l-vücutçuların mutedil kısmı, “La meşhude illellah = Allah’tan başka görünen bir varlık yoktur.” derken, her şeyin Allah’a aidiyetini vurgulamış oluyorlar.

    - Allah’a olan aşkları uğruna kâinatın varlığını inkâr eden İbn Arabî gibi zatların mesleğini bu materyalist asırda, bir sistem olarak uygulamaya çalışmak- Vahdetu’l-vücutta vahdetu’l-mevcut varsayımından hareketle- Panteizmin tuzağına düşmek ve kâinat/evrenin aşkı uğruna Allah’ı inkâr etme vartası söz konusu olabilir. Bu sebepledir ki, İbn Arabî: “Bizden olmayanların bizim kitaplarımızı okumaları haramdır/yasaktır.” demiştir. (Geniş bilgi için bk.Lemalar/ Sekizinci Lem'a)

    Sorularla İslamiyet



  3. 07.Aralık.2011, 11:28
    2
    Silent and lonely rains



    Vahdetu’l-vücut mesleği, ilmî bir meslek değil, hissî bir meslektir. Yani ilmen, varlıkların ve kendilerinin gerçekten var olmadıklarını, yalnız Allah’ın var olduğunu söylemiyorlar, söyleyemezler de. Konuya duygusal yaklaştıkları için, Allah’a olan coşkun sevgilerinin aşırı kıskançlığı içerisinde mahbupları olan Yüce Allah’ı - tek sevgili kabul ederek- başka hiçbir sevgilinin olmadığını -hissen-savunurlar. Tabii ki, bu hissî hal/durum, bizim gibilerin kavramakta zorlanacağı üst bilinç hali olduğunu da unutmamak gerekir.

    - Kâinatta var olan her şeyin, Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisi ve onun fiilleri olduğunu düşünerek, varlıkları nisyan/unutkanlık perdesi altında saklayıp “La mevcude illallah = Allah’tan başka varlık yoktur” diyorlar. Her şeyin Allah’a ait olduğu tasavvuru doğrudur, fakat kâinatı yok sayma tasavvuru yanlıştır. Çünkü, Allah’ın sıfatları gerçek olduğu gibi, onların tecellileri de gerçek olmak durumundadır. Bu anlamda “kendilerini Allah’ın Sıfat ve İsimleri içinde yok görüyorlar” denilebilir.

    - Vahdetu’l-vücutçuların mutedil kısmı, “La meşhude illellah = Allah’tan başka görünen bir varlık yoktur.” derken, her şeyin Allah’a aidiyetini vurgulamış oluyorlar.

    - Allah’a olan aşkları uğruna kâinatın varlığını inkâr eden İbn Arabî gibi zatların mesleğini bu materyalist asırda, bir sistem olarak uygulamaya çalışmak- Vahdetu’l-vücutta vahdetu’l-mevcut varsayımından hareketle- Panteizmin tuzağına düşmek ve kâinat/evrenin aşkı uğruna Allah’ı inkâr etme vartası söz konusu olabilir. Bu sebepledir ki, İbn Arabî: “Bizden olmayanların bizim kitaplarımızı okumaları haramdır/yasaktır.” demiştir. (Geniş bilgi için bk.Lemalar/ Sekizinci Lem'a)

    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder