Konusunu Oylayın.: Ergenlik çağını bulmuş büyüklerin emzirildiğini bildiren hadisleri nasıl anlamak gerekir? Ergenlik yaşındaki erkekleri e

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ergenlik çağını bulmuş büyüklerin emzirildiğini bildiren hadisleri nasıl anlamak gerekir? Ergenlik yaşındaki erkekleri e
  1. 06.Aralık.2011, 10:45
    1
    Misafir

    Ergenlik çağını bulmuş büyüklerin emzirildiğini bildiren hadisleri nasıl anlamak gerekir? Ergenlik yaşındaki erkekleri e






    Ergenlik çağını bulmuş büyüklerin emzirildiğini bildiren hadisleri nasıl anlamak gerekir? Ergenlik yaşındaki erkekleri e Mumsema Ergenlik çağını bulmuş büyüklerin emzirildiğini bildiren hadisleri nasıl anlamak gerekir? Ergenlik yaşındaki erkekleri emzirmenim mantığı nedir?


  2. 06.Aralık.2011, 10:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 06.Aralık.2011, 13:39
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Ergenlik çağını bulmuş büyüklerin emzirildiğini bildiren hadisleri nasıl anlamak gerekir? Ergenlik yaşındaki erke




    Hz. Aişe (r.anha)’den nakledildiğine göre, Sehle binti Süheyl (Ebu Huzeyfe’nin hanımı) Resulullah (a.s.m)’a gelip şöyle dedi:
    “Ey Allah’ın Resulü! Salim’in eve gelmesinden ötürü Ebu Huzeyfe’nin yüzünde bir hoşnutsuzluk görüyorum.” Bunun üzerine Hz Peygamber (a.s.m) “Onu emzir.” buyurdu. Sehle; “Bu, büyük bir adam, onu nasıl emzireceğim?” deyince, Resulullah (asv) tebessüm etti ve “Onun büyük adam olduğunu biliyorum.” dedi.(Müslim, Reda’, 26-h. No:1453-).
    Diğer bir rivayette şu noktalara da yer verilmiştir:
    “Ebu Hzeyfe’nin mevlası Salim onlarla birlikte aynı evde yaşıyordu.” Bir gün Sehle Hz. Peygamber (a.s.m)’e gelerek: “Salim artık erginlik çağına gelmiş, olanları idrak ettiklerini idrak eder duruma gelmiştir. Bununla beraber yanıma geliyor ve ben Ebu Huzeyfe’nin bundan rahatsızlık duyduğunu hissediyorum.” deyince Peygamberimiz (a.s.m) Sehle’ye “Git onu emzir, artık senin için bir mahrem olur ve Ebu Huzeyfe’nin içindekiler de kaybolur.” dedi. Sehle daha sonra gelip “onu emzirdiğini ve Huzeyfe’nin içindeki tereddütlerin de kaybolduğunu” ifade etti.(Müslim, Reda, 27).
    Bu ifadelerden anlaşılıyor ki, bu özel ruhsat bir nevi zorunluluktan kaynaklanmıştır. O güne kadar aynı ailenin bir nevi çocuğu gibi onlarla birlikte yaşamıştır. Şimdi ise büyümüş ama -belki de- gidecek başka bir yuvası da yoktur. Ortada bırakılması hiç de yakışık almayan bu trajik durum özel bir ruhsatla çözülmüştür.

    Bir diğer hadisin meali şöyledir: Hz. Aişe (r.anha) anlatıyor:

    “Yanımda oturan bir adam olduğu halde Resulullah (a.s.m) odama girdi. Bu durum ona çok ağır geldi ve öfkesini yüzünden okudum. Bunun üzerine: “Ya Resulellah! Bu benim süt kardeşimdir.” dedim. O da; “Siz kadınlar süt kardeşlerinizi iyi düşünün! Çünkü süt kardeşliği, açlıktan dolayı hasıl olur!” buyurdu.(Buharî, Nikah,21, Şehadat,1; Müslim, Reda, 32-h. No: 1455-).
    Hadislerin tahlili:

    Bu hadis rivayetlerinde aktarılan iki olay vardır: Biri, Ebu Huzeyfe’nin Hanımı Sehle’in erginlik çağına gelmiş olan Salim’i emzirmesi olayıdır. İkincisi, Hz. Aişe (r.anha)’nin “benim süt kardeşim” dediği kimsenin durumudur.

    Bu hadislerin -kaynakları ve senetleri itibariyle- sahih olmadığını söyleme imkânımız yoktur.

    Salim olayı, sadece onunla ilgili Hz. Peygamber (a.s.m)’in hususî bir ruhsatı olarak değerlendirilmiştir.(bk. Nevevî, ilgili hadisin şerhi).

    Bazı rivayetlerde verilen bilgiye göre Salim, Ebu Huzeyfe’nin -mevlası / kölesi değil- evlatlığı idi. Hep onlarla birlikte yaşıyordu. Evlatlık hükmünü ortadan kaldıran ayet inince, Ebu Huzeyfe’nin hanımı Sehle gelip bu durumu Resulullah (a.s.m)'a arz etti...(bk. Ebu Davud, Nikah, 10; Evnu’l-Mabud, ilgili hadisin şerhi).

    Hz. Aişe (r.anha), Davud’z-Zahirî (bk. Nevevî ilgili hadisin şerhi), Urve b. Zubeyr, Ata b. Ebi Rebah, Leys b. Sa’d, İbn Uleyye ve İbn Hazm’in (Avnu’l Mabud, ilgili hadisin şerhi) dışında, dört mezhep imamları dahil alimlerin cumhuruna göre, emzirmenin geçerli olmasının süresi iki yıla / çocuğun iki yaşına kadardır. İmam Azam’a göre bu süre iki buçuk yıldır. Bunların delilleri aşağıdaki ayet ve hadislerdir:

    “Anneler çocuklarını iki tam yıl boyunca emzirirler, bu hüküm emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir.”(Bakara, 2/233).
    Hz. Ümmü Seleme (r.anha)’nin verdiği bilgiye göre, Resulullah (a.s.m)’ın diğer hanımları “Böyle bir süt emzirme yoluyla hiç kimsenin yanlarına girmesine izin vermeyeceklerini.” ve Hz. Aişe’ye de; “Resulullah’ın verdiği bu ruhsatın yalnız Salim için geçerli olduğunu” söylüyorlardı. (Müslim, Reda, 31-h. No:1454-, Ebu Davud, Nikah,10).

    İmam Şafii ve Hanbelî alimleri de Salim’le ilgili hükmün hususî bir ruhsat olduğunu söylemişlerdir.(bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 7/709).

    İbn Teymiye ve Şevkânî’nin de içinde bulunduğu bazı alimler, bu iki farklı hadis hükümlerin arasını bulmak ve birleştirmek üzere, “Esas genel hüküm olarak emzirme süresinin iki yaşla sınırlı olduğunu, Salim olayında olduğu gibi, zorunlu bir ihtiyaç söz konusu olduğunda özel bir nitelikle büyükler için de geçerli olabileceğini” ifade etmişlerdir.(bk. Avnu’l-Mabud, ilgili hadisin şerhi).

    Cumhurun bir delili de Hz. Aişe (r.anha)’nin yukarıda geçen hadisinde yer alan Resulullah’ın (a.s.m) “Siz kadınlar süt kardeşlerinizi iyi düşünün! Çünkü süt kardeşliği, açlıktan dolayı hasıl olur!” mealindeki ifadesidir.

    Önemli bir nokta da, Sehle’nin erginlik çağına gelmiş bir delikanlı olan Salim’e nasıl süt emzirdiğidir. Nevevî’nin de içinde bulunduğu bazı alimlerin benimsediği görüşe göre, Sehle doğrudan Salim’i göğsünden emzirmemiş, sütünü bir kaba koyup ondan ona içirmiştir.(bk. Nevevî, ilgili hadisin şerhi).



  4. 06.Aralık.2011, 13:39
    2
    Editör



    Hz. Aişe (r.anha)’den nakledildiğine göre, Sehle binti Süheyl (Ebu Huzeyfe’nin hanımı) Resulullah (a.s.m)’a gelip şöyle dedi:
    “Ey Allah’ın Resulü! Salim’in eve gelmesinden ötürü Ebu Huzeyfe’nin yüzünde bir hoşnutsuzluk görüyorum.” Bunun üzerine Hz Peygamber (a.s.m) “Onu emzir.” buyurdu. Sehle; “Bu, büyük bir adam, onu nasıl emzireceğim?” deyince, Resulullah (asv) tebessüm etti ve “Onun büyük adam olduğunu biliyorum.” dedi.(Müslim, Reda’, 26-h. No:1453-).
    Diğer bir rivayette şu noktalara da yer verilmiştir:
    “Ebu Hzeyfe’nin mevlası Salim onlarla birlikte aynı evde yaşıyordu.” Bir gün Sehle Hz. Peygamber (a.s.m)’e gelerek: “Salim artık erginlik çağına gelmiş, olanları idrak ettiklerini idrak eder duruma gelmiştir. Bununla beraber yanıma geliyor ve ben Ebu Huzeyfe’nin bundan rahatsızlık duyduğunu hissediyorum.” deyince Peygamberimiz (a.s.m) Sehle’ye “Git onu emzir, artık senin için bir mahrem olur ve Ebu Huzeyfe’nin içindekiler de kaybolur.” dedi. Sehle daha sonra gelip “onu emzirdiğini ve Huzeyfe’nin içindeki tereddütlerin de kaybolduğunu” ifade etti.(Müslim, Reda, 27).
    Bu ifadelerden anlaşılıyor ki, bu özel ruhsat bir nevi zorunluluktan kaynaklanmıştır. O güne kadar aynı ailenin bir nevi çocuğu gibi onlarla birlikte yaşamıştır. Şimdi ise büyümüş ama -belki de- gidecek başka bir yuvası da yoktur. Ortada bırakılması hiç de yakışık almayan bu trajik durum özel bir ruhsatla çözülmüştür.

    Bir diğer hadisin meali şöyledir: Hz. Aişe (r.anha) anlatıyor:

    “Yanımda oturan bir adam olduğu halde Resulullah (a.s.m) odama girdi. Bu durum ona çok ağır geldi ve öfkesini yüzünden okudum. Bunun üzerine: “Ya Resulellah! Bu benim süt kardeşimdir.” dedim. O da; “Siz kadınlar süt kardeşlerinizi iyi düşünün! Çünkü süt kardeşliği, açlıktan dolayı hasıl olur!” buyurdu.(Buharî, Nikah,21, Şehadat,1; Müslim, Reda, 32-h. No: 1455-).
    Hadislerin tahlili:

    Bu hadis rivayetlerinde aktarılan iki olay vardır: Biri, Ebu Huzeyfe’nin Hanımı Sehle’in erginlik çağına gelmiş olan Salim’i emzirmesi olayıdır. İkincisi, Hz. Aişe (r.anha)’nin “benim süt kardeşim” dediği kimsenin durumudur.

    Bu hadislerin -kaynakları ve senetleri itibariyle- sahih olmadığını söyleme imkânımız yoktur.

    Salim olayı, sadece onunla ilgili Hz. Peygamber (a.s.m)’in hususî bir ruhsatı olarak değerlendirilmiştir.(bk. Nevevî, ilgili hadisin şerhi).

    Bazı rivayetlerde verilen bilgiye göre Salim, Ebu Huzeyfe’nin -mevlası / kölesi değil- evlatlığı idi. Hep onlarla birlikte yaşıyordu. Evlatlık hükmünü ortadan kaldıran ayet inince, Ebu Huzeyfe’nin hanımı Sehle gelip bu durumu Resulullah (a.s.m)'a arz etti...(bk. Ebu Davud, Nikah, 10; Evnu’l-Mabud, ilgili hadisin şerhi).

    Hz. Aişe (r.anha), Davud’z-Zahirî (bk. Nevevî ilgili hadisin şerhi), Urve b. Zubeyr, Ata b. Ebi Rebah, Leys b. Sa’d, İbn Uleyye ve İbn Hazm’in (Avnu’l Mabud, ilgili hadisin şerhi) dışında, dört mezhep imamları dahil alimlerin cumhuruna göre, emzirmenin geçerli olmasının süresi iki yıla / çocuğun iki yaşına kadardır. İmam Azam’a göre bu süre iki buçuk yıldır. Bunların delilleri aşağıdaki ayet ve hadislerdir:

    “Anneler çocuklarını iki tam yıl boyunca emzirirler, bu hüküm emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir.”(Bakara, 2/233).
    Hz. Ümmü Seleme (r.anha)’nin verdiği bilgiye göre, Resulullah (a.s.m)’ın diğer hanımları “Böyle bir süt emzirme yoluyla hiç kimsenin yanlarına girmesine izin vermeyeceklerini.” ve Hz. Aişe’ye de; “Resulullah’ın verdiği bu ruhsatın yalnız Salim için geçerli olduğunu” söylüyorlardı. (Müslim, Reda, 31-h. No:1454-, Ebu Davud, Nikah,10).

    İmam Şafii ve Hanbelî alimleri de Salim’le ilgili hükmün hususî bir ruhsat olduğunu söylemişlerdir.(bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 7/709).

    İbn Teymiye ve Şevkânî’nin de içinde bulunduğu bazı alimler, bu iki farklı hadis hükümlerin arasını bulmak ve birleştirmek üzere, “Esas genel hüküm olarak emzirme süresinin iki yaşla sınırlı olduğunu, Salim olayında olduğu gibi, zorunlu bir ihtiyaç söz konusu olduğunda özel bir nitelikle büyükler için de geçerli olabileceğini” ifade etmişlerdir.(bk. Avnu’l-Mabud, ilgili hadisin şerhi).

    Cumhurun bir delili de Hz. Aişe (r.anha)’nin yukarıda geçen hadisinde yer alan Resulullah’ın (a.s.m) “Siz kadınlar süt kardeşlerinizi iyi düşünün! Çünkü süt kardeşliği, açlıktan dolayı hasıl olur!” mealindeki ifadesidir.

    Önemli bir nokta da, Sehle’nin erginlik çağına gelmiş bir delikanlı olan Salim’e nasıl süt emzirdiğidir. Nevevî’nin de içinde bulunduğu bazı alimlerin benimsediği görüşe göre, Sehle doğrudan Salim’i göğsünden emzirmemiş, sütünü bir kaba koyup ondan ona içirmiştir.(bk. Nevevî, ilgili hadisin şerhi).






+ Yorum Gönder