Konusunu Oylayın.: Tembelliğin gen eksikliğinden kaynaklandığı söylenmektedir. Tembellik insanın kaderi midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Tembelliğin gen eksikliğinden kaynaklandığı söylenmektedir. Tembellik insanın kaderi midir?
  1. 05.Aralık.2011, 14:17
    1
    Misafir

    Tembelliğin gen eksikliğinden kaynaklandığı söylenmektedir. Tembellik insanın kaderi midir?






    Tembelliğin gen eksikliğinden kaynaklandığı söylenmektedir. Tembellik insanın kaderi midir? Mumsema Tembelliğin gen eksikliğinden kaynaklandığı söylenmektedir. Tembellik insanın kaderi midir? Böyle bir insan tembellikten dolayı yapmadığı ibadetlerden mesul olur mu? yardımcı olurmusunuz


  2. 05.Aralık.2011, 14:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Tembelliğin gen eksikliğinden kaynaklandığı söylenmektedir. Tembellik insanın kaderi midir? Böyle bir insan tembellikten dolayı yapmadığı ibadetlerden mesul olur mu? yardımcı olurmusunuz


    Benzer Konular

    - Kader hakkında bilgi veriniz? Her şey kader midir? Kişinin kötülük yapması onun kaderi midir?

    - Evlilik kader midir yoksa sadece insanın seçimiyle alakalı bir şey midir?

    - Kaderi yanlış bilen kafir midir?

    - Kaderi mutlak ve kaderi muallak ne demek

    - Kaderi deyishmek olurmu? (Kaderi değiştirmek olur mu?)

  3. 05.Aralık.2011, 15:54
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Tembelliğin gen eksikliğinden kaynaklandığı söylenmektedir. Tembellik insanın kaderi midir?




    İmtihan şuura taalluk eden, aklı muhatap alan bir husustur. Bu sebeple, insanın yanlış bir duygusal müdahaleyle bu fıtrî dürtülerin yönünü yanlış bir yola yönlendirmesi söz konusu olduğu zaman, şuurlu olan özgür iradesi devreye girebilir ve yolunu şaşırmış bu fıtrî sevkin yüzünü doğruya yönlendirebilir.

    İnsanın özgür iradesini askıya alacak kötülüğe meyyal bir genetik kodlamanın varlığına dair düşünceler tamamen bir spekülasyondur, imtihan için gerekli olan ilahî adaleti göz ardı eden bir yaklaşımın ürünüdür. Genetik kodlarda iyiliği ve kötülüğü simgeleyen bazı hususlar olabilir, ancak bunlar insanın özgür iradesini tamamen ortadan kaldıracak bir boyutta olduğunu düşünmek asla doğru değildir.

    Uzmanların belirttiğine göre, her kromozomun içinde uzun bir ip merdivenini andıran DNA molekülü bulunur. Bu DNA molekülü, bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlanan binlerce birimden oluşmuştur. Kalıtsal bilgi de bu birimlerin özel diziliş biçiminde saklıdır. Bu dizilişe "genetik şifre" ya da "genetik kod" denir. Gerçekten de DNA molekülündeki birimlerin her diziliş biçiminde hücrenin hangi proteini üreteceğini bildiren bir şifre gizlidir. Hücrenin kimyasal maddeleri üreten bölümü bu şifreyi çözerek canlı için gereken proteini yapabilir.

    Bu açıklamalardan da anlaşıldığına göre genetik kod, ilahî kudret ve hikmet tarafından dizayn edilen ve daha çok canlı bünyenin biyolojik ihtiyacını düzenlemeye yönelik bir mekanizmadır. İmtihan ise, daha çok manevî birer mekanizma olan ruh, akıl, şuur ve özgür iradeye yöneliktir.

    Dolayısıyla, sanıldığı gibi, “genetik kodlar” cebrî bir surette insanları iyiliğe veya kötülüğe sevk etmez, edemez. Çünkü, insanın özgür iradesi bu sevkıyata “dur!” diyebilir. Zaten özgür ve şuurlu iradenin görevi böyle bir fren vazifesini görmektir. Âdil bir imtihanın gerçekleşmesi de buna bağlıdır.

    Âdil bir imtihanın olabilmesi için insanın iç aleminde -biri iyilik, diğeri kötülük isteyen- zıt kutupların olması gerekir. Bu mekanizma, iyilikten hoşlanan kalp, akıl ve ulvî duygularla, kötülükten hoşlanan nefis, kör hissiyat ve suflî duygulardan oluşmaktadır. Bu zıt arzuların gerçekleşmesi ise, insanın özgür iradesine bağlıdır. Kişi, hangi tarafı tercih ederse, onu yapar ve tabii ki sonuçta ceza veya mükâfat görür. Fıtratındaki iyiliğe meyletme özelliğini görmezden gelip sadece kötülüğe meyletme özelliğini öne sürerek günah ve hatalarına mazeret gösteremez.
    Sorularla İslamiyet



  4. 05.Aralık.2011, 15:54
    2
    Silent and lonely rains



    İmtihan şuura taalluk eden, aklı muhatap alan bir husustur. Bu sebeple, insanın yanlış bir duygusal müdahaleyle bu fıtrî dürtülerin yönünü yanlış bir yola yönlendirmesi söz konusu olduğu zaman, şuurlu olan özgür iradesi devreye girebilir ve yolunu şaşırmış bu fıtrî sevkin yüzünü doğruya yönlendirebilir.

    İnsanın özgür iradesini askıya alacak kötülüğe meyyal bir genetik kodlamanın varlığına dair düşünceler tamamen bir spekülasyondur, imtihan için gerekli olan ilahî adaleti göz ardı eden bir yaklaşımın ürünüdür. Genetik kodlarda iyiliği ve kötülüğü simgeleyen bazı hususlar olabilir, ancak bunlar insanın özgür iradesini tamamen ortadan kaldıracak bir boyutta olduğunu düşünmek asla doğru değildir.

    Uzmanların belirttiğine göre, her kromozomun içinde uzun bir ip merdivenini andıran DNA molekülü bulunur. Bu DNA molekülü, bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlanan binlerce birimden oluşmuştur. Kalıtsal bilgi de bu birimlerin özel diziliş biçiminde saklıdır. Bu dizilişe "genetik şifre" ya da "genetik kod" denir. Gerçekten de DNA molekülündeki birimlerin her diziliş biçiminde hücrenin hangi proteini üreteceğini bildiren bir şifre gizlidir. Hücrenin kimyasal maddeleri üreten bölümü bu şifreyi çözerek canlı için gereken proteini yapabilir.

    Bu açıklamalardan da anlaşıldığına göre genetik kod, ilahî kudret ve hikmet tarafından dizayn edilen ve daha çok canlı bünyenin biyolojik ihtiyacını düzenlemeye yönelik bir mekanizmadır. İmtihan ise, daha çok manevî birer mekanizma olan ruh, akıl, şuur ve özgür iradeye yöneliktir.

    Dolayısıyla, sanıldığı gibi, “genetik kodlar” cebrî bir surette insanları iyiliğe veya kötülüğe sevk etmez, edemez. Çünkü, insanın özgür iradesi bu sevkıyata “dur!” diyebilir. Zaten özgür ve şuurlu iradenin görevi böyle bir fren vazifesini görmektir. Âdil bir imtihanın gerçekleşmesi de buna bağlıdır.

    Âdil bir imtihanın olabilmesi için insanın iç aleminde -biri iyilik, diğeri kötülük isteyen- zıt kutupların olması gerekir. Bu mekanizma, iyilikten hoşlanan kalp, akıl ve ulvî duygularla, kötülükten hoşlanan nefis, kör hissiyat ve suflî duygulardan oluşmaktadır. Bu zıt arzuların gerçekleşmesi ise, insanın özgür iradesine bağlıdır. Kişi, hangi tarafı tercih ederse, onu yapar ve tabii ki sonuçta ceza veya mükâfat görür. Fıtratındaki iyiliğe meyletme özelliğini görmezden gelip sadece kötülüğe meyletme özelliğini öne sürerek günah ve hatalarına mazeret gösteremez.
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder