Konusunu Oylayın.: İffet Nedir, Afif Kimdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İffet Nedir, Afif Kimdir?
  1. 05.Aralık.2011, 10:58
    1
    Misafir

    İffet Nedir, Afif Kimdir?






    İffet Nedir, Afif Kimdir? Mumsema İffet Nedir, Afîf Kimdir? bu konu hakkında kısa bilgi


  2. 05.Aralık.2011, 10:58
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    İffet Nedir, Afîf Kimdir? bu konu hakkında kısa bilgi


    Benzer Konular

    - İffet mücahideleri

    - İffet Nedir? iffetin anlamı nedir?

    - Afif nedir?

    - İffet nedir sözlük anlamı

    - İffet nedir?

  3. 05.Aralık.2011, 11:00
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İffet Nedir, Afif Kimdir?




    İffet Nedir, Afîf Kimdir?
    İşte bu bahtiyar insan, harama ve şehevanî duygulara karşı Rabbinin himayesi ve ona bahşettiği iffeti sayesinde kurtuluşa ermiştir. İffet ve afiflik nasıl bir hâldir ki, insanı böylesine yaman bir imtihanın eşiğinden çekip almaktadır. Lisan âlimleri iffeti, ‘haramdan uzak durmak, çirkin söz ve fiillerden sakınmak, hayâ ve edep dairesinde kalmak, ahlâkî değerlere bağlı bulunmak’ şeklinde tarif ederler. Gündelik dilde ise yaygın olarak, ‘namuslu, şerefli ve ahlâklı olma hâli’ diye tanımlandığına şahit oluruz. İslâm ahlâkı yazarları ve felsefecileri ise, ahlâk nazariyesinin bir bahsi olması itibariyle iffeti, ‘insanın tabiî duygularından biri olan ‘kuvve-i şeheviye’sinin mutedil işleyişinden hâsıl olan bir erdem’ diye tarif ederler.

    Müfredât yazarı Râgıb el-İsfahânî de, iffetliliğin iradeyle münasebetine temas ederek, âyet ve hadîslerde geçen ‘isti’fâf’(الإستعفاف) tabirini, “iffetli olmayı istemek, bu maksatla mümaresede bulunarak, belli bir disiplin uygulayarak ruhunda saklı bulunan bu fazileti geliştirmeye çalışmak” şeklinde açıklamaktadır. Dolayısıyla iffet, ‘beşerî şehvet duygusunun istikamet ve itidal üzere bulunması, meşru dairedeki zevk ve lezzetlere istekli olmakla birlikte gayr-i meşru arzu ve isteklere karşı iradî olarak karşı durma hâlidir.’ Dolayısıyla iffet erdemine, ancak şehevânî ve hayvanî zevkler karşısında nefsin arzularına gem vurarak erişilebilmektedir. (Râgıb el-İsfehânî, Müfredât, “İffet” mad)

    Kur’ân âyetleri ve hadîs-i şeriflerde işaret edilen mânâlar dikkate alındığında, iffet tabirinin iki farklı boyutta ele alındığı görülür. Bunlardan birincisi, ‘temelluk (dalkavukluk ) ve dilencilik yapmamak, başkalarının elinde avucundakine karşı müstağni olmak’; diğeri ise, ‘nefsin şehevânî isteklerine boyun eğmemek, harama meyleden uzuvları, eli-ayağı, dili-dudağı, gözü kulağı günahlardan korumaktır.
    Prof. Dr. Osman Güner/Yeni Ümit



  4. 05.Aralık.2011, 11:00
    2
    Silent and lonely rains



    İffet Nedir, Afîf Kimdir?
    İşte bu bahtiyar insan, harama ve şehevanî duygulara karşı Rabbinin himayesi ve ona bahşettiği iffeti sayesinde kurtuluşa ermiştir. İffet ve afiflik nasıl bir hâldir ki, insanı böylesine yaman bir imtihanın eşiğinden çekip almaktadır. Lisan âlimleri iffeti, ‘haramdan uzak durmak, çirkin söz ve fiillerden sakınmak, hayâ ve edep dairesinde kalmak, ahlâkî değerlere bağlı bulunmak’ şeklinde tarif ederler. Gündelik dilde ise yaygın olarak, ‘namuslu, şerefli ve ahlâklı olma hâli’ diye tanımlandığına şahit oluruz. İslâm ahlâkı yazarları ve felsefecileri ise, ahlâk nazariyesinin bir bahsi olması itibariyle iffeti, ‘insanın tabiî duygularından biri olan ‘kuvve-i şeheviye’sinin mutedil işleyişinden hâsıl olan bir erdem’ diye tarif ederler.

    Müfredât yazarı Râgıb el-İsfahânî de, iffetliliğin iradeyle münasebetine temas ederek, âyet ve hadîslerde geçen ‘isti’fâf’(الإستعفاف) tabirini, “iffetli olmayı istemek, bu maksatla mümaresede bulunarak, belli bir disiplin uygulayarak ruhunda saklı bulunan bu fazileti geliştirmeye çalışmak” şeklinde açıklamaktadır. Dolayısıyla iffet, ‘beşerî şehvet duygusunun istikamet ve itidal üzere bulunması, meşru dairedeki zevk ve lezzetlere istekli olmakla birlikte gayr-i meşru arzu ve isteklere karşı iradî olarak karşı durma hâlidir.’ Dolayısıyla iffet erdemine, ancak şehevânî ve hayvanî zevkler karşısında nefsin arzularına gem vurarak erişilebilmektedir. (Râgıb el-İsfehânî, Müfredât, “İffet” mad)

    Kur’ân âyetleri ve hadîs-i şeriflerde işaret edilen mânâlar dikkate alındığında, iffet tabirinin iki farklı boyutta ele alındığı görülür. Bunlardan birincisi, ‘temelluk (dalkavukluk ) ve dilencilik yapmamak, başkalarının elinde avucundakine karşı müstağni olmak’; diğeri ise, ‘nefsin şehevânî isteklerine boyun eğmemek, harama meyleden uzuvları, eli-ayağı, dili-dudağı, gözü kulağı günahlardan korumaktır.
    Prof. Dr. Osman Güner/Yeni Ümit






+ Yorum Gönder