Konusunu Oylayın.: Camilerin toplumda birlik , beraberlik ve sosyal barışı sağlamasındaki önemi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 11 kişi
Camilerin toplumda birlik , beraberlik ve sosyal barışı sağlamasındaki önemi
  1. 03.Aralık.2011, 11:36
    1
    Misafir

    Camilerin toplumda birlik , beraberlik ve sosyal barışı sağlamasındaki önemi






    Camilerin toplumda birlik , beraberlik ve sosyal barışı sağlamasındaki önemi Mumsema lütfen bu bi soru ödevim var ve tek bulabildiğim site sizsiniz.Bu camilerin önemi ile ilgili yazı ,görsel,şiir yazar mısınız?


  2. 03.Aralık.2011, 11:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 03.Aralık.2011, 21:12
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: camilerin toplumda birlik , beraberlik ve sosyal barışı sağlamasındaki önemi




    İslâm toplumsal dayanışmayı sağlayıcı, birlik ve beraberliği tesis edici ilkelere sahip olan bir dindir. Cami İslâm'ın özünde yer alan dayanışma ve uzlaşma ruhunun canlılık kazanmasına katkı sağlayan, birlik ve beraberliği sembolize eden bir kurumdur. Tarih boyunca cami devamlı bir şekilde müslümanların birlik ve beraberliklerinin pekiştirildiği mekanlar olmuşlardır. Cami hiç bir zaman ayrılıkların, anlaşmazlıkların ve düşmanlıkların körüklendiği yerler olmamıştır. Her zamankinden çok birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz bu dönemde camiler oldukça önemli fonksiyonlar üstlenebilirler.
    Günümüzde camiler ibadet yeri olmasının yanında aynı zamanda eğitim öğretim yeri olarak da hizmet vermektedirler. Ülkemizin her tarafında bulunan camilere ibadet maksadıyla gelen milyonlarca insanımız dini konularda aydınlatılmakta ve okullarda öğrendikleri dini bilgileri pekiştirmektedirler. Beş vakit namaz, Cuma namazı, bayram namazı ve teravih namazı vb. dini içerikli etkinlikler amacıyla camilere gelen milyonlarca insan aynı duyguları, aynı heyecanları yaşamakta ve tek amaç etrafında kenetlenmektedirler. Ancak camilerin uzlaştırıcı ve toplumsal dayanışmayı sağlayıcı işlevini en iyi şekilde gerçekleştirmesi, oralarda görev yapan imam-hatiplerimizin özel gayretleriyle mümkün olabilecektir. Camilerimizi din görevlilerimizden bağımsız olarak ele almak mümkün değildir.
    Bugün 65.000 camide hizmet veren binlerce din görevlimizi camileri birleştirici fonksiyonunu gerçekleştirmede büyük sorumluluklar beklemektedir. Onlar söz ve davranışlarıyla örnek olmalı ve halkımızın aynı amaçlar doğrultusunda bir araya gelmelerinde bir harç vazifesi görmelidirler. Eğer din görevlileri üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirirlerse camilerin toplumsal barışı, uzlaşmayı ve dayanışmayı sağlayıcı fonksiyonu gerçekleşmiş olacaktır.
    ------------------------
    1- Ragıp el-İsfehanî, "el Müfredat fî Garibi'l-Kur'an", Kahraman Yayınları, İstanbul 1986, s. 135-136.
    2- Buhârî, Menakıbü'l-Ensar, 45.
    3- Hüseyin Atay, "İslâm'da Öğretim", Ankara Ünv. İl.Fak. Dergisi, C. 23, Ankara 1978, s. 18, Ahmed Çelebi, "İslâm'da Eğitim Öğretim Tarihi", Çev. Ali Yardım, Damla Yayınevi, İstanbul, 1983, s.96, M. Faruk Bayraktar, "İslâm Eğitiminde Öğretmen Öğrenci Münasebetleri", M.Ü.İ.F.Y., İstanbul, 1989, s.90-94, Jons Pedersen, "Mescid", İslâm Ansiklopedisi, C. 8, M.E.Basımevi, İstanbul, 1979, s.4.
    4- İsmet Kayaoğlu, "İslâm Kurumları Tarihi", Ankara 1980, s.117.
    5- M. Faruk Bayraktar, "Yaygın Eğitimde Din Öğretimi", "Türkiye'de Din Eğitimi ve Öğretimi", Türk Yurdu Yayınları, Ankara, 1999, s. 345.
    6- Çelebi, a.g.e., s. 108-109.
    7- Mustafa Bilge, "İlk Osmanlı Medreseleri", İstanbul, 1984, s. 3, Osman Ergin, "Türk Maarif Tarihi", C. 1-2, İstanbul 1977, s. 99.
    8- Faik Reşit Ünat, Türkiye Eğitim Sisteminin Gelişmesine Tarihi Bir Bakış, Ankara, 1964, s.10, Yahya Akyüz, Türk Eğitim Tarihi, Kültür Koleji Yayınları, İstanbul, 1993, s. 72.
    9- Cemal Tosun, "Din ve Kimlik", Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1993, s. 56.
    10- Ünver Günay, "Din ve Toplumsal Farklılaşma", Atatürk Ünv. İl. Fak. Der. Sayı: 5, Erzurum, 1982, s. 79.
    11- Günay, a.g.m., s. 80.
    12- Diyanet İşleri Başkanlığı İstatistikleri, 1997, Ankara, 1998, s. 7.



  4. 03.Aralık.2011, 21:12
    2
    Editör



    İslâm toplumsal dayanışmayı sağlayıcı, birlik ve beraberliği tesis edici ilkelere sahip olan bir dindir. Cami İslâm'ın özünde yer alan dayanışma ve uzlaşma ruhunun canlılık kazanmasına katkı sağlayan, birlik ve beraberliği sembolize eden bir kurumdur. Tarih boyunca cami devamlı bir şekilde müslümanların birlik ve beraberliklerinin pekiştirildiği mekanlar olmuşlardır. Cami hiç bir zaman ayrılıkların, anlaşmazlıkların ve düşmanlıkların körüklendiği yerler olmamıştır. Her zamankinden çok birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz bu dönemde camiler oldukça önemli fonksiyonlar üstlenebilirler.
    Günümüzde camiler ibadet yeri olmasının yanında aynı zamanda eğitim öğretim yeri olarak da hizmet vermektedirler. Ülkemizin her tarafında bulunan camilere ibadet maksadıyla gelen milyonlarca insanımız dini konularda aydınlatılmakta ve okullarda öğrendikleri dini bilgileri pekiştirmektedirler. Beş vakit namaz, Cuma namazı, bayram namazı ve teravih namazı vb. dini içerikli etkinlikler amacıyla camilere gelen milyonlarca insan aynı duyguları, aynı heyecanları yaşamakta ve tek amaç etrafında kenetlenmektedirler. Ancak camilerin uzlaştırıcı ve toplumsal dayanışmayı sağlayıcı işlevini en iyi şekilde gerçekleştirmesi, oralarda görev yapan imam-hatiplerimizin özel gayretleriyle mümkün olabilecektir. Camilerimizi din görevlilerimizden bağımsız olarak ele almak mümkün değildir.
    Bugün 65.000 camide hizmet veren binlerce din görevlimizi camileri birleştirici fonksiyonunu gerçekleştirmede büyük sorumluluklar beklemektedir. Onlar söz ve davranışlarıyla örnek olmalı ve halkımızın aynı amaçlar doğrultusunda bir araya gelmelerinde bir harç vazifesi görmelidirler. Eğer din görevlileri üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirirlerse camilerin toplumsal barışı, uzlaşmayı ve dayanışmayı sağlayıcı fonksiyonu gerçekleşmiş olacaktır.
    ------------------------
    1- Ragıp el-İsfehanî, "el Müfredat fî Garibi'l-Kur'an", Kahraman Yayınları, İstanbul 1986, s. 135-136.
    2- Buhârî, Menakıbü'l-Ensar, 45.
    3- Hüseyin Atay, "İslâm'da Öğretim", Ankara Ünv. İl.Fak. Dergisi, C. 23, Ankara 1978, s. 18, Ahmed Çelebi, "İslâm'da Eğitim Öğretim Tarihi", Çev. Ali Yardım, Damla Yayınevi, İstanbul, 1983, s.96, M. Faruk Bayraktar, "İslâm Eğitiminde Öğretmen Öğrenci Münasebetleri", M.Ü.İ.F.Y., İstanbul, 1989, s.90-94, Jons Pedersen, "Mescid", İslâm Ansiklopedisi, C. 8, M.E.Basımevi, İstanbul, 1979, s.4.
    4- İsmet Kayaoğlu, "İslâm Kurumları Tarihi", Ankara 1980, s.117.
    5- M. Faruk Bayraktar, "Yaygın Eğitimde Din Öğretimi", "Türkiye'de Din Eğitimi ve Öğretimi", Türk Yurdu Yayınları, Ankara, 1999, s. 345.
    6- Çelebi, a.g.e., s. 108-109.
    7- Mustafa Bilge, "İlk Osmanlı Medreseleri", İstanbul, 1984, s. 3, Osman Ergin, "Türk Maarif Tarihi", C. 1-2, İstanbul 1977, s. 99.
    8- Faik Reşit Ünat, Türkiye Eğitim Sisteminin Gelişmesine Tarihi Bir Bakış, Ankara, 1964, s.10, Yahya Akyüz, Türk Eğitim Tarihi, Kültür Koleji Yayınları, İstanbul, 1993, s. 72.
    9- Cemal Tosun, "Din ve Kimlik", Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1993, s. 56.
    10- Ünver Günay, "Din ve Toplumsal Farklılaşma", Atatürk Ünv. İl. Fak. Der. Sayı: 5, Erzurum, 1982, s. 79.
    11- Günay, a.g.m., s. 80.
    12- Diyanet İşleri Başkanlığı İstatistikleri, 1997, Ankara, 1998, s. 7.



  5. 03.Aralık.2011, 21:12
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: camilerin toplumda birlik , beraberlik ve sosyal barışı sağlamasındaki önemi

    Ülkenin her tarafına yayılan camilerin toplumsal dayanışmadaki etkinliğini gerçekleştirmesinde ve bu mekanların birlik ve beraberliğin sembolü olarak görülmesinde büyük sorumluluklar taşıyan din görevlilerine yönelik olarak şu tür önerilerde bulunabiliriz:
    1- Din görevlileri günümüz insanının dini ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde iyi bir eğitime tabi tutulmalıdır. İslam'ın toplumsal dayanışmayı sağlayıcı temel ilkelerini insanlara anlatma görevini üstlenen din görevlilerinin iyi bir bilgi ve kültür birikimine sahip olmaları beklenir. Çünkü insanları etkilemek ve dini hakikatleri dinin özüne uygun olarak ifade edebilmek ancak ilmi bir ehliyete sahip olmakla mümkün hale gelir.
    2- Din görevlilerinin bilgi seviyelerini yükseltmek için ciddi önlemler alınmalıdır. Öncelikli olarak İlahiyat Fakültelerini okuyabilme imkanı sağlanmalıdır. Bunun yanısıra sık sık hizmetiçi eğitim ve seminerler tertip edilmelidir. Bu tür faaliyetler organize edilirken ilahiyat fakülteleriyle işbirliğine gidilebilir.
    1998 istatistiklerine göre mevcut 60.000 din görevlisinden 45.066'sı İmam-Hatip Lisesi mezunu, 351'i İlahiyat Meslek Yüksek Okulu mezunu, 845'i İlahiyat Fakültesi mezunudur.
    Görüldüğü gibi İlahiyat Fakültesi mezunu olanların oranı oldukça düşüktür. Bilgi çağına girdiğimiz dönemde din görevlilerinin her yönden iyi yetişmiş olmaları ve yüksek tahsil görmeleri arzu edilen bir husustur. Artık bir yandan mevcut elemanların seviyelerini yükseltirken, bundan sonraki eleman alımında İlahiyat Fakültesi mezunu olanların tercihi yoluna gidilebilir.
    3- Düzenlenen hizmetiçi eğitim etkinliklerinde mesleki bilgi yanında, pedagojik formasyon ve yöntem bilgisine sahip olabilmeleri üzerinde titizlikle durulmalıdır. Bu kurslarda öncelikli olarak sosyoloji ve pedagoji bilimlerinin verilerinden din görevlileri haberdar edilmelidir. Bu sayede din görevlileri insanlarla daha iyi diyalog kurmanın, onların seviyesine inerek dini hakikatleri etkili bir şekilde anlatmanın yollarını öğrenebileceklerdir. Hizmetiçi eğitim faaliyetlerinde özellikle sosyal bilimlerin verilerinden yararlanma hususunda İlahiyat Fakülteleri ve Eğitim Fakültelerinin ilgili öğretim üyeleriyle işbirliği yoluna gidilebilir.
    4- Din görevlileri söz ve davranışlarıyla örnek olmalıdırlar. Din görevlileri yapılmasını istedikleri veya sakınca gördükleri davranışları öncelikle kendi yaşamlarında uygulamalıdırlar. Söylediklerinin tersini yapan bir din görevlisine insanların güven duyması ve saygı göstermesi mümkün değildir.
    5- Din görevlileri sadece birtakım dini görevleri yerine getirmekle yetinmemelidir. Bunun yanında halkın içine girmeli, onlarla kaynaşmalı, dargınları barıştırmada, kişiler arasındaki problemleri çözüme kavuşturmada etkin bir rol oynamalıdırlar. Böylece toplumda bir barış ortamının oluşmasına katkı sağlamış olurlar.
    6- Okunan hutbeler cemaatin bilgi düzeyine ve bulunduğu yerin durumuna uygun olarak hazırlanmalıdır. Hutbelerde sık sık birlik ve beraberlik, sosyal dayanışma ve bütünleşmeyi sağlayıcı, kollektif bir şuuru ortaya çıkarıcı ve toplumsal uzlaşmayı canlı tutucu söz ve ifadelere yer verilmelidir.
    7- Vaazlar cemaatin dinî ihtiyacını kaşılayıcı, ifrat ve tefritten uzak, eğitici-öğretici, uyarıcı, sevdirici, müjdeleyici, kötülüklerden sakındırıcı ve toplumu bütünleştirici olmalıdır.
    8- Vaazlarda şahsiyet yapılmamalıdır. "Ramazan müslümanları", "Oruç tutmayanlar camiye gelmesin", "Beş vakit kılmayan cuma da kılmasın" gibi bazen vaazlarda rastladığımız ifadeler İslâm'ın özüne aykırıdır ve camiden soğumaya sebep olur. Halbuki cami toplumsal uzlaşmayı sembolize eden kutsal mekandır. Bu yüzden din görevlilerinin yapmaları gereken, insanları şu veya bu adlarla sınıflandırmak ve onları uzlaşı ortamından uzaklaştırmak değil, aksine her ne şekilde olursa olsun camiye gelenlere dinin özüne ilişkin şeyler verebilmek ve İslâm'ın birleşirici özelliklerini gözler önüne sermek olmalıdır



  6. 03.Aralık.2011, 21:12
    3
    Editör
    Ülkenin her tarafına yayılan camilerin toplumsal dayanışmadaki etkinliğini gerçekleştirmesinde ve bu mekanların birlik ve beraberliğin sembolü olarak görülmesinde büyük sorumluluklar taşıyan din görevlilerine yönelik olarak şu tür önerilerde bulunabiliriz:
    1- Din görevlileri günümüz insanının dini ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde iyi bir eğitime tabi tutulmalıdır. İslam'ın toplumsal dayanışmayı sağlayıcı temel ilkelerini insanlara anlatma görevini üstlenen din görevlilerinin iyi bir bilgi ve kültür birikimine sahip olmaları beklenir. Çünkü insanları etkilemek ve dini hakikatleri dinin özüne uygun olarak ifade edebilmek ancak ilmi bir ehliyete sahip olmakla mümkün hale gelir.
    2- Din görevlilerinin bilgi seviyelerini yükseltmek için ciddi önlemler alınmalıdır. Öncelikli olarak İlahiyat Fakültelerini okuyabilme imkanı sağlanmalıdır. Bunun yanısıra sık sık hizmetiçi eğitim ve seminerler tertip edilmelidir. Bu tür faaliyetler organize edilirken ilahiyat fakülteleriyle işbirliğine gidilebilir.
    1998 istatistiklerine göre mevcut 60.000 din görevlisinden 45.066'sı İmam-Hatip Lisesi mezunu, 351'i İlahiyat Meslek Yüksek Okulu mezunu, 845'i İlahiyat Fakültesi mezunudur.
    Görüldüğü gibi İlahiyat Fakültesi mezunu olanların oranı oldukça düşüktür. Bilgi çağına girdiğimiz dönemde din görevlilerinin her yönden iyi yetişmiş olmaları ve yüksek tahsil görmeleri arzu edilen bir husustur. Artık bir yandan mevcut elemanların seviyelerini yükseltirken, bundan sonraki eleman alımında İlahiyat Fakültesi mezunu olanların tercihi yoluna gidilebilir.
    3- Düzenlenen hizmetiçi eğitim etkinliklerinde mesleki bilgi yanında, pedagojik formasyon ve yöntem bilgisine sahip olabilmeleri üzerinde titizlikle durulmalıdır. Bu kurslarda öncelikli olarak sosyoloji ve pedagoji bilimlerinin verilerinden din görevlileri haberdar edilmelidir. Bu sayede din görevlileri insanlarla daha iyi diyalog kurmanın, onların seviyesine inerek dini hakikatleri etkili bir şekilde anlatmanın yollarını öğrenebileceklerdir. Hizmetiçi eğitim faaliyetlerinde özellikle sosyal bilimlerin verilerinden yararlanma hususunda İlahiyat Fakülteleri ve Eğitim Fakültelerinin ilgili öğretim üyeleriyle işbirliği yoluna gidilebilir.
    4- Din görevlileri söz ve davranışlarıyla örnek olmalıdırlar. Din görevlileri yapılmasını istedikleri veya sakınca gördükleri davranışları öncelikle kendi yaşamlarında uygulamalıdırlar. Söylediklerinin tersini yapan bir din görevlisine insanların güven duyması ve saygı göstermesi mümkün değildir.
    5- Din görevlileri sadece birtakım dini görevleri yerine getirmekle yetinmemelidir. Bunun yanında halkın içine girmeli, onlarla kaynaşmalı, dargınları barıştırmada, kişiler arasındaki problemleri çözüme kavuşturmada etkin bir rol oynamalıdırlar. Böylece toplumda bir barış ortamının oluşmasına katkı sağlamış olurlar.
    6- Okunan hutbeler cemaatin bilgi düzeyine ve bulunduğu yerin durumuna uygun olarak hazırlanmalıdır. Hutbelerde sık sık birlik ve beraberlik, sosyal dayanışma ve bütünleşmeyi sağlayıcı, kollektif bir şuuru ortaya çıkarıcı ve toplumsal uzlaşmayı canlı tutucu söz ve ifadelere yer verilmelidir.
    7- Vaazlar cemaatin dinî ihtiyacını kaşılayıcı, ifrat ve tefritten uzak, eğitici-öğretici, uyarıcı, sevdirici, müjdeleyici, kötülüklerden sakındırıcı ve toplumu bütünleştirici olmalıdır.
    8- Vaazlarda şahsiyet yapılmamalıdır. "Ramazan müslümanları", "Oruç tutmayanlar camiye gelmesin", "Beş vakit kılmayan cuma da kılmasın" gibi bazen vaazlarda rastladığımız ifadeler İslâm'ın özüne aykırıdır ve camiden soğumaya sebep olur. Halbuki cami toplumsal uzlaşmayı sembolize eden kutsal mekandır. Bu yüzden din görevlilerinin yapmaları gereken, insanları şu veya bu adlarla sınıflandırmak ve onları uzlaşı ortamından uzaklaştırmak değil, aksine her ne şekilde olursa olsun camiye gelenlere dinin özüne ilişkin şeyler verebilmek ve İslâm'ın birleşirici özelliklerini gözler önüne sermek olmalıdır



  7. 06.Ocak.2013, 14:52
    4
    Misafir

    Cevap: camilerin toplumda birlik , beraberlik ve sosyal barışı sağlamasındaki önemi

    teşşekkür ederim


  8. 06.Ocak.2013, 14:52
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    teşşekkür ederim


  9. 06.Ocak.2013, 15:25
    5
    Misafir

    Cevap: camilerin toplumda birlik , beraberlik ve sosyal barışı sağlamasındaki önemi

    teşekkür ederim


  10. 06.Ocak.2013, 15:25
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    teşekkür ederim





+ Yorum Gönder