Konusunu Oylayın.: Gökkuşağı Nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Gökkuşağı Nedir?
  1. 03.Aralık.2011, 09:28
    1
    Misafir

    Gökkuşağı Nedir?

  2. 03.Aralık.2011, 09:38
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,607
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Gökkuşağı Nedir?




    Gökkuşağı


    Ebü'l-Kasım Et-Taberanî, îbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet et­miştir: Heraklius, Muaviye'ye bir mektub gönderdi, gönderirken de; «Eğer bunlarda peygamberlikten bir bilgi kalmış ise kendilerine soraca­ğım soruların cevabını bana bildirirler.» dedi. Muaviye'ye gönderdiği mektubunda gökkuşağını ve günde sadece bir saat güneş ışığı gören yer parçasının neresi olduğunu soruyordu. Elçi mektubu kendisine getirdi­ğinde Muaviye: «Bu güne kadar benden böyle bir soru sorulmadı. Bunun cevabını kim verecek?» diye sordu. Kendisine bunun cevabını îbn Abbas'm verebileceğini söylediklerinde Muaviye, mektubu durup İbn Abbas'a gönderdi, o da şu cevabî mektubu gönderdi:
    «Gökkuşağı, yeryüzü halkı için boğulmaya karşı bir emandır ve gök­ten açılan bir kapıdır. Gündüzleyin sadece bir saat güneş ışığı gören yere gelince orası israiloğullannm geçmelerine yol veren denizdir.»
    Taberanî, Cabir b. Abdullah'tan rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    «Ey Muaz! Ben seni kitab ehli bir millete gönderiyorum. Sana gök­kuşağını sorarlarsa de ki o, Arş'm altındaki yılanın salyasıdır.» Bu cidden münker ve tuhaf bir hadistir. Hatta uydurmaya benzemektedir. Hadisin ravisi Fadl b. Muhtar yani Ebu Sehl el-Basrî'nin rivayet ettiği hadislerin senedine de metnine de itibar edilemeyeceğini İbn Adiyy söy­lemiştir.
    Yüce Allah buyurdu İd:
    «Korku ve ümide düşürmek için size şimşeği gösteren, yağmurla yüklü bulutları meydana getiren O'dur. O'nu, gök gürlemesi hamd ile, melekler de korkularından teşbih ederler. Onlar, pek kuvvetli olan Al­lah hakkında çekişirken, O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini
    çarpar.» <er-Ra'd,12-13.)
    «Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardın­ca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizler de süzülen gemiler de, Allah'ın gökten indirip ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlı­yı orada yaymasında, rüzgarları ve yerle gök arasında emre amade du­ran bulutları döndürme sinde, düşünen kimseler için deliller vardır.» (el-Bakara,164.)
    İmam Ahmed b. Hanbel, İbrahim'in babası Sa'd'dan rivayet etti ki: Beni Gıfar kabilesinden yaşlı bir adam şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)'m şöyle dediğini işittim:
    «Doğrusu, Allah bulutları meydana getirir, en güzel şekilde konu­şur ve en güzel şekilde güler.» Yani Allah'ın konuşması gök gürlemesi-dir, gülmesi de şimşek çakmasıdır.»
    İbn Ebi Hatim, Muhammed b. Müslim'in şöyle dediğini rivayet et­miştir: «Bize ulaşan bir habere göre şimşek, bir melektir ki onun dört yü­zü vardır: Bir yüzü insan yüzü, bir yüzü sığır yüzü, bir yüzü kartal yüzü, bir yüzü de aslan yüzüdür. Kuyruğunu oynatınca şimşek çakar.»
    İmam Ahmed b. Hanbel, Tirmizî, Nescî, Buharı ve Hakim, Salim'in babasından rivayet ettiler ki, Rasûlullah (s.a.v.) gök gürlemesini ve şim­şek çakmasını işitince şöyle dedi:
    «Allah'ım, bizi gazabınla öldürme ve bizi azabınla helak etme. Bun-. dan önce bize afiyet ver.»
    İbn Cerir, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasûlul­lah (s.a.v.) gök gürültüsünü duyduğunda şöyle dedi:
    «Yıldırımın hamd ile kendisini teşbih ettiği Allah, noksanlıklardan münezzehtir.»
    Hz. Ali (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.) gök gü­rültüsünü duyduğunda şöyle dermiş:
    «Gök gürültüsünün kendisini teşbih ettiği Allah, noksanlıklardan
    münezzehtir.»
    Malik, İbn Ömer'den rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) gök gürültü­sünü duyunca şöyle derdi:
    «Gök gürültüsünün hamd ile, meleklerin de korkusu ile kendisini teşbih ettikleri Allah, noksanlıklardan münezzehtir. Doğrusu bu, yer­yüzü sakinleri için şiddetli bir tehdittir.»
    İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hüreyre (r.a.)'den rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    «Rabbiniz buyurdu M: "Eğer kullarım bana itaat ederlerse geceleyin onlara yağmur yağdırırım, gündüzleyin de üzerlerine güneşi doğduru­rum, onlara yıldırımın sesini işittirmem."
    «Siz Allah'ı zikredin. Çünkü yıldırım, zikreden kimseye çarpmaz.»
    Bütün bunlar tefsirimizde detaylı olarak açıklanmıştır. Hamd ve minnet Allah'adır.


  3. 03.Aralık.2011, 09:38
    2
    Moderatör



    Gökkuşağı


    Ebü'l-Kasım Et-Taberanî, îbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet et­miştir: Heraklius, Muaviye'ye bir mektub gönderdi, gönderirken de; «Eğer bunlarda peygamberlikten bir bilgi kalmış ise kendilerine soraca­ğım soruların cevabını bana bildirirler.» dedi. Muaviye'ye gönderdiği mektubunda gökkuşağını ve günde sadece bir saat güneş ışığı gören yer parçasının neresi olduğunu soruyordu. Elçi mektubu kendisine getirdi­ğinde Muaviye: «Bu güne kadar benden böyle bir soru sorulmadı. Bunun cevabını kim verecek?» diye sordu. Kendisine bunun cevabını îbn Abbas'm verebileceğini söylediklerinde Muaviye, mektubu durup İbn Abbas'a gönderdi, o da şu cevabî mektubu gönderdi:
    «Gökkuşağı, yeryüzü halkı için boğulmaya karşı bir emandır ve gök­ten açılan bir kapıdır. Gündüzleyin sadece bir saat güneş ışığı gören yere gelince orası israiloğullannm geçmelerine yol veren denizdir.»
    Taberanî, Cabir b. Abdullah'tan rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    «Ey Muaz! Ben seni kitab ehli bir millete gönderiyorum. Sana gök­kuşağını sorarlarsa de ki o, Arş'm altındaki yılanın salyasıdır.» Bu cidden münker ve tuhaf bir hadistir. Hatta uydurmaya benzemektedir. Hadisin ravisi Fadl b. Muhtar yani Ebu Sehl el-Basrî'nin rivayet ettiği hadislerin senedine de metnine de itibar edilemeyeceğini İbn Adiyy söy­lemiştir.
    Yüce Allah buyurdu İd:
    «Korku ve ümide düşürmek için size şimşeği gösteren, yağmurla yüklü bulutları meydana getiren O'dur. O'nu, gök gürlemesi hamd ile, melekler de korkularından teşbih ederler. Onlar, pek kuvvetli olan Al­lah hakkında çekişirken, O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini
    çarpar.» <er-Ra'd,12-13.)
    «Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardın­ca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizler de süzülen gemiler de, Allah'ın gökten indirip ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlı­yı orada yaymasında, rüzgarları ve yerle gök arasında emre amade du­ran bulutları döndürme sinde, düşünen kimseler için deliller vardır.» (el-Bakara,164.)
    İmam Ahmed b. Hanbel, İbrahim'in babası Sa'd'dan rivayet etti ki: Beni Gıfar kabilesinden yaşlı bir adam şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)'m şöyle dediğini işittim:
    «Doğrusu, Allah bulutları meydana getirir, en güzel şekilde konu­şur ve en güzel şekilde güler.» Yani Allah'ın konuşması gök gürlemesi-dir, gülmesi de şimşek çakmasıdır.»
    İbn Ebi Hatim, Muhammed b. Müslim'in şöyle dediğini rivayet et­miştir: «Bize ulaşan bir habere göre şimşek, bir melektir ki onun dört yü­zü vardır: Bir yüzü insan yüzü, bir yüzü sığır yüzü, bir yüzü kartal yüzü, bir yüzü de aslan yüzüdür. Kuyruğunu oynatınca şimşek çakar.»
    İmam Ahmed b. Hanbel, Tirmizî, Nescî, Buharı ve Hakim, Salim'in babasından rivayet ettiler ki, Rasûlullah (s.a.v.) gök gürlemesini ve şim­şek çakmasını işitince şöyle dedi:
    «Allah'ım, bizi gazabınla öldürme ve bizi azabınla helak etme. Bun-. dan önce bize afiyet ver.»
    İbn Cerir, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasûlul­lah (s.a.v.) gök gürültüsünü duyduğunda şöyle dedi:
    «Yıldırımın hamd ile kendisini teşbih ettiği Allah, noksanlıklardan münezzehtir.»
    Hz. Ali (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.) gök gü­rültüsünü duyduğunda şöyle dermiş:
    «Gök gürültüsünün kendisini teşbih ettiği Allah, noksanlıklardan
    münezzehtir.»
    Malik, İbn Ömer'den rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) gök gürültü­sünü duyunca şöyle derdi:
    «Gök gürültüsünün hamd ile, meleklerin de korkusu ile kendisini teşbih ettikleri Allah, noksanlıklardan münezzehtir. Doğrusu bu, yer­yüzü sakinleri için şiddetli bir tehdittir.»
    İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hüreyre (r.a.)'den rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    «Rabbiniz buyurdu M: "Eğer kullarım bana itaat ederlerse geceleyin onlara yağmur yağdırırım, gündüzleyin de üzerlerine güneşi doğduru­rum, onlara yıldırımın sesini işittirmem."
    «Siz Allah'ı zikredin. Çünkü yıldırım, zikreden kimseye çarpmaz.»
    Bütün bunlar tefsirimizde detaylı olarak açıklanmıştır. Hamd ve minnet Allah'adır.





+ Yorum Gönder