Konusunu Oylayın.: Kur'an ve diğer kutsal kitaplar ve sözlü geleneklerle benzerlikler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kur'an ve diğer kutsal kitaplar ve sözlü geleneklerle benzerlikler
  1. 03.Aralık.2011, 07:05
    1
    Misafir

    Kur'an ve diğer kutsal kitaplar ve sözlü geleneklerle benzerlikler






    Kur'an ve diğer kutsal kitaplar ve sözlü geleneklerle benzerlikler Mumsema Kur'an ve diğer kutsal kitaplar ve sözlü geleneklerle benzerlikler


  2. 03.Aralık.2011, 07:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 24.Ocak.2012, 12:53
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Kur'an ve diğer kutsal kitaplar ve sözlü geleneklerle benzerlikler




    Diğer İlâhî Kitablarla Kur'an Arasındaki Fark Nedir?

    Kur'an'dan önce gelen ve bugün elde mevcut bulunan İlâhî Kitabların hiçbiri, Allah'ın peygamberlerine indirdiği semavî kitabların orijinali değildir Bunların zamanla asıl nüshaları kaybolmuş, insanlar tarafından yeniden yazılmışlardır Bu yüzden de içlerine hurafeler ve bâtıl inançlar karışmıştır Meselâ Tevrat'ın, Hz Mûsâ'dan sonra uzun asırlar esir ve sürgün hayatı yaşayan, hattâ bir ara inançlarını bile kaybedip putperestliğe düşen Yahudiler tarafından muhafaza edilemediği; bugün elde olan nüshanın Hz Mûsâ'dan çok sonra bâzı din adamları tarafından yazıldığı, fakat Tevrat'ın aslı imiş gibi yeniden din kitabı olarak kabûl edildiği bilinen tarihî gerçeklerdendir Böyle uzun ve karışık bir devreden sonra ortaya çıkarılan bir kitabın Hz Mûsâ'ya indirilen Tevrat'ın aynısı olamıyacağı açıktır Bu yüzdendir ki, içinde peygamberlere yakışmayacak isnad ve iftiralar yer almakta; tevhid dininin ruhuna aykırı düşen hükümler bulunmaktadır

    Dâvud'a (as) gelen Zebûr da, Tevrat'ın mâruz kaldığı âkıbetten kurtulamamıştır

    İncil'e gelince, Hz İsâ (as) kendisine gelen vahiyleri yazdırmamıştı Çünkü 30 yaşında peygamber olmuş, 33 yaşında da peygamberlik vazifesi son bulmuştu Üç sene gibi kısa bir süre içinde de köyden köye, şehirden şehire dolaşıp, halkı irşâd için uğraşmıştı Son zamanlarında ise, zaten Yahudîlerin kışkırtmasıyla Romalı idareciler tarafından sürekli tâkip altında idi Bu durumda İncil'i yazdırmak için ne zaman, ne de imkân bulabilmişti Nitekim bugün elde mevcut olan İnciller, müelliflerinin adıyla anılmakta ve içinde Hz İsâ'nın havârilerine verdiği vaazlarını, ders ve irşadlarını ihtiva eden bir siyer kitabı görüntüsünü taşımaktadırlar Üstelik de bunları yazanlar Hz İsâ'nın havârileri olan ilk mü'minler değil, onları görüp Hz İsâ'ya gelen İlâhî sözleri onlardan dinliyenlerdir

    Eldeki mevcut İncillerde bir takım muhteva ve anlatış farkları görülmektedir Aslında bu İnciller, MS 325 tarihinde İznik'te toplanan bin kişilik bir ruhanî konsülün kararı ile kabûl edilmiştir Bu hey'et, yüzlerce İncil'i incelemişler, 318 üyenin ittifakı ile aralarında Hz İsâ'nın ulûhiyet tarafı olduğunu ileri süren bugünkü 4 İncil'i kabûl edip diğerlerini yakıp imha etmişlerdir

    Görüldüğü gibi, Hz İsâ'nın (hâşâ) Allah'ın oğlu olduğu prensibi, Hz İsâ'dan yıllar sonra bir meclis kararı ile kabûl edilmiştir Hattâ bu karara bâzı Hıristiyan kiliseleri uymamışlardır Bu bakımdan bugünkü 4 İncil'in, Hz İsâ'ya indirilen İncil'in aslına uygun olduğunu söylemek mümkün değildir


  4. 24.Ocak.2012, 12:53
    2
    Moderatör



    Diğer İlâhî Kitablarla Kur'an Arasındaki Fark Nedir?

    Kur'an'dan önce gelen ve bugün elde mevcut bulunan İlâhî Kitabların hiçbiri, Allah'ın peygamberlerine indirdiği semavî kitabların orijinali değildir Bunların zamanla asıl nüshaları kaybolmuş, insanlar tarafından yeniden yazılmışlardır Bu yüzden de içlerine hurafeler ve bâtıl inançlar karışmıştır Meselâ Tevrat'ın, Hz Mûsâ'dan sonra uzun asırlar esir ve sürgün hayatı yaşayan, hattâ bir ara inançlarını bile kaybedip putperestliğe düşen Yahudiler tarafından muhafaza edilemediği; bugün elde olan nüshanın Hz Mûsâ'dan çok sonra bâzı din adamları tarafından yazıldığı, fakat Tevrat'ın aslı imiş gibi yeniden din kitabı olarak kabûl edildiği bilinen tarihî gerçeklerdendir Böyle uzun ve karışık bir devreden sonra ortaya çıkarılan bir kitabın Hz Mûsâ'ya indirilen Tevrat'ın aynısı olamıyacağı açıktır Bu yüzdendir ki, içinde peygamberlere yakışmayacak isnad ve iftiralar yer almakta; tevhid dininin ruhuna aykırı düşen hükümler bulunmaktadır

    Dâvud'a (as) gelen Zebûr da, Tevrat'ın mâruz kaldığı âkıbetten kurtulamamıştır

    İncil'e gelince, Hz İsâ (as) kendisine gelen vahiyleri yazdırmamıştı Çünkü 30 yaşında peygamber olmuş, 33 yaşında da peygamberlik vazifesi son bulmuştu Üç sene gibi kısa bir süre içinde de köyden köye, şehirden şehire dolaşıp, halkı irşâd için uğraşmıştı Son zamanlarında ise, zaten Yahudîlerin kışkırtmasıyla Romalı idareciler tarafından sürekli tâkip altında idi Bu durumda İncil'i yazdırmak için ne zaman, ne de imkân bulabilmişti Nitekim bugün elde mevcut olan İnciller, müelliflerinin adıyla anılmakta ve içinde Hz İsâ'nın havârilerine verdiği vaazlarını, ders ve irşadlarını ihtiva eden bir siyer kitabı görüntüsünü taşımaktadırlar Üstelik de bunları yazanlar Hz İsâ'nın havârileri olan ilk mü'minler değil, onları görüp Hz İsâ'ya gelen İlâhî sözleri onlardan dinliyenlerdir

    Eldeki mevcut İncillerde bir takım muhteva ve anlatış farkları görülmektedir Aslında bu İnciller, MS 325 tarihinde İznik'te toplanan bin kişilik bir ruhanî konsülün kararı ile kabûl edilmiştir Bu hey'et, yüzlerce İncil'i incelemişler, 318 üyenin ittifakı ile aralarında Hz İsâ'nın ulûhiyet tarafı olduğunu ileri süren bugünkü 4 İncil'i kabûl edip diğerlerini yakıp imha etmişlerdir

    Görüldüğü gibi, Hz İsâ'nın (hâşâ) Allah'ın oğlu olduğu prensibi, Hz İsâ'dan yıllar sonra bir meclis kararı ile kabûl edilmiştir Hattâ bu karara bâzı Hıristiyan kiliseleri uymamışlardır Bu bakımdan bugünkü 4 İncil'in, Hz İsâ'ya indirilen İncil'in aslına uygun olduğunu söylemek mümkün değildir





+ Yorum Gönder