Konusunu Oylayın.: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?
  1. 02.Aralık.2011, 17:22
    1
    Misafir

    Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?






    Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir? Mumsema Rabıta ne demektir? Şadi eren


  2. 02.Aralık.2011, 17:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Aralık.2011, 17:31
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,586
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?




    İSLAMDA RABITA

    Bağlantı, bağlantı vasıtası, bağlılık, tutarlılık, tertip, düzen, bağ, münâsebet, ilgi; müridin, şeyhini düşünerek, kalbinden dünya ile ilgili şeyleri çıkarması, şeyhi vasıtasiyle Hz. Peygamber (s.a.s)'e ve Allah'a kalbini bağlaması anlamında bir tasavvufî terim. "Rabıta" Arapça bir kelime olup, "r-b-t" kökünden türemiş bir isimdir. Çoğulu "revâtib"dir.
    Kur'an'da "rabıta" kelimesi geçmemekle beraber, kökü olan "r.b.t" mazi fiili iki yerde, muzarisi olan "yerbitü" bir yerde, emri çoğul olarak "râbitü" şeklinde bir yerde ve aynı kökten gelen "ribât" ismi de bir yerde geçmektedir (Kehf, 18/14; el-Kasas 28/10; el-Enfâl 8/11; Âl-i İmran 3/200; el-Enfâl 8/60).
    Bütün bu ayetlerde geçen bu kelimeler, birbirlerine yakın manalar ifâde etmektedirler. Hemen hemen hepsinde "bağ, bağlantı, bağlılık" manaları için kullanılmışlardır:
    (Ashabı Kehf'in) kalplerini (sabır ve metânetle) bağla(yıp kuvvetlendir)miştik" (el-Kehf, 18/14);
    "Musâ'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı. Eğer biz (va'dimize) inananlardan olması için onun kalbini iyice pekiştirmemiş (sabır ve sükûnete bağlamamış) olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı" (el-Kasas, 28/ 10).
    "O zaman sizi, Allah'tan bir güven almak üzere hafif bir uyku bürüyordu; üzerinize sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (içinize attığı kötü düşünceleri) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve ayaklarınızı pekiştirmek için üzerinize gökten bir su indiriyordu " (el-Enfâl, 8/ I 1).
    Bu ayetlerde geçen "r.b.t" kelimesi, insanı sabır, sükûnet ve metanette sabit kılmak, ona bu duyguyu vererek itmi'nana kavuşturmak demektir (ez-Zemahşerî, el-Keşşâf, Kâhire 1977, IV, 216; el-Beydâvî, el-Envâr, Mısır 1955, II, 3).
    Bazen de, "ribât" kelimesi, bağlanıp beslenen atlar (savaş araçları) manasını ifâde etmektedir:
    "Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihat için bağlanıp beslenen atlar (savaş araçları) hazırlayın. Bununla Allahın düşmanını, sizin düşmanlarınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız, tam olarak size ödenir ve hiç haksızlığa uğratılmazsınız" (el-Enfâl, 8/60).
    "Râbitü" şeklindeki emrin bulunduğu ayetin meâli de şöyledir:
    "Ey iman edenler, sabredin; direnip (düşman karşısında) sebât gösterin; üstün gelin; cihat için hazır ve rabıtalı olun" (Âl-i İmran, 3/200).
    Bu ayette söz konusu olan "rabıta''nın ne demek olduğu hususunda alimlerin farklı yorumları vardır. Alimlerin bu husustaki değişik tariflerini şöyle sıralamamız mümkündür:
    1- Atlarla saf bağlayıp tam bir irtibat halinde düşmana karşı durmak.
    2- Düşman hudutlarındaki karakolları beklemek.
    3- Allah düşmanlarının saldırısını önlemek için nöbet beklemek.
    4- Bir namazdan sonra diğer namazı beklemek (et-Taberi, Camiul-Beyân on Te'vili Ayetil-Kur'an, Mısır 1954, IV, 221 v.d.; el-Kurtubî, el-Camiuli Ahkamil-Kur'an, Mısır 1967, IV, 323 vd.; er-Razî, et-Tefsirul-Kebir, IX, 156).
    Bazıları da bu ayette kastedilen rabıtanın tasavvufî manada olduğunu söylemişlerdir (Muhammed Vehbi, Hulâsetul-Beyân fi Tefsiril-Kur'an, Şehzadebaşı 1341-1343, III, 289).
    Mutasavvıflar rabıta'yı, müridin şeyhini düşünerek kalbinden dünya ile ilgili şeyleri çıkarması, şeyhi vasıtası ile Hz. Peygamber (s.a.s)'e ve Allah'a kalbini bağlaması şeklinde anlamışlardır. Hemen hemen bütün tarikatlarda rabıta vardır. Bilhassa Nakşibendiyyenin ıstılahlarındandır. Tarikat ehli, rabıtayı ayet ve hadise dayandırmaktadır. Onlara göre, "sadıklarla birlikte olun" (et-Tevbe, 9/119) gibi ayetler ve "kişi sevdiğiyle beraberdir" (Buharî, Edeb; 96; Müslim, Birr, 165; Tirmizî, Zühd, 50) gibi hadisler, rabıtanın caiz olduğunu göstermektedir (Süleyman Uludaş, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1991, Rabıta mad.).
    Tasavvufta, kişi doğrudan doğruya Allah'ı düşünür, bir nevi Allah ile manevi bir bağ kurar ve hep O'nunla beraber olduğunu tasavvur eder. Bu şekilde manevi bir bağ kuramazsa, bağlı bulunduğu mürşidini düşünür. Onun bağlı bulunduğu şeyhlerin silsilesi ile Hz. Muhammed (s.a.s)'e ulaşır. O'nun vasıtası ile de Allah'a ulaşır ve O'nunla manevi bağ kurar. Tasavvuftaki rabıta, bu şekilde dolaylı yoldan Allah'a gitmek ve aracılar vasıtasıyla O'nunla manevi bağ kurmaktır. Doğrudan Allah ile manevi irtibat kuramayanlara bu şekildeki rabıta tavsiye edilmiştir. Aksi hallerde buna lüzum görülmemiştir (M. Halid, Rabıta hakkında risâle, İstanbul 1924, s. 238; Selçuk Eraydın, tasavvuf ve Tarikatlar, İstanbul 1990, s. 447).
    Peygamberimiz (s.a.s)'in de, rabıta ve ribat hakkında söylemiş olduğu hayli hadis vardır. O'nun bu hadislerinden bazıları şöyledir:
    "Bir gün Allah yolunda ribatta bulunmak, dünya ve dünyada bulanan her şeyden daha hayırlıdır" (Buharî, Cihad, 73; Müslim, İmâre, 163; Nesâî, Cihâd, 39; İbn Mace, Cihâd, 7);
    Allah'ın onunla hataları affedip bağışlayacağı, dereceleri yükselteceği bir şeyi size söyleyeyim mi? Abdest üstüne abdest almak, camide cemaatle namaz kılmaya devam etmek ve her namazdan sonra diğer namazı beklemek. İşte ribat budur!. İşte ribat budur!. İşte ribat budur!. " (Müslim, Tehâret, 41; Tirmizi, Teharet, 39; Neseî, Teharet, 106; Muvatta, Sefer, 55);
    "Kim bir günlük (yirmi dört saatlık) ribatta bulunursa, bir aylık oruç ve ibadetten daha fazla sevap kazanmış olur" (Nesaî, Cihad, 39; Tirmizî, Fedâilul-Cihâd, 35; İbn Mace, Cihâd, 7).
    Bütün bu ayet ve hadislerden anlaşıldığı gibi, rabıta, çeşitli manalar için kullanılmıştır. Ancak daha çok bir cihat terimidir. Ayet ve hadislerin çoğunda rabıta, Allah ve Peygamberin düşmanlarına karşı silahlanma, cihat için hazırlıklı olma, müslümanlarla kâfirlerin arasındaki hudut karakollarında nöbet bekleme ve bu duygulara sıkı sıkıya bağlı olma demektir. Buna göre ayet ve hadislerde kasdedilen anlamlardan mutasavvıfların uygulamasını destekleyecek en ufak bir işaret yoktur. Ayet ve hadislerde dile getirilen cihad ruhunu meskenete çevirmekten başka bir şey yapmayan mutasavvıflar Kur'an ve hadislerdeki bu ribat kelimesini çok yanlış bir alana çekmişlerdir. Hiçbir sahabi Resulullah'ı aracı kılarak rabıta yapmadığı gibi, hiçbir tabii de sahabe'yi aracı kılarak rabıta yapmamıştır. Rabıtanın bu şekildeki uygulaması tarikatların Hicri yedinci yüzyıldan sonraki dönemlerde uydurdukları bir bid'attir.
    Kaynak: Nureddin TURGAY / Şamil İslam Ansiklopedisi



  4. 02.Aralık.2011, 17:31
    2
    Moderatör



    İSLAMDA RABITA

    Bağlantı, bağlantı vasıtası, bağlılık, tutarlılık, tertip, düzen, bağ, münâsebet, ilgi; müridin, şeyhini düşünerek, kalbinden dünya ile ilgili şeyleri çıkarması, şeyhi vasıtasiyle Hz. Peygamber (s.a.s)'e ve Allah'a kalbini bağlaması anlamında bir tasavvufî terim. "Rabıta" Arapça bir kelime olup, "r-b-t" kökünden türemiş bir isimdir. Çoğulu "revâtib"dir.
    Kur'an'da "rabıta" kelimesi geçmemekle beraber, kökü olan "r.b.t" mazi fiili iki yerde, muzarisi olan "yerbitü" bir yerde, emri çoğul olarak "râbitü" şeklinde bir yerde ve aynı kökten gelen "ribât" ismi de bir yerde geçmektedir (Kehf, 18/14; el-Kasas 28/10; el-Enfâl 8/11; Âl-i İmran 3/200; el-Enfâl 8/60).
    Bütün bu ayetlerde geçen bu kelimeler, birbirlerine yakın manalar ifâde etmektedirler. Hemen hemen hepsinde "bağ, bağlantı, bağlılık" manaları için kullanılmışlardır:
    (Ashabı Kehf'in) kalplerini (sabır ve metânetle) bağla(yıp kuvvetlendir)miştik" (el-Kehf, 18/14);
    "Musâ'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı. Eğer biz (va'dimize) inananlardan olması için onun kalbini iyice pekiştirmemiş (sabır ve sükûnete bağlamamış) olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı" (el-Kasas, 28/ 10).
    "O zaman sizi, Allah'tan bir güven almak üzere hafif bir uyku bürüyordu; üzerinize sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (içinize attığı kötü düşünceleri) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve ayaklarınızı pekiştirmek için üzerinize gökten bir su indiriyordu " (el-Enfâl, 8/ I 1).
    Bu ayetlerde geçen "r.b.t" kelimesi, insanı sabır, sükûnet ve metanette sabit kılmak, ona bu duyguyu vererek itmi'nana kavuşturmak demektir (ez-Zemahşerî, el-Keşşâf, Kâhire 1977, IV, 216; el-Beydâvî, el-Envâr, Mısır 1955, II, 3).
    Bazen de, "ribât" kelimesi, bağlanıp beslenen atlar (savaş araçları) manasını ifâde etmektedir:
    "Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihat için bağlanıp beslenen atlar (savaş araçları) hazırlayın. Bununla Allahın düşmanını, sizin düşmanlarınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız, tam olarak size ödenir ve hiç haksızlığa uğratılmazsınız" (el-Enfâl, 8/60).
    "Râbitü" şeklindeki emrin bulunduğu ayetin meâli de şöyledir:
    "Ey iman edenler, sabredin; direnip (düşman karşısında) sebât gösterin; üstün gelin; cihat için hazır ve rabıtalı olun" (Âl-i İmran, 3/200).
    Bu ayette söz konusu olan "rabıta''nın ne demek olduğu hususunda alimlerin farklı yorumları vardır. Alimlerin bu husustaki değişik tariflerini şöyle sıralamamız mümkündür:
    1- Atlarla saf bağlayıp tam bir irtibat halinde düşmana karşı durmak.
    2- Düşman hudutlarındaki karakolları beklemek.
    3- Allah düşmanlarının saldırısını önlemek için nöbet beklemek.
    4- Bir namazdan sonra diğer namazı beklemek (et-Taberi, Camiul-Beyân on Te'vili Ayetil-Kur'an, Mısır 1954, IV, 221 v.d.; el-Kurtubî, el-Camiuli Ahkamil-Kur'an, Mısır 1967, IV, 323 vd.; er-Razî, et-Tefsirul-Kebir, IX, 156).
    Bazıları da bu ayette kastedilen rabıtanın tasavvufî manada olduğunu söylemişlerdir (Muhammed Vehbi, Hulâsetul-Beyân fi Tefsiril-Kur'an, Şehzadebaşı 1341-1343, III, 289).
    Mutasavvıflar rabıta'yı, müridin şeyhini düşünerek kalbinden dünya ile ilgili şeyleri çıkarması, şeyhi vasıtası ile Hz. Peygamber (s.a.s)'e ve Allah'a kalbini bağlaması şeklinde anlamışlardır. Hemen hemen bütün tarikatlarda rabıta vardır. Bilhassa Nakşibendiyyenin ıstılahlarındandır. Tarikat ehli, rabıtayı ayet ve hadise dayandırmaktadır. Onlara göre, "sadıklarla birlikte olun" (et-Tevbe, 9/119) gibi ayetler ve "kişi sevdiğiyle beraberdir" (Buharî, Edeb; 96; Müslim, Birr, 165; Tirmizî, Zühd, 50) gibi hadisler, rabıtanın caiz olduğunu göstermektedir (Süleyman Uludaş, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1991, Rabıta mad.).
    Tasavvufta, kişi doğrudan doğruya Allah'ı düşünür, bir nevi Allah ile manevi bir bağ kurar ve hep O'nunla beraber olduğunu tasavvur eder. Bu şekilde manevi bir bağ kuramazsa, bağlı bulunduğu mürşidini düşünür. Onun bağlı bulunduğu şeyhlerin silsilesi ile Hz. Muhammed (s.a.s)'e ulaşır. O'nun vasıtası ile de Allah'a ulaşır ve O'nunla manevi bağ kurar. Tasavvuftaki rabıta, bu şekilde dolaylı yoldan Allah'a gitmek ve aracılar vasıtasıyla O'nunla manevi bağ kurmaktır. Doğrudan Allah ile manevi irtibat kuramayanlara bu şekildeki rabıta tavsiye edilmiştir. Aksi hallerde buna lüzum görülmemiştir (M. Halid, Rabıta hakkında risâle, İstanbul 1924, s. 238; Selçuk Eraydın, tasavvuf ve Tarikatlar, İstanbul 1990, s. 447).
    Peygamberimiz (s.a.s)'in de, rabıta ve ribat hakkında söylemiş olduğu hayli hadis vardır. O'nun bu hadislerinden bazıları şöyledir:
    "Bir gün Allah yolunda ribatta bulunmak, dünya ve dünyada bulanan her şeyden daha hayırlıdır" (Buharî, Cihad, 73; Müslim, İmâre, 163; Nesâî, Cihâd, 39; İbn Mace, Cihâd, 7);
    Allah'ın onunla hataları affedip bağışlayacağı, dereceleri yükselteceği bir şeyi size söyleyeyim mi? Abdest üstüne abdest almak, camide cemaatle namaz kılmaya devam etmek ve her namazdan sonra diğer namazı beklemek. İşte ribat budur!. İşte ribat budur!. İşte ribat budur!. " (Müslim, Tehâret, 41; Tirmizi, Teharet, 39; Neseî, Teharet, 106; Muvatta, Sefer, 55);
    "Kim bir günlük (yirmi dört saatlık) ribatta bulunursa, bir aylık oruç ve ibadetten daha fazla sevap kazanmış olur" (Nesaî, Cihad, 39; Tirmizî, Fedâilul-Cihâd, 35; İbn Mace, Cihâd, 7).
    Bütün bu ayet ve hadislerden anlaşıldığı gibi, rabıta, çeşitli manalar için kullanılmıştır. Ancak daha çok bir cihat terimidir. Ayet ve hadislerin çoğunda rabıta, Allah ve Peygamberin düşmanlarına karşı silahlanma, cihat için hazırlıklı olma, müslümanlarla kâfirlerin arasındaki hudut karakollarında nöbet bekleme ve bu duygulara sıkı sıkıya bağlı olma demektir. Buna göre ayet ve hadislerde kasdedilen anlamlardan mutasavvıfların uygulamasını destekleyecek en ufak bir işaret yoktur. Ayet ve hadislerde dile getirilen cihad ruhunu meskenete çevirmekten başka bir şey yapmayan mutasavvıflar Kur'an ve hadislerdeki bu ribat kelimesini çok yanlış bir alana çekmişlerdir. Hiçbir sahabi Resulullah'ı aracı kılarak rabıta yapmadığı gibi, hiçbir tabii de sahabe'yi aracı kılarak rabıta yapmamıştır. Rabıtanın bu şekildeki uygulaması tarikatların Hicri yedinci yüzyıldan sonraki dönemlerde uydurdukları bir bid'attir.
    Kaynak: Nureddin TURGAY / Şamil İslam Ansiklopedisi



  5. 02.Aralık.2011, 18:01
    3
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    Alıntı
    Hiçbir sahabi Resulullah'ı aracı kılarak rabıta yapmadığı gibi, hiçbir tabii de sahabe'yi aracı kılarak rabıta yapmamıştır. Rabıtanın bu şekildeki uygulaması tarikatların Hicri yedinci yüzyıldan sonraki dönemlerde uydurdukları bir bid'attir.
    Allah affetsin ne diyeyim ben daha. bunların örneklerini çok getirdim. Mevlana halid den örnek veriliyor. Mevlana halid gibi büyük Alim kabul ediyor. Sayın Nureddin TURGAY ' bey kabul etmiyor. neyse ben birşey demiyorum bu konu hakkında daha dilimde kemik kalmadı. İmam rabbani , imam Gazali , Mevlana halid , Ali Haydar Efendi hazretleri, Bediüzzaman hazretleri , İmam nevevi , daha ismini sayacagım yüzlerce Ehli sünnet Alimi Rabıtayı kabul ediyor. hemde Alıntı yaptığım şekildeki gibi kabul ediyorlar. Nureddin TURGAY ' a doğru diyen arkadaşlar. o saydığım Alimlerin hepsini ezmiş geçmiştir.



  6. 02.Aralık.2011, 18:01
    3
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Hiçbir sahabi Resulullah'ı aracı kılarak rabıta yapmadığı gibi, hiçbir tabii de sahabe'yi aracı kılarak rabıta yapmamıştır. Rabıtanın bu şekildeki uygulaması tarikatların Hicri yedinci yüzyıldan sonraki dönemlerde uydurdukları bir bid'attir.
    Allah affetsin ne diyeyim ben daha. bunların örneklerini çok getirdim. Mevlana halid den örnek veriliyor. Mevlana halid gibi büyük Alim kabul ediyor. Sayın Nureddin TURGAY ' bey kabul etmiyor. neyse ben birşey demiyorum bu konu hakkında daha dilimde kemik kalmadı. İmam rabbani , imam Gazali , Mevlana halid , Ali Haydar Efendi hazretleri, Bediüzzaman hazretleri , İmam nevevi , daha ismini sayacagım yüzlerce Ehli sünnet Alimi Rabıtayı kabul ediyor. hemde Alıntı yaptığım şekildeki gibi kabul ediyorlar. Nureddin TURGAY ' a doğru diyen arkadaşlar. o saydığım Alimlerin hepsini ezmiş geçmiştir.



  7. 02.Aralık.2011, 18:07
    4
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,586
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    Alıntı
    Allah affetsin ne diyeyim ben daha. bunların örneklerini çok getirdim. Mevlana halid den örnek veriliyor. Mevlana halid gibi büyük Alim kabul ediyor. Sayın Nureddin TURGAY ' bey kabul etmiyor. neyse ben birşey demiyorum bu konu hakkında daha dilimde kemik kalmadı. İmam rabbani , imam Gazali , Mevlana halid , Ali Haydar Efendi hazretleri, Bediüzzaman hazretleri , İmam nevevi , daha ismini sayacagım yüzlerce Ehli sünnet Alimi Rabıtayı kabul ediyor. hemde Alıntı yaptığım şekildeki gibi kabul ediyorlar. Nureddin TURGAY ' a doğru diyen arkadaşlar. o saydığım Alimlerin hepsini ezmiş geçmiştir.

    imam rabbani mektubatında iki cümle vardı okumuştum.
    İmam Gazali ile said nursinin rabıta hakkındaki görüşlerini merak ettim.
    Paylaşırsan sevinirim

    bir de imam nevevinin rabıta hakkındaki görüşleri nelerdir?
    Kaynaklı olursa iyi olur.



  8. 02.Aralık.2011, 18:07
    4
    Moderatör
    Alıntı
    Allah affetsin ne diyeyim ben daha. bunların örneklerini çok getirdim. Mevlana halid den örnek veriliyor. Mevlana halid gibi büyük Alim kabul ediyor. Sayın Nureddin TURGAY ' bey kabul etmiyor. neyse ben birşey demiyorum bu konu hakkında daha dilimde kemik kalmadı. İmam rabbani , imam Gazali , Mevlana halid , Ali Haydar Efendi hazretleri, Bediüzzaman hazretleri , İmam nevevi , daha ismini sayacagım yüzlerce Ehli sünnet Alimi Rabıtayı kabul ediyor. hemde Alıntı yaptığım şekildeki gibi kabul ediyorlar. Nureddin TURGAY ' a doğru diyen arkadaşlar. o saydığım Alimlerin hepsini ezmiş geçmiştir.

    imam rabbani mektubatında iki cümle vardı okumuştum.
    İmam Gazali ile said nursinin rabıta hakkındaki görüşlerini merak ettim.
    Paylaşırsan sevinirim

    bir de imam nevevinin rabıta hakkındaki görüşleri nelerdir?
    Kaynaklı olursa iyi olur.



  9. 02.Aralık.2011, 18:19
    5
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    Alıntı
    imam rabbani mektubatında iki cümle vardı okumuştum.
    İmam Gazali ile said nursinin rabıta hakkındaki görüşlerini merak ettim.

    Paylaşırsan sevinirim

    bir de imam nevevinin rabıta hakkındaki görüşleri nelerdir?
    Kaynaklı olursa iyi olur.
    hocam hepsini yazarım. evvela bu konularla ilgili ben konu açmıştım. Zaten buradaki Bidat dedigi şey. ben alıntı yaptığım yer önemli. Orada aracılık vardır. onların kasti aracı olandan Feyiz almaktır. yardım istemektir. ona bidat diyor. iyiki şirk demiyor. zaten diyende çok var da. bir insan bir kız düşünse hayal etse birşey olmuyor. Evliyayı Allah dostunumu düşününce bidat olacak. oradada zaten bu manaya getirmiyor. Aracılık manasına getiriyor.
    hocam linki veriyorum aşağıda oraya baya doldurmuştum. o yazdıklarımın çoğunuda internette bulunmaz.

    http://www.mumsema.com/itikat-iman-s...-cevaplar.html


    eğerki buradada yok dersen hocam ben evliyaların sözlerini kaynaklı olarak dahada getiririm.



  10. 02.Aralık.2011, 18:19
    5
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    imam rabbani mektubatında iki cümle vardı okumuştum.
    İmam Gazali ile said nursinin rabıta hakkındaki görüşlerini merak ettim.

    Paylaşırsan sevinirim

    bir de imam nevevinin rabıta hakkındaki görüşleri nelerdir?
    Kaynaklı olursa iyi olur.
    hocam hepsini yazarım. evvela bu konularla ilgili ben konu açmıştım. Zaten buradaki Bidat dedigi şey. ben alıntı yaptığım yer önemli. Orada aracılık vardır. onların kasti aracı olandan Feyiz almaktır. yardım istemektir. ona bidat diyor. iyiki şirk demiyor. zaten diyende çok var da. bir insan bir kız düşünse hayal etse birşey olmuyor. Evliyayı Allah dostunumu düşününce bidat olacak. oradada zaten bu manaya getirmiyor. Aracılık manasına getiriyor.
    hocam linki veriyorum aşağıda oraya baya doldurmuştum. o yazdıklarımın çoğunuda internette bulunmaz.

    http://www.mumsema.com/itikat-iman-s...-cevaplar.html


    eğerki buradada yok dersen hocam ben evliyaların sözlerini kaynaklı olarak dahada getiririm.



  11. 02.Aralık.2011, 18:48
    6
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,586
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    Alıntı
    hocam hepsini yazarım. evvela bu konularla ilgili ben konu açmıştım. Zaten buradaki Bidat dedigi şey. ben alıntı yaptığım yer önemli. Orada aracılık vardır. onların kasti aracı olandan Feyiz almaktır. yardım istemektir. ona bidat diyor. iyiki şirk demiyor. zaten diyende çok var da. bir insan bir kız düşünse hayal etse birşey olmuyor. Evliyayı Allah dostunumu düşününce bidat olacak. oradada zaten bu manaya getirmiyor. Aracılık manasına getiriyor.
    hocam linki veriyorum aşağıda oraya baya doldurmuştum. o yazdıklarımın çoğunuda internette bulunmaz.

    Vesile , Yardım , Rabıta şirk diyenlere cevaplar



    eğerki buradada yok dersen hocam ben evliyaların sözlerini kaynaklı olarak dahada getiririm.

    sadece yazdığım isimlerin sözlerini istiyorum.
    Rabıta konusunda hemen hemen tüm eserleri okuduğumu söyleyebilirim.
    Cübbeli Ahmet hocanın bile eserini okudum

    ben sadece bu alimlerin gerçekten sözleri var mı merak ettim yoka asla rabıta konusunda kimse ile tartışacak değilm.



  12. 02.Aralık.2011, 18:48
    6
    Moderatör
    Alıntı
    hocam hepsini yazarım. evvela bu konularla ilgili ben konu açmıştım. Zaten buradaki Bidat dedigi şey. ben alıntı yaptığım yer önemli. Orada aracılık vardır. onların kasti aracı olandan Feyiz almaktır. yardım istemektir. ona bidat diyor. iyiki şirk demiyor. zaten diyende çok var da. bir insan bir kız düşünse hayal etse birşey olmuyor. Evliyayı Allah dostunumu düşününce bidat olacak. oradada zaten bu manaya getirmiyor. Aracılık manasına getiriyor.
    hocam linki veriyorum aşağıda oraya baya doldurmuştum. o yazdıklarımın çoğunuda internette bulunmaz.

    Vesile , Yardım , Rabıta şirk diyenlere cevaplar



    eğerki buradada yok dersen hocam ben evliyaların sözlerini kaynaklı olarak dahada getiririm.

    sadece yazdığım isimlerin sözlerini istiyorum.
    Rabıta konusunda hemen hemen tüm eserleri okuduğumu söyleyebilirim.
    Cübbeli Ahmet hocanın bile eserini okudum

    ben sadece bu alimlerin gerçekten sözleri var mı merak ettim yoka asla rabıta konusunda kimse ile tartışacak değilm.



  13. 02.Aralık.2011, 20:47
    7
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    Alıntı
    sadece yazdığım isimlerin sözlerini istiyorum.
    Rabıta konusunda hemen hemen tüm eserleri okuduğumu söyleyebilirim.
    Cübbeli Ahmet hocanın bile eserini okudum


    Hocam Cübbeli Ahmet hocanın eserini bile okumuşun. oda mı seni ikna etmedi ya 535 sayfa azda değil
    Neyse bende başka kitaplardan kaynak getiririm. Vehabbi mezhebine reddiyeler diye bir kitap vardı sonra onuda karıştırırım

    Alıntı
    ben sadece bu alimlerin gerçekten sözleri var mı merak ettim yoka asla rabıta konusunda kimse ile tartışacak değilm
    hocam ben ilim olarak senin eline su dökemem. sanma ki senle kapışmaya çalışıyorum. benim haddim değil. sana saygım sonsuzdur. daha ben sizden çok ilim öğrenecem burada. Sakın yanlış anlama beni.

    şu işe bak ya bende dura dura orada Başka Alim bulamadım İmam Gazali yi örnek verdim . Muhiddin Arabi , Mevlana celalettin Rumi , Cüneydi Bağdadi , ismail hakki bursevi, kastalani , İmam Şa'rani , Hatta İmam Zeynel abidinin bile Aluside, Ruhul - me'ani kaynagında Rabıta hakkındaki sözlerini yazmışlar.


    Neyse Tatmin edecegini sanmam ama İmam Gazaliden buldugumu yazayım.




    İmam gazali (Kuddise sırruhu) ''el-İhya'' isimli, herkes indinde muteber olan eserinin ''huşu'' babında şu sözleriyle açıklıyor

    '' Eğer namaz kılan kişi namasında huşu (Manevi huzur) bulamıyorsa , yanında veya arkasında ya da önünde üstadı ve şeyhi gibi, kendisinden utandığı salih bir zatın bulunup ona baktığını mülahaza ederek, ruku'unu , secdesini, huşu' ve huzurunu tamamlamaya çalışır.



    BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ, RABITA-YI ÜÇ BAŞLIK ALTINDA TARİF EDİYOR.

    1- RABITA-İ İMAN : İMAN BAĞI, İNSANLARI, HUSUSAN İMAN EDENLERİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN İMAN.

    2- RABITA-İ MEVT: ÖLÜMÜNÜ DÜŞÜNÜP DÜNYANIN FANİ OLDUĞUNU MÜLAHAZA EDİP NEFSİN DESİSELERİNDEN KURTULMAK.


    3- RABITA-İ ŞEYH : TARİKAT-I NAKŞİYEDE, MÜRİDİN, HAYALEN ŞEYHİNİN HUZURUNDA KENDİNİ TASAVVUR ETMESİNE DENİR.
    RABBİM BİZLERİDE BU İMAN BAĞINDAN AYIRMAZSIN.




    Bediüzzaman Hazretleri İhlas Risalesi’nde ihlası kazanmanın en müessir iki sebebinden biri olarak rabıta-ı mevti (ölümü düşünmek) zikreder. Şöyle der: “Ey Kur’an hizmetindeki arkadaşlarım! İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en tesirli bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlası zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevk eden tûl-i emel (uzun emeller) olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani, ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülâhaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. (21. Lema)
    Bu konuda bazı hadisler de şöyledir:
    “Lezzetleri kesip, tahrip edeni, (yani ölümü) çok zikrediniz.” (İbn Mace, Tirmizi)
    “Kişiye vaiz olarak ölüm yeter.” (Taberani )
    “Akıllı, zeki olan kişi nefsini hesaba çekip, ölümden sonrası için çalışan, amel eden kimsedir. Âciz ise, nefsinin hevasına tabi olup Allah’tan bir takım (boş) temennilerde bulunan kimsedir.” (İbn Mace, Tirmizi)



    Hocam Bediüzzaman hazretleri hakkında birisi konu açmıştı sitede. Risale nur dan deliller getirmişti. ve baya bir karalamıştı. kısaca Kafir bile demişti. konuda Ölüden yardım istemek gibiydi. o konuyu bulamadım. Sanırım siz Kilitlemiştiniz konuyu. orada o zaten risalesindeki yazıları getirmişti. Bende şirk bunun neresinde diye cevap yazmıştım.


  14. 02.Aralık.2011, 20:47
    7
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    sadece yazdığım isimlerin sözlerini istiyorum.
    Rabıta konusunda hemen hemen tüm eserleri okuduğumu söyleyebilirim.
    Cübbeli Ahmet hocanın bile eserini okudum


    Hocam Cübbeli Ahmet hocanın eserini bile okumuşun. oda mı seni ikna etmedi ya 535 sayfa azda değil
    Neyse bende başka kitaplardan kaynak getiririm. Vehabbi mezhebine reddiyeler diye bir kitap vardı sonra onuda karıştırırım

    Alıntı
    ben sadece bu alimlerin gerçekten sözleri var mı merak ettim yoka asla rabıta konusunda kimse ile tartışacak değilm
    hocam ben ilim olarak senin eline su dökemem. sanma ki senle kapışmaya çalışıyorum. benim haddim değil. sana saygım sonsuzdur. daha ben sizden çok ilim öğrenecem burada. Sakın yanlış anlama beni.

    şu işe bak ya bende dura dura orada Başka Alim bulamadım İmam Gazali yi örnek verdim . Muhiddin Arabi , Mevlana celalettin Rumi , Cüneydi Bağdadi , ismail hakki bursevi, kastalani , İmam Şa'rani , Hatta İmam Zeynel abidinin bile Aluside, Ruhul - me'ani kaynagında Rabıta hakkındaki sözlerini yazmışlar.


    Neyse Tatmin edecegini sanmam ama İmam Gazaliden buldugumu yazayım.




    İmam gazali (Kuddise sırruhu) ''el-İhya'' isimli, herkes indinde muteber olan eserinin ''huşu'' babında şu sözleriyle açıklıyor

    '' Eğer namaz kılan kişi namasında huşu (Manevi huzur) bulamıyorsa , yanında veya arkasında ya da önünde üstadı ve şeyhi gibi, kendisinden utandığı salih bir zatın bulunup ona baktığını mülahaza ederek, ruku'unu , secdesini, huşu' ve huzurunu tamamlamaya çalışır.



    BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ, RABITA-YI ÜÇ BAŞLIK ALTINDA TARİF EDİYOR.

    1- RABITA-İ İMAN : İMAN BAĞI, İNSANLARI, HUSUSAN İMAN EDENLERİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN İMAN.

    2- RABITA-İ MEVT: ÖLÜMÜNÜ DÜŞÜNÜP DÜNYANIN FANİ OLDUĞUNU MÜLAHAZA EDİP NEFSİN DESİSELERİNDEN KURTULMAK.


    3- RABITA-İ ŞEYH : TARİKAT-I NAKŞİYEDE, MÜRİDİN, HAYALEN ŞEYHİNİN HUZURUNDA KENDİNİ TASAVVUR ETMESİNE DENİR.
    RABBİM BİZLERİDE BU İMAN BAĞINDAN AYIRMAZSIN.




    Bediüzzaman Hazretleri İhlas Risalesi’nde ihlası kazanmanın en müessir iki sebebinden biri olarak rabıta-ı mevti (ölümü düşünmek) zikreder. Şöyle der: “Ey Kur’an hizmetindeki arkadaşlarım! İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en tesirli bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlası zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevk eden tûl-i emel (uzun emeller) olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani, ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülâhaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. (21. Lema)
    Bu konuda bazı hadisler de şöyledir:
    “Lezzetleri kesip, tahrip edeni, (yani ölümü) çok zikrediniz.” (İbn Mace, Tirmizi)
    “Kişiye vaiz olarak ölüm yeter.” (Taberani )
    “Akıllı, zeki olan kişi nefsini hesaba çekip, ölümden sonrası için çalışan, amel eden kimsedir. Âciz ise, nefsinin hevasına tabi olup Allah’tan bir takım (boş) temennilerde bulunan kimsedir.” (İbn Mace, Tirmizi)



    Hocam Bediüzzaman hazretleri hakkında birisi konu açmıştı sitede. Risale nur dan deliller getirmişti. ve baya bir karalamıştı. kısaca Kafir bile demişti. konuda Ölüden yardım istemek gibiydi. o konuyu bulamadım. Sanırım siz Kilitlemiştiniz konuyu. orada o zaten risalesindeki yazıları getirmişti. Bende şirk bunun neresinde diye cevap yazmıştım.


  15. 02.Aralık.2011, 21:09
    8
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,586
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    Alıntı
    Hocam Cübbeli Ahmet hocanın eserini bile okumuşun. oda mı seni ikna etmedi ya 535 sayfa azda değil
    Tatminlikle alakası yok. öyle bir söz sarfetmedim zaten.
    Alıntı
    hocam ben ilim olarak senin eline su dökemem. sanma ki senle kapışmaya çalışıyorum. benim haddim değil. sana saygım sonsuzdur. daha ben sizden çok ilim öğrenecem burada. Sakın yanlış anlama beni.
    Esteğfirullah
    Alıntı
    İmam gazali (Kuddise sırruhu) ''el-İhya'' isimli, herkes indinde muteber olan eserinin ''huşu'' babında şu sözleriyle açıklıyor

    '' Eğer namaz kılan kişi namasında huşu (Manevi huzur) bulamıyorsa , yanında veya arkasında ya da önünde üstadı ve şeyhi gibi, kendisinden utandığı salih bir zatın bulunup ona baktığını mülahaza ederek, ruku'unu , secdesini, huşu' ve huzurunu tamamlamaya çalışır.
    İhyanın hem arapçası hem tükçesi var bende.
    Hangi bölümde geçiyor bu sözü?
    Alıntı
    Bediüzzaman Hazretleri İhlas Risalesi’nde ihlası kazanmanın en müessir iki sebebinden biri olarak rabıta-ı mevti (ölümü düşünmek) zikreder. Şöyle der: “Ey Kur’an hizmetindeki arkadaşlarım! İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en tesirli bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlası zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevk eden tûl-i emel (uzun emeller) olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani, ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülâhaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. (21. Lema)
    Bu konuda bazı hadisler de şöyledir:
    “Lezzetleri kesip, tahrip edeni, (yani ölümü) çok zikrediniz.” (İbn Mace, Tirmizi)
    “Kişiye vaiz olarak ölüm yeter.” (Taberani )
    “Akıllı, zeki olan kişi nefsini hesaba çekip, ölümden sonrası için çalışan, amel eden kimsedir. Âciz ise, nefsinin hevasına tabi olup Allah’tan bir takım (boş) temennilerde bulunan kimsedir.” (İbn Mace, Tirmizi)



    Hocam Bediüzzaman hazretleri hakkında birisi konu açmıştı sitede. Risale nur dan deliller getirmişti. ve baya bir karalamıştı. kısaca Kafir bile demişti. konuda Ölüden yardım istemek gibiydi. o konuyu bulamadım. Sanırım siz Kilitlemiştiniz konuyu. orada o zaten risalesindeki yazıları getirmişti. Bende şirk bunun neresinde diye cevap yazmıştım.
    bu sadece izah.
    Rabıta nedir sorusuna herkesin vereceği cevaptır.


  16. 02.Aralık.2011, 21:09
    8
    Moderatör
    Alıntı
    Hocam Cübbeli Ahmet hocanın eserini bile okumuşun. oda mı seni ikna etmedi ya 535 sayfa azda değil
    Tatminlikle alakası yok. öyle bir söz sarfetmedim zaten.
    Alıntı
    hocam ben ilim olarak senin eline su dökemem. sanma ki senle kapışmaya çalışıyorum. benim haddim değil. sana saygım sonsuzdur. daha ben sizden çok ilim öğrenecem burada. Sakın yanlış anlama beni.
    Esteğfirullah
    Alıntı
    İmam gazali (Kuddise sırruhu) ''el-İhya'' isimli, herkes indinde muteber olan eserinin ''huşu'' babında şu sözleriyle açıklıyor

    '' Eğer namaz kılan kişi namasında huşu (Manevi huzur) bulamıyorsa , yanında veya arkasında ya da önünde üstadı ve şeyhi gibi, kendisinden utandığı salih bir zatın bulunup ona baktığını mülahaza ederek, ruku'unu , secdesini, huşu' ve huzurunu tamamlamaya çalışır.
    İhyanın hem arapçası hem tükçesi var bende.
    Hangi bölümde geçiyor bu sözü?
    Alıntı
    Bediüzzaman Hazretleri İhlas Risalesi’nde ihlası kazanmanın en müessir iki sebebinden biri olarak rabıta-ı mevti (ölümü düşünmek) zikreder. Şöyle der: “Ey Kur’an hizmetindeki arkadaşlarım! İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en tesirli bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlası zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevk eden tûl-i emel (uzun emeller) olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani, ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülâhaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. (21. Lema)
    Bu konuda bazı hadisler de şöyledir:
    “Lezzetleri kesip, tahrip edeni, (yani ölümü) çok zikrediniz.” (İbn Mace, Tirmizi)
    “Kişiye vaiz olarak ölüm yeter.” (Taberani )
    “Akıllı, zeki olan kişi nefsini hesaba çekip, ölümden sonrası için çalışan, amel eden kimsedir. Âciz ise, nefsinin hevasına tabi olup Allah’tan bir takım (boş) temennilerde bulunan kimsedir.” (İbn Mace, Tirmizi)



    Hocam Bediüzzaman hazretleri hakkında birisi konu açmıştı sitede. Risale nur dan deliller getirmişti. ve baya bir karalamıştı. kısaca Kafir bile demişti. konuda Ölüden yardım istemek gibiydi. o konuyu bulamadım. Sanırım siz Kilitlemiştiniz konuyu. orada o zaten risalesindeki yazıları getirmişti. Bende şirk bunun neresinde diye cevap yazmıştım.
    bu sadece izah.
    Rabıta nedir sorusuna herkesin vereceği cevaptır.


  17. 03.Aralık.2011, 08:51
    9
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    Alıntı
    İhyanın hem arapçası hem tükçesi var bende.
    Hangi bölümde geçiyor bu sözü?
    konuyu yazarken kaynağını çok aradım hocam. yok orada ondan dedim ya yaza yaza İmam Gazali hazretlerini yazdım. o kadar Alimden çok güzel sözler var net şekilde Rabıtayla ilgili sözler var. Kaynağını bulamadıgım birini yazdıgım için pişman oldum. Neyse hocam İmam rabbani ve ABdulkadir Geylani Hazretlerinin kabul ettigini kesinlikle biliyorum o yeter. Nurcu kardeşlerimizden ben çok duydum Bediüzzaman hazretlerininde bu konuda himmet istenir dedigini , Rabıta konusunda Zaten Alimlerimiz Allah katında yüce Makamda olana Rabıta yapılır demişlerdir. Gelir benim gibi birine yapılırsa . O zaman Dünyanın kaç bucak olduğunu anlarlar

    İmam Gazali den araştırma yapacam kaynagını bulur bulmaz Söylerim inşaAllah..


  18. 03.Aralık.2011, 08:51
    9
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    İhyanın hem arapçası hem tükçesi var bende.
    Hangi bölümde geçiyor bu sözü?
    konuyu yazarken kaynağını çok aradım hocam. yok orada ondan dedim ya yaza yaza İmam Gazali hazretlerini yazdım. o kadar Alimden çok güzel sözler var net şekilde Rabıtayla ilgili sözler var. Kaynağını bulamadıgım birini yazdıgım için pişman oldum. Neyse hocam İmam rabbani ve ABdulkadir Geylani Hazretlerinin kabul ettigini kesinlikle biliyorum o yeter. Nurcu kardeşlerimizden ben çok duydum Bediüzzaman hazretlerininde bu konuda himmet istenir dedigini , Rabıta konusunda Zaten Alimlerimiz Allah katında yüce Makamda olana Rabıta yapılır demişlerdir. Gelir benim gibi birine yapılırsa . O zaman Dünyanın kaç bucak olduğunu anlarlar

    İmam Gazali den araştırma yapacam kaynagını bulur bulmaz Söylerim inşaAllah..


  19. 03.Aralık.2011, 09:49
    10
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,586
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    Alıntı
    ABdulkadir Geylani Hazretlerinin kabul ettigini kesinlikle biliyorum o yeter
    Bunuda istiyorum

    Alıntı
    konuyu yazarken kaynağını çok aradım hocam. yok orada ondan dedim ya yaza yaza İmam Gazali hazretlerini yazdım. o kadar Alimden çok güzel sözler var net şekilde Rabıtayla ilgili sözler var. Kaynağını bulamadıgım birini yazdıgım için pişman oldum. Neyse hocam İmam rabbani ve ABdulkadir Geylani Hazretlerinin kabul ettigini kesinlikle biliyorum o yeter. Nurcu kardeşlerimizden ben çok duydum Bediüzzaman hazretlerininde bu konuda himmet istenir dedigini , Rabıta konusunda Zaten Alimlerimiz Allah katında yüce Makamda olana Rabıta yapılır demişlerdir. Gelir benim gibi birine yapılırsa . O zaman Dünyanın kaç bucak olduğunu anlarlar
    İmam Gazali den araştırma yapacam kaynagını bulur bulmaz Söylerim inşaAllah..
    Sadece okumadıklarımı soruyorum ve cidden bekleyeceğim inşallah


  20. 03.Aralık.2011, 09:49
    10
    Moderatör
    Alıntı
    ABdulkadir Geylani Hazretlerinin kabul ettigini kesinlikle biliyorum o yeter
    Bunuda istiyorum

    Alıntı
    konuyu yazarken kaynağını çok aradım hocam. yok orada ondan dedim ya yaza yaza İmam Gazali hazretlerini yazdım. o kadar Alimden çok güzel sözler var net şekilde Rabıtayla ilgili sözler var. Kaynağını bulamadıgım birini yazdıgım için pişman oldum. Neyse hocam İmam rabbani ve ABdulkadir Geylani Hazretlerinin kabul ettigini kesinlikle biliyorum o yeter. Nurcu kardeşlerimizden ben çok duydum Bediüzzaman hazretlerininde bu konuda himmet istenir dedigini , Rabıta konusunda Zaten Alimlerimiz Allah katında yüce Makamda olana Rabıta yapılır demişlerdir. Gelir benim gibi birine yapılırsa . O zaman Dünyanın kaç bucak olduğunu anlarlar
    İmam Gazali den araştırma yapacam kaynagını bulur bulmaz Söylerim inşaAllah..
    Sadece okumadıklarımı soruyorum ve cidden bekleyeceğim inşallah


  21. 08.Aralık.2011, 19:32
    11
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    Hocam kusuruma bakma boş zamanım olamıyor bu aralar iş güç işte yoğun oldugumdan dolayı biraz geciktirdim. ama araştırmalarda yapıyorum tabiki.

    Alıntı
    Bunuda istiyorum
    Hocam Tasavvufta Abdulkadir Geylani hazretlerinin üstüne kimse yoktur.

    Evvelki bütün evliyanın güneşi battı Ama benim güneşim yücelik ufkunda ebedi batmayacaktır. bana bağlanan intisabı olan bir müridin karada olsun denizde olsun okyanusun ortasında dalgalarda olsun nerede benden yardım isterse yetişirim Allahın izniyle.

    İmam Rabbani hazretleri Mektubatında Abdulkadir Geylani hazretlerinin bu sözünü tastikliyor.
    --------------------------------------------------
    Abdulkadir Geylani buyurmuştur ki “Hak yoluna salik, tasavvuf yoluna girince, ona düşen kalben evliyaya rabıta ede. Bu rabıta sebebi ile içten onlardan faydalanmaya baka. Rabıta eden kişinin dışta pek keremli kimse olup olmamasının pek ehemmiyeti yoktur.”

    --------------------------------------------------------------------------------
    Huccetü'l islam İmam Ğazali şöyle buyurmuştur:
    Mevla Te'ala Kerem-i Rahmani hükmünce nurlarını hiç bir kulundan engellemez. Zira Mevla Te'ala cimrilik yüzünden vermemekten münezzehtir.

    Nur-u ilahinin kalbe girmesine engel olan şey, sadece kulun kalbinin pisliği, bulanıklığı ve meşgul oluşudur. çünkü hadis-i şerifte açıklandığı üzere ; ''Kalp , kap gibidir. ''

    Suyla dolu kaba hava girmediği gibi, Allah-u Te'ala dan başka şeylerle meşgul olan kalbe de Allah-u Te'ala nın celali'nin marifeti (Büyüklüğünün bilgisi ) Dahil olmaz (Münavi, Feyzu'l- Kadir, 2 /629 )
    --------------------------------------------------------------------------------
    Hocam İmam Gazaliyi araştırınca çok güzel bir sözünü buldum. Sitede bazı arkadaşlar Mürşide ne gerek var demişti. ona görede güzel bir söz oluyor. onuda yazayım dedim.

    İmam gazali şöyle buyurmuştur ;

    ''Abdest alıp namaza musaid olan kimse uyacağı bir imama muhtaç olduğu gibi. Müridde Kendisini doğru yola kavuşturması için tabi olacağı bir şeyh Üstada Muhtaçtır.

    Zira din yolu gizli Şeytanın yollarıda çok ve açıktır. her kimin kendisine yol gösterecek bir şeyhi yoksa çare yok. Şeytan onu kendi yollarına çekecektir. ''
    (Gazali , İhyaul Ulum 3/70 )

    -----------------------------------------------------------------------

    Hocam Bediüzzaman hazretlerindende çok güzel bir delil buldum.

    Ben sekiz-dokuz yaşında iken, bütün nahiyemiz ve etrafında ahali Nakşî tarikatinde ve oraca meşhur Gavs-ı Hizan namıyla bir zattan istimdat ederken ( yardım isterken), ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak "Yâ Gavs-ı Geylânî!" derdim. Çocukluk itibarıyla elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şey kaybolsa, "Yâ Şeyh! Sana bir Fatiha, sen benim bu şeyimi buldur." Acayiptir ve yemin ediyorum ki, bin defa böyle Hazret-i Şeyh, himmet ve duasıyla imdadıma yetişmiş.
    ( Risale-i Nur-Lem’alar-sf.77,78-Sekizinci Lem’a-Beşinci Vecih-Yeni Asya Neşriyat )

    ---------------------------------------------------------------------------------

    hocam İmam Gazaliden yine net biçimde Bulamadım biliyorum. Ama vaktim bu aralar kısıtlı kitapları karıştıramıyorum. öyle ayak üstü geçen baktım bir kaç kitaba Not aldım. Abdulkadir Geylani Hazretlerinden yazdıgım o sözü çoktandır biliyorum. Ama bir kitabında okumadım. elimde Kitabı olmadıgından. . Aslında Daha çok okuduklarım var işte bulmakta güçlük çekiyorum. Hangi kitapta okumuştum. nerede okumuştum Araki bulasın Hocam kimisinin kaynağını bulamadım mazur gör. Boş vaktim olunca. Zaten hepsini açık bir şekilde yazacam İnşaAllah.


  22. 08.Aralık.2011, 19:32
    11
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Hocam kusuruma bakma boş zamanım olamıyor bu aralar iş güç işte yoğun oldugumdan dolayı biraz geciktirdim. ama araştırmalarda yapıyorum tabiki.

    Alıntı
    Bunuda istiyorum
    Hocam Tasavvufta Abdulkadir Geylani hazretlerinin üstüne kimse yoktur.

    Evvelki bütün evliyanın güneşi battı Ama benim güneşim yücelik ufkunda ebedi batmayacaktır. bana bağlanan intisabı olan bir müridin karada olsun denizde olsun okyanusun ortasında dalgalarda olsun nerede benden yardım isterse yetişirim Allahın izniyle.

    İmam Rabbani hazretleri Mektubatında Abdulkadir Geylani hazretlerinin bu sözünü tastikliyor.
    --------------------------------------------------
    Abdulkadir Geylani buyurmuştur ki “Hak yoluna salik, tasavvuf yoluna girince, ona düşen kalben evliyaya rabıta ede. Bu rabıta sebebi ile içten onlardan faydalanmaya baka. Rabıta eden kişinin dışta pek keremli kimse olup olmamasının pek ehemmiyeti yoktur.”

    --------------------------------------------------------------------------------
    Huccetü'l islam İmam Ğazali şöyle buyurmuştur:
    Mevla Te'ala Kerem-i Rahmani hükmünce nurlarını hiç bir kulundan engellemez. Zira Mevla Te'ala cimrilik yüzünden vermemekten münezzehtir.

    Nur-u ilahinin kalbe girmesine engel olan şey, sadece kulun kalbinin pisliği, bulanıklığı ve meşgul oluşudur. çünkü hadis-i şerifte açıklandığı üzere ; ''Kalp , kap gibidir. ''

    Suyla dolu kaba hava girmediği gibi, Allah-u Te'ala dan başka şeylerle meşgul olan kalbe de Allah-u Te'ala nın celali'nin marifeti (Büyüklüğünün bilgisi ) Dahil olmaz (Münavi, Feyzu'l- Kadir, 2 /629 )
    --------------------------------------------------------------------------------
    Hocam İmam Gazaliyi araştırınca çok güzel bir sözünü buldum. Sitede bazı arkadaşlar Mürşide ne gerek var demişti. ona görede güzel bir söz oluyor. onuda yazayım dedim.

    İmam gazali şöyle buyurmuştur ;

    ''Abdest alıp namaza musaid olan kimse uyacağı bir imama muhtaç olduğu gibi. Müridde Kendisini doğru yola kavuşturması için tabi olacağı bir şeyh Üstada Muhtaçtır.

    Zira din yolu gizli Şeytanın yollarıda çok ve açıktır. her kimin kendisine yol gösterecek bir şeyhi yoksa çare yok. Şeytan onu kendi yollarına çekecektir. ''
    (Gazali , İhyaul Ulum 3/70 )

    -----------------------------------------------------------------------

    Hocam Bediüzzaman hazretlerindende çok güzel bir delil buldum.

    Ben sekiz-dokuz yaşında iken, bütün nahiyemiz ve etrafında ahali Nakşî tarikatinde ve oraca meşhur Gavs-ı Hizan namıyla bir zattan istimdat ederken ( yardım isterken), ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak "Yâ Gavs-ı Geylânî!" derdim. Çocukluk itibarıyla elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şey kaybolsa, "Yâ Şeyh! Sana bir Fatiha, sen benim bu şeyimi buldur." Acayiptir ve yemin ediyorum ki, bin defa böyle Hazret-i Şeyh, himmet ve duasıyla imdadıma yetişmiş.
    ( Risale-i Nur-Lem’alar-sf.77,78-Sekizinci Lem’a-Beşinci Vecih-Yeni Asya Neşriyat )

    ---------------------------------------------------------------------------------

    hocam İmam Gazaliden yine net biçimde Bulamadım biliyorum. Ama vaktim bu aralar kısıtlı kitapları karıştıramıyorum. öyle ayak üstü geçen baktım bir kaç kitaba Not aldım. Abdulkadir Geylani Hazretlerinden yazdıgım o sözü çoktandır biliyorum. Ama bir kitabında okumadım. elimde Kitabı olmadıgından. . Aslında Daha çok okuduklarım var işte bulmakta güçlük çekiyorum. Hangi kitapta okumuştum. nerede okumuştum Araki bulasın Hocam kimisinin kaynağını bulamadım mazur gör. Boş vaktim olunca. Zaten hepsini açık bir şekilde yazacam İnşaAllah.


  23. 09.Aralık.2011, 01:07
    12
    _müberra_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Aralık.2010
    Üye No: 81861
    Mesaj Sayısı: 389
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 48

    Cevap: Şeyhe Rabıta nedemek? Rabıtadan kasıt nedir?

    islamyolu kardeş,miftah-ül-kulub dada pek çok kaynak var
    yazar şemsuddün el nakşibendi


  24. 09.Aralık.2011, 01:07
    12
    Devamlı Üye
    islamyolu kardeş,miftah-ül-kulub dada pek çok kaynak var
    yazar şemsuddün el nakşibendi





+ Yorum Gönder