Konusunu Oylayın.: Yardımlaşma görevinin dinimizdeki adı nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yardımlaşma görevinin dinimizdeki adı nedir?
  1. 01.Aralık.2011, 11:13
    1
    Misafir

    Yardımlaşma görevinin dinimizdeki adı nedir?






    Yardımlaşma görevinin dinimizdeki adı nedir? Mumsema Yardımlaşma görevin dinimizdeki adı nedir?


  2. 01.Aralık.2011, 11:24
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Yardımlaşma görevinin dinimizdeki adı nedir?




    Kur’ân-ı Hakîm’de yer alan “teavün” kelimesi, “yardımlaşma” mânâsına gelir. Bundan çok daha fazla olarak elli kadar âyette “infak” kavramı kullanılır. İnfak; gerekli ve gerçek ihtiyaçları karşılayacak yardımı, muhtaç olana ulaştırmak demektir. Bu yardım, imkân sahibinin yoksula bir lütfu değildir. Kur’ân’a göre, Allah Teâlâ’nın fakirler için belirlediği bir haktır. “Onların mallarında yardım isteyenler ve ihtiyaçlarını dile getirmekten çekinenler için belirli bir hak vardır.” Kur’ân-ı Kerîm ilk inen âyetlerinden itibaren bu yardımı vurgulamıştır. Daha sonra gelen bir âyet imandan, namazı gereği gibi kılmadan sonra üçüncü görev olarak infakı bildirmiştir: “O müttakiler gayba iman eder, namazlarını gereği gibi kılar ve kendilerine ihsân ettiğimiz nimetlerden infak ederler.” İnfak hakkındaki âyetlerden biri de şudur: “Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaç fazlasını! İşte düşünesiniz diye Allah âyetlerini böyle açıklıyor.”

    Zekât miktarı belirlenmiş olarak farz kılınmadan (yani hicretin ikinci senesine kadar), kazanç sahipleri bu âyete göre kazançlarından kendilerine yetecek kadar alıp gerisini Allah yolunda infak ediyorlardı. Altın, gümüş gibi nakit sahipleri de bir yıllık geçimlerini alıp gerisini Allah rızası için veriyorlardı. “İlgili âyet ve hadîslerden, İslâm’ın getirdiği kardeşlik ve yardımlaşma kavramlarından bizde hâsıl olan kanaat ve anlayışa göre, toplum içinde temel hak ve ihtiyaçlarını temin edememiş insanlar bulunduğu müddetçe, bu ihtiyaçları gidermeye yardımcı olmayan kimseler, ihtiyaç fazlası malları sebebiyle sorumlu olacaklardır.


  3. 01.Aralık.2011, 11:24
    2
    Moderatör



    Kur’ân-ı Hakîm’de yer alan “teavün” kelimesi, “yardımlaşma” mânâsına gelir. Bundan çok daha fazla olarak elli kadar âyette “infak” kavramı kullanılır. İnfak; gerekli ve gerçek ihtiyaçları karşılayacak yardımı, muhtaç olana ulaştırmak demektir. Bu yardım, imkân sahibinin yoksula bir lütfu değildir. Kur’ân’a göre, Allah Teâlâ’nın fakirler için belirlediği bir haktır. “Onların mallarında yardım isteyenler ve ihtiyaçlarını dile getirmekten çekinenler için belirli bir hak vardır.” Kur’ân-ı Kerîm ilk inen âyetlerinden itibaren bu yardımı vurgulamıştır. Daha sonra gelen bir âyet imandan, namazı gereği gibi kılmadan sonra üçüncü görev olarak infakı bildirmiştir: “O müttakiler gayba iman eder, namazlarını gereği gibi kılar ve kendilerine ihsân ettiğimiz nimetlerden infak ederler.” İnfak hakkındaki âyetlerden biri de şudur: “Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaç fazlasını! İşte düşünesiniz diye Allah âyetlerini böyle açıklıyor.”

    Zekât miktarı belirlenmiş olarak farz kılınmadan (yani hicretin ikinci senesine kadar), kazanç sahipleri bu âyete göre kazançlarından kendilerine yetecek kadar alıp gerisini Allah yolunda infak ediyorlardı. Altın, gümüş gibi nakit sahipleri de bir yıllık geçimlerini alıp gerisini Allah rızası için veriyorlardı. “İlgili âyet ve hadîslerden, İslâm’ın getirdiği kardeşlik ve yardımlaşma kavramlarından bizde hâsıl olan kanaat ve anlayışa göre, toplum içinde temel hak ve ihtiyaçlarını temin edememiş insanlar bulunduğu müddetçe, bu ihtiyaçları gidermeye yardımcı olmayan kimseler, ihtiyaç fazlası malları sebebiyle sorumlu olacaklardır.





+ Yorum Gönder