Konusunu Oylayın.: Bıyığın uzunluğunun miktarı ne kadar olmalıdır? bıyığı kısaltmayıp uzun bırakmanın hükmü nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bıyığın uzunluğunun miktarı ne kadar olmalıdır? bıyığı kısaltmayıp uzun bırakmanın hükmü nedir?
  1. 30.Kasım.2011, 13:58
    1
    Misafir

    Bıyığın uzunluğunun miktarı ne kadar olmalıdır? bıyığı kısaltmayıp uzun bırakmanın hükmü nedir?






    Bıyığın uzunluğunun miktarı ne kadar olmalıdır? bıyığı kısaltmayıp uzun bırakmanın hükmü nedir? Mumsema bıyığın uzunluğunun miktarı ne kadar olmalıdır? bıyığı kısaltmayıp uzun bırakmanın hükmü nedir?


  2. 30.Kasım.2011, 13:58
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 03.Aralık.2011, 21:33
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: bıyığın uzunluğunun miktarı ne kadar olmalıdır? bıyığı kısaltmayıp uzun bırakmanın hükmü nedir?




    [Müşriklere Muhâlefet Edilmesi Emredilmektedir.]
    Bir: Buhârî ve Müslim, Sahîh’lerinde ve onlardan başkaları (eserlerinde) Abdullah İbnu Ömer radıyellâhu anhumâ’dan Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem efendimizin şöyle buyurduğunu rivâyet ettiler:
    عن ابن عمر عن النبي صلى الله عليه و سلم قال " خَالِفُوا الْمُشْرِكِينَ وَفِّرُوا الِّلحَى وَأَحْفُوا الشَّوَارِبَ
    “Müşriklere muhâlefet ediniz; sakalları bırakıp, bıyıkları dibine kadar kırkınız.”[1]
    İki: Buhârî ve Müslim, Sahîh’lerinde yine Abdullah İbnu Ömer radıyellâhu anhumâ’dan rivâyet ettiler:
    عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَحْفُوا الشَّوَارِبَ وَأَعْفُوا اللِّحَى
    “Bıyıkları ihfâ[2] ediniz/dibine kadar kırkınız, sakalları da bırakınız, kesmeyiniz.”[3]
    Üç: (Buhârî) başka bir yolla da şöyle rivâyet etti:
    عن ابن عمر عن النبي صلى الله عليه و سلم قال أَنَهِكُوا الشَّوَارِبَ وَأَعْفُوا الِّلحَى
    “Bıyıkları tamamıyle alınız[4] ve sakalları salınız.”[5]
    ‘Sakal’, yanaklarda ve çenede biten kılın ismidir.
    İbnu Hacer şöyle demiştir:
    [وَفِّرُوا]/“Veffirû” [فَاء]“fâ”nın şedde-lenmesiyle, [تَوْفِير]/“tevfîr”den gelmiştir ki, bu bırakmak demektir. Yani sakalları vâfir olarak bırakınız; sakalın [اِعْفَاءi’fâ”sı olduğu gibi bırakılması demektir.
    [Müşriklere
    Muhâlefet Nasıl Olur?]
    ‘Müşriklere muhâlefet’i Ebû Hureyre radıyellâhu anhu’nun aşağıda gelecek olan şu hadîsi tefsîr etmektedir:
    Dört: Bezzâr, hasen bir senedle (Resûlüllâh sallellâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu) rivâyet etmiştir:
    عَن أبي هُرَيرة قال قال رَسُول اللهِ صلى الله عليه وسلم إِنَّ أَهْلَ الشِّرْكِ يُعْفُونَ شَوَارِبَهُمْ وَيُحْفُونَ لِحَاهُمْ َفخَالِفُوهُمْ فَاَعْفُوا الِّلحَى وَأَحْفُواالشَّوَارِبَ
    “Şübhe yoktur ki, müşrikler, bıyıklarını bırakmakta, sakallarını dibine kadar kesmektedirler; o halde siz onlara muhâlefet ediniz, sakalları bırakınız, bıyıkları da dibine kadar kesiniz.”[6]
    Beş: Müslim’in de Ebû Hureyre radıyellâhu anhu’dan, O’nun şöyle dediğine dâir bir rivâyeti vardır:
    عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم…خَالِفُوا الْمَجُوسَ
    “Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem, mecûsîlere muhâlefet ediniz” buyurdu.[7]
    Çünki onlar, sakallarını kısaltıyor, bıyıkları uzatıyorlardı.
    Altı: İbnu Hibbân, İbnu Ömer radıyellâhu anhumâ’dan, şöyle dediğini rivâyet etmiştir:
    عن بن عمر قَالَ ذَكَرَ رَسُولَ اللهِ الْْمَجُوسَ فَقَالَ إِنَّهُمْ يُوفُونُ سِبَالَهُمْ وَيَحْلِقُونَ لِحَاهُمْ فَخَالِفُوهُمْ
    Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem’e Mecûsîlerden söz edildiğinde, O, şöyle buyurdu:
    “Şübhe yoktur ki, onlar bıyıklarını uzatır, sakallarını tıraş ederler; o halde, onlara muhâlefet ediniz.”[8]
    Yedi: Yine İbnu Hibbân, Ebû Hureyre radıyellâhu anhu’dan, Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu rivâyet etti:
    اِنَّ فِطْرَةَ الْإِسْلَامِ اَلْغُسْلُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَالْاِسَتِنَانُ وَأَخْذُ الشِّارِبِ وَإِعْفَاءُ الَّلحَى فَإِنَّ المْجُوسَ تُعْفِى شَوَارِبَهَا وَتُحْفِى لِحَاهَا فَخَالِفُوهُمْ حِدُّوا شَوَارِبَكُمْ وَأَعْفُوا لِحَاكُمْ
    “Şübhe yok ki, İslâm fıtratı…. bıyıkları almak ve sakalları bırakmaktır; çünki, şübhesiz ki, Mecûsîler bıyıklarını bırakır, sakallarını dibine kadar keserler o halde, onlara muhâlefet ediniz; bıyıklarınızı kesiniz, sakallarınızı bırakınız.”[9]
    Sekiz: Sahîh-i Müslim’de İbnu Ömer radıyellâhu anhumâ’dan, Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir:
    عَنِ ابْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَانه أَمَرَ بِإِحْفاءِ الشَّوَارِبِ، وَإِعْفَاءِ اللِّحَى
    “Resûlüllah sallellâhu teâlâ aleyhi ve sellem, bıyıkları dibine kadar kesmeyi ve sakalları bırakmayı emretti.”[10]
    Dokuz: Yine Müslim, Ebû Hureyre radıyellâhu anhu’dan şöyle dediğini rivâyet etmiştir:
    Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جُزُّوا الشَّوَارِبَ وَأَرْخُوا اللِّحَى
    “Bıyıkları kesiniz, sakalları da salınız.”[11]
    [جُزُّوا]/‘Cezz ediniz’, ‘kısaltınız,’ [اَرْخُوا]/‘irhâ ediniz’ de, ‘uzatınız’ demektir. Bazıları bunu [ارجوا]/‘ercû’, yani bırakınız lafzıyla rivâyet etmiştir. “Kısaltınız” lafzı ile yapılan rivâyet, ‘ihfâ’ya zıt değildir. Çünki ihfâ rivâyeti, Buhârî ve Müslim’dedir ve murâd edileni belirlemektedir.
    Başka bir rivâyette,
    [اَوْفُوا الِّلحَى]/‘evfû’l-lih⒠yani ‘sakalları tam olarak bırakınız’ demektir.


  4. 03.Aralık.2011, 21:33
    2
    Editör



    [Müşriklere Muhâlefet Edilmesi Emredilmektedir.]
    Bir: Buhârî ve Müslim, Sahîh’lerinde ve onlardan başkaları (eserlerinde) Abdullah İbnu Ömer radıyellâhu anhumâ’dan Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem efendimizin şöyle buyurduğunu rivâyet ettiler:
    عن ابن عمر عن النبي صلى الله عليه و سلم قال " خَالِفُوا الْمُشْرِكِينَ وَفِّرُوا الِّلحَى وَأَحْفُوا الشَّوَارِبَ
    “Müşriklere muhâlefet ediniz; sakalları bırakıp, bıyıkları dibine kadar kırkınız.”[1]
    İki: Buhârî ve Müslim, Sahîh’lerinde yine Abdullah İbnu Ömer radıyellâhu anhumâ’dan rivâyet ettiler:
    عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَحْفُوا الشَّوَارِبَ وَأَعْفُوا اللِّحَى
    “Bıyıkları ihfâ[2] ediniz/dibine kadar kırkınız, sakalları da bırakınız, kesmeyiniz.”[3]
    Üç: (Buhârî) başka bir yolla da şöyle rivâyet etti:
    عن ابن عمر عن النبي صلى الله عليه و سلم قال أَنَهِكُوا الشَّوَارِبَ وَأَعْفُوا الِّلحَى
    “Bıyıkları tamamıyle alınız[4] ve sakalları salınız.”[5]
    ‘Sakal’, yanaklarda ve çenede biten kılın ismidir.
    İbnu Hacer şöyle demiştir:
    [وَفِّرُوا]/“Veffirû” [فَاء]“fâ”nın şedde-lenmesiyle, [تَوْفِير]/“tevfîr”den gelmiştir ki, bu bırakmak demektir. Yani sakalları vâfir olarak bırakınız; sakalın [اِعْفَاءi’fâ”sı olduğu gibi bırakılması demektir.
    [Müşriklere
    Muhâlefet Nasıl Olur?]
    ‘Müşriklere muhâlefet’i Ebû Hureyre radıyellâhu anhu’nun aşağıda gelecek olan şu hadîsi tefsîr etmektedir:
    Dört: Bezzâr, hasen bir senedle (Resûlüllâh sallellâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu) rivâyet etmiştir:
    عَن أبي هُرَيرة قال قال رَسُول اللهِ صلى الله عليه وسلم إِنَّ أَهْلَ الشِّرْكِ يُعْفُونَ شَوَارِبَهُمْ وَيُحْفُونَ لِحَاهُمْ َفخَالِفُوهُمْ فَاَعْفُوا الِّلحَى وَأَحْفُواالشَّوَارِبَ
    “Şübhe yoktur ki, müşrikler, bıyıklarını bırakmakta, sakallarını dibine kadar kesmektedirler; o halde siz onlara muhâlefet ediniz, sakalları bırakınız, bıyıkları da dibine kadar kesiniz.”[6]
    Beş: Müslim’in de Ebû Hureyre radıyellâhu anhu’dan, O’nun şöyle dediğine dâir bir rivâyeti vardır:
    عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم…خَالِفُوا الْمَجُوسَ
    “Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem, mecûsîlere muhâlefet ediniz” buyurdu.[7]
    Çünki onlar, sakallarını kısaltıyor, bıyıkları uzatıyorlardı.
    Altı: İbnu Hibbân, İbnu Ömer radıyellâhu anhumâ’dan, şöyle dediğini rivâyet etmiştir:
    عن بن عمر قَالَ ذَكَرَ رَسُولَ اللهِ الْْمَجُوسَ فَقَالَ إِنَّهُمْ يُوفُونُ سِبَالَهُمْ وَيَحْلِقُونَ لِحَاهُمْ فَخَالِفُوهُمْ
    Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem’e Mecûsîlerden söz edildiğinde, O, şöyle buyurdu:
    “Şübhe yoktur ki, onlar bıyıklarını uzatır, sakallarını tıraş ederler; o halde, onlara muhâlefet ediniz.”[8]
    Yedi: Yine İbnu Hibbân, Ebû Hureyre radıyellâhu anhu’dan, Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu rivâyet etti:
    اِنَّ فِطْرَةَ الْإِسْلَامِ اَلْغُسْلُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَالْاِسَتِنَانُ وَأَخْذُ الشِّارِبِ وَإِعْفَاءُ الَّلحَى فَإِنَّ المْجُوسَ تُعْفِى شَوَارِبَهَا وَتُحْفِى لِحَاهَا فَخَالِفُوهُمْ حِدُّوا شَوَارِبَكُمْ وَأَعْفُوا لِحَاكُمْ
    “Şübhe yok ki, İslâm fıtratı…. bıyıkları almak ve sakalları bırakmaktır; çünki, şübhesiz ki, Mecûsîler bıyıklarını bırakır, sakallarını dibine kadar keserler o halde, onlara muhâlefet ediniz; bıyıklarınızı kesiniz, sakallarınızı bırakınız.”[9]
    Sekiz: Sahîh-i Müslim’de İbnu Ömer radıyellâhu anhumâ’dan, Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir:
    عَنِ ابْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَانه أَمَرَ بِإِحْفاءِ الشَّوَارِبِ، وَإِعْفَاءِ اللِّحَى
    “Resûlüllah sallellâhu teâlâ aleyhi ve sellem, bıyıkları dibine kadar kesmeyi ve sakalları bırakmayı emretti.”[10]
    Dokuz: Yine Müslim, Ebû Hureyre radıyellâhu anhu’dan şöyle dediğini rivâyet etmiştir:
    Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جُزُّوا الشَّوَارِبَ وَأَرْخُوا اللِّحَى
    “Bıyıkları kesiniz, sakalları da salınız.”[11]
    [جُزُّوا]/‘Cezz ediniz’, ‘kısaltınız,’ [اَرْخُوا]/‘irhâ ediniz’ de, ‘uzatınız’ demektir. Bazıları bunu [ارجوا]/‘ercû’, yani bırakınız lafzıyla rivâyet etmiştir. “Kısaltınız” lafzı ile yapılan rivâyet, ‘ihfâ’ya zıt değildir. Çünki ihfâ rivâyeti, Buhârî ve Müslim’dedir ve murâd edileni belirlemektedir.
    Başka bir rivâyette,
    [اَوْفُوا الِّلحَى]/‘evfû’l-lih⒠yani ‘sakalları tam olarak bırakınız’ demektir.





+ Yorum Gönder