Konusunu Oylayın.: Keffaret orucunun hükmü nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Keffaret orucunun hükmü nedir?
  1. 29.Kasım.2011, 16:31
    1
    Misafir

    Keffaret orucunun hükmü nedir?






    Keffaret orucunun hükmü nedir? Mumsema keffaret orucunun hükmü nedir?


  2. 29.Kasım.2011, 16:31
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 29.Kasım.2011, 19:06
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: keffaret orucunun hükmü nedir?




    Kefaret orucunun hükmü ve kaynağı


    Adnan Kır: “Kefaret orucu ile ilgili hüküm Kur’ân-ı Kerim’de var mıdır? Var ise hangi âyettir? Yok ise bu hükmün kaynağı ve hükmü hakkında bilgi verir misiniz?” İzmir’den okuyucumuz: “Her ayda belirli sürelerde âdet gören kadınlar kefaret orucunu nasıl tutarlar?”



    Kefaret oruçları, Ramazan orucunu bilerek bozanlar için cezaî bir müeyyide olarak teşrî kılınmıştırKefaretin vücûbu hadisle sabittir Kefarete delil teşkil eden hadîsin, hem bir hükmün teşrî kılınışını, hem de dînimizin üzerimizdeki yüksek şefkatini göstermesi açısından bilinmesinde yarar mülâhaza ettik

    Ebû Hüreyre (ra) anlatmıştır: Ramazan ayında birisi gelerek Peygamber Efendimiz’e (asm):

    “Helâk oldum yâ Resûlallah!” dedi Allah Resulü (asm):

    “Seni helâk eden şey nedir?” buyurdu Adam:

    “Ramazanda oruçlu olduğumu bildiğim halde karımla cinsel temasta bulundum” dedi Allah Resulü (asm):

    “O halde, bir köleyi hürriyete kavuşturabilir misin?” buyurdu Adam:

    “Hayır, yâ Resûlallah! Gücüm yetmez” dedi Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm):

    “Peki, iki ay peş peşe oruç tutabilir misin?” buyurdu Adam:

    “Hayır, yâ Resûlallah! Buna gücüm yetmez” dedi Peygamber Efendimiz (asm):

    “Öyleyse altmış fakîri doyurabilir misin?” buyurdu Adam:

    “Hayır, yâ Resûlallah! Doyuramam” dedi O esnada, Resûl-i Kibriyâ Efendimize (asm) bir sepet hurma getirildi Peygamber Efendimiz (asm):

    “Bunu al da sadaka olarak dağıt” buyurdu Fakat adam:

    “Yâ Resûlallah! Benden daha fakir kim var ki? Medine’nin karataşlı iki dağı arasında buna benim ailemden daha muhtaç bir ev halkı yoktur” dedi

    Bu defa Kâinatın Efendisi (asm) mübarek azı dişleri görünene kadar güldü Nihayet adama:

    “Bu hurmayı al, git! Ailene yedir” buyurdu1

    Bu hadîsten istidlâl eden fakîhler, Ramazan ayında oruçlu olduğunu bilerek cinsel temasta bulunanların oruçlarının bozulduğuna ve kefâreti gerektirdiğine; böyle bir kimsenin bir gün kazâ, iki ay da peş peşe kefâret olmak üzere, toplam altmış bir gün oruç tutmalarının farz olduğuna hükmetmişlerdir Hanefîler, bilerek yeme ve içmeyi de bu hadîse kıyaslayarak aynı hükme tabi tutmuşlardır

    Bu durumda; Ramazan’da insan tabiatının meylettiği ve yenilip içilmesi alışılmış olan şeylerden oruçlu iken bilerek yeme, içme veya cinsî münasebette bulunma halinde kaza ve ceza olmak üzere Ramazan’dan sonra toplam altmış bir gün peş peşe oruç tutmak farz bulunmaktadır

    Birden fazla oruç bozanların, bir defa kefaret orucu tutmaları kâfidir Kefaret orucuna başlandığında altmış bir gün ara verilmeden oruç tutulur

    Kadınlar, âdetli oldukları günlerde oruçtan muaf olduklarından bu günlerde oruç tutmazlar Kefaret orucuna başlayan bir kadın âdetli olduğu günlerde kefaret orucuna ara verir Âdeti bitip temizlik dönemine girdiği zaman kefaret orucuna kaldığı yerden devam eder Böylece altmış bir gün süresince oruç tutar ve kefaret orucunu tamamlar

    Dipnotlar:
    1- Buhârî, Savm: 30; Müslim, Sıyam: 81



  4. 29.Kasım.2011, 19:06
    2
    Silent and lonely rains



    Kefaret orucunun hükmü ve kaynağı


    Adnan Kır: “Kefaret orucu ile ilgili hüküm Kur’ân-ı Kerim’de var mıdır? Var ise hangi âyettir? Yok ise bu hükmün kaynağı ve hükmü hakkında bilgi verir misiniz?” İzmir’den okuyucumuz: “Her ayda belirli sürelerde âdet gören kadınlar kefaret orucunu nasıl tutarlar?”



    Kefaret oruçları, Ramazan orucunu bilerek bozanlar için cezaî bir müeyyide olarak teşrî kılınmıştırKefaretin vücûbu hadisle sabittir Kefarete delil teşkil eden hadîsin, hem bir hükmün teşrî kılınışını, hem de dînimizin üzerimizdeki yüksek şefkatini göstermesi açısından bilinmesinde yarar mülâhaza ettik

    Ebû Hüreyre (ra) anlatmıştır: Ramazan ayında birisi gelerek Peygamber Efendimiz’e (asm):

    “Helâk oldum yâ Resûlallah!” dedi Allah Resulü (asm):

    “Seni helâk eden şey nedir?” buyurdu Adam:

    “Ramazanda oruçlu olduğumu bildiğim halde karımla cinsel temasta bulundum” dedi Allah Resulü (asm):

    “O halde, bir köleyi hürriyete kavuşturabilir misin?” buyurdu Adam:

    “Hayır, yâ Resûlallah! Gücüm yetmez” dedi Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm):

    “Peki, iki ay peş peşe oruç tutabilir misin?” buyurdu Adam:

    “Hayır, yâ Resûlallah! Buna gücüm yetmez” dedi Peygamber Efendimiz (asm):

    “Öyleyse altmış fakîri doyurabilir misin?” buyurdu Adam:

    “Hayır, yâ Resûlallah! Doyuramam” dedi O esnada, Resûl-i Kibriyâ Efendimize (asm) bir sepet hurma getirildi Peygamber Efendimiz (asm):

    “Bunu al da sadaka olarak dağıt” buyurdu Fakat adam:

    “Yâ Resûlallah! Benden daha fakir kim var ki? Medine’nin karataşlı iki dağı arasında buna benim ailemden daha muhtaç bir ev halkı yoktur” dedi

    Bu defa Kâinatın Efendisi (asm) mübarek azı dişleri görünene kadar güldü Nihayet adama:

    “Bu hurmayı al, git! Ailene yedir” buyurdu1

    Bu hadîsten istidlâl eden fakîhler, Ramazan ayında oruçlu olduğunu bilerek cinsel temasta bulunanların oruçlarının bozulduğuna ve kefâreti gerektirdiğine; böyle bir kimsenin bir gün kazâ, iki ay da peş peşe kefâret olmak üzere, toplam altmış bir gün oruç tutmalarının farz olduğuna hükmetmişlerdir Hanefîler, bilerek yeme ve içmeyi de bu hadîse kıyaslayarak aynı hükme tabi tutmuşlardır

    Bu durumda; Ramazan’da insan tabiatının meylettiği ve yenilip içilmesi alışılmış olan şeylerden oruçlu iken bilerek yeme, içme veya cinsî münasebette bulunma halinde kaza ve ceza olmak üzere Ramazan’dan sonra toplam altmış bir gün peş peşe oruç tutmak farz bulunmaktadır

    Birden fazla oruç bozanların, bir defa kefaret orucu tutmaları kâfidir Kefaret orucuna başlandığında altmış bir gün ara verilmeden oruç tutulur

    Kadınlar, âdetli oldukları günlerde oruçtan muaf olduklarından bu günlerde oruç tutmazlar Kefaret orucuna başlayan bir kadın âdetli olduğu günlerde kefaret orucuna ara verir Âdeti bitip temizlik dönemine girdiği zaman kefaret orucuna kaldığı yerden devam eder Böylece altmış bir gün süresince oruç tutar ve kefaret orucunu tamamlar

    Dipnotlar:
    1- Buhârî, Savm: 30; Müslim, Sıyam: 81






+ Yorum Gönder