Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz’in içki hususunda hadisleri var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimiz’in içki hususunda hadisleri var mıdır?
  1. 29.Kasım.2011, 16:14
    1
    Misafir

    Peygamberimiz’in içki hususunda hadisleri var mıdır?

  2. 29.Kasım.2011, 19:45
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: peygamberimiz’in içki hususunda hadisleri var mıdır?




    Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “Her sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (küp) içildiği takdirde sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da haramdır.” Tirmizî'de gelen bir diğer rivayette de “tek yudumu da haramdır” diye gelmiştir. (Ebû Dâvûd, Eşribe; Tirmizî, Eşribe)

    İbn-i Ömer (r.anhümâ) anlatıyor: “Ömer (r.a), Rasûlullah (s.a.v)’in minberinde şu açıklamayı yaptı: ‘Ey insanlar! Hamr'ın haram olduğu hükmü inmiştir. Bilesiniz ki hamr (günümüzde ve çevremizde) beş şeyden yapılmaktadır: Üzümden, hurmadan, baldan, buğdaydan, arpadan. Hamr, aklı örten (her) şeydir.” (Buhârî, Eşribe) Bu rivayet de gösteriyor ki, içkinin hamr sayılması için hammaddesine bakılmıyor. Bu sayılanlar, o devirdeki hamrın belli başlı hammaddesidir. Başka rivayetlerde bunlara ilaveten mısır ve pirinç de sayılır. Öyleyse değişen zemin, zaman ve tekniğe paralel olarak başka hammaddelerden “aklı örtücü” içkiler (yiyecekler, haplar, şırıngalar) yapılacak olsa da hepsinin hükmü haramdır.

    Rasûlullah (s.a.v)’in “Müdminü'l-hamr (içki müptelası) cennete girmez” sözü üzerine, cemaatten birisi “Müdmin kimdir?” diye sorar. Rasûlullah (s.a.v) de; “Senede bir defa (bile olsa) üç yıl içki alan kimsedir.” buyurur. (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.169)

    Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ümmetim, hamra başka bir ad takarak onu içecektir." (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.164)

    İçkiyle İlgili Muhtelif Hadisler:

    1- İbn-i Abbas (r.a)'dan üzüm şırası hakkında sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: “Adamın biri Rasûlullah (s.a.v)'e bir şarap dağarcığı hediye etmişti. Rasûlullah (s.a.v), ‘Allah'ın bunu haram kıldığını bilmiyor musun?’ dedi. Adam ‘Hayır bilmiyorum!’ cevabını verdi ve yanında bulunan birisine bir şeyler fısıldadı. Rasûlullah (s.a.v) adama; ‘Ona ne fısıldadın?’ diye sorunca adam ‘Onu satmasını emrettim’ dedi. Rasûlullah (s.a.v) ‘İçilmesi haram olanın satılması da haramdır’ buyurdu ve iki şarap dağarcığının ağızlarını açarak içlerini boşalttı." (Müslim, Musâkat 68)

    2- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Kim içki satarsa, hınzır (domuz) kasaplığı da yapsın!” (Ebû Dâvûd, Büyû' 66, 3489)

    Bu hadis-i şerif, içkinin yasaklığının ağırlığını beyan etmektedir. Zira domuz yemekten umumiyetle kaçınıldığı hâlde, içkiye karşı aynı hassasiyet gösterilmemektedir. Hâlbuki haram olma yönüyle ikisi de birdir ve ikisi de eşit şekilde haramdır.

    3- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Her sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (küp) içildiği takdirde sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da haramdır.” (Ebû Dâvûd, Eşribe)

    4- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Her sarhoş edici hamrdır. Ve her sarhoş edici haramdır. Kim dünyada hamr içer ve tevbe etmeden, onun tiryakisi olduğu halde ölürse, âhirette şarâb içemez.” (Buhârî, Eşribe)

    5- Ebû Mûsa (r.a) demiştir ki: “Bana göre, ha hamr içmişim, ha Allah'ı bırakarak şu sütuna tapmışım, ikisi de birdir.” (Nesâî, Eşribe)

    6- Enes (r.a) rivayet ediyor: Rasûlullah (s.a.v) hamrla ilgili olarak on kişiye lanet etti: ‘(Hammaddesinden şarap yapmak maksadıyla) sıkana ve sıktırana, içene ve sâkilik yapana (ikram edene), (imalathaneden, depodan, toptancıdan perakendeciden) taşıyana ve taşıtana, satana ve satın alana, bağışlayana, bunun parasını yiyene.’ (Tirmizî, Büyû’)

    7- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Şaraba devam eden (tevbesiz) ölürse, Allah'a, puta tapan gibi kavuşur.” (Buharî, Tarih-i Kebir, 1/129)

    8- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Allah'a ve âhirete inanan, hamr içmesin. Allah'a ve âhirete inanan, içki içilen sofraya oturmasın.” (Taberânî)

    9- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “İçki içen, puta tapan gibidir.” (İbn-i Mâce)

    10- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Hamr içenin kalbinden iman nuru çıkar.” (Taberânî)

    11- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “İçki içen kimse içtiği vakit, mü’min olarak içmez.” (Buhârî)

    12- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “İçki bütün kötülüklerin anasıdır. İçki içenin kırk gün namazı kabul olunmaz. Eğer içkili olarak ölürse, cahiliye ölümü hâlinde göçmüş olur.” (Câmiu’s-Sağîr)

    13- Rasûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Kim Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsa üzerinde içki bulunan sofraya oturmasın.” (Tirmizî, Edeb)

    14- Vâil b. Hucr (r.a) anlatıyor: Târık b. Süveyd el-Cu'fî (r.a), Rasûlullah (s.a.v)'e hamr (alkollüler) ile tedavi hususunda sordu. Rasûlullah (s.a.v) onu bundan menetti ve “Hayır! O, deva değil, derttir!” buyurdu. (Müslim, Eşribe)


  3. 29.Kasım.2011, 19:45
    2
    Hüvel Baki..



    Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “Her sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (küp) içildiği takdirde sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da haramdır.” Tirmizî'de gelen bir diğer rivayette de “tek yudumu da haramdır” diye gelmiştir. (Ebû Dâvûd, Eşribe; Tirmizî, Eşribe)

    İbn-i Ömer (r.anhümâ) anlatıyor: “Ömer (r.a), Rasûlullah (s.a.v)’in minberinde şu açıklamayı yaptı: ‘Ey insanlar! Hamr'ın haram olduğu hükmü inmiştir. Bilesiniz ki hamr (günümüzde ve çevremizde) beş şeyden yapılmaktadır: Üzümden, hurmadan, baldan, buğdaydan, arpadan. Hamr, aklı örten (her) şeydir.” (Buhârî, Eşribe) Bu rivayet de gösteriyor ki, içkinin hamr sayılması için hammaddesine bakılmıyor. Bu sayılanlar, o devirdeki hamrın belli başlı hammaddesidir. Başka rivayetlerde bunlara ilaveten mısır ve pirinç de sayılır. Öyleyse değişen zemin, zaman ve tekniğe paralel olarak başka hammaddelerden “aklı örtücü” içkiler (yiyecekler, haplar, şırıngalar) yapılacak olsa da hepsinin hükmü haramdır.

    Rasûlullah (s.a.v)’in “Müdminü'l-hamr (içki müptelası) cennete girmez” sözü üzerine, cemaatten birisi “Müdmin kimdir?” diye sorar. Rasûlullah (s.a.v) de; “Senede bir defa (bile olsa) üç yıl içki alan kimsedir.” buyurur. (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.169)

    Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ümmetim, hamra başka bir ad takarak onu içecektir." (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.164)

    İçkiyle İlgili Muhtelif Hadisler:

    1- İbn-i Abbas (r.a)'dan üzüm şırası hakkında sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: “Adamın biri Rasûlullah (s.a.v)'e bir şarap dağarcığı hediye etmişti. Rasûlullah (s.a.v), ‘Allah'ın bunu haram kıldığını bilmiyor musun?’ dedi. Adam ‘Hayır bilmiyorum!’ cevabını verdi ve yanında bulunan birisine bir şeyler fısıldadı. Rasûlullah (s.a.v) adama; ‘Ona ne fısıldadın?’ diye sorunca adam ‘Onu satmasını emrettim’ dedi. Rasûlullah (s.a.v) ‘İçilmesi haram olanın satılması da haramdır’ buyurdu ve iki şarap dağarcığının ağızlarını açarak içlerini boşalttı." (Müslim, Musâkat 68)

    2- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Kim içki satarsa, hınzır (domuz) kasaplığı da yapsın!” (Ebû Dâvûd, Büyû' 66, 3489)

    Bu hadis-i şerif, içkinin yasaklığının ağırlığını beyan etmektedir. Zira domuz yemekten umumiyetle kaçınıldığı hâlde, içkiye karşı aynı hassasiyet gösterilmemektedir. Hâlbuki haram olma yönüyle ikisi de birdir ve ikisi de eşit şekilde haramdır.

    3- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Her sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (küp) içildiği takdirde sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da haramdır.” (Ebû Dâvûd, Eşribe)

    4- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Her sarhoş edici hamrdır. Ve her sarhoş edici haramdır. Kim dünyada hamr içer ve tevbe etmeden, onun tiryakisi olduğu halde ölürse, âhirette şarâb içemez.” (Buhârî, Eşribe)

    5- Ebû Mûsa (r.a) demiştir ki: “Bana göre, ha hamr içmişim, ha Allah'ı bırakarak şu sütuna tapmışım, ikisi de birdir.” (Nesâî, Eşribe)

    6- Enes (r.a) rivayet ediyor: Rasûlullah (s.a.v) hamrla ilgili olarak on kişiye lanet etti: ‘(Hammaddesinden şarap yapmak maksadıyla) sıkana ve sıktırana, içene ve sâkilik yapana (ikram edene), (imalathaneden, depodan, toptancıdan perakendeciden) taşıyana ve taşıtana, satana ve satın alana, bağışlayana, bunun parasını yiyene.’ (Tirmizî, Büyû’)

    7- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Şaraba devam eden (tevbesiz) ölürse, Allah'a, puta tapan gibi kavuşur.” (Buharî, Tarih-i Kebir, 1/129)

    8- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Allah'a ve âhirete inanan, hamr içmesin. Allah'a ve âhirete inanan, içki içilen sofraya oturmasın.” (Taberânî)

    9- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “İçki içen, puta tapan gibidir.” (İbn-i Mâce)

    10- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Hamr içenin kalbinden iman nuru çıkar.” (Taberânî)

    11- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “İçki içen kimse içtiği vakit, mü’min olarak içmez.” (Buhârî)

    12- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “İçki bütün kötülüklerin anasıdır. İçki içenin kırk gün namazı kabul olunmaz. Eğer içkili olarak ölürse, cahiliye ölümü hâlinde göçmüş olur.” (Câmiu’s-Sağîr)

    13- Rasûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Kim Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsa üzerinde içki bulunan sofraya oturmasın.” (Tirmizî, Edeb)

    14- Vâil b. Hucr (r.a) anlatıyor: Târık b. Süveyd el-Cu'fî (r.a), Rasûlullah (s.a.v)'e hamr (alkollüler) ile tedavi hususunda sordu. Rasûlullah (s.a.v) onu bundan menetti ve “Hayır! O, deva değil, derttir!” buyurdu. (Müslim, Eşribe)


  4. 29.Kasım.2011, 19:45
    3
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: peygamberimiz’in içki hususunda hadisleri var mıdır?

    15- Ebu'd-Derdâ (r.a) anlatıyor: Halilim (dostum) (s.a.v) bana şu vasiyette bulundu: “Hiçbir şeyi Allah'a ortak kılma, hatta param parça edilsen, ateşlerde yakılsan da! Bile bile hiçbir namazını terk etme, kim namazı bile bile terk ederse ondan Allah'ın zimmeti (garantisi) kalkar. İçki içme, çünkü o, bütün kötülüklerin anahtarıdır.” (İbn-i Mâce)

    16- İçkinin yaygınlaşması Kıyamet alametleri arasında zikredilmiştir. Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Ümmetim beş şeyi helâl addederek benimserse tarumar olur: Birbirlerine lânet oku(yarak karşılıklı sevgi ve saygıyı kaldırı)rlarsa, içkilere dalarlarsa, ipek giyerlerse, çalgıcı dansözler ittihaz ederlerse, erkekler erkeklerle, kadınlar da kadınlarla iktifa ederlerse.”

    Rasûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Ümmetimden bir kavim, ferci (zinayı), ipeği, içkiyi, çalgıyı helal addedecektir. (Hiç çekinmeden bunları yapacaklar.)” (Buhârî, Eşribe)

    17- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Üç kişi vardır, cennete girmeyecektir: Anne babasının hukukuna riayet etmeyen kimse; içki düşkünü olan kimse; verdiğini başa kakan kimse.” (Nesâî, Zekât)

    18- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Hamr bütün ahlâksızlıkların (fevâhişin) anasıdır ve büyük günahların en büyüğüdür. Onu içen, annesine, teyzesine ve halasına saldırabilir." (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.158)

    19- Hz. Ömer (r.a) bir nevi içki imâl ve satış yeri (hânût) durumunda olan Ruveyşudu's-Sakafî'nin evini yaktırır. Sa'd b. İbrahim evi bir kor hâlinde gördüğünü kaydeder. (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.214)

    20- Yemen'in Ceyşân Kabilesi’nden gelen bir adam, kendi beldelerinde içmekte oldukları mısırdan mamul ve adı mizr olan bir şarap hakkında sorar. Rasûlullah (s.a.v) de bu içkinin sarhoş edip etmediğini sorar. Adam: “Evet!” deyince, Rasûlullah (s.a.v): “Her sarhoş edici haramdır. Allah, sarhoş ediciyi içen kimseye ‘tînetu'l-habâl’ içirmeye ahdetmiştir.” buyurur. Tînetu'l-Habâl; cehennemliklerin vücutlarından çıkan irindir ve terdir. (Müslim, Eşribe)

    21- Rasûlullah (s.a.v) içkiyi; “Ümmü'l-Habâis” yani bütün kötülüklerin anası veya "Miftâhu Külli Şer” yani bütün şerlerin anahtarı diyerek vasfetmiştir.

    22- Rasûlullah (s.a.v) buyurur ki: “Kötülüklerin anasından sakının. Zira sizden önce yaşayanlar arasında çok dindar bir zat vardı, hep ibadet eder, bu maksatla insanları da terk ederdi. Bir kadın ona musallat oldu. Bir hizmetçisini yollayarak: ‘Bir hususta şahitlik yapmak üzere bana bir uğrayıver’ diye kendisine haber yolladı. Adam kabul ederek kadının evine girdi. O eve girince kadın bütün kapıları kapattırarak odasına aldı. Adam bir de ne görsün, karşısında kendisini beklemekte olan çok güzel bir kadın var. Kadının yanında bir çocuk ve içerisinde içki bulunan bir de kap vardı. Adama: ‘Seni buraya şahitlik falan için çağırmadım. (Allah'ı inkâr etmen veya) bu çocuğu öldürmen veya bu şaraptan içmen veya benimle yatman için çağırdım. İtiraz edecek olursan imdat diye çığlık atıp seni rezil edeceğim’ der. Adamcağız meselenin ciddiyetini anlayarak bunlardan birini yapmaktan başka çıkar yol olmadığı kanaatine varır. Belayı en ucuz atlatma yolu olarak şaraptan içmeyi tercih ederek ‘Bir kadeh şarap ver’ der. Kadın verir. Adam ‘Bir kadeh daha’ der. Derken sarhoş olarak kadınla temasta bulunur (kendisini küfre atan sözler sarf eder) ve çocuğu da öldürür. (Sonra kadın ona: ‘Kasem olsun sarhoş olunca önceden yapmam diye reddettiğin bütün tekliflerimi eksiksiz yaptın’ der.)” (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.159)


  5. 29.Kasım.2011, 19:45
    3
    Hüvel Baki..
    15- Ebu'd-Derdâ (r.a) anlatıyor: Halilim (dostum) (s.a.v) bana şu vasiyette bulundu: “Hiçbir şeyi Allah'a ortak kılma, hatta param parça edilsen, ateşlerde yakılsan da! Bile bile hiçbir namazını terk etme, kim namazı bile bile terk ederse ondan Allah'ın zimmeti (garantisi) kalkar. İçki içme, çünkü o, bütün kötülüklerin anahtarıdır.” (İbn-i Mâce)

    16- İçkinin yaygınlaşması Kıyamet alametleri arasında zikredilmiştir. Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Ümmetim beş şeyi helâl addederek benimserse tarumar olur: Birbirlerine lânet oku(yarak karşılıklı sevgi ve saygıyı kaldırı)rlarsa, içkilere dalarlarsa, ipek giyerlerse, çalgıcı dansözler ittihaz ederlerse, erkekler erkeklerle, kadınlar da kadınlarla iktifa ederlerse.”

    Rasûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Ümmetimden bir kavim, ferci (zinayı), ipeği, içkiyi, çalgıyı helal addedecektir. (Hiç çekinmeden bunları yapacaklar.)” (Buhârî, Eşribe)

    17- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Üç kişi vardır, cennete girmeyecektir: Anne babasının hukukuna riayet etmeyen kimse; içki düşkünü olan kimse; verdiğini başa kakan kimse.” (Nesâî, Zekât)

    18- Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: “Hamr bütün ahlâksızlıkların (fevâhişin) anasıdır ve büyük günahların en büyüğüdür. Onu içen, annesine, teyzesine ve halasına saldırabilir." (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.158)

    19- Hz. Ömer (r.a) bir nevi içki imâl ve satış yeri (hânût) durumunda olan Ruveyşudu's-Sakafî'nin evini yaktırır. Sa'd b. İbrahim evi bir kor hâlinde gördüğünü kaydeder. (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.214)

    20- Yemen'in Ceyşân Kabilesi’nden gelen bir adam, kendi beldelerinde içmekte oldukları mısırdan mamul ve adı mizr olan bir şarap hakkında sorar. Rasûlullah (s.a.v) de bu içkinin sarhoş edip etmediğini sorar. Adam: “Evet!” deyince, Rasûlullah (s.a.v): “Her sarhoş edici haramdır. Allah, sarhoş ediciyi içen kimseye ‘tînetu'l-habâl’ içirmeye ahdetmiştir.” buyurur. Tînetu'l-Habâl; cehennemliklerin vücutlarından çıkan irindir ve terdir. (Müslim, Eşribe)

    21- Rasûlullah (s.a.v) içkiyi; “Ümmü'l-Habâis” yani bütün kötülüklerin anası veya "Miftâhu Külli Şer” yani bütün şerlerin anahtarı diyerek vasfetmiştir.

    22- Rasûlullah (s.a.v) buyurur ki: “Kötülüklerin anasından sakının. Zira sizden önce yaşayanlar arasında çok dindar bir zat vardı, hep ibadet eder, bu maksatla insanları da terk ederdi. Bir kadın ona musallat oldu. Bir hizmetçisini yollayarak: ‘Bir hususta şahitlik yapmak üzere bana bir uğrayıver’ diye kendisine haber yolladı. Adam kabul ederek kadının evine girdi. O eve girince kadın bütün kapıları kapattırarak odasına aldı. Adam bir de ne görsün, karşısında kendisini beklemekte olan çok güzel bir kadın var. Kadının yanında bir çocuk ve içerisinde içki bulunan bir de kap vardı. Adama: ‘Seni buraya şahitlik falan için çağırmadım. (Allah'ı inkâr etmen veya) bu çocuğu öldürmen veya bu şaraptan içmen veya benimle yatman için çağırdım. İtiraz edecek olursan imdat diye çığlık atıp seni rezil edeceğim’ der. Adamcağız meselenin ciddiyetini anlayarak bunlardan birini yapmaktan başka çıkar yol olmadığı kanaatine varır. Belayı en ucuz atlatma yolu olarak şaraptan içmeyi tercih ederek ‘Bir kadeh şarap ver’ der. Kadın verir. Adam ‘Bir kadeh daha’ der. Derken sarhoş olarak kadınla temasta bulunur (kendisini küfre atan sözler sarf eder) ve çocuğu da öldürür. (Sonra kadın ona: ‘Kasem olsun sarhoş olunca önceden yapmam diye reddettiğin bütün tekliflerimi eksiksiz yaptın’ der.)” (Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, c.8, s.159)





+ Yorum Gönder