Konusunu Oylayın.: Şüphe ne demektir? şüphenin kaynakları nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şüphe ne demektir? şüphenin kaynakları nelerdir?
  1. 29.Kasım.2011, 15:14
    1
    Misafir

    Şüphe ne demektir? şüphenin kaynakları nelerdir?






    Şüphe ne demektir? şüphenin kaynakları nelerdir? Mumsema şüphe, ne demektir? şüphenin kaynakları nelerdir?


  2. 29.Kasım.2011, 15:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 29.Kasım.2011, 21:29
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: şüphe, ne demektir? şüphenin kaynakları nelerdir?




    Şüphe, ne demektir?

    Şüphe, şekten doğar. Şek ise; karşılıklı ve denk olan iki sebebin doğurduğu iki itikattan meydana gelir. İki tarafı eşit olmayan şeylerde şüphe olmaz. Meselâ; bir kimseye, “on sene evvel kıldığın öğle namazını üç mü kıldın, dört mü kıldın?” diye sorsalar kesin bir cevap veremez. “Üç de olabilir, dört de!” der. Bu bir şek değil, bir vehimdir, vehimler ile de amel edilmez. Çünkü namazı üç olarak kılmış olabileceğini kabul etmesi için bir sebep yoktur.
    Ama şu an namaz kılıp da üç mü kıldım, dört mü kıldım, diye şüpheye düşenler ise namazlarını dörde tamamlarlar. Çünkü üç rekâtın kılındığından şüphe yoktur. Kılınıp kılınmadığı şüpheli olan rekât dördüncü rekâttır, şüpheli olduğu için de kılınmamış sayılır.

    Şüphenin kaynakları nelerdir?

    Şüphenin muhtelif sebep ve kaynağı vardır:

    1- Helal ve haramın sebeplerinde şek etmek ve hükmü:
    Helal ve haramın sebeplerinde şek etmeyi misallendirerek açıklayabiliriz:
    a) Bir kişinin abdestsiz olduğunu bilip daha sonra abdest alıp almadığında şüphe etmesi.
    Bu durumda kişi abdest alır. Çünkü “yakîn, şek ile zeval bulmaz.” Yani kesin olarak bildiği abdestsizlik hali, alıp almadığı kesin olmayan abdestle gitmemiştir.
    b) Evli olan iki kişinin, yanlarından bir kuş uçarken birinin; “Bu uçan kuş karga değilse hanımım boş olsun!”, diğerinin de; “Bu uçan kuş kargaysa hanımım boş olsun!” demeleri.
    Bu durumda hiç birinin ailesi boş olmaz. Çünkü kuş uçup gitmiş ve ne olduğu kesin olarak bilinememiştir.
    c) Avcının yaraladığı avı kaybedip sonra ölü olarak bulup avın düşmek veya bilinemeyen başka bir sebep ile ölme ihtimalinin olması.
    Bu durumda ölümüne sebep olacak başka bir yarası yoksa av helal olur. “Zira yakîn, şek ile zail olmaz.”
    d) Bir kişinin; “Ahmet kendi başına bir av avlayabilirse, karım boş olsun!” deyip, Ahmet’in de bir avı yaralayıp, av gözden kaybolduktan sonra ölü olarak bulunması.
    Bu durumda adama karısı haram olur. Çünkü görünen delil Ahmet’in kendi başına onu öldürmüş olmasıdır.

    Haram mal ile helal mal birbirine karışmış ise ne yapılır, karışma oranları önemli midir?

    2- Karışıklıktan doğan şüphe ve hükmü:
    a) Murdar olan bir koyunun, on koyun içine karışarak hangisinin murdar olduğunun bilinmemesi veya bir kişinin sütannesinin on kadının arasına karışarak hangisi olduğunun bilinmemesi.
    Bu durumda koyunlardan hiç birini yemek caiz olmadığı gibi kadınlardan hiç biri ile evlenmek de caiz olmaz. Çünkü burada belirli sayılarda helal ile belirli sayılarda haramın birbirine karışması vardır.
    b) Bir kimsenin on tane sütannesi olsa ve bir şehrin kadınları arasına karışsa, bu kimsenin o şehrin kadınlarından herhangi biriyle evlenmesi caizdir. Burada illet helalin sayısının çok olması ve ihtiyaçtır. Böyle birine evlenme kapılarını kapatmak mümkün değildir. Rasûlullah (s.a.v) zamanında bir kalkan ve bir aba çalınmıştı, buna rağmen kimse bu cins malları alıp satmaktan geri durmamıştı.
    Faydalanılan Eserler:
    İhyâ Ulûmi’d-dîn, c.2, s.255-318.


  4. 29.Kasım.2011, 21:29
    2
    Hüvel Baki..



    Şüphe, ne demektir?

    Şüphe, şekten doğar. Şek ise; karşılıklı ve denk olan iki sebebin doğurduğu iki itikattan meydana gelir. İki tarafı eşit olmayan şeylerde şüphe olmaz. Meselâ; bir kimseye, “on sene evvel kıldığın öğle namazını üç mü kıldın, dört mü kıldın?” diye sorsalar kesin bir cevap veremez. “Üç de olabilir, dört de!” der. Bu bir şek değil, bir vehimdir, vehimler ile de amel edilmez. Çünkü namazı üç olarak kılmış olabileceğini kabul etmesi için bir sebep yoktur.
    Ama şu an namaz kılıp da üç mü kıldım, dört mü kıldım, diye şüpheye düşenler ise namazlarını dörde tamamlarlar. Çünkü üç rekâtın kılındığından şüphe yoktur. Kılınıp kılınmadığı şüpheli olan rekât dördüncü rekâttır, şüpheli olduğu için de kılınmamış sayılır.

    Şüphenin kaynakları nelerdir?

    Şüphenin muhtelif sebep ve kaynağı vardır:

    1- Helal ve haramın sebeplerinde şek etmek ve hükmü:
    Helal ve haramın sebeplerinde şek etmeyi misallendirerek açıklayabiliriz:
    a) Bir kişinin abdestsiz olduğunu bilip daha sonra abdest alıp almadığında şüphe etmesi.
    Bu durumda kişi abdest alır. Çünkü “yakîn, şek ile zeval bulmaz.” Yani kesin olarak bildiği abdestsizlik hali, alıp almadığı kesin olmayan abdestle gitmemiştir.
    b) Evli olan iki kişinin, yanlarından bir kuş uçarken birinin; “Bu uçan kuş karga değilse hanımım boş olsun!”, diğerinin de; “Bu uçan kuş kargaysa hanımım boş olsun!” demeleri.
    Bu durumda hiç birinin ailesi boş olmaz. Çünkü kuş uçup gitmiş ve ne olduğu kesin olarak bilinememiştir.
    c) Avcının yaraladığı avı kaybedip sonra ölü olarak bulup avın düşmek veya bilinemeyen başka bir sebep ile ölme ihtimalinin olması.
    Bu durumda ölümüne sebep olacak başka bir yarası yoksa av helal olur. “Zira yakîn, şek ile zail olmaz.”
    d) Bir kişinin; “Ahmet kendi başına bir av avlayabilirse, karım boş olsun!” deyip, Ahmet’in de bir avı yaralayıp, av gözden kaybolduktan sonra ölü olarak bulunması.
    Bu durumda adama karısı haram olur. Çünkü görünen delil Ahmet’in kendi başına onu öldürmüş olmasıdır.

    Haram mal ile helal mal birbirine karışmış ise ne yapılır, karışma oranları önemli midir?

    2- Karışıklıktan doğan şüphe ve hükmü:
    a) Murdar olan bir koyunun, on koyun içine karışarak hangisinin murdar olduğunun bilinmemesi veya bir kişinin sütannesinin on kadının arasına karışarak hangisi olduğunun bilinmemesi.
    Bu durumda koyunlardan hiç birini yemek caiz olmadığı gibi kadınlardan hiç biri ile evlenmek de caiz olmaz. Çünkü burada belirli sayılarda helal ile belirli sayılarda haramın birbirine karışması vardır.
    b) Bir kimsenin on tane sütannesi olsa ve bir şehrin kadınları arasına karışsa, bu kimsenin o şehrin kadınlarından herhangi biriyle evlenmesi caizdir. Burada illet helalin sayısının çok olması ve ihtiyaçtır. Böyle birine evlenme kapılarını kapatmak mümkün değildir. Rasûlullah (s.a.v) zamanında bir kalkan ve bir aba çalınmıştı, buna rağmen kimse bu cins malları alıp satmaktan geri durmamıştı.
    Faydalanılan Eserler:
    İhyâ Ulûmi’d-dîn, c.2, s.255-318.





+ Yorum Gönder