Konusunu Oylayın.: İyilik yolun yolcularının amel defteri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İyilik yolun yolcularının amel defteri
  1. 27.Kasım.2011, 17:04
    1
    Misafir

    İyilik yolun yolcularının amel defteri






    İyilik yolun yolcularının amel defteri Mumsema Iyilik yolun yolcularının amel defteri


  2. 27.Kasım.2011, 17:04
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 27.Kasım.2011, 19:46
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: Iyilik yolun yolcularının amel defteri




    İYİLİK YOLUN YOLCULARININ AMEL DEFTERİ


    Rabbimiz bu darul imtihandan imtihan solununda hayat rehberimiz olan Kur’an-ı
    Kerimde alak suresinde okumanın önemini vurgular.

    İyilik yolunda yürürken neler yapılacağı nelere dikkat edileceği emirle

    (Yaratan Rabbinin adıyla oku)
    Oku ki nefsin, şeytanın,kötü insanların tuzağına düşmeyesiniz. Ayaklarınız kaymasın

    istikametten.

    İkince oku emri de darul bekadan amel defterini al oku. Oku ki büyükten küçüğe,

    zerreden kureye ne varsa göresin. Bana haksızlık yapıldı. İddia etmeyesiniz diye.

    Amel Defteri: İnsanların dünyada benimsedikleri inançlar ile yaptıkları amellerin kayıtlı

    bulunduğu ve ahrette kendilerine verileceği bildirilen defter (kitap) veya mahşerde hesabın
    görülmesinden sonra sahibinin durumunu açıklayan belge.

    Karne: Her dersten öğrencilerin aldıkları not durumlarını gösterir belge, yapılan işlerin

    kaydedildiği belge, sağlık karnesi gibi.

    Kur’an’da, kitap ve suhuf adıyla zikredilen amel defterine Kitabu’l-a’mal, Sahifetu’l-a’mal

    da denir. Kur’an’da insanın dünyada yaptığı amellerin kıyamet günü açılmış bir kitapta
    kendisine gösterileceği ve herkesten kendi kitabını okumasının isteneceği belirtilmektedir.

    Kiramen Katibin, hafaza, rakib, atid adlarıyla anılan meleklerin yazıp kaydettiği bu kitap

    insanın, hak-batıl, doğru yanlış, hayır-şer, iyi-kötü, bütün inanç, düşünce, söz ve davranışları
    kapsayacaktır.

    Her yıl eğitim ve öğretime başlayan öğrencilere dönem sonunda, aldıkları not durumlarını,

    başarılı-başarısız olduklarını gösteren karne verilmektedir.

    Amel defteri, okuma- yazma bilmese dahi Allah’ın vereceği bir yetenekle herkes tarafından

    okunabilecektir. Amel defteri cennetliklere sağdan, cehennemliklere soldan veya arkadan
    verilecektir. Defteri sağdan verilenler Kur’an’da Ashabu’l- Yemin, soldan veya arkadan
    verilenler Ashabu’ş-Şimal diye anılır.

    Defterin sağ tarafından verilmesi bir müjde, soldan veya arkadan verilenler ise bir azap

    işareti olacaktır.

    Kur’an-ı Kerim’de, insanın dünya hayatındaki didinmeleri sona erip Rabb’ine kavuştuğunda

    şayet kitabı sağ eline verilenlerden ise hesabının kolay olacağı ve mutlu bir hayat hak edeceği,
    kitabı soldan veya arkadan verilenlerden ise alevli ateşe atılacağı bildirilmektedir.

    Amel defterini sağdan alan “yüzleri parlak zümre” sevinip umduğuna kavuşacak, soldan veya

    arkadan alan “bedbaht zümre” ise başına gelecek felaketi anlayarak yok olmayı isteyecektir.

    Evet, ahrette bizlere verilecek olan amel defterine benzer bir belgeyi çocuklarımız bizlere

    iki yılda bir getirmektedir. O karneye bakarken acaba basit bir belge olarak mı bakıyoruz?
    Yoksa ahrette bizlere de sağımızdan, solumuzdan veya arkamızdan verilecek amel defteri
    ile bir bağlantı kurabiliyor muyuz?
    Bugün derslerinde zayıf alan bir oğlumuzu, kızımızı azarlarken derslerine çalışmadığı,
    oyuna dalıp dersleri ihmal ettiği için, ödevlerini yapmadığı için azarlarken; karneye
    bakıp da kızarken acaba aklımıza şunlar geliyor mu?

    “Bir gün bu karne gibi bana da bir karne, amel kitabı, defteri verilecek. Yapmış olduğum

    her şeyin yazılı olduğu, kayıtlı olduğu bir amel defteri… Büyük-küçük ne varsa, ne yaptım
    ise her şeyin, zerre miktarına kadar iyilik veya kötülüğün yazılı olduğu bir amel defteri…
    Ben çocuğumu zayıf aldı diye azarlarken, derslerine çalışmadı diye kızarken, Allah Teala
    da “Kulum! Sana o kadar nimet verdim. Mal, mülk, evlat, servet verdim. Niçin bana kulluk
    etmedin? Ben sana günde beş vakit namaz kılmayı emrettim. Sen ise beş defa okunan ezanlara
    kulak vermedin, derse ben ne cevap veririm? Beni azarlayıp, cehennemine koyarsa ben ne
    yaparım?

    Karneye bakarken, amel defterimize yazılı olan şeyleri görecek ve gayr-i ihtiyarı olarak “Ben

    yapmadım.” diyeceksiniz. Fussilet suresinde; Kulakların, gözlerin ve derilerin, Yasin suresinde de kıyamet günü ağızların mühürlenip ellerin ve ayakların insanın işlediği fiiller
    hakkında şahitlik yapacağını bildirmesi, ile amel defteriyle ilgili olarak Allah Teala’nın kıyamet sahnelerinden bizi haberdar ettiğini görmektedir.

    Bizleri bu dünyaya hangimizin daha iyi iş yapacağını, hangimizin daha iyi bir kul olacağını

    tespit için ölümü ve hayatı yaratan Allah (c.c) bizlerin karnesini, amel defterini görevlendir
    diği melekler tarafından yazdırmaktadır.

    Ehl-i sünnet alimleri amel defterlerinin mahiyet bilinemeyeceğini, bu dünyadaki defterlere

    de benzetilemeyeceği, görüşündedirler.

    Teşbihte hata olmaz, derler. Bir nebzede olsa, dünyadan misal getirerek, ahreti hatırlaya

    bildiysek ne mutlu…

    Artık karnelere bir başka gözle bakarız inşallah…



    Osman Gerem



  4. 27.Kasım.2011, 19:46
    2
    Hüvel Baki..



    İYİLİK YOLUN YOLCULARININ AMEL DEFTERİ


    Rabbimiz bu darul imtihandan imtihan solununda hayat rehberimiz olan Kur’an-ı
    Kerimde alak suresinde okumanın önemini vurgular.

    İyilik yolunda yürürken neler yapılacağı nelere dikkat edileceği emirle

    (Yaratan Rabbinin adıyla oku)
    Oku ki nefsin, şeytanın,kötü insanların tuzağına düşmeyesiniz. Ayaklarınız kaymasın

    istikametten.

    İkince oku emri de darul bekadan amel defterini al oku. Oku ki büyükten küçüğe,

    zerreden kureye ne varsa göresin. Bana haksızlık yapıldı. İddia etmeyesiniz diye.

    Amel Defteri: İnsanların dünyada benimsedikleri inançlar ile yaptıkları amellerin kayıtlı

    bulunduğu ve ahrette kendilerine verileceği bildirilen defter (kitap) veya mahşerde hesabın
    görülmesinden sonra sahibinin durumunu açıklayan belge.

    Karne: Her dersten öğrencilerin aldıkları not durumlarını gösterir belge, yapılan işlerin

    kaydedildiği belge, sağlık karnesi gibi.

    Kur’an’da, kitap ve suhuf adıyla zikredilen amel defterine Kitabu’l-a’mal, Sahifetu’l-a’mal

    da denir. Kur’an’da insanın dünyada yaptığı amellerin kıyamet günü açılmış bir kitapta
    kendisine gösterileceği ve herkesten kendi kitabını okumasının isteneceği belirtilmektedir.

    Kiramen Katibin, hafaza, rakib, atid adlarıyla anılan meleklerin yazıp kaydettiği bu kitap

    insanın, hak-batıl, doğru yanlış, hayır-şer, iyi-kötü, bütün inanç, düşünce, söz ve davranışları
    kapsayacaktır.

    Her yıl eğitim ve öğretime başlayan öğrencilere dönem sonunda, aldıkları not durumlarını,

    başarılı-başarısız olduklarını gösteren karne verilmektedir.

    Amel defteri, okuma- yazma bilmese dahi Allah’ın vereceği bir yetenekle herkes tarafından

    okunabilecektir. Amel defteri cennetliklere sağdan, cehennemliklere soldan veya arkadan
    verilecektir. Defteri sağdan verilenler Kur’an’da Ashabu’l- Yemin, soldan veya arkadan
    verilenler Ashabu’ş-Şimal diye anılır.

    Defterin sağ tarafından verilmesi bir müjde, soldan veya arkadan verilenler ise bir azap

    işareti olacaktır.

    Kur’an-ı Kerim’de, insanın dünya hayatındaki didinmeleri sona erip Rabb’ine kavuştuğunda

    şayet kitabı sağ eline verilenlerden ise hesabının kolay olacağı ve mutlu bir hayat hak edeceği,
    kitabı soldan veya arkadan verilenlerden ise alevli ateşe atılacağı bildirilmektedir.

    Amel defterini sağdan alan “yüzleri parlak zümre” sevinip umduğuna kavuşacak, soldan veya

    arkadan alan “bedbaht zümre” ise başına gelecek felaketi anlayarak yok olmayı isteyecektir.

    Evet, ahrette bizlere verilecek olan amel defterine benzer bir belgeyi çocuklarımız bizlere

    iki yılda bir getirmektedir. O karneye bakarken acaba basit bir belge olarak mı bakıyoruz?
    Yoksa ahrette bizlere de sağımızdan, solumuzdan veya arkamızdan verilecek amel defteri
    ile bir bağlantı kurabiliyor muyuz?
    Bugün derslerinde zayıf alan bir oğlumuzu, kızımızı azarlarken derslerine çalışmadığı,
    oyuna dalıp dersleri ihmal ettiği için, ödevlerini yapmadığı için azarlarken; karneye
    bakıp da kızarken acaba aklımıza şunlar geliyor mu?

    “Bir gün bu karne gibi bana da bir karne, amel kitabı, defteri verilecek. Yapmış olduğum

    her şeyin yazılı olduğu, kayıtlı olduğu bir amel defteri… Büyük-küçük ne varsa, ne yaptım
    ise her şeyin, zerre miktarına kadar iyilik veya kötülüğün yazılı olduğu bir amel defteri…
    Ben çocuğumu zayıf aldı diye azarlarken, derslerine çalışmadı diye kızarken, Allah Teala
    da “Kulum! Sana o kadar nimet verdim. Mal, mülk, evlat, servet verdim. Niçin bana kulluk
    etmedin? Ben sana günde beş vakit namaz kılmayı emrettim. Sen ise beş defa okunan ezanlara
    kulak vermedin, derse ben ne cevap veririm? Beni azarlayıp, cehennemine koyarsa ben ne
    yaparım?

    Karneye bakarken, amel defterimize yazılı olan şeyleri görecek ve gayr-i ihtiyarı olarak “Ben

    yapmadım.” diyeceksiniz. Fussilet suresinde; Kulakların, gözlerin ve derilerin, Yasin suresinde de kıyamet günü ağızların mühürlenip ellerin ve ayakların insanın işlediği fiiller
    hakkında şahitlik yapacağını bildirmesi, ile amel defteriyle ilgili olarak Allah Teala’nın kıyamet sahnelerinden bizi haberdar ettiğini görmektedir.

    Bizleri bu dünyaya hangimizin daha iyi iş yapacağını, hangimizin daha iyi bir kul olacağını

    tespit için ölümü ve hayatı yaratan Allah (c.c) bizlerin karnesini, amel defterini görevlendir
    diği melekler tarafından yazdırmaktadır.

    Ehl-i sünnet alimleri amel defterlerinin mahiyet bilinemeyeceğini, bu dünyadaki defterlere

    de benzetilemeyeceği, görüşündedirler.

    Teşbihte hata olmaz, derler. Bir nebzede olsa, dünyadan misal getirerek, ahreti hatırlaya

    bildiysek ne mutlu…

    Artık karnelere bir başka gözle bakarız inşallah…



    Osman Gerem






+ Yorum Gönder