Konusunu Oylayın.: Şafi mezhebine göre karaborsacılık (ihtikar) ile ilgili hükümler nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şafi mezhebine göre karaborsacılık (ihtikar) ile ilgili hükümler nelerdir?
  1. 24.Kasım.2011, 21:19
    1
    Misafir

    Şafi mezhebine göre karaborsacılık (ihtikar) ile ilgili hükümler nelerdir?






    Şafi mezhebine göre karaborsacılık (ihtikar) ile ilgili hükümler nelerdir? Mumsema Şafi mezhebine göre karaborsacılık (ihtikar) ile ilgili hükümler nelerdir?


  2. 24.Kasım.2011, 21:45
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Şafi mezhebine göre karaborsacılık (ihtikar) ile ilgili hükümler nelerdir?




    Haram satışlar kapsamına giren ihtikâr, insanların ihtiyaç duydukları te­mel gıda maddelerini stok yapıp, fiyatları yükselinceye kadar satmayıp depo­da bekletmektir. Peygamberimiz (s.a.v) karaborsacılık yapanların günahkâr ve lânetli kimseler olduklarını şöyle bildirmiştir:
    "Malı satışa arzeden rızka erer; karaborsacılık yapan da lanete uğrar." (Ibn Mâce, Ticârât, 6.)
    "Günahkâr olandan başkası karaborsacılık yapmaz." (Müslim, Müsâkat, 26.)
    Hz. Ömer'den (r.a) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Resûlullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim müslümanların yiyecekleri üzerinde karaborsacılık yaparsa, Allah onu cüzzam hastalığına müptelâ kılar ve if­lâs ettirir." (İbn Mâce, Ticârât, 6.)

    Karaborsacılık yapan kişi, insanların ihtiyaçlarını düşünmeyip sırf kendi kazanç ve menfaatinin peşinde koşan hırslı ve gözü dönmüş kimsedir. Böyle kimseler, içinde yaşadıkları topluma haksızlık eden zalimlerdir.Bu ahlâk fedakârlık, başkasını nefsine tercih ve dürüstlükle bağdaşmadı­ğı gibi ahlâkî değerlerin tümüne ters düşer. Böyle bir ahlâk kendinden önce başkalarının refah ve mutluluğunu düşünme erdemini hedef edinen gerçek müslümanlara asla yakışmaz.Halkın temel gıda ihtiyaçları karşılanamayıp sıkıntı baş gösterdiğinde ka­raborsacı, deposundaki malları normal değerinden halka satmaya, yetkili oto­rite tarafından zorlanır. Satmaya yanaşmazsa malı elinden alınıp satılır ve pa­rası kendisine verilir. Ancak şunu da belirtelim ki, gıda maddelerini çarşı ve pazarlarda dolu iken alıp saklamak, sonra ihtiyaç anında satıp halkın istifade­sine sunmak üzere depolamak, karaborsacılık değildir. Bu meşru ticarettir ve halk için de yararlıdır.( Zühaylî, el-Fıkhü'l-lslâmî, 5/3515; el-Fıkhü'l-Menhecî, 3/151-152.)
    Sorularla İslamiyet


  3. 24.Kasım.2011, 21:45
    2
    Silent and lonely rains



    Haram satışlar kapsamına giren ihtikâr, insanların ihtiyaç duydukları te­mel gıda maddelerini stok yapıp, fiyatları yükselinceye kadar satmayıp depo­da bekletmektir. Peygamberimiz (s.a.v) karaborsacılık yapanların günahkâr ve lânetli kimseler olduklarını şöyle bildirmiştir:
    "Malı satışa arzeden rızka erer; karaborsacılık yapan da lanete uğrar." (Ibn Mâce, Ticârât, 6.)
    "Günahkâr olandan başkası karaborsacılık yapmaz." (Müslim, Müsâkat, 26.)
    Hz. Ömer'den (r.a) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Resûlullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim müslümanların yiyecekleri üzerinde karaborsacılık yaparsa, Allah onu cüzzam hastalığına müptelâ kılar ve if­lâs ettirir." (İbn Mâce, Ticârât, 6.)

    Karaborsacılık yapan kişi, insanların ihtiyaçlarını düşünmeyip sırf kendi kazanç ve menfaatinin peşinde koşan hırslı ve gözü dönmüş kimsedir. Böyle kimseler, içinde yaşadıkları topluma haksızlık eden zalimlerdir.Bu ahlâk fedakârlık, başkasını nefsine tercih ve dürüstlükle bağdaşmadı­ğı gibi ahlâkî değerlerin tümüne ters düşer. Böyle bir ahlâk kendinden önce başkalarının refah ve mutluluğunu düşünme erdemini hedef edinen gerçek müslümanlara asla yakışmaz.Halkın temel gıda ihtiyaçları karşılanamayıp sıkıntı baş gösterdiğinde ka­raborsacı, deposundaki malları normal değerinden halka satmaya, yetkili oto­rite tarafından zorlanır. Satmaya yanaşmazsa malı elinden alınıp satılır ve pa­rası kendisine verilir. Ancak şunu da belirtelim ki, gıda maddelerini çarşı ve pazarlarda dolu iken alıp saklamak, sonra ihtiyaç anında satıp halkın istifade­sine sunmak üzere depolamak, karaborsacılık değildir. Bu meşru ticarettir ve halk için de yararlıdır.( Zühaylî, el-Fıkhü'l-lslâmî, 5/3515; el-Fıkhü'l-Menhecî, 3/151-152.)
    Sorularla İslamiyet


  4. 24.Kasım.2011, 21:45
    3
    bekir34
    Eğri ok, doğru yol almaz

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Mayıs.2011
    Üye No: 87506
    Mesaj Sayısı: 333
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Şafi mezhebine göre karaborsacılık (ihtikar) ile ilgili hükümler nelerdir?

    Haram satışlar kapsamına giren ihtikâr, insanların ihtiyaç duydukları te-mel gıda maddelerini stok yapıp, fiyatları yükselinceye kadar satmayıp depo-da bekletmektir. Peygamberimiz (s.a.v) karaborsacılık yapanların günahkâr ve lânetli kimseler olduklarını şöyle bildirmiştir:

    "Malı satışa arzeden rızka erer; karaborsacılık yapan da lanete uğrar." (Ibn Mâce, Ticârât, 6.)

    "Günahkâr olandan başkası karaborsacılık yapmaz." (Müslim, Müsâkat, 26.)

    Hz. Ömer'den (r.a) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Resûlullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim müslümanların yiyecekleri üzerinde karaborsacılık yaparsa, Allah onu cüzzam hastalığına müptelâ kılar ve if-lâs ettirir." (İbn Mâce, Ticârât, 6.)

    Karaborsacılık yapan kişi, insanların ihtiyaçlarını düşünmeyip sırf kendi kazanç ve menfaatinin peşinde koşan hırslı ve gözü dönmüş kimsedir. Böyle kimseler, içinde yaşadıkları topluma haksızlık eden zalimlerdir.Bu ahlâk fedakârlık, başkasını nefsine tercih ve dürüstlükle bağdaşmadı-ğı gibi ahlâkî değerlerin tümüne ters düşer. Böyle bir ahlâk kendinden önce başkalarının refah ve mutluluğunu düşünme erdemini hedef edinen gerçek müslümanlara asla yakışmaz.Halkın temel gıda ihtiyaçları karşılanamayıp sıkıntı baş gösterdiğinde ka-raborsacı, deposundaki malları normal değerinden halka satmaya, yetkili oto-rite tarafından zorlanır. Satmaya yanaşmazsa malı elinden alınıp satılır ve pa-rası kendisine verilir. Ancak şunu da belirtelim ki, gıda maddelerini çarşı ve pazarlarda dolu iken alıp saklamak, sonra ihtiyaç anında satıp halkın istifade-sine sunmak üzere depolamak, karaborsacılık değildir. Bu meşru ticarettir ve halk için de yararlıdır.( Zühaylî, el-Fıkhü'l-lslâmî, 5/3515; el-Fıkhü'l-Menhecî, 3/151-152.)


  5. 24.Kasım.2011, 21:45
    3
    Eğri ok, doğru yol almaz
    Haram satışlar kapsamına giren ihtikâr, insanların ihtiyaç duydukları te-mel gıda maddelerini stok yapıp, fiyatları yükselinceye kadar satmayıp depo-da bekletmektir. Peygamberimiz (s.a.v) karaborsacılık yapanların günahkâr ve lânetli kimseler olduklarını şöyle bildirmiştir:

    "Malı satışa arzeden rızka erer; karaborsacılık yapan da lanete uğrar." (Ibn Mâce, Ticârât, 6.)

    "Günahkâr olandan başkası karaborsacılık yapmaz." (Müslim, Müsâkat, 26.)

    Hz. Ömer'den (r.a) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Resûlullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim müslümanların yiyecekleri üzerinde karaborsacılık yaparsa, Allah onu cüzzam hastalığına müptelâ kılar ve if-lâs ettirir." (İbn Mâce, Ticârât, 6.)

    Karaborsacılık yapan kişi, insanların ihtiyaçlarını düşünmeyip sırf kendi kazanç ve menfaatinin peşinde koşan hırslı ve gözü dönmüş kimsedir. Böyle kimseler, içinde yaşadıkları topluma haksızlık eden zalimlerdir.Bu ahlâk fedakârlık, başkasını nefsine tercih ve dürüstlükle bağdaşmadı-ğı gibi ahlâkî değerlerin tümüne ters düşer. Böyle bir ahlâk kendinden önce başkalarının refah ve mutluluğunu düşünme erdemini hedef edinen gerçek müslümanlara asla yakışmaz.Halkın temel gıda ihtiyaçları karşılanamayıp sıkıntı baş gösterdiğinde ka-raborsacı, deposundaki malları normal değerinden halka satmaya, yetkili oto-rite tarafından zorlanır. Satmaya yanaşmazsa malı elinden alınıp satılır ve pa-rası kendisine verilir. Ancak şunu da belirtelim ki, gıda maddelerini çarşı ve pazarlarda dolu iken alıp saklamak, sonra ihtiyaç anında satıp halkın istifade-sine sunmak üzere depolamak, karaborsacılık değildir. Bu meşru ticarettir ve halk için de yararlıdır.( Zühaylî, el-Fıkhü'l-lslâmî, 5/3515; el-Fıkhü'l-Menhecî, 3/151-152.)





+ Yorum Gönder