Konusunu Oylayın.: Hediyeye karşılık daha güzelini hediye etmek sünnetmidir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hediyeye karşılık daha güzelini hediye etmek sünnetmidir?
  1. 24.Kasım.2011, 21:12
    1
    Misafir

    Hediyeye karşılık daha güzelini hediye etmek sünnetmidir?






    Hediyeye karşılık daha güzelini hediye etmek sünnetmidir? Mumsema Hediyeye karşılık daha güzelini hediye etmek sünnetmidir?


  2. 24.Kasım.2011, 21:42
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hediyeye karşılık daha güzelini hediye etmek sünnetmidir?




    Peygamberimiz kendine gelen hediyeleri ashabına ikram ederdi. Bu nedenle bize verilen hediyeleri başkalarına vermenin bir sakıncası olmadığı gibi sünnet sevabı da alırız.

    Hediyeleşmek sünnettir. Bunda bütün alimlerimiz müttefiktirler ve hediyeleşmişler. Fakat İslam dini, her şeyde olduğu gibi hediyeleşme tarzına da bazı sınırlar getirmiştir. Şöyle ki: hediyeleşirken riyaya girmemek. Kendimizi gücümüzün yetmediği lüks şeyler almaya zorlamamak. Çünkü, hediye vereceğimiz kişi ile samimiyetimiz varsa, kendimizi zorlamanın hiçbir anlamı yoktur. Samimiyetimiz yoksa zaten hediye vermek zorunda değiliz.

    Bununla beraber, hediyeyi Allah rızası için vermek gerekir. Herhangi bir işimiz düştüğünde değil, işimizin olmadığında vermek gerekir. Çünkü bazen hediye adı altında menfaat gözetilebilir. Bu durum verilen hediyeyi hediye olmaktan çıkarmaktadır. Karşıdaki de bunu yaptığı iş karşılığı alıyorsa onu da günaha sokmuş oluruz. Yani adamı rüşvet almaya zorluyoruz. Bundan böyle, alıştığı bu tarza göre hareket etmeyen insanların işini ya yapmayacak ya da işini ağırdan alacaktır. Buna da dikkat etmek gerekir.

    Allah’ın elçisi Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselam, kendisine gelen hediyeleri kendi kullandığı gibi, yakınlarına ve diğer ihtiyaç sahibi Müslümanlara taksim eder veya hediye olarak gönderirdi. Yanında başkalarının da bulunduğu bir halde, dağıtımı mümkün bir hediye gelince hemen mevcutları dağıtırdı. Bu nedenle, "Kime bir hediye geldiğinde yanında başkaları varsa, onlar bunda ona ortaktırlar" (Camiu’s-sağir, h. No: 8296) buyurmuştur.

    Ancak başkalarının yanında size bir hediye gelince, o hediyeyi oradakilere verme mecburiyeti yoktur. Bu rivayet, her hediye için olmadığı gibi, verme mecburiyetini de bildirmemektedir. Türkçe’de, göz hakkı vardır, derler. Yiyecek, içecek bir şey hediye olarak gelince, oradakilere vermek mürüvvetin gereğidir. Yoksa, kitap, kalem gibi şeyler hediye olarak gelmişse, elbette bunlar parçalanıp verilmez.

    Sorularla İslamiyet


  3. 24.Kasım.2011, 21:42
    2
    Silent and lonely rains



    Peygamberimiz kendine gelen hediyeleri ashabına ikram ederdi. Bu nedenle bize verilen hediyeleri başkalarına vermenin bir sakıncası olmadığı gibi sünnet sevabı da alırız.

    Hediyeleşmek sünnettir. Bunda bütün alimlerimiz müttefiktirler ve hediyeleşmişler. Fakat İslam dini, her şeyde olduğu gibi hediyeleşme tarzına da bazı sınırlar getirmiştir. Şöyle ki: hediyeleşirken riyaya girmemek. Kendimizi gücümüzün yetmediği lüks şeyler almaya zorlamamak. Çünkü, hediye vereceğimiz kişi ile samimiyetimiz varsa, kendimizi zorlamanın hiçbir anlamı yoktur. Samimiyetimiz yoksa zaten hediye vermek zorunda değiliz.

    Bununla beraber, hediyeyi Allah rızası için vermek gerekir. Herhangi bir işimiz düştüğünde değil, işimizin olmadığında vermek gerekir. Çünkü bazen hediye adı altında menfaat gözetilebilir. Bu durum verilen hediyeyi hediye olmaktan çıkarmaktadır. Karşıdaki de bunu yaptığı iş karşılığı alıyorsa onu da günaha sokmuş oluruz. Yani adamı rüşvet almaya zorluyoruz. Bundan böyle, alıştığı bu tarza göre hareket etmeyen insanların işini ya yapmayacak ya da işini ağırdan alacaktır. Buna da dikkat etmek gerekir.

    Allah’ın elçisi Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselam, kendisine gelen hediyeleri kendi kullandığı gibi, yakınlarına ve diğer ihtiyaç sahibi Müslümanlara taksim eder veya hediye olarak gönderirdi. Yanında başkalarının da bulunduğu bir halde, dağıtımı mümkün bir hediye gelince hemen mevcutları dağıtırdı. Bu nedenle, "Kime bir hediye geldiğinde yanında başkaları varsa, onlar bunda ona ortaktırlar" (Camiu’s-sağir, h. No: 8296) buyurmuştur.

    Ancak başkalarının yanında size bir hediye gelince, o hediyeyi oradakilere verme mecburiyeti yoktur. Bu rivayet, her hediye için olmadığı gibi, verme mecburiyetini de bildirmemektedir. Türkçe’de, göz hakkı vardır, derler. Yiyecek, içecek bir şey hediye olarak gelince, oradakilere vermek mürüvvetin gereğidir. Yoksa, kitap, kalem gibi şeyler hediye olarak gelmişse, elbette bunlar parçalanıp verilmez.

    Sorularla İslamiyet


  4. 24.Kasım.2011, 21:44
    3
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: Hediyeye karşılık daha güzelini hediye etmek sünnetmidir?

    Hediyeleşmek sünnettir. Bunda bütün alimlerimiz müttefiktirler ve hediyeleşmişler. Fakat İslam dini, her şeyde olduğu gibi hediyeleşme tarzına da bazı sınırlar getirmiştir. Şöyle ki: hediyeleşirken riyaya girmemek. Kendimizi gücümüzün yetmediği lüks şeyler almaya zorlamamak. Çünkü, hediye vereceğimiz kişi ile samimiyetimiz varsa, kendimizi zorlamanın hiçbir anlamı yoktur. Samimiyetimiz yoksa zaten hediye vermek zorunda değiliz.

    Bununla beraber, hediyeyi Allah rızası için vermek gerekir. Herhangi bir işimiz düştüğünde değil, işimizin olmadığında vermek gerekir. Çünkü bazen hediye adı altında menfaat gözetilebilir. Bu durum verilen hediyeyi hediye olmaktan çıkarmaktadır. Karşıdaki de bunu yaptığı iş karşılığı alıyorsa onu da günaha sokmuş oluruz. Yani adamı rüşvet almaya zorluyoruz. Bundan böyle, alıştığı bu tarza göre hareket etmeyen insanların işini ya yapmayacak ya da işini ağırdan alacaktır. Buna da dikkat etmek gerekir.

    Allah’ın elçisi Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselam, kendisine gelen hediyeleri kendi kullandığı gibi, yakınlarına ve diğer ihtiyaç sahibi Müslümanlara taksim eder veya hediye olarak gönderirdi. Yanında başkalarının da bulunduğu bir halde, dağıtımı mümkün bir hediye gelince hemen mevcutları dağıtırdı. Bu nedenle, "Kime bir hediye geldiğinde yanında başkaları varsa, onlar bunda ona ortaktırlar" (Camiu’s-sağir, h. No: 8296) buyurmuştur.

    Ancak başkalarının yanında size bir hediye gelince, o hediyeyi oradakilere verme mecburiyeti yoktur. Bu rivayet, her hediye için olmadığı gibi, verme mecburiyetini de bildirmemektedir. Türkçe’de, göz hakkı vardır, derler. Yiyecek, içecek bir şey hediye olarak gelince, oradakilere vermek mürüvvetin gereğidir. Yoksa, kitap, kalem gibi şeyler hediye olarak gelmişse, elbette bunlar parçalanıp verilmez.



    Verilen hediyeye karşılık bir hediye vermeye çalışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Hediye verene, siz de hediye verin! Eğer verecek birşey bulamazsanız, onun için duâ edin ki hediye karşılıksız kalmasın!) [Nesâî]



    Hediye, Allahın gönderdiği güzel bir rızıktır. Hediyeyi kabul edin ve karşılığında daha güzelini verin! [H.Tirmizi]



  5. 24.Kasım.2011, 21:44
    3
    Hüvel Baki..
    Hediyeleşmek sünnettir. Bunda bütün alimlerimiz müttefiktirler ve hediyeleşmişler. Fakat İslam dini, her şeyde olduğu gibi hediyeleşme tarzına da bazı sınırlar getirmiştir. Şöyle ki: hediyeleşirken riyaya girmemek. Kendimizi gücümüzün yetmediği lüks şeyler almaya zorlamamak. Çünkü, hediye vereceğimiz kişi ile samimiyetimiz varsa, kendimizi zorlamanın hiçbir anlamı yoktur. Samimiyetimiz yoksa zaten hediye vermek zorunda değiliz.

    Bununla beraber, hediyeyi Allah rızası için vermek gerekir. Herhangi bir işimiz düştüğünde değil, işimizin olmadığında vermek gerekir. Çünkü bazen hediye adı altında menfaat gözetilebilir. Bu durum verilen hediyeyi hediye olmaktan çıkarmaktadır. Karşıdaki de bunu yaptığı iş karşılığı alıyorsa onu da günaha sokmuş oluruz. Yani adamı rüşvet almaya zorluyoruz. Bundan böyle, alıştığı bu tarza göre hareket etmeyen insanların işini ya yapmayacak ya da işini ağırdan alacaktır. Buna da dikkat etmek gerekir.

    Allah’ın elçisi Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselam, kendisine gelen hediyeleri kendi kullandığı gibi, yakınlarına ve diğer ihtiyaç sahibi Müslümanlara taksim eder veya hediye olarak gönderirdi. Yanında başkalarının da bulunduğu bir halde, dağıtımı mümkün bir hediye gelince hemen mevcutları dağıtırdı. Bu nedenle, "Kime bir hediye geldiğinde yanında başkaları varsa, onlar bunda ona ortaktırlar" (Camiu’s-sağir, h. No: 8296) buyurmuştur.

    Ancak başkalarının yanında size bir hediye gelince, o hediyeyi oradakilere verme mecburiyeti yoktur. Bu rivayet, her hediye için olmadığı gibi, verme mecburiyetini de bildirmemektedir. Türkçe’de, göz hakkı vardır, derler. Yiyecek, içecek bir şey hediye olarak gelince, oradakilere vermek mürüvvetin gereğidir. Yoksa, kitap, kalem gibi şeyler hediye olarak gelmişse, elbette bunlar parçalanıp verilmez.



    Verilen hediyeye karşılık bir hediye vermeye çalışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Hediye verene, siz de hediye verin! Eğer verecek birşey bulamazsanız, onun için duâ edin ki hediye karşılıksız kalmasın!) [Nesâî]



    Hediye, Allahın gönderdiği güzel bir rızıktır. Hediyeyi kabul edin ve karşılığında daha güzelini verin! [H.Tirmizi]






+ Yorum Gönder