Konusunu Oylayın.: Hz. Ayşe Ölünce Meydan Erkeklere Kaldı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Ayşe Ölünce Meydan Erkeklere Kaldı
  1. 24.Kasım.2011, 07:50
    1
    Misafir

    Hz. Ayşe Ölünce Meydan Erkeklere Kaldı






    Hz. Ayşe Ölünce Meydan Erkeklere Kaldı Mumsema "Hz. Ayşe Ölünce Meydan Erkeklere Kaldı" adlı yazı


  2. 24.Kasım.2011, 07:50
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 24.Kasım.2011, 11:50
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: "Hz. Ayşe Ölünce Meydan Erkeklere Kaldı"




    Cemel Savaşı'nda devesinin üzerinde komutanlık yapan, hitabet sanatını çok iyi bilen, şiir, tarih, tıp konusunda uzman, 2210 hadis derleyen, hatta siyasetin içinde yer alan Hz. Ayşe'yi, Prof. Dr. Rıza Savaş "zeki, hiperaktif ve kıskanç" olarak tanımlıyor: "Hz. Ayşe, Peygamberimizin vefatından sonra İslam'ı en iyi bilen, İslam düşüncesine 'tenkit'i getiren kişiydi ve yaygın görüşün aksine evlendiğinde dokuz yaşında değil 18 yaşındaydı…" Bugün İslam'daki kadın imajının baştan sona yanlış olduğunu belirten Savaş, Yeni Aktüel'e, İslam'ın çok eşlilik, kadınların imam, hatta peygamber olması, miras, şahitlik ve kadın dövme gibi en çok eleştirilen konuları üzerine çarpıcı açıklamalar yaptı…

    29 Nisan 2008'de Diyanet İşleri Başkanlığı, "Diyanet'ten çok eşliliğe vize" başlığıyla çıkan haberlere karşı bir basın açıklaması yaptı ve "Başkanlığımız, ilgili Kur'an ayetinin (en-Nisa 4/3) çok evliliği değil tek eşliliği teşvik ettiğini, (ikinci evliliğin dinen de uygun olmadığını her vesileyle ifade etmektedir" dedi. Çok eşlilik, İslam dininin, bazen bugünlerde olduğu gibi hararetle tartışılan, genelde ise en çok eleştirilen konularından biri. İşin ilginci, bu durum, Hz. Muhammed'in "en çok sevdiği" eşi Hz. Ayşe ile de aralarında sorun olmuştu. Kıskanç bir kadın olarak da nitelenen Hz. Ayşe, Hz. Muhammed'in çok eşli olmasından çok rahatsızdı ve onu eleştiriyordu. Üstelik, İslam'da kadın konusunda ülkemizde ilk kez çalışmalar yapan, henüz 1985 yılında doktorasını "Hz. Muhammed Devrinde Kadın" teziyle tamamlayan 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Rıza Savaş'a göre Hz. Ayşe gündeme çok eşlilik vesilesiyle gelse de onu bir bütün olarak anlamak, İslam ve kadın ilişkisi üzerine günümüzde devam eden birçok tartışmaya ışık tutuyor.
    Üniversitedeki odasında söyleştiğimiz Prof. Savaş, söze "İslam çok eşliliği teşvik ediyor gibi bir algı var. Bu meseleyi Müslümanlar da tam manasıyla hazmetmiş değil. Peygamberimiz aslında tek eşliliği seven bir insan. Hz. Hatice ile 25 sene tek eşli yaşadı" diyerek başlıyor. Ama o günün şartlarında başka çaresi olmadığına, kabilelerin kendilerini İslam'a tamamen kapattığına, çok eşliliğinin kabilelerle diyalog kurmanın yolunu açtığına dikkat çekiyor. "Çok kıskanç bir kadın" olan Hz. Ayşe'nin, tek eşlilik dönemini çok özleyen ve Hz. Hatice'ye sık sık atıfta bulunan Peygamberimize, "Ne tuttun bu kocakarının yakasını" diyerek tepki göstermesi ise çarpıcı bir ayrıntı! Genelde sakin bir insan olan, "Bir Yahudi kızı ve saraylı olduğu için yemek yapmayı çok iyi bilen hanımı Safiye'nin toprak çanakta getirdiği yemeği Hz. Ayşe'nin küt diye yere vurmasına sesini çıkarmayan" Hz. Muhammed, bu söze çok kızmış ve şöyle demiş: "Hiç kimse inanmazken o bana inandı, o bütün servetini ayaklarıma serdi, hiçbir hanımdan çocuğum olmadı ama o bana altı çocuk verdi." Aralarında yaşanan bir başka tartışmada anlaşamamaları üzerine Hz. Muhammed'in konuyu hakeme götürmeyi teklif etmesi ise, Hz. Ayşe'nin boyun eğmeyen bir kadın olduğuna işaret ediyor.
    Kendisini ilk önce Ebu Bekir'in kızı olarak tanıtan Hz. Ayşe hakkında Prof. Savaş'a göre bilinen en büyük yanlış Hz. Muhammed'le dokuz yaşında evlendiği iddiası: "Ablası Esma'dan 10 yaş küçük. Esma da Hicret esnasında 27 yaşında. Hz. Ayşe de Hicret'ten bir sene sonra, yani 18 yaşında evleniyor. Zaten Peygamberimizle nişanlanmadan önce başkasıyla nişanlıydı, nişanı bozdular gibi rivayetler var. Beş yaşında mı nişanlandı!" Savaş'ın dikkat çektiği, İslam dünyasında yanlış bilinen bir başka konu da ilk eşi Hz. Hatice'nin evlendiğinde 40 yaşında olması: "Peygamberimiz 25, Hz. Hatice 28 yaşındaydı, biri Hz. Fatma olmak üzere, altı tane çocuğu oldu. 40 yaşında bir hanımın altı tane çocuğu olabilir mi?"
    Prof. Savaş'ın, Hz. Muhammed'in amcasının oğlu ve Hz. Fatma'nın eşi Hz. Ali ile Hz. Ayşe'nin "soğuk olan" ilişkilerine dair sözleri de çok çarpıcı: "Peygamberimize 'Sen Hz. Ali'yi babamdan daha çok seviyorsun' diyor Hz. Ayşe. Ali, amcasının oğlu, damadı ve ona yakınlaşınca, babası Ebu Bekir'in dışlanacağından korkuyor. Aile ilişkileri çok girift ve bu ilişkiler siyasi hayata da yansıyor. Zaten Hz. Hatice'nin yerine gelmiş üvey anne Hz. Ayşe'yi Peygamberimizin çok sevmesi Fatma'yı üzüyor. Peygamberimiz arayı bulmaya çalışıyor." Hz. Ayşe'ye, zina yaptığı konusunda iftira atılınca Hz. Muhammed'in çok üzülmesine Hz. Ali'nin "Neden bu kadar çok üzülüyorsun, onu boşa başkasını al" demesi, Hz. Ayşe'yi çok kırmış. Ona inanmadıkları için annesi ve babasına da kırılan Hz. Ayşe'nin, kendisini aklayan ayetler gelince annesi ve babasının "Kalk kocana teşekkür et" sözlerine tepkisi ise çarpıcı: "Vallahi kalkmam, kimseye teşekkür etmem, sadece Rabbime hamd ederim."
    "İslam'a 'tenkit'i o getirdi"
    Tüm bu ayrıntılara Prof. Savaş, Hz. Ayşe'nin hitabet sanatını çok iyi kullandığını, şiiri çok sevdiğini, hatta "İslam öncesi döneme ait şairlerden Lebid'in bin beyitini ezbere bilirim" dediğini, tarih ve tıp konularında da bilgi sahibi olduğunu ekliyor. "Duyduğunu hemen öğrenen, unutmayan ve 2210 hadis aktaran" Hz. Ayşe'nin son derece sağlam hadisler aktardığını çünkü hadisleri doğru anladığını söyleyen Prof. Savaş, Kuran'ı anlama noktasında sıkıntılarımız bulunduğunu, bu noktada Hz. Ayşe'nin çok başat rol oynadığını belirtiyor: "Mesela 'Kıyamette insanlar çırılçıplak haşrolunacak" diye bir ifade var. Hz. Ayşe, 'O zaman insanlar birbirlerine bakmazlar mı' diye soruyor.
    Aktüel



  4. 24.Kasım.2011, 11:50
    2
    Silent and lonely rains



    Cemel Savaşı'nda devesinin üzerinde komutanlık yapan, hitabet sanatını çok iyi bilen, şiir, tarih, tıp konusunda uzman, 2210 hadis derleyen, hatta siyasetin içinde yer alan Hz. Ayşe'yi, Prof. Dr. Rıza Savaş "zeki, hiperaktif ve kıskanç" olarak tanımlıyor: "Hz. Ayşe, Peygamberimizin vefatından sonra İslam'ı en iyi bilen, İslam düşüncesine 'tenkit'i getiren kişiydi ve yaygın görüşün aksine evlendiğinde dokuz yaşında değil 18 yaşındaydı…" Bugün İslam'daki kadın imajının baştan sona yanlış olduğunu belirten Savaş, Yeni Aktüel'e, İslam'ın çok eşlilik, kadınların imam, hatta peygamber olması, miras, şahitlik ve kadın dövme gibi en çok eleştirilen konuları üzerine çarpıcı açıklamalar yaptı…

    29 Nisan 2008'de Diyanet İşleri Başkanlığı, "Diyanet'ten çok eşliliğe vize" başlığıyla çıkan haberlere karşı bir basın açıklaması yaptı ve "Başkanlığımız, ilgili Kur'an ayetinin (en-Nisa 4/3) çok evliliği değil tek eşliliği teşvik ettiğini, (ikinci evliliğin dinen de uygun olmadığını her vesileyle ifade etmektedir" dedi. Çok eşlilik, İslam dininin, bazen bugünlerde olduğu gibi hararetle tartışılan, genelde ise en çok eleştirilen konularından biri. İşin ilginci, bu durum, Hz. Muhammed'in "en çok sevdiği" eşi Hz. Ayşe ile de aralarında sorun olmuştu. Kıskanç bir kadın olarak da nitelenen Hz. Ayşe, Hz. Muhammed'in çok eşli olmasından çok rahatsızdı ve onu eleştiriyordu. Üstelik, İslam'da kadın konusunda ülkemizde ilk kez çalışmalar yapan, henüz 1985 yılında doktorasını "Hz. Muhammed Devrinde Kadın" teziyle tamamlayan 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Rıza Savaş'a göre Hz. Ayşe gündeme çok eşlilik vesilesiyle gelse de onu bir bütün olarak anlamak, İslam ve kadın ilişkisi üzerine günümüzde devam eden birçok tartışmaya ışık tutuyor.
    Üniversitedeki odasında söyleştiğimiz Prof. Savaş, söze "İslam çok eşliliği teşvik ediyor gibi bir algı var. Bu meseleyi Müslümanlar da tam manasıyla hazmetmiş değil. Peygamberimiz aslında tek eşliliği seven bir insan. Hz. Hatice ile 25 sene tek eşli yaşadı" diyerek başlıyor. Ama o günün şartlarında başka çaresi olmadığına, kabilelerin kendilerini İslam'a tamamen kapattığına, çok eşliliğinin kabilelerle diyalog kurmanın yolunu açtığına dikkat çekiyor. "Çok kıskanç bir kadın" olan Hz. Ayşe'nin, tek eşlilik dönemini çok özleyen ve Hz. Hatice'ye sık sık atıfta bulunan Peygamberimize, "Ne tuttun bu kocakarının yakasını" diyerek tepki göstermesi ise çarpıcı bir ayrıntı! Genelde sakin bir insan olan, "Bir Yahudi kızı ve saraylı olduğu için yemek yapmayı çok iyi bilen hanımı Safiye'nin toprak çanakta getirdiği yemeği Hz. Ayşe'nin küt diye yere vurmasına sesini çıkarmayan" Hz. Muhammed, bu söze çok kızmış ve şöyle demiş: "Hiç kimse inanmazken o bana inandı, o bütün servetini ayaklarıma serdi, hiçbir hanımdan çocuğum olmadı ama o bana altı çocuk verdi." Aralarında yaşanan bir başka tartışmada anlaşamamaları üzerine Hz. Muhammed'in konuyu hakeme götürmeyi teklif etmesi ise, Hz. Ayşe'nin boyun eğmeyen bir kadın olduğuna işaret ediyor.
    Kendisini ilk önce Ebu Bekir'in kızı olarak tanıtan Hz. Ayşe hakkında Prof. Savaş'a göre bilinen en büyük yanlış Hz. Muhammed'le dokuz yaşında evlendiği iddiası: "Ablası Esma'dan 10 yaş küçük. Esma da Hicret esnasında 27 yaşında. Hz. Ayşe de Hicret'ten bir sene sonra, yani 18 yaşında evleniyor. Zaten Peygamberimizle nişanlanmadan önce başkasıyla nişanlıydı, nişanı bozdular gibi rivayetler var. Beş yaşında mı nişanlandı!" Savaş'ın dikkat çektiği, İslam dünyasında yanlış bilinen bir başka konu da ilk eşi Hz. Hatice'nin evlendiğinde 40 yaşında olması: "Peygamberimiz 25, Hz. Hatice 28 yaşındaydı, biri Hz. Fatma olmak üzere, altı tane çocuğu oldu. 40 yaşında bir hanımın altı tane çocuğu olabilir mi?"
    Prof. Savaş'ın, Hz. Muhammed'in amcasının oğlu ve Hz. Fatma'nın eşi Hz. Ali ile Hz. Ayşe'nin "soğuk olan" ilişkilerine dair sözleri de çok çarpıcı: "Peygamberimize 'Sen Hz. Ali'yi babamdan daha çok seviyorsun' diyor Hz. Ayşe. Ali, amcasının oğlu, damadı ve ona yakınlaşınca, babası Ebu Bekir'in dışlanacağından korkuyor. Aile ilişkileri çok girift ve bu ilişkiler siyasi hayata da yansıyor. Zaten Hz. Hatice'nin yerine gelmiş üvey anne Hz. Ayşe'yi Peygamberimizin çok sevmesi Fatma'yı üzüyor. Peygamberimiz arayı bulmaya çalışıyor." Hz. Ayşe'ye, zina yaptığı konusunda iftira atılınca Hz. Muhammed'in çok üzülmesine Hz. Ali'nin "Neden bu kadar çok üzülüyorsun, onu boşa başkasını al" demesi, Hz. Ayşe'yi çok kırmış. Ona inanmadıkları için annesi ve babasına da kırılan Hz. Ayşe'nin, kendisini aklayan ayetler gelince annesi ve babasının "Kalk kocana teşekkür et" sözlerine tepkisi ise çarpıcı: "Vallahi kalkmam, kimseye teşekkür etmem, sadece Rabbime hamd ederim."
    "İslam'a 'tenkit'i o getirdi"
    Tüm bu ayrıntılara Prof. Savaş, Hz. Ayşe'nin hitabet sanatını çok iyi kullandığını, şiiri çok sevdiğini, hatta "İslam öncesi döneme ait şairlerden Lebid'in bin beyitini ezbere bilirim" dediğini, tarih ve tıp konularında da bilgi sahibi olduğunu ekliyor. "Duyduğunu hemen öğrenen, unutmayan ve 2210 hadis aktaran" Hz. Ayşe'nin son derece sağlam hadisler aktardığını çünkü hadisleri doğru anladığını söyleyen Prof. Savaş, Kuran'ı anlama noktasında sıkıntılarımız bulunduğunu, bu noktada Hz. Ayşe'nin çok başat rol oynadığını belirtiyor: "Mesela 'Kıyamette insanlar çırılçıplak haşrolunacak" diye bir ifade var. Hz. Ayşe, 'O zaman insanlar birbirlerine bakmazlar mı' diye soruyor.
    Aktüel






+ Yorum Gönder