Konusunu Oylayın.: Neler farzdır? konu başlığı altında maddeler halinde cevaplar

5 üzerinden 4.60 | Toplam : 10 kişi
Neler farzdır? konu başlığı altında maddeler halinde cevaplar
  1. 22.Kasım.2011, 21:40
    1
    Misafir

    Neler farzdır? konu başlığı altında maddeler halinde cevaplar






    Neler farzdır? konu başlığı altında maddeler halinde cevaplar Mumsema neler farzdır?konu başlığı altında maddeler halinde cevaplar arıyorum


  2. 22.Kasım.2011, 21:40
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 22.Kasım.2011, 22:06
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: neler farzdır? konu başlığı altında maddeler halinde cevaplar




    Yapılması dinin bir emri olan, kesin olarak gerekli olan herhangi bir göreve farz denir. Allah Teâlâ, “Namazı dosdoğru kılınız, zekatı veriniz.” (Bakara 43) diye emrettiği için şartlarına uygun olarak namaz kılmak ve zekât vermek bütün Müslümanlara farzdır. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem “Namazı benden gördüğünüz gibi kılınız.” (Buharî, Ezan 18) “Mallarının kırkta birini, her kırk dirhemden bir dirhemi zekât olarak getiriniz.” (İbn Mâce, Zekat 4) diye emretmiştir. Bu sebeple namazı Peygamberimizden gördüğümüz gibi kılmamız ve mallarımızın kırkta birini zekât olarak vermemiz bizim için farz-dır.

    Hanefî mezhebi dışındaki mezheplerde ayrıca bir “vacib” kav-ramı yoktur, farz ile vacib aynı anlamdadır. Hanefî mezhebi, kesinlik derecesine ulaşmamış bir delil ile sabit olan şeyi vacip kapsamına sokar. Diğer mezhepler ise Hanefî mezhebinin vacip saydığı şeylerin bir kısmını farz, bir kısmını da sünnet sayarlar. Mesela namazda ta’dil-i erkan yani kıyam, rükû, sücûd gibi her rüknünü rahat bir şekilde ye-rine getirmek, bu esnada organların hareketsiz ve sakin kalmasını sağlamak Ebu Hanife’ye göre vacib, diğer mezheplere göre farzdır. Di-ğer taraftan Hanefî mezhebinde vacib olan vitir ve bayram namazları Şafiî mezhebinde sünnettir.

    Farzlar, farz-ı ayn ve farz-ı kifâye kısımlarına ayrıldığı gibi farz-ı kat’î (ya da farz-ı itikadî ve amelî) ve farz-ı zannî (ya da farz-ı amelî) kısımlarına da ayrılır.

    Farz-ı ayn, mükelleflerden her birinin yapması gerekli olan farzdır. Beş vakitte namaz kılmak, oruç tutmak, şeriata uygun olarak yapıl-mış sözleşmelere bağlı kalmak gibi.

    Farz-ı kifâye, mükelleflerden bir kısmının yapmasıyla diğerlerin-den sorumluluğun kalktığı farzdır. Bunlar, İslâm’ın topluma yüklediği görevlerdir. Farz-ı kifaye olan bir görev, mükelleflerden bir kısmı ta-rafından yerine getirildikten sonra diğerleri sorumluluktan kurtu-lurlar. Bu görevi hiç kimse yapmazsa mükelleflerden her biri bundan sorumlu olurlar. Cenaze namazının kılınması, cihad, yargı (kaza) ve fetva işlerinin yerine getirilmesi, dini ilimlerde ve toplu-mun ihtiyaç duyduğu diğer bilim dallarında yetişmiş elemanların bir kısım sanat ve meslek erbabının bulunması ve düşmana karşı hazır-lıklı olma gibi görevler birer farz-ı kifayedir. Bu görevleri yerine geti-renler bunun sevabını alırlar.

    Farz-ı kat’î, şer’i bir delilin açık ve kesin ifadesiyle sabit olan, yani ya Kur’an-ı Kerim’in ya da Peygamberimize ait olduğu kesin olarak sabit olmuş bir hadis-i şerifin açık ifadesiyle belirlenmiş olan farzdır. Namaz, zekât ve cihad gibi. Farzın bu çeşidini inkâr etmek kişinin dinden çıkıp kâfir olmasına sebep olur. Hem itikad yani inanma ba-kımından hem de amel, yani işlenmesi bakımından farz olduğu için buna farz-ı itikadî ve farz-ı amelî de denir.

    Farz-ı zannî, müçtehitlerce kat’î bir delile yakın derecede kuv-vetli görülen zannî bir delil ile sabit olan farzdır. Bu, itikad yani inanma bakımından farz-ı kat’î gibi değildir. İnkâr eden kâfir olmaz. Fakat amel yani işlenmesi bakımından farz-ı kat’î gibidir, bu sebeple farz-ı amelî adını alır. Bir ictihad sonucu ortaya çıkması bakımından farz-ı ictihadî adını da alır. Farz-ı kat’îde mezhepler arasında hiç bir ihtilaf görülemez. Ama farz-ı zannî mezheplerin ihtilaf ettikleri sa-hadadır. Mesela, abdestle ilgili ayet-i kerimde “… ve başınızı meshe-diniz.” (Maide 5/6) buyrulduğundan abdest alırken başın meshe-dilmesi bir farz-ı kat’îdir. Bu konuda mezheplerden hiç birinin ihti-lafı yoktur. Çünkü abdest alırken başın mesh edilmesi ayet-i kerime-nin açık ifadesiyle emredilmiştir. Ancak ayette başın ne kadarının mesh edilmesi gerektiği belirtilmemiştir. Bu sebeple müçtehidler, yap-tıkları araştırma ve incelemeler sonucu kendilerince kat’î bir delile yakın derecede kuvvetli olan zannî bir delil ile başın ne kadarını mesh etmenin farz olduğuna dair içtihatlar yapmışlardır. Malikî mezhebine mensup hukukçulardan Ebubekr İbnü’l-Arabî (468/543 h. /1076/1148 m.) Ahkâm’ül-Kur’an adlı eserinde (Darü İhyâ’il-Kütübi’l-Arabiyye, 1376/1957, C. II, s.568 vd.) konuyla ilgili 11 ayrı görüş tespit etmiş ve bunların tartışmasını yapmıştır. Şafiî mezhebine göre saçın bir tek teli veya başın küçücük bir kısmı da olsa adına mesh denebile-cek herhangi bir işlemle başın mesh edilmesi yeterlidir. Malikî ve Hanbelîlere göre başın tamamının mesh edilmesi farzdır. Hanefî mezhebine göre ise farz olan, başın dörtte birinin mesh edilmesidir. Tamamının mesh edilmesi ise sünnettir.


    52 Farz

    1. Allah Tealayı zikretmek
    2. Helalinden kaznıp, yemek içmek
    3. Abdest almak
    4. Beş vakit namaz kılmak
    5. Cünüplükten yıkanmak
    6. Kişinin rızkına Allah'ın kefil olduğunu bilmek
    7. Helalden temiz elbise giymek
    8. Allah'a tevekkül etmek
    9. Kanaat etmek
    10. Nimete karşı şükretmek
    11. Allah'tan gelen kazaya razı olmak
    12. Allah'tan gelen belaya sabretmek
    13. Günahlardan tövbe etmek
    14. İhlasla Allah'a ibadet etmek
    15. Şeytanı düşman bilmek
    16. Ku'an-ı Kerimi kesin delil kabul etmek
    17. Ölümü hak bilmek
    18. Allah'ın sevdiğini sevip, sevmediğinden uzak durmak
    19. Ana-babaya iyilik etmek
    20. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak
    21. Akrabayı ziyaret etmek
    22. Emanete hiyanet etmemek
    23. Gücü yetenler için hacca gitmek
    24. Allah'a ve Peygamberine itaat etmek
    25. Günahlardan kaçıp Allah'a sığınmak
    26. Müslüman idarecilere itaat etmek
    27. Aleme ibret gözü ile bakmak
    28. Tefekkür etmek, düşünmek
    29. Dili kötü sözlerden korumak
    30. Oruç tutmak
    31. Kimse ile alay etmemek
    32. Harama bakmamak
    33. Sözünde doğru olmak
    34. Kulağı, yasak şeyleri dinlemekten alıkoymak
    35. İlim öğrenmek
    36. Ölçü ve tartıyı doğru yapmak
    37. Allah'ın azabından korkmak
    38. Allah uğrunda cihad etmek
    39. Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek
    40. Nefsin arzularına uymamak
    41. Allah yolunda yemek yedirmek
    42. Yetecek kadar rızık kazanmak
    43. Zekatı vermek ve fakirlere yardım etmek
    44. Hayız ve nifas hallerinde zevceye yaklaşmamak
    45. Bütün günahlardan kalbi arındırmak
    46. Kendini büyük görmemek
    47. Büluğa ermemiş yetimin malını korumak
    48. Livatadan (cinsi sapıklıktan) sakınmak
    49. Beş vakit namaza devam etmek
    50. Haksız yere kimsenin malını yememek
    51. Allah'a eş koşmamak
    52. Zinadan sakınmak
    53. İçki içmemek
    54. Yalan yere yemin etmemek ve yalan konuşmamak.



  4. 22.Kasım.2011, 22:06
    2
    Silent and lonely rains



    Yapılması dinin bir emri olan, kesin olarak gerekli olan herhangi bir göreve farz denir. Allah Teâlâ, “Namazı dosdoğru kılınız, zekatı veriniz.” (Bakara 43) diye emrettiği için şartlarına uygun olarak namaz kılmak ve zekât vermek bütün Müslümanlara farzdır. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem “Namazı benden gördüğünüz gibi kılınız.” (Buharî, Ezan 18) “Mallarının kırkta birini, her kırk dirhemden bir dirhemi zekât olarak getiriniz.” (İbn Mâce, Zekat 4) diye emretmiştir. Bu sebeple namazı Peygamberimizden gördüğümüz gibi kılmamız ve mallarımızın kırkta birini zekât olarak vermemiz bizim için farz-dır.

    Hanefî mezhebi dışındaki mezheplerde ayrıca bir “vacib” kav-ramı yoktur, farz ile vacib aynı anlamdadır. Hanefî mezhebi, kesinlik derecesine ulaşmamış bir delil ile sabit olan şeyi vacip kapsamına sokar. Diğer mezhepler ise Hanefî mezhebinin vacip saydığı şeylerin bir kısmını farz, bir kısmını da sünnet sayarlar. Mesela namazda ta’dil-i erkan yani kıyam, rükû, sücûd gibi her rüknünü rahat bir şekilde ye-rine getirmek, bu esnada organların hareketsiz ve sakin kalmasını sağlamak Ebu Hanife’ye göre vacib, diğer mezheplere göre farzdır. Di-ğer taraftan Hanefî mezhebinde vacib olan vitir ve bayram namazları Şafiî mezhebinde sünnettir.

    Farzlar, farz-ı ayn ve farz-ı kifâye kısımlarına ayrıldığı gibi farz-ı kat’î (ya da farz-ı itikadî ve amelî) ve farz-ı zannî (ya da farz-ı amelî) kısımlarına da ayrılır.

    Farz-ı ayn, mükelleflerden her birinin yapması gerekli olan farzdır. Beş vakitte namaz kılmak, oruç tutmak, şeriata uygun olarak yapıl-mış sözleşmelere bağlı kalmak gibi.

    Farz-ı kifâye, mükelleflerden bir kısmının yapmasıyla diğerlerin-den sorumluluğun kalktığı farzdır. Bunlar, İslâm’ın topluma yüklediği görevlerdir. Farz-ı kifaye olan bir görev, mükelleflerden bir kısmı ta-rafından yerine getirildikten sonra diğerleri sorumluluktan kurtu-lurlar. Bu görevi hiç kimse yapmazsa mükelleflerden her biri bundan sorumlu olurlar. Cenaze namazının kılınması, cihad, yargı (kaza) ve fetva işlerinin yerine getirilmesi, dini ilimlerde ve toplu-mun ihtiyaç duyduğu diğer bilim dallarında yetişmiş elemanların bir kısım sanat ve meslek erbabının bulunması ve düşmana karşı hazır-lıklı olma gibi görevler birer farz-ı kifayedir. Bu görevleri yerine geti-renler bunun sevabını alırlar.

    Farz-ı kat’î, şer’i bir delilin açık ve kesin ifadesiyle sabit olan, yani ya Kur’an-ı Kerim’in ya da Peygamberimize ait olduğu kesin olarak sabit olmuş bir hadis-i şerifin açık ifadesiyle belirlenmiş olan farzdır. Namaz, zekât ve cihad gibi. Farzın bu çeşidini inkâr etmek kişinin dinden çıkıp kâfir olmasına sebep olur. Hem itikad yani inanma ba-kımından hem de amel, yani işlenmesi bakımından farz olduğu için buna farz-ı itikadî ve farz-ı amelî de denir.

    Farz-ı zannî, müçtehitlerce kat’î bir delile yakın derecede kuv-vetli görülen zannî bir delil ile sabit olan farzdır. Bu, itikad yani inanma bakımından farz-ı kat’î gibi değildir. İnkâr eden kâfir olmaz. Fakat amel yani işlenmesi bakımından farz-ı kat’î gibidir, bu sebeple farz-ı amelî adını alır. Bir ictihad sonucu ortaya çıkması bakımından farz-ı ictihadî adını da alır. Farz-ı kat’îde mezhepler arasında hiç bir ihtilaf görülemez. Ama farz-ı zannî mezheplerin ihtilaf ettikleri sa-hadadır. Mesela, abdestle ilgili ayet-i kerimde “… ve başınızı meshe-diniz.” (Maide 5/6) buyrulduğundan abdest alırken başın meshe-dilmesi bir farz-ı kat’îdir. Bu konuda mezheplerden hiç birinin ihti-lafı yoktur. Çünkü abdest alırken başın mesh edilmesi ayet-i kerime-nin açık ifadesiyle emredilmiştir. Ancak ayette başın ne kadarının mesh edilmesi gerektiği belirtilmemiştir. Bu sebeple müçtehidler, yap-tıkları araştırma ve incelemeler sonucu kendilerince kat’î bir delile yakın derecede kuvvetli olan zannî bir delil ile başın ne kadarını mesh etmenin farz olduğuna dair içtihatlar yapmışlardır. Malikî mezhebine mensup hukukçulardan Ebubekr İbnü’l-Arabî (468/543 h. /1076/1148 m.) Ahkâm’ül-Kur’an adlı eserinde (Darü İhyâ’il-Kütübi’l-Arabiyye, 1376/1957, C. II, s.568 vd.) konuyla ilgili 11 ayrı görüş tespit etmiş ve bunların tartışmasını yapmıştır. Şafiî mezhebine göre saçın bir tek teli veya başın küçücük bir kısmı da olsa adına mesh denebile-cek herhangi bir işlemle başın mesh edilmesi yeterlidir. Malikî ve Hanbelîlere göre başın tamamının mesh edilmesi farzdır. Hanefî mezhebine göre ise farz olan, başın dörtte birinin mesh edilmesidir. Tamamının mesh edilmesi ise sünnettir.


    52 Farz

    1. Allah Tealayı zikretmek
    2. Helalinden kaznıp, yemek içmek
    3. Abdest almak
    4. Beş vakit namaz kılmak
    5. Cünüplükten yıkanmak
    6. Kişinin rızkına Allah'ın kefil olduğunu bilmek
    7. Helalden temiz elbise giymek
    8. Allah'a tevekkül etmek
    9. Kanaat etmek
    10. Nimete karşı şükretmek
    11. Allah'tan gelen kazaya razı olmak
    12. Allah'tan gelen belaya sabretmek
    13. Günahlardan tövbe etmek
    14. İhlasla Allah'a ibadet etmek
    15. Şeytanı düşman bilmek
    16. Ku'an-ı Kerimi kesin delil kabul etmek
    17. Ölümü hak bilmek
    18. Allah'ın sevdiğini sevip, sevmediğinden uzak durmak
    19. Ana-babaya iyilik etmek
    20. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak
    21. Akrabayı ziyaret etmek
    22. Emanete hiyanet etmemek
    23. Gücü yetenler için hacca gitmek
    24. Allah'a ve Peygamberine itaat etmek
    25. Günahlardan kaçıp Allah'a sığınmak
    26. Müslüman idarecilere itaat etmek
    27. Aleme ibret gözü ile bakmak
    28. Tefekkür etmek, düşünmek
    29. Dili kötü sözlerden korumak
    30. Oruç tutmak
    31. Kimse ile alay etmemek
    32. Harama bakmamak
    33. Sözünde doğru olmak
    34. Kulağı, yasak şeyleri dinlemekten alıkoymak
    35. İlim öğrenmek
    36. Ölçü ve tartıyı doğru yapmak
    37. Allah'ın azabından korkmak
    38. Allah uğrunda cihad etmek
    39. Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek
    40. Nefsin arzularına uymamak
    41. Allah yolunda yemek yedirmek
    42. Yetecek kadar rızık kazanmak
    43. Zekatı vermek ve fakirlere yardım etmek
    44. Hayız ve nifas hallerinde zevceye yaklaşmamak
    45. Bütün günahlardan kalbi arındırmak
    46. Kendini büyük görmemek
    47. Büluğa ermemiş yetimin malını korumak
    48. Livatadan (cinsi sapıklıktan) sakınmak
    49. Beş vakit namaza devam etmek
    50. Haksız yere kimsenin malını yememek
    51. Allah'a eş koşmamak
    52. Zinadan sakınmak
    53. İçki içmemek
    54. Yalan yere yemin etmemek ve yalan konuşmamak.



  5. 08.Ocak.2014, 00:56
    3
    Misafir

    Cevap: neler farzdır? konu başlığı altında maddeler halinde cevaplar

    Allah razı olsun maddelerle güzel açıkladınız


  6. 08.Ocak.2014, 00:56
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah razı olsun maddelerle güzel açıkladınız





+ Yorum Gönder