Konusunu Oylayın.: Hıdırellez kutlamak caiz midir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Hıdırellez kutlamak caiz midir ?
  1. 22.Kasım.2011, 02:03
    1
    Misafir

    Hıdırellez kutlamak caiz midir ?






    Hıdırellez kutlamak caiz midir ? Mumsema Hıdırellez kutlamak caiz midir ? Dinimizde Hıdırellez kutlamak caiz midir açıklar mısınız ?


  2. 22.Kasım.2011, 02:03
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 22.Kasım.2011, 04:16
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hıdırellez kutlamak caiz midir ?




    Hızır ve İlyas (as)'ın her bahar başlangıcında buluştuklarına inanılan milâdi 6 Mayıs, Rumî 23 Nisan'a rastlayan güne verilen isim Söz konusu günde Hızır ve İlyas (as)'ın buluşarak sohbet ederler ve bu günlerde vakitlerini Allah yolunda olmanın ve birlikteliklerinin verdiği sevinçle kuvvet bulurlardı Hızır (as)'ın Allah'ın lütfu ile dolaştığı yerde yeşillikler çıkar ve çorak yerler çiçeklere bezenirdi İşte bu olaya dayanarak, halk zamanla bu günlerde buluşup Hızır ve İlyas (as) ın geleneğini sürdürmek amacıyla özel anda ve dua günleri tertib eder olmuşlar Ancak bu zamanla aslî hüviyetinden çıkarılarak günümüzde olan şekliyle Hıdrellez adını almıştır Günümüzde kullanılan mânası ise; İnsanların kıştan kurutuluşlarının bir işareti ve bahar güneşinden faydalanma, piknik yapma, stres atma, eğlenme, nişan, düğün, sünnet törenleri tertip etme, uğursuzlukları giderme, adak adama, dilekte bulunma gibi düşünceleri gerçekleştirme amacıyla gelenekselleşen "bahar bayramı" inancıdır ki tam bir bid'at olarak ortaya çıkmıştır

    Hızır, Hıdır yahut Hadır Arapça bir kelime olup, yeşillik mânasına gelmektedir (Tecrîd-i sarîh Tercümesi, IX,144) İslâm âlimlerinin çoğuna göre Kur'ân-ı Kerîm'in Kehf sûresinde geçen Salih adam kıssasından Hızır (as)'ın anlaşıldığı ve onun Peygamber olduğu görüşü müfessirlerin bazılarının tercih ettiği bir görüştür (İbn Kesîr, Tefsir, V,179; el-Kehf,18/65) Ancak bazı âlimler tarafından da Nebî değil Velî olduğu görüşü ileri sürülmektedir (Tecridî Sarîh tercümesi, IX, 145) Ebû Hureyre (ra)'den nakledildiğine göre Hz Peygamber (sas), Hızır (as)'a Hızır denmesinin sebebini izah ederken; "Hızır otsuz kuru bir yere oturduğunda ansızın o otsuz yer yeşillenerek hemen dalgalanırdı"buyurmaktadır (Tecrîdî Sarih tercümesi, IX, 144)

    Hızır (as) Kur'ân-ı Kerîm'in Kehf suresinde "Kullarımdan birisi" şeklinde sabit olmuştur Veli olduğunu dahi kabul etsek, "İkinci Tabaka-i Hayatta bulunmaktadır Bu mertebede aynı anda çok yerde bulunmak mümkündür"
    İlyas (as) İsrailoğulları Peygamberlerinden olup Kur'ân-ı Kerîm'de ismi geçen ve Tevrat'ta "Elia" diye zikrolunan Peygamberdir MÖ IX asırda yaşadığı ve daha sonra zamanın hükümdarları ile çok mücadele ettiği, çoğu zaman mağaralarda yaşadığı kaydedilmektedir
    Hz İlyas (as) yada "İlyasîn" şeklinde ismi zikredilen (es-Sâffât, 37/130)

    Peygamberliği bildirilen "Hiç Şüphe yok ki İlyas gönderilen Peygamberlerdendir" (es-Sâffât, 37/123), şeklinde hitab edilen İlyas (as) İsrailoğullarına Allah'ın elçisi olarak gittiğinde onlar "Ba'l" adında dört cepheli put'a tapıyorlardı Hz İlyas'ın bütün gayretlerine rağmen İsrailoğulları bu puta tapınmaktan vazgeçmemiş Hz İlyas'ın Peygamberliğini yalanlayarak (es-Saffât, 37/ 124) Onu ülkeleri olan Ba'lbak'ten çıkarmışlardı Fakat Allah'ın gazabı bunların üzerine geldiğinde pişman olmuşlar ve İlyas (as)'ı geri çağırmışlardı Ancak tekrar nankörlük etmişler, bunun üzerine İlyas (as) oradan uzaklaşmıştır
    İlyas (as)'ın İsrailoğullarından ayrılması Hızır (as) ile buluşması gerçekleşti Bu buluşma "Hızır İlyas" iken sonradan Hıdrellez şeklinde değiştirilmiştir

    Halk inançlarında Hıdrellez:

    Hızır'da darda kalanlara yardımcı olma, bereket getirme ve gelecekte dilekleri gerçekleştirme vasıflarını görmek mümkündür Geceden gül dallarına gümüş kuruşlar, çeyrekler, kırmızı bezler bağlanır, gül dibine genç kızlar yüzük atar, mani söyler, içki sofraları hazırlanır, davullar eşliğinde oyunlar oynanır, su kenarlarında, yeşilliklerde eğlenilir, ateşten atlanılırsa ev sahibi olacağına inanılır; öküzü arabaya koşmama vb gibi İslâm'la çelişen ve din ile ilgisi olmayan inançlara rastlanmaktadır Aynı şekilde Hıristiyan inancına göre Saint Georges yortusu da bizim halk geleneklerimizle paralellik arzeder ve Hıdrellezle aynı günde kutlanmaktadır Görüldüğü üzere İslâm'ın Tevhid bilinçliğinden uzak, sahte mitolojik dürtülerin ve şamanist kalıntılarını uzantılarını yansıtan günümüz Hıdrellez anlayışıyla, Hıristiyan Saint Yortusunun paralelliği de göstermektedir ki İslâm dışı her şeye yakınlık duyma ama İslâm'ın gerçek kimliğine karşı çıkma düşüncesinin neticelerini gözler önüne sermektedir

    Şu anda geçerli ve yürürlükte bulunan Hristiyan kültürüne paralel olarak İslâm dünyasının Secular rejimlerle yönetilmesi ve bu kültürlerinde İslâm Öncesi mitolojik özelliklerden oluşan geleneksel "Ulusal İslâm" anlayışıyla paralellik arzetmesi, müslümanların tevhidî bilinçlerinden uzak olmalarının bir neticesidir
    Şüphesiz ki Allah'ın va'diyle İslâm dünyası kendini değiştirmedikçe Allah'ta müslümanların durumunu düzeltmeyecektir Allah şöyle buyuruyor;

    "Kim İslâm'dan başka bir din (hayat Nizamı) ararsa, ondan (bu din) asla kabul olunmaz ve o, ahirette de en büyük zarara uğrayanlardandır: Kendilerine apaçık deliller gelmiş, O Peygamber'in şüphesiz bir hak olduğuna da şahitlik etmişlerken imanlarının arkasından küfre sapan bir kavmi Allah nasıl hidayete erdirir (muvaffak eder)? Allah zâlimler gürûhunu hidâyete erdirmez Muhakkak Allah'ın Meleklerin, bütün insanların lâneti onların üzerlerinedir İşte onların cezaları" (Âlu İmrân, 3/85-87)
    Naci YENGİN



  4. 22.Kasım.2011, 04:16
    2
    Silent and lonely rains



    Hızır ve İlyas (as)'ın her bahar başlangıcında buluştuklarına inanılan milâdi 6 Mayıs, Rumî 23 Nisan'a rastlayan güne verilen isim Söz konusu günde Hızır ve İlyas (as)'ın buluşarak sohbet ederler ve bu günlerde vakitlerini Allah yolunda olmanın ve birlikteliklerinin verdiği sevinçle kuvvet bulurlardı Hızır (as)'ın Allah'ın lütfu ile dolaştığı yerde yeşillikler çıkar ve çorak yerler çiçeklere bezenirdi İşte bu olaya dayanarak, halk zamanla bu günlerde buluşup Hızır ve İlyas (as) ın geleneğini sürdürmek amacıyla özel anda ve dua günleri tertib eder olmuşlar Ancak bu zamanla aslî hüviyetinden çıkarılarak günümüzde olan şekliyle Hıdrellez adını almıştır Günümüzde kullanılan mânası ise; İnsanların kıştan kurutuluşlarının bir işareti ve bahar güneşinden faydalanma, piknik yapma, stres atma, eğlenme, nişan, düğün, sünnet törenleri tertip etme, uğursuzlukları giderme, adak adama, dilekte bulunma gibi düşünceleri gerçekleştirme amacıyla gelenekselleşen "bahar bayramı" inancıdır ki tam bir bid'at olarak ortaya çıkmıştır

    Hızır, Hıdır yahut Hadır Arapça bir kelime olup, yeşillik mânasına gelmektedir (Tecrîd-i sarîh Tercümesi, IX,144) İslâm âlimlerinin çoğuna göre Kur'ân-ı Kerîm'in Kehf sûresinde geçen Salih adam kıssasından Hızır (as)'ın anlaşıldığı ve onun Peygamber olduğu görüşü müfessirlerin bazılarının tercih ettiği bir görüştür (İbn Kesîr, Tefsir, V,179; el-Kehf,18/65) Ancak bazı âlimler tarafından da Nebî değil Velî olduğu görüşü ileri sürülmektedir (Tecridî Sarîh tercümesi, IX, 145) Ebû Hureyre (ra)'den nakledildiğine göre Hz Peygamber (sas), Hızır (as)'a Hızır denmesinin sebebini izah ederken; "Hızır otsuz kuru bir yere oturduğunda ansızın o otsuz yer yeşillenerek hemen dalgalanırdı"buyurmaktadır (Tecrîdî Sarih tercümesi, IX, 144)

    Hızır (as) Kur'ân-ı Kerîm'in Kehf suresinde "Kullarımdan birisi" şeklinde sabit olmuştur Veli olduğunu dahi kabul etsek, "İkinci Tabaka-i Hayatta bulunmaktadır Bu mertebede aynı anda çok yerde bulunmak mümkündür"
    İlyas (as) İsrailoğulları Peygamberlerinden olup Kur'ân-ı Kerîm'de ismi geçen ve Tevrat'ta "Elia" diye zikrolunan Peygamberdir MÖ IX asırda yaşadığı ve daha sonra zamanın hükümdarları ile çok mücadele ettiği, çoğu zaman mağaralarda yaşadığı kaydedilmektedir
    Hz İlyas (as) yada "İlyasîn" şeklinde ismi zikredilen (es-Sâffât, 37/130)

    Peygamberliği bildirilen "Hiç Şüphe yok ki İlyas gönderilen Peygamberlerdendir" (es-Sâffât, 37/123), şeklinde hitab edilen İlyas (as) İsrailoğullarına Allah'ın elçisi olarak gittiğinde onlar "Ba'l" adında dört cepheli put'a tapıyorlardı Hz İlyas'ın bütün gayretlerine rağmen İsrailoğulları bu puta tapınmaktan vazgeçmemiş Hz İlyas'ın Peygamberliğini yalanlayarak (es-Saffât, 37/ 124) Onu ülkeleri olan Ba'lbak'ten çıkarmışlardı Fakat Allah'ın gazabı bunların üzerine geldiğinde pişman olmuşlar ve İlyas (as)'ı geri çağırmışlardı Ancak tekrar nankörlük etmişler, bunun üzerine İlyas (as) oradan uzaklaşmıştır
    İlyas (as)'ın İsrailoğullarından ayrılması Hızır (as) ile buluşması gerçekleşti Bu buluşma "Hızır İlyas" iken sonradan Hıdrellez şeklinde değiştirilmiştir

    Halk inançlarında Hıdrellez:

    Hızır'da darda kalanlara yardımcı olma, bereket getirme ve gelecekte dilekleri gerçekleştirme vasıflarını görmek mümkündür Geceden gül dallarına gümüş kuruşlar, çeyrekler, kırmızı bezler bağlanır, gül dibine genç kızlar yüzük atar, mani söyler, içki sofraları hazırlanır, davullar eşliğinde oyunlar oynanır, su kenarlarında, yeşilliklerde eğlenilir, ateşten atlanılırsa ev sahibi olacağına inanılır; öküzü arabaya koşmama vb gibi İslâm'la çelişen ve din ile ilgisi olmayan inançlara rastlanmaktadır Aynı şekilde Hıristiyan inancına göre Saint Georges yortusu da bizim halk geleneklerimizle paralellik arzeder ve Hıdrellezle aynı günde kutlanmaktadır Görüldüğü üzere İslâm'ın Tevhid bilinçliğinden uzak, sahte mitolojik dürtülerin ve şamanist kalıntılarını uzantılarını yansıtan günümüz Hıdrellez anlayışıyla, Hıristiyan Saint Yortusunun paralelliği de göstermektedir ki İslâm dışı her şeye yakınlık duyma ama İslâm'ın gerçek kimliğine karşı çıkma düşüncesinin neticelerini gözler önüne sermektedir

    Şu anda geçerli ve yürürlükte bulunan Hristiyan kültürüne paralel olarak İslâm dünyasının Secular rejimlerle yönetilmesi ve bu kültürlerinde İslâm Öncesi mitolojik özelliklerden oluşan geleneksel "Ulusal İslâm" anlayışıyla paralellik arzetmesi, müslümanların tevhidî bilinçlerinden uzak olmalarının bir neticesidir
    Şüphesiz ki Allah'ın va'diyle İslâm dünyası kendini değiştirmedikçe Allah'ta müslümanların durumunu düzeltmeyecektir Allah şöyle buyuruyor;

    "Kim İslâm'dan başka bir din (hayat Nizamı) ararsa, ondan (bu din) asla kabul olunmaz ve o, ahirette de en büyük zarara uğrayanlardandır: Kendilerine apaçık deliller gelmiş, O Peygamber'in şüphesiz bir hak olduğuna da şahitlik etmişlerken imanlarının arkasından küfre sapan bir kavmi Allah nasıl hidayete erdirir (muvaffak eder)? Allah zâlimler gürûhunu hidâyete erdirmez Muhakkak Allah'ın Meleklerin, bütün insanların lâneti onların üzerlerinedir İşte onların cezaları" (Âlu İmrân, 3/85-87)
    Naci YENGİN






+ Yorum Gönder