Konusunu Oylayın.: Latin harflerle Arapça Kur'an okumanın hükmü ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Latin harflerle Arapça Kur'an okumanın hükmü ?
  1. 21.Kasım.2011, 23:09
    1
    Misafir

    Latin harflerle Arapça Kur'an okumanın hükmü ?






    Latin harflerle Arapça Kur'an okumanın hükmü ? Mumsema Latin harflerle Arapça Kur'an okumanın hükmü ?


  2. 21.Kasım.2011, 23:09
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 21.Kasım.2011, 23:57
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Latin harflerle Arapça Kur'an okumanın hükmü ?





    Kuran’ın Arapça metninin Latin harflerle yazılışından okumak, oldukça sakıncalıdır Kuran’ın manasını bozacak şekilde kelimelerin yanlış okunmasına neden olabilir

    Bu harflerin birçoğunun karşılığı ve okunuş şekli başka dilin alfabesinde mevcut değildir Söyleniş bakımından birbirine benzeyen harfler olsa da, mahreçleri (ağızdan çıkış yerleri) yönüyle farklıdırMeselâ, Arapça için "lügat-ı dad" denir; yani Fâtiha Sûresi'nin sonundaki "veleddâllîn" deki "dad" harfi hiçbir dilde yoktur Bu harfin bulunduğu bir kelimeyi başka bir dilin ifade etmesi mümkün değildir

    Meselâ Türkçe'de sadece "h" harfi yerine Arapça'da üç çeşit "h" vardır Noktasız "ha", noktalı, hırıltılı "ha" ve "he" Noktalı harfle yazılan "halaka" kelimesi "yarattı" mânâsına gelir Fakat bu kelime noktasız "ha" ile yazıldığı ve okunduğu zaman "tıraş etti" mânâsındadır Yine Kur'ân harflerinin içinde üç çeşit "ze" vardır Biri ince "ze", biri peltek "zel", diğeri de "zı"dır Türkçe'deki "s" yerine üç harf bulunur "sin, sad" ve "peltek se" Arapça'ya has bir harf vardır ki, o da "ayın" olarak okunan harftirBu harf başka dilde pek bulunmamaktadır
    Mesela; Latin harfleriyle -ilk harfi ancak “Z” olarak yazılan “zelle” kelimesi Arapça’da şu farklı anlamlara gelebilir:
    a Türkçedeki yazılışta olduğu gibi “z” ile “zelle” kelimesi, bir yerden kaymak anlamına gelir
    b Arapçadaki noktalı “zı” ile “Zalle” kelimesi, olmak, bir durumdan başka bir duruma geçmek anlamına gelir
    c Zel harfiyle “Zelle” kelimesi, zelil olmak, rezil-perişan olmak anlamına gelir Türkçe’de “Zı-zel” harfleri yoktur Aynı kökten olan “zıl” kelimesi gölge demektir
    Sözgelimi; Nahl Suresinin 58 ayetinde geçen ve “yüzü siyahlaştı/siyaha döndü” manasına gelen “zalle vechuhu müsvedden” cümlesindeki “z” harfini kalın “zı” olarak okumazsanız, “yüzü kayar” veya “alçalır” anlamında olur
    d Arapça’da ilk harfi noktalı “hı”, son harfi iki noktalı “kaf” olan “Halık/Hellak” kelimesi, yaratan anlamındadır Ancak Türkçe’deki harflerle yazılması durumunda bu kelime “berber ve helak olan kimse” anlamına da gelir
    e Necm Suresinin ikinci ayetinde geçen “ma delle sahibukum” cümlesi “arkadaşınız (Hz Muhammed) dalalete düşmedi/yolunu şaşırmadı” anlamına gelir Latin harfleriyle okunmasında ise “Arkadaşınız, size rehberlik edemedi” manasına gelebilir Misalleri çoğaltmak mümkündür
    Kur’an’ı Arapça harflerinden okumak, zorunludur Hiç olmazsa namazda okunan Fatiha ve kısa sureler güzelce ezberlenmelidir

    Bizi yaratan Allah, Kur’an-ı kerimi Arapça olarak bize göndermiş Elbetteki manasını öğrenmek için Türkçe, İngilizce gibi mealleri okumamız gerekir Ancak namaz ibadetinde okuduğumuzda mutlaka aslından orjinalini okumalıyız Çünkü onun aslı Arapça’dır Allah kuran’ı Arapça olarak indirmiştirTercümesi kuran yerine geçemez

    Örneğin bir çekirdeğin aslını bozarak parçalara ayırsak, sonra da toprağa eksek ağaç olamayacaktırÇünkü özellikleri kaybolmuştur Bunun gibi kuran ayetleri, kelimeleri ve harfleri birer çekirdek gibidirBaşka dillere çevrilince özelliğini kaybedeceği için kuran olmayacaktır

    “Manasını anlamıyoruz” düşüncesine gelince, ister aslıyla isterse mealleriyle kuranın manasını anlamak ve onun hükümleriyle yaşamak, her Müslümanın görevidir Zaten kuran anlaşılmak ve yaşanmak için gönderilmiştir İngilizce bir kitabı bile anlamak için İngilizce öğrenen bir Müslümanın, kuranı anlamak için neden Arapça öğrenmediğini de bir düşünmek gerekir

    Ayrıca biz anlamasak da onun bize faydası vardır Örneğin, dili tad alma özelliğini kaybetmiş bir insan yediği yemek ve gıdalardan faydalanamayacak mıdır dili tad almasa da yediği gıdalar gerekli organlarına gidecektir Kuran okumak da bunun gibidir Aklı kuranın manasını anlamayan bir insan, onu ruhunun midesine atınca aklı anlamasa da ruhunun diğer özellikleri onun manalarını alacaktır

    Diğer taraftan Allah kuranın her harfine en az on sevap vereceğini söylüyor Meallerin mutlaka faydası var, ama kuran yerine geçmeyeceği için, kuranın her harfinden alınan sevabını da alamayacaktır

    Kur'an niçin aslından okunmalı?

    Kur'an-ı kerim'de altı yerde “kur'anen arabiyyen” ifadesi geçer Yani cenab-ı hak, kur'an-ı kerim'i arapça olarak indirdiğini bildirir İbrahim suresinin 4 Ayetinin meali de şöyledir:

    “hak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik Sonra Allah, dilediğini sapıklığında bırakır, dilediğini de doğru yola iletir Onun kuvveti her şeye galiptir ve o her şeyi hikmetle yapar”

    Bu durumda kur' an'ın manası nasıl Allah'tan gelmişse, lafzı, ifadesi ve yazılışı bakımından da ilahidirKur' an dendiği zaman hem onun arapça olarak okunan lafzı ve kelimeleri, hem de anlaşılan manası akla gelir ve hakikatte de öyledir Bu iki hususiyeti birbirinden ayırmak, farklı mütalaa etmek mümkün değildir Kur'an ancak kendi lisanı üzerine okunabileceği için, sadece o lisanın kendi harfleriyle yazılır, o harflerle okunur

    Araplardan başka farsça, hintçe, çince, uzakdoğu dilleriyle konuşan müslümanlar da, biz türkler de müslüman oluşumuzdan bu yana kur'an'ı arapça olarak yazmış, o dille okumuşuz İslam alimlerinin de ortak görüşü, kur'an'ın başka dille yazılamayacağı yolundadır Bunda ittifak vardır

    Zaten kur'an'ı başka bir dille yazmak mümkün olmadığı gibi, başka bir dille doğru olarak okumak da mümkün değildir Çünkü kur'an harflerinin kendisine has özellikleri vardır Bu harflerin bazılarının karşılığı ve okunuş şekli başka dilin alfabelerinde mevcut değildir Söyleniş bakımından birbirine benzer harfler olsa da, mahreçleri (ağızdan çıkış yerleri) itibariyle de farklıdır Mesela, arapça için “lügat-ı dad” denir; yani fatiha suresinin sonundaki “veleddallin” deki “dad” harfi hiçbir lisanda bulunmamaktadır Bu harfin bulunduğu bir kelimeyi başka bir lisanın ifade etmesi mümkün değildir

    Mesela türkçede sadece “h” harfi yerine arapça'da üç çeşit “h” harfi vardır Noktasız “ha” noktalı hırıltılı “ha” ve ”he” Aralarındaki farkı küçük bir misalle açıklayalım Noktasız ha ile yazılan “mahluk”, noktalı hırıltılı ha ile yazılan “mahluk” ve he ile yazılan “mahluk” Her üçünün de türkçe de yazılışı ve okunuşu aynıdır Halbuki arapça’da birincisi tıraş edilmiş, ikincisi yaratılmış, üçüncüsü ise helak edilmiş anlamındadır İşte kur’an’ı latince yazıdan okuyan birisi bu farkları anlayamayacağından, sözgelimi Allah’ın yaratmasından bahseden bir ayeti, farkına varmadan “tıraş etmek” veya “helak etmek” manasına okuyabilecektir
    Yine kur'an harflerinin içinde üç adet “ze” vardır Biri ince “ze”, biri peltek “zel”, diğeri de “zı” dır

    Türkçe deki “s” yerine üç harf bulunur “sin, sad” ve peltek “se” Arapça'ya has bir harf vardır ki, o da “ayın” olarak okunan harftir Bu harf başka bir dilde pek bulunmamaktadır

    Şimdi kur'an harflerini bilmeyen bir kişi, yukarıdaki harfler türkçe ile yazıldığı zaman nasıl okuyacaktır?

    İşte latin harfleriyle yazılmış olan Kur'an'ı daha bunlar gibi pek çok mahzurlardan dolayı doğru olarak okumak mümkün değildir Kur'an okumasını öğrenmek isteyen kimse ancak onu aslından okumak suretiyle öğrenebilir Böylece sıhhatli bir neticeye varmış olur

    Kuran okumanın en güzeli bu olmakla beraber, Kuran'ı aslından okuyamayan kimselerin gerek Namazda okuyacağı sureleri öğrenmek, gerekse Yasin, Tebareke gibi Sureleri okumak için Latincesinden okumasının sevabı yoktur denilemez Allah yapılan hiç bir iyiliği yok etmez Bu nedenle Latinceden okumak en mükemmeli olmasa bile yine de Allahın rahmetinden sevabını bekleriz Hiç okumamak yerine böyle okumak daha iyidir
    Sorularla İslamiyet


    --------------------------

    SORU: Ben ne kadar niyetlensem de bir türlü Kuranı Kerim’i arapça harfleriyle okumayı bilemiyorum. Deniyorum inşaallah bir gün kısmet olur. Şu anda latin harfleriyle okuyorum. Sizin derslerinizde söylediğiniz gibi örneğin mülk
    suresini gece yatmadan önce okumayı adet haline getirmek istiyorum ya da öğrendiğim yeni bir duayı latin harfleriyle öğreniyorum. Bunun telaffuz açısından sakıncası var mıdır? Okuduğum yasin suresi, mülk suresi kabul
    oluyor mudur?
    CEVAP: Ölüm vaktine kadar öğrenme azmimiz devam etmelidir. Yılmak yok, bıkmak yok.
    Kur’an, kendi lisanından okunmadıkça asıl Kur’an olmaz. Biraz daha sabredin.
    Allah yardımcınız olsun.
    Nureddin Yıldız



  4. 21.Kasım.2011, 23:57
    2
    Silent and lonely rains




    Kuran’ın Arapça metninin Latin harflerle yazılışından okumak, oldukça sakıncalıdır Kuran’ın manasını bozacak şekilde kelimelerin yanlış okunmasına neden olabilir

    Bu harflerin birçoğunun karşılığı ve okunuş şekli başka dilin alfabesinde mevcut değildir Söyleniş bakımından birbirine benzeyen harfler olsa da, mahreçleri (ağızdan çıkış yerleri) yönüyle farklıdırMeselâ, Arapça için "lügat-ı dad" denir; yani Fâtiha Sûresi'nin sonundaki "veleddâllîn" deki "dad" harfi hiçbir dilde yoktur Bu harfin bulunduğu bir kelimeyi başka bir dilin ifade etmesi mümkün değildir

    Meselâ Türkçe'de sadece "h" harfi yerine Arapça'da üç çeşit "h" vardır Noktasız "ha", noktalı, hırıltılı "ha" ve "he" Noktalı harfle yazılan "halaka" kelimesi "yarattı" mânâsına gelir Fakat bu kelime noktasız "ha" ile yazıldığı ve okunduğu zaman "tıraş etti" mânâsındadır Yine Kur'ân harflerinin içinde üç çeşit "ze" vardır Biri ince "ze", biri peltek "zel", diğeri de "zı"dır Türkçe'deki "s" yerine üç harf bulunur "sin, sad" ve "peltek se" Arapça'ya has bir harf vardır ki, o da "ayın" olarak okunan harftirBu harf başka dilde pek bulunmamaktadır
    Mesela; Latin harfleriyle -ilk harfi ancak “Z” olarak yazılan “zelle” kelimesi Arapça’da şu farklı anlamlara gelebilir:
    a Türkçedeki yazılışta olduğu gibi “z” ile “zelle” kelimesi, bir yerden kaymak anlamına gelir
    b Arapçadaki noktalı “zı” ile “Zalle” kelimesi, olmak, bir durumdan başka bir duruma geçmek anlamına gelir
    c Zel harfiyle “Zelle” kelimesi, zelil olmak, rezil-perişan olmak anlamına gelir Türkçe’de “Zı-zel” harfleri yoktur Aynı kökten olan “zıl” kelimesi gölge demektir
    Sözgelimi; Nahl Suresinin 58 ayetinde geçen ve “yüzü siyahlaştı/siyaha döndü” manasına gelen “zalle vechuhu müsvedden” cümlesindeki “z” harfini kalın “zı” olarak okumazsanız, “yüzü kayar” veya “alçalır” anlamında olur
    d Arapça’da ilk harfi noktalı “hı”, son harfi iki noktalı “kaf” olan “Halık/Hellak” kelimesi, yaratan anlamındadır Ancak Türkçe’deki harflerle yazılması durumunda bu kelime “berber ve helak olan kimse” anlamına da gelir
    e Necm Suresinin ikinci ayetinde geçen “ma delle sahibukum” cümlesi “arkadaşınız (Hz Muhammed) dalalete düşmedi/yolunu şaşırmadı” anlamına gelir Latin harfleriyle okunmasında ise “Arkadaşınız, size rehberlik edemedi” manasına gelebilir Misalleri çoğaltmak mümkündür
    Kur’an’ı Arapça harflerinden okumak, zorunludur Hiç olmazsa namazda okunan Fatiha ve kısa sureler güzelce ezberlenmelidir

    Bizi yaratan Allah, Kur’an-ı kerimi Arapça olarak bize göndermiş Elbetteki manasını öğrenmek için Türkçe, İngilizce gibi mealleri okumamız gerekir Ancak namaz ibadetinde okuduğumuzda mutlaka aslından orjinalini okumalıyız Çünkü onun aslı Arapça’dır Allah kuran’ı Arapça olarak indirmiştirTercümesi kuran yerine geçemez

    Örneğin bir çekirdeğin aslını bozarak parçalara ayırsak, sonra da toprağa eksek ağaç olamayacaktırÇünkü özellikleri kaybolmuştur Bunun gibi kuran ayetleri, kelimeleri ve harfleri birer çekirdek gibidirBaşka dillere çevrilince özelliğini kaybedeceği için kuran olmayacaktır

    “Manasını anlamıyoruz” düşüncesine gelince, ister aslıyla isterse mealleriyle kuranın manasını anlamak ve onun hükümleriyle yaşamak, her Müslümanın görevidir Zaten kuran anlaşılmak ve yaşanmak için gönderilmiştir İngilizce bir kitabı bile anlamak için İngilizce öğrenen bir Müslümanın, kuranı anlamak için neden Arapça öğrenmediğini de bir düşünmek gerekir

    Ayrıca biz anlamasak da onun bize faydası vardır Örneğin, dili tad alma özelliğini kaybetmiş bir insan yediği yemek ve gıdalardan faydalanamayacak mıdır dili tad almasa da yediği gıdalar gerekli organlarına gidecektir Kuran okumak da bunun gibidir Aklı kuranın manasını anlamayan bir insan, onu ruhunun midesine atınca aklı anlamasa da ruhunun diğer özellikleri onun manalarını alacaktır

    Diğer taraftan Allah kuranın her harfine en az on sevap vereceğini söylüyor Meallerin mutlaka faydası var, ama kuran yerine geçmeyeceği için, kuranın her harfinden alınan sevabını da alamayacaktır

    Kur'an niçin aslından okunmalı?

    Kur'an-ı kerim'de altı yerde “kur'anen arabiyyen” ifadesi geçer Yani cenab-ı hak, kur'an-ı kerim'i arapça olarak indirdiğini bildirir İbrahim suresinin 4 Ayetinin meali de şöyledir:

    “hak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik Sonra Allah, dilediğini sapıklığında bırakır, dilediğini de doğru yola iletir Onun kuvveti her şeye galiptir ve o her şeyi hikmetle yapar”

    Bu durumda kur' an'ın manası nasıl Allah'tan gelmişse, lafzı, ifadesi ve yazılışı bakımından da ilahidirKur' an dendiği zaman hem onun arapça olarak okunan lafzı ve kelimeleri, hem de anlaşılan manası akla gelir ve hakikatte de öyledir Bu iki hususiyeti birbirinden ayırmak, farklı mütalaa etmek mümkün değildir Kur'an ancak kendi lisanı üzerine okunabileceği için, sadece o lisanın kendi harfleriyle yazılır, o harflerle okunur

    Araplardan başka farsça, hintçe, çince, uzakdoğu dilleriyle konuşan müslümanlar da, biz türkler de müslüman oluşumuzdan bu yana kur'an'ı arapça olarak yazmış, o dille okumuşuz İslam alimlerinin de ortak görüşü, kur'an'ın başka dille yazılamayacağı yolundadır Bunda ittifak vardır

    Zaten kur'an'ı başka bir dille yazmak mümkün olmadığı gibi, başka bir dille doğru olarak okumak da mümkün değildir Çünkü kur'an harflerinin kendisine has özellikleri vardır Bu harflerin bazılarının karşılığı ve okunuş şekli başka dilin alfabelerinde mevcut değildir Söyleniş bakımından birbirine benzer harfler olsa da, mahreçleri (ağızdan çıkış yerleri) itibariyle de farklıdır Mesela, arapça için “lügat-ı dad” denir; yani fatiha suresinin sonundaki “veleddallin” deki “dad” harfi hiçbir lisanda bulunmamaktadır Bu harfin bulunduğu bir kelimeyi başka bir lisanın ifade etmesi mümkün değildir

    Mesela türkçede sadece “h” harfi yerine arapça'da üç çeşit “h” harfi vardır Noktasız “ha” noktalı hırıltılı “ha” ve ”he” Aralarındaki farkı küçük bir misalle açıklayalım Noktasız ha ile yazılan “mahluk”, noktalı hırıltılı ha ile yazılan “mahluk” ve he ile yazılan “mahluk” Her üçünün de türkçe de yazılışı ve okunuşu aynıdır Halbuki arapça’da birincisi tıraş edilmiş, ikincisi yaratılmış, üçüncüsü ise helak edilmiş anlamındadır İşte kur’an’ı latince yazıdan okuyan birisi bu farkları anlayamayacağından, sözgelimi Allah’ın yaratmasından bahseden bir ayeti, farkına varmadan “tıraş etmek” veya “helak etmek” manasına okuyabilecektir
    Yine kur'an harflerinin içinde üç adet “ze” vardır Biri ince “ze”, biri peltek “zel”, diğeri de “zı” dır

    Türkçe deki “s” yerine üç harf bulunur “sin, sad” ve peltek “se” Arapça'ya has bir harf vardır ki, o da “ayın” olarak okunan harftir Bu harf başka bir dilde pek bulunmamaktadır

    Şimdi kur'an harflerini bilmeyen bir kişi, yukarıdaki harfler türkçe ile yazıldığı zaman nasıl okuyacaktır?

    İşte latin harfleriyle yazılmış olan Kur'an'ı daha bunlar gibi pek çok mahzurlardan dolayı doğru olarak okumak mümkün değildir Kur'an okumasını öğrenmek isteyen kimse ancak onu aslından okumak suretiyle öğrenebilir Böylece sıhhatli bir neticeye varmış olur

    Kuran okumanın en güzeli bu olmakla beraber, Kuran'ı aslından okuyamayan kimselerin gerek Namazda okuyacağı sureleri öğrenmek, gerekse Yasin, Tebareke gibi Sureleri okumak için Latincesinden okumasının sevabı yoktur denilemez Allah yapılan hiç bir iyiliği yok etmez Bu nedenle Latinceden okumak en mükemmeli olmasa bile yine de Allahın rahmetinden sevabını bekleriz Hiç okumamak yerine böyle okumak daha iyidir
    Sorularla İslamiyet


    --------------------------

    SORU: Ben ne kadar niyetlensem de bir türlü Kuranı Kerim’i arapça harfleriyle okumayı bilemiyorum. Deniyorum inşaallah bir gün kısmet olur. Şu anda latin harfleriyle okuyorum. Sizin derslerinizde söylediğiniz gibi örneğin mülk
    suresini gece yatmadan önce okumayı adet haline getirmek istiyorum ya da öğrendiğim yeni bir duayı latin harfleriyle öğreniyorum. Bunun telaffuz açısından sakıncası var mıdır? Okuduğum yasin suresi, mülk suresi kabul
    oluyor mudur?
    CEVAP: Ölüm vaktine kadar öğrenme azmimiz devam etmelidir. Yılmak yok, bıkmak yok.
    Kur’an, kendi lisanından okunmadıkça asıl Kur’an olmaz. Biraz daha sabredin.
    Allah yardımcınız olsun.
    Nureddin Yıldız






+ Yorum Gönder