Konusunu Oylayın.: Portakal ağacı Allah'a inanıyor

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Portakal ağacı Allah'a inanıyor
  1. 21.Kasım.2011, 16:34
    1
    Misafir

    Portakal ağacı Allah'a inanıyor

  2. 21.Kasım.2011, 17:51
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Portakal ağacı Allah'a inanıyor




    Portakal ağacı Allah’a inanıyor

    Sevgili yavrularım, torunlarım, söyleyin bana, Allah hakkında ne düşünüyorsunuz?

    “Dede, ne demek istiyorsun? Allah hakikattir. O’nun hakkında nasıl fikir sahibi olabiliriz ki? O’na ihtiyacımız olduğunu biliyoruz, ve bu sebeple O’nu arıyoruz. Fakat pek çok kimse diyor ki, ‘Bir Tanrı yok!’ ve bu da bizim canımızı sıkıyor. Böyle bir şeyi nasıl söylerler?”

    Torunlarım, dünya pek çok şey söyler. Yalnızca tek bir Tanrı, tek dua ve tek insan topluluğu olduğu doğrudur. Fakat dünyadaki pek çok kimse farklı şeyler söyleyen farklı guruplara ayrılmışlardır. Böylece, torunlarım, düşündüğümüzü söylemek yerine, başka bir varlığa ne düşündüğünü soralım. Hadi şu ilerdeki güzel portakal ağacına soralım.

    “Ey portakal ağacı, Allah’ın varlığına inanıyor musun? Yoksa bir Tanrı olduğuna inanmıyor musun? Ne düşünüyorsun? Bir Tanrı var mı, yok mu?”

    “Ey irfan sahibi yüce kişi, size ne düşündüğümü söyleyeyim.Allah bana başkalarını memnun eden ve faydası olan meyvelerle dolu dallar verdi. Bana bu kadar meyve verenin ve onları bu kadar tatlı yapanın kim olabileceğini merak ettiğimde, Allah’a inanmak zorunda kalıyorum. Bu meyveler benim için yeterli delildir. Eğer Allah olmasaydı, bu kadar lezzetli meyvelere nasıl sahip olabilirdim?

    Allah beni yarattı ve başımı başkalarına huzur verecek meyvelerle kapladı. Eğer Allah’ın olmadığını söyleyecek olursam, bu sanki ‘benim meyvem yok, hiçbir şeyim yok’ demem gibi olur. Bu kadar şeyim varken nasıl olurda hiçbir şeyim olmadığını söylerim? Eğer tamamen cahil olsay-dım ancak böyle bir şey söyleyebilirdim. Bir zerre irfanım varsa, Allah’ın varolduğunu söylemek zorunda kalırım. Evet, gerçekten ben Allah’a inanıyorum.

    “Ey büyük insan, aynı benim gibi görünen pek çok ağaç var. Yaprakları ve gövdesi aynı renk ve tonlara sahip. Onlar da portakal ağacı, bununla beraber tatları ve özellikleri benimkinden farklı. Bazıları tatlı, bazıları ekşi, bazıları acı ve bazıları da lifli. Tatları ve yapıları, içlerinde işleyen çeşitli özelliklerden dolayı farklı. Bazı meyveleri ekşi yapan cehalettir, tıpkı insanlar arasında fikir farklılıklarının cehaletten kaynaklanması gibi. Bu görüşler onların özelliklerinden gelmektedir.

    “İnsanlar bizim gibiler. Hepsi de Adem’in çocukları olarak tek Allah tarafından yaratıldı ve hepsi de insanlık ailesine ait. Fakat herkes için tek bir tat ve dua var. Bu böyledir. Bununla beraber bazı insanlar Tanrı olmadığını söylüyorlar. Bu benim meyvemin olmadığını söylememe benziyor. Bu görüşler cahillikten kaynaklanıyor. Eğer zerre kadar irfanları olsaydı, ALLAH'ın olduğuna inanacaklardı. Benim düşüncem bu.

    “Allah hepimizi yarattı. Size yiyecekler veren ve dilinize iyi ve kötüyü tatma kabiliyeti veren O’dur. Gözlerinize ışık veren, burnunuza koku alma kabiliyeti veren ve kulaklarınıza işittiren O’dur. Ve böylece ne duyduğunuzu anlayabilirsiniz, ilminin lütfuyla kalplerinize ihsan eden O’dur. Size eller ve ayaklar vermiştir, bu sayede verir, alır ve yapılması gerekenleri yaparsınız. Size güzel bir insan şekli ve bir suret verdi. Gece ve gündüz, ne zaman aç olursanız, sizi rızıklandırır. Belirli zamanlardaki durumunuza göre, size su, meyve yahut başka çeşit besinler verir, bazen az bazen çok. O sizin ihtiyacınız olanı bilir.

    “Bize tüm besinleri veren Allah’tır. O’nsuz bir atom bile kıpırdayamaz, bir çimen yaprağı dahi eğilmez. Buna mutlak bir kararlılıkla inanmalıyız. Bunu kabul etmeyen, bir Tanrı olduğuna inanmayan kimse tamamen yüklü bir ağacın ‘benim meyvem yok’ demesine benzer.

    “Allah insanla yaşar. Onu yarattı, korur ve tüm ihtiyaçlarında ona yardım eder. İnsana bu kadar verilmişken, ALLAH'ın olmadığını söylemesi ancak ahmaklıktandır.

    Eğer irfanın varsa, anlayacaksın ki cahilliği, bencilliği, arzuları, kıskançlığı onu terketmeye başlamadan Allah’a inanmayacaktır. Eğer hayatını uygun bir şekilde yürütürse, sol tarafı terkedip sağa yaklaşırsa, irfan ona gelecektir. O zaman Allah’a inanacaktır. Fakat cahil kaldıkça irfan ona giremez. Ey bilge kişi, senin fikrin ne?”

    “Ben söylediklerini kabul ediyorum sevgili portakal ağacı.”

    Gerçekten böyle sevgil torunlarım. Şimdi anlıyor musunuz? Eğer bir ağaç bile Allah’ın varlığını keşfedebiliyorsa, şüphesiz insan da bu kadarını yapabilir.



  3. 21.Kasım.2011, 17:51
    2
    Devamlı Üye



    Portakal ağacı Allah’a inanıyor

    Sevgili yavrularım, torunlarım, söyleyin bana, Allah hakkında ne düşünüyorsunuz?

    “Dede, ne demek istiyorsun? Allah hakikattir. O’nun hakkında nasıl fikir sahibi olabiliriz ki? O’na ihtiyacımız olduğunu biliyoruz, ve bu sebeple O’nu arıyoruz. Fakat pek çok kimse diyor ki, ‘Bir Tanrı yok!’ ve bu da bizim canımızı sıkıyor. Böyle bir şeyi nasıl söylerler?”

    Torunlarım, dünya pek çok şey söyler. Yalnızca tek bir Tanrı, tek dua ve tek insan topluluğu olduğu doğrudur. Fakat dünyadaki pek çok kimse farklı şeyler söyleyen farklı guruplara ayrılmışlardır. Böylece, torunlarım, düşündüğümüzü söylemek yerine, başka bir varlığa ne düşündüğünü soralım. Hadi şu ilerdeki güzel portakal ağacına soralım.

    “Ey portakal ağacı, Allah’ın varlığına inanıyor musun? Yoksa bir Tanrı olduğuna inanmıyor musun? Ne düşünüyorsun? Bir Tanrı var mı, yok mu?”

    “Ey irfan sahibi yüce kişi, size ne düşündüğümü söyleyeyim.Allah bana başkalarını memnun eden ve faydası olan meyvelerle dolu dallar verdi. Bana bu kadar meyve verenin ve onları bu kadar tatlı yapanın kim olabileceğini merak ettiğimde, Allah’a inanmak zorunda kalıyorum. Bu meyveler benim için yeterli delildir. Eğer Allah olmasaydı, bu kadar lezzetli meyvelere nasıl sahip olabilirdim?

    Allah beni yarattı ve başımı başkalarına huzur verecek meyvelerle kapladı. Eğer Allah’ın olmadığını söyleyecek olursam, bu sanki ‘benim meyvem yok, hiçbir şeyim yok’ demem gibi olur. Bu kadar şeyim varken nasıl olurda hiçbir şeyim olmadığını söylerim? Eğer tamamen cahil olsay-dım ancak böyle bir şey söyleyebilirdim. Bir zerre irfanım varsa, Allah’ın varolduğunu söylemek zorunda kalırım. Evet, gerçekten ben Allah’a inanıyorum.

    “Ey büyük insan, aynı benim gibi görünen pek çok ağaç var. Yaprakları ve gövdesi aynı renk ve tonlara sahip. Onlar da portakal ağacı, bununla beraber tatları ve özellikleri benimkinden farklı. Bazıları tatlı, bazıları ekşi, bazıları acı ve bazıları da lifli. Tatları ve yapıları, içlerinde işleyen çeşitli özelliklerden dolayı farklı. Bazı meyveleri ekşi yapan cehalettir, tıpkı insanlar arasında fikir farklılıklarının cehaletten kaynaklanması gibi. Bu görüşler onların özelliklerinden gelmektedir.

    “İnsanlar bizim gibiler. Hepsi de Adem’in çocukları olarak tek Allah tarafından yaratıldı ve hepsi de insanlık ailesine ait. Fakat herkes için tek bir tat ve dua var. Bu böyledir. Bununla beraber bazı insanlar Tanrı olmadığını söylüyorlar. Bu benim meyvemin olmadığını söylememe benziyor. Bu görüşler cahillikten kaynaklanıyor. Eğer zerre kadar irfanları olsaydı, ALLAH'ın olduğuna inanacaklardı. Benim düşüncem bu.

    “Allah hepimizi yarattı. Size yiyecekler veren ve dilinize iyi ve kötüyü tatma kabiliyeti veren O’dur. Gözlerinize ışık veren, burnunuza koku alma kabiliyeti veren ve kulaklarınıza işittiren O’dur. Ve böylece ne duyduğunuzu anlayabilirsiniz, ilminin lütfuyla kalplerinize ihsan eden O’dur. Size eller ve ayaklar vermiştir, bu sayede verir, alır ve yapılması gerekenleri yaparsınız. Size güzel bir insan şekli ve bir suret verdi. Gece ve gündüz, ne zaman aç olursanız, sizi rızıklandırır. Belirli zamanlardaki durumunuza göre, size su, meyve yahut başka çeşit besinler verir, bazen az bazen çok. O sizin ihtiyacınız olanı bilir.

    “Bize tüm besinleri veren Allah’tır. O’nsuz bir atom bile kıpırdayamaz, bir çimen yaprağı dahi eğilmez. Buna mutlak bir kararlılıkla inanmalıyız. Bunu kabul etmeyen, bir Tanrı olduğuna inanmayan kimse tamamen yüklü bir ağacın ‘benim meyvem yok’ demesine benzer.

    “Allah insanla yaşar. Onu yarattı, korur ve tüm ihtiyaçlarında ona yardım eder. İnsana bu kadar verilmişken, ALLAH'ın olmadığını söylemesi ancak ahmaklıktandır.

    Eğer irfanın varsa, anlayacaksın ki cahilliği, bencilliği, arzuları, kıskançlığı onu terketmeye başlamadan Allah’a inanmayacaktır. Eğer hayatını uygun bir şekilde yürütürse, sol tarafı terkedip sağa yaklaşırsa, irfan ona gelecektir. O zaman Allah’a inanacaktır. Fakat cahil kaldıkça irfan ona giremez. Ey bilge kişi, senin fikrin ne?”

    “Ben söylediklerini kabul ediyorum sevgili portakal ağacı.”

    Gerçekten böyle sevgil torunlarım. Şimdi anlıyor musunuz? Eğer bir ağaç bile Allah’ın varlığını keşfedebiliyorsa, şüphesiz insan da bu kadarını yapabilir.






+ Yorum Gönder