Konusunu Oylayın.: Kıbleye yönelirken bir kaç santimlik fark namaza mani mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kıbleye yönelirken bir kaç santimlik fark namaza mani mi?
  1. 20.Kasım.2011, 23:14
    1
    Misafir

    Kıbleye yönelirken bir kaç santimlik fark namaza mani mi?






    Kıbleye yönelirken bir kaç santimlik fark namaza mani mi? Mumsema Kıbleye yönelirken bir kaç santimlik fark namaza mani mi?


  2. 20.Kasım.2011, 23:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Kasım.2011, 23:33
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kıbleye yönelirken bir kaç santimlik fark namaza mani mi?




    Bizler evlerimizdeki kıblemizi yakınımızda bulunan camilere göre tespit ederiz. Başka çaremiz de yoktur zaten. Bu şekilde kıldığımız namazlarımızın da kıbleye yönelik olduğunda şüpheye düşmeyiz. Çünkü, namazda kıbleye yönelen insanın santimi santimine Kâbe’nin duvarına yönelmesi şartı yoktur.

    Sadece Kâbe’yi de içine alan Mescid-i Haram tarafına doğru yönelmiş olmak yeterlidir. Bakara Sûresi’ndeki ayette de böyle bir ifade kullanılmaktadır: “Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir!” Bu “Mescid-i Haram tarafına çevir” tabirinden geniş bir kıble anlayışı çıkmakta, Kâbe’nin kendisini de içine alan Mescid-i Haram tarafına yönelmiş olmanın yeterli olduğuna delil olarak gösterilmektedir. Hatta bu konuda yapılan tespitte şöyle bir açı ile de konu daha da netleşmektedir:

    - “Kâbe’nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa ve sola sapmalar kıbleden (Kâbe’ye yönelmeden) sapma sayılmaz!.. Sapma derecesi daha fazla olursa “kıbleye yönelme” şartı aksamış olur.” (İSAM - 232)

    Bir diğer tespitte de, “Mekke şehrinin coğrafi yeri/ yönü Müslümanların kıblesidir.” denerek geniş bir kıble sahasına işaret edilmektedir. (Hayatımızdaki İslam).

    Demek ki, evinde namaz kılan kimsenin 45’er derecelik sağa sola meyille kıldıkları namazlar dahi sahihtir. Çünkü bu halde iken bile Mescid-i Haram, Mekke tarafına yönelmiş olma şartı gerçekleşmektedir.

    Bu sebeple yakınımızdaki camilere bakarak yaptığımız kıble tespitlerinden şüpheye düşmemeli, evlerimizde kıldığımız namazlarımızın tehlikede olduğu evhamına yer vermemeli, kıble anlayışımızın çok geniş bir sahayı içine aldığını düşünerek rahatlamalıyız.

    Ayrıca, kıblesini bilmediğimiz yabancı bir yerde kılacağımız namazı, kıbleyi bilenlerden sorarak kılarsak, kıbleye isabet etmesek dahi namaz sahihtir. Çünkü bize düşen, bilen yerlilerden sormaktı. Sorduktan sonra verilen bilgiden bizim sorumluluğumuz yoktur. Ancak araştırma yapmadan rastgele kılar da isabet etmediğiniz sonra anlaşılırsa bu namazı yenilemek gerekir. Çünkü üzerimize düşen araştırma görevimizi ihmal etmiş, rastgele kılmış olmaktayız.

    Demek ki, çevremizdeki camilere bakarak yaptığımız kıble tespiti bize huzur vermeli, evde kıldığımız namazlarımızdan şüpheye düşmemeliyiz.

    Aslında burada dikkat edilmesi gereken bir mühim nokta da şu olmalıdır:

    Biz namazda kalıbımızla kıbleye yönelik durumda iken, kalbimizle nereye yönelik halde oluyoruz acaba? Asıl düşünülecek konu bu olsa gerektir. Kıbleye, hem kalıbımız hem de kalbimizle yönelmeliyiz... Namazın asıl sıhhati burada, kalıp ve kalp birliğinde aranmalıdır.



  4. 20.Kasım.2011, 23:33
    2
    Silent and lonely rains



    Bizler evlerimizdeki kıblemizi yakınımızda bulunan camilere göre tespit ederiz. Başka çaremiz de yoktur zaten. Bu şekilde kıldığımız namazlarımızın da kıbleye yönelik olduğunda şüpheye düşmeyiz. Çünkü, namazda kıbleye yönelen insanın santimi santimine Kâbe’nin duvarına yönelmesi şartı yoktur.

    Sadece Kâbe’yi de içine alan Mescid-i Haram tarafına doğru yönelmiş olmak yeterlidir. Bakara Sûresi’ndeki ayette de böyle bir ifade kullanılmaktadır: “Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir!” Bu “Mescid-i Haram tarafına çevir” tabirinden geniş bir kıble anlayışı çıkmakta, Kâbe’nin kendisini de içine alan Mescid-i Haram tarafına yönelmiş olmanın yeterli olduğuna delil olarak gösterilmektedir. Hatta bu konuda yapılan tespitte şöyle bir açı ile de konu daha da netleşmektedir:

    - “Kâbe’nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa ve sola sapmalar kıbleden (Kâbe’ye yönelmeden) sapma sayılmaz!.. Sapma derecesi daha fazla olursa “kıbleye yönelme” şartı aksamış olur.” (İSAM - 232)

    Bir diğer tespitte de, “Mekke şehrinin coğrafi yeri/ yönü Müslümanların kıblesidir.” denerek geniş bir kıble sahasına işaret edilmektedir. (Hayatımızdaki İslam).

    Demek ki, evinde namaz kılan kimsenin 45’er derecelik sağa sola meyille kıldıkları namazlar dahi sahihtir. Çünkü bu halde iken bile Mescid-i Haram, Mekke tarafına yönelmiş olma şartı gerçekleşmektedir.

    Bu sebeple yakınımızdaki camilere bakarak yaptığımız kıble tespitlerinden şüpheye düşmemeli, evlerimizde kıldığımız namazlarımızın tehlikede olduğu evhamına yer vermemeli, kıble anlayışımızın çok geniş bir sahayı içine aldığını düşünerek rahatlamalıyız.

    Ayrıca, kıblesini bilmediğimiz yabancı bir yerde kılacağımız namazı, kıbleyi bilenlerden sorarak kılarsak, kıbleye isabet etmesek dahi namaz sahihtir. Çünkü bize düşen, bilen yerlilerden sormaktı. Sorduktan sonra verilen bilgiden bizim sorumluluğumuz yoktur. Ancak araştırma yapmadan rastgele kılar da isabet etmediğiniz sonra anlaşılırsa bu namazı yenilemek gerekir. Çünkü üzerimize düşen araştırma görevimizi ihmal etmiş, rastgele kılmış olmaktayız.

    Demek ki, çevremizdeki camilere bakarak yaptığımız kıble tespiti bize huzur vermeli, evde kıldığımız namazlarımızdan şüpheye düşmemeliyiz.

    Aslında burada dikkat edilmesi gereken bir mühim nokta da şu olmalıdır:

    Biz namazda kalıbımızla kıbleye yönelik durumda iken, kalbimizle nereye yönelik halde oluyoruz acaba? Asıl düşünülecek konu bu olsa gerektir. Kıbleye, hem kalıbımız hem de kalbimizle yönelmeliyiz... Namazın asıl sıhhati burada, kalıp ve kalp birliğinde aranmalıdır.






+ Yorum Gönder