Konusunu Oylayın.: İlk defa kıyılan dini nikahı yeniden imam tarafından kıydırmak geçerlimi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İlk defa kıyılan dini nikahı yeniden imam tarafından kıydırmak geçerlimi?
  1. 20.Kasım.2011, 20:21
    1
    Misafir

    İlk defa kıyılan dini nikahı yeniden imam tarafından kıydırmak geçerlimi?






    İlk defa kıyılan dini nikahı yeniden imam tarafından kıydırmak geçerlimi? Mumsema ilk defa kıyılan dini nikahı,imama ikinci defa kıydırmak istediğimizi söyleyip imamda nikahı kıyarken yeniden diye belirtirse bu nikah geçerli olurmu


  2. 20.Kasım.2011, 20:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    ilk defa kıyılan dini nikahı,imama ikinci defa kıydırmak istediğimizi söyleyip imamda nikahı kıyarken yeniden diye belirtirse bu nikah geçerli olurmu


    Benzer Konular

    - Ailemin izni olmadan imam nikahı yapmak istiyorum geçerlimi?

    - Gizli imam nikâhı geçerlimi?

    - Aileden gizli imam nikahı kıydırmak

    - İki kez imam nikahı kıydırmak

    - Baskı altinda kıyılan imam nikahı geçerli midir?

  3. 20.Kasım.2011, 22:47
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: ilk defa kıyılan dini nikahı yeniden imam tarafından kıydırmak geçerlimi?




    Dini nikah nasıl kıyılır?

    Hıristiyanların nikahlarını, kilisede papazlar kıydığı halde, papaz nikahı denmiyor Nikah kıymasını bilen her Müslüman, her yerde nikah kıyabilir, Yani Camide olması da şart değildir İmamın kıyması da, şart değildir Doktor kıyarsa, doktor nikahı, mühendis kıyarsa, mühendis nikahı denmeyeceği gibi, imam kıyınca da, imam nikahı denmez Normal adı, nikahtır Resmi nikah muamelesi ile karışmaması için, dini nikah deniyor Yoksa nikah, namaz gibi dinin bir emridir Dini namaz veya imam namazı diye bir namaz olmadığı gibi, imam nikahı da olmaz Sadece, belediyede yapılan nikah işlemleri ile karışmaması için dini nikah demeli, imam nikahı dememelidir

    Nikah şöyle kıyılır:

    Nikah yapacak efendi, önce zevcenin adını, Mesela Fatıma bint-i Ahmed yazar


    Sonra zevcenin vekilini, Mesela Ali bin Zeyd yazar
    Sonra iki erkek şahidin adını yazar Sonra zevcin adını, Mesela Ömer bin Hüseyin diye yazar

    Sonra, zevc yoksa zevcin vekilinin adını yazar
    Sonra, iki tarafa sorarak, uyuştukları mehr-i müecceli ve mehr-i muacceli yazar

    Sonra, istiğfar okur Euzü Besmele okur
    (Elhamdü lillahillezî zevvecel ervâha bil eşbâh ve ehallennikâha ve harremessifâh Vessalâtü vesselâmü alâ resûlinâ Muhammedinillezî beyyenel-harâme vel-mubâh ve alâ Âlihi ve Eshâbi-hillezîne hüm ehlüssalâhi velfelâh) der


    Euzü Besmele çekip, Nur suresinin otuzikinci âyetini okur (Sadakallahül’azîm) deyip, (Kâle Resûlullah, sallallahü aleyhi ve sellem, “En-nikâhü sünnetî femen ragibe an sünnetî feleyse minnî” sadaka Resûlullah Bismillâhi ve alâ sünnet-i resûlillah) der/B


    Sonra zevcenin vekiline dönüp:
    (Allahü teâlânın emri ve Peygamber efendimizin sünneti ile ve amelde mezhebimizin imamı, imam-ı a’zam Ebu Hanife hazretlerinin ictihadı ile ve hazır olan Müslümanların şehadetleri ile, vekili olduğun Fatıma bint-i Ahmedi, şu kadar altın mehr-i müeccel ve şu kadar altın muaccel ile, talibi olan Ömer bin Hüseyine tezvice, vekaletin hasebi ile, verdin mi?) der

    Sonra zevcin vekiline dönüp, yine (Bismillahi ve alâ)dan başlayıp okur Sen dahi, Fatıma bint-i Ahmedi, şu kadar altın mehr-i müeccel ve aralarında malum olan mehr-i muaccel ile, vekili olduğun Ömer bin Hüseyine, vekaletin hasebi ile, aldın mı?) der
    [Zevcin kendisi varsa, bunları kendisine sorar]


    Her ikisine üçer kere sorar ve cevap alır Ben dahi akd-i nikah ettim der Sonra, şu duayı okur:

    (Allahümmec’al hâzel akde meymûnen mubâreken vec’al beyne-hümâ ülfeten ve mehabbeten ve karârâ ve lâ tec’al beyne-hümâ nefreten ve fitneten ve firârâ Allahümme ellif beynehümâ kemâ ellefte beyne Âdeme ve Havvâ Ve kemâ ellefte beyne Muhammedin “sallallahü aleyhi ve sellem” ve Hadîce-tel-kübrâ ve Âişe-te ümm-il mü’minîne “radıyallahü anhüm┠Ve beyne Alîyyin “radıyallahü anh” ve Fâtıma-tez-zehr⠓radıyallahü anh┠Allahümme a’ti le-hümâ evlâden sâlihan ve ömren tavîlen ve rızkan vâsi’an Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrete a’yünin vec’alnâ lil müttekîne imâmâ Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil âhıreti haseneten ve kına azabennâr Sübhâne rabbike rabbil’ızzeti ammâ yesıfûn ve selâmün alel mürselîn velhamdülillahi rabbil’âlemin El fatiha)

    Nikahın Şartları


    Nikâh bir akit, sözleşme ve anlaşmadır Bunun için bazı şartları vardır Bu şartlardan birisi yerine getirilmezse nikâh sahih olmaz

    1 Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bulunması

    2 Tarafların irade beyanı Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “kabul ettim” şeklinde ifade etmeleri

    3 Nikâhın duyurulması Gizli bırakılmaması Bu şart bazı mezheplere göredir

    4 Kızın velisinin izninin olması Bu hüküm Hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir

    5 Şahitlerin hazır olması Bu şahitler, ergenlik çağına ermiş, aklı başında iki erkek veya bir erkekle iki kadın olmalıdır Yani şahitlikte mutlaka bir erkeğin bulunması icap eder

    Nikâh, talâk diğer bir ifade ile evlilik ve boşanma dinî bir müessesedir; aynı zamanda ibadetler içinde değerlendirilir Çünkü kaynağı Kur'ân ve hadistir Bu hususta yüzlerce âyet-i kerime, binlerce hadis-i şerif vardır Bu âyetler hem evlilik müessesesinin sınırlarını çizer, hem de sorumluluk ve mükellefiyetleri belirler Bazı âyetlerde mesele bütün ayrıntılarıyla verilir Hadisler ise evlilik ve aile müessesesinin bütün ayrıntılarını belirler, anlatır ve öğretir

    Aynı şekilde İslâm hukuku kitaplarında nikâh ve talak bölümü ap ayrı bir bölüm teşkil eder Meselâ kaynak olarak verdiğimiz, Türkçede de kapsamlı bir eser Ömer Nasuhi Bilmen'in 8 ciltlik Hukuk-u İslâmiye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kamusu'nun bir cildi bu meseleye ayrılmıştır

    Konunun anlaşılmasına yardımcı olması ve bir örnek teşkil etmesi açısından bazı âyetlerin meallerini okuyalım:

    "İçinizden bekâr olanları ve köle ve cariyelerinizden dindar olanlarını evlendirin Onlar fakir iseler, Allah onları lûtfuyla zenginleştirir Allah'ın lütfü geniştir ve O her şeyi hakkıyla bilir

    "Evlenmeye imkân bulamayanlar da, Allah onları lûtfuyla zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar"1

    "Size şu kadınları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emzirmiş olan süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, aranızdan zifaf geçmiş olan kadınlarınızdan doğan üvey kızlarınız Eğer zifaf geçmemişse onların kızlarını nikâhlamakta size günah yoktur Öz oğullarınızın hanımlarını nikahlamanız ve iki kız kardeşi birden nikâhınız altına almanız da size haram kılındıAncak geçmiş olan müstesnadır Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir"2

    Nikâhın kendine göre şartları vardır Bu da yukarıda izah edildi Cumhuriyet devrine kadar "dini nikâh, resmi nikâh" diye bir ifade mevcut değildi İslâm hukuku yürürlükten kaldırılıp yerine Batıdan adapte edilen "medenî" hukuk devreye girince ve nikâh akit işlemleri belediyelere verilince bu çeşit sorular gündeme geldi Oysa Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi semavi kaynaklı dinlerde önceden olduğu gibi şimdi de nikâh merasimleri sinagog ve kiliselerde yapılır Esasen İslâmda da böyledir

    Peygamberimizin (asm) "Nikâhı duyurun ve onu camilerde yapın" mealindeki hadis-i şerif bu prensibi hatırlatmaktadır Bu işlem camilerden alınıp belediye nikâh salonlarına taşınınca, nikâhın "dinî" bir mahiyet taşıyıp taşımadığı akıllara gelmeye başladı

    Nikâh, evlilik bazı şartlar taşıdığından dolayı bu meseleyi bir bütün olarak âlimler ve din görevlileri bilmektedir Ve öteden beri nikâh akdini âlimler ve imamlar yapmaktadır Bunun için nikâhın halk dilindeki adı "imam nikâhı" şeklinde söylenir olmuştur

    Aslında bu işlem imamlık, hocalık işi değildir Her Müslüman nasıl ibadetlerini önceden öğrenerek yapıyorsa, nikâhı ve nikâhın şartlarını ve sorumluluklarını araştırıp öğrendikten sonra bu hazırlığa girecek, şahitler huzurunda taraflar birbirlerini karı-koca kabul ederek nikâhlarını kıyacaklardır Yani cemaatle namazda olduğu gibi, nikâhta mutlaka imam bulunacak diye bir şart yoktur Şartları bellidir ve ona göre akit yapılır

    Sadece resmî nikâh yeterli midir? "Sadece resmî nikâhı olanlar Allah katında evli sayılır mı?"

    Nikâh dinî bir müessesedir ve belli şartları vardır Aynı şart ve esaslar resmî nikâhta, yani belediye memuru tarafından kıyılan nikâhta mevcutsa nikâh nikâhtır Ancak şart ve esaslara dikkat edilmiyor, hattâ kaale alınmıyorsa mesele değişir, nikâha gölge düşebilir Şöyle ki:

    Resmî nikâhta evlenecek kişiler evlendiklerine dair ifadelerini açıkça belirtiyorlar Ancak bu ifadelerin kesinlik bildirmesi gerekir Başka türlü bir yoruma müsait olmamalıdır
    Bir diğer önemli nokta, şahitlerin Müslüman olması ve iki şahitten birisinin erkek olmasıdır Oysa laik düzende şahidin TCvatandaşı olması kâfi geliyor

    Evlenecek taraflar süt kardeşi olmamalıdır Oysa resmî nikâhta bu husus araştırılmadığı gibi, memur tarafından da sorulmuyor

    Müslüman bir hanım gayr-ı müslim bir erkekle evlenemez Halbuki yürürlükte olan mevzuatta bu meseleye dikkat edilmiyor, memur sormaya gerek duymadan nikâhı kıyıyor

    Bu mahzurlar söz konusu değilse, sadece resmî nikâhla da helâllik mümkün olur Zaten nikâhın rüknü: iki şahit huzurunda tarafların birbirlerini karı-koca olarak kabul etmeleridir

    Ancak bütün bunlarla birlikte İslâmî ölçüler çerçevesinde nikâh akdini ihmal etmemeli, yaptırmalıdır

    1- Nur Sûresi 32 ve 33
    2- Nisa Sûresi 23
    Mehmed PAKSU (Aileye Özel Fetvalar)



  4. 20.Kasım.2011, 22:47
    2
    Silent and lonely rains



    Dini nikah nasıl kıyılır?

    Hıristiyanların nikahlarını, kilisede papazlar kıydığı halde, papaz nikahı denmiyor Nikah kıymasını bilen her Müslüman, her yerde nikah kıyabilir, Yani Camide olması da şart değildir İmamın kıyması da, şart değildir Doktor kıyarsa, doktor nikahı, mühendis kıyarsa, mühendis nikahı denmeyeceği gibi, imam kıyınca da, imam nikahı denmez Normal adı, nikahtır Resmi nikah muamelesi ile karışmaması için, dini nikah deniyor Yoksa nikah, namaz gibi dinin bir emridir Dini namaz veya imam namazı diye bir namaz olmadığı gibi, imam nikahı da olmaz Sadece, belediyede yapılan nikah işlemleri ile karışmaması için dini nikah demeli, imam nikahı dememelidir

    Nikah şöyle kıyılır:

    Nikah yapacak efendi, önce zevcenin adını, Mesela Fatıma bint-i Ahmed yazar


    Sonra zevcenin vekilini, Mesela Ali bin Zeyd yazar
    Sonra iki erkek şahidin adını yazar Sonra zevcin adını, Mesela Ömer bin Hüseyin diye yazar

    Sonra, zevc yoksa zevcin vekilinin adını yazar
    Sonra, iki tarafa sorarak, uyuştukları mehr-i müecceli ve mehr-i muacceli yazar

    Sonra, istiğfar okur Euzü Besmele okur
    (Elhamdü lillahillezî zevvecel ervâha bil eşbâh ve ehallennikâha ve harremessifâh Vessalâtü vesselâmü alâ resûlinâ Muhammedinillezî beyyenel-harâme vel-mubâh ve alâ Âlihi ve Eshâbi-hillezîne hüm ehlüssalâhi velfelâh) der


    Euzü Besmele çekip, Nur suresinin otuzikinci âyetini okur (Sadakallahül’azîm) deyip, (Kâle Resûlullah, sallallahü aleyhi ve sellem, “En-nikâhü sünnetî femen ragibe an sünnetî feleyse minnî” sadaka Resûlullah Bismillâhi ve alâ sünnet-i resûlillah) der/B


    Sonra zevcenin vekiline dönüp:
    (Allahü teâlânın emri ve Peygamber efendimizin sünneti ile ve amelde mezhebimizin imamı, imam-ı a’zam Ebu Hanife hazretlerinin ictihadı ile ve hazır olan Müslümanların şehadetleri ile, vekili olduğun Fatıma bint-i Ahmedi, şu kadar altın mehr-i müeccel ve şu kadar altın muaccel ile, talibi olan Ömer bin Hüseyine tezvice, vekaletin hasebi ile, verdin mi?) der

    Sonra zevcin vekiline dönüp, yine (Bismillahi ve alâ)dan başlayıp okur Sen dahi, Fatıma bint-i Ahmedi, şu kadar altın mehr-i müeccel ve aralarında malum olan mehr-i muaccel ile, vekili olduğun Ömer bin Hüseyine, vekaletin hasebi ile, aldın mı?) der
    [Zevcin kendisi varsa, bunları kendisine sorar]


    Her ikisine üçer kere sorar ve cevap alır Ben dahi akd-i nikah ettim der Sonra, şu duayı okur:

    (Allahümmec’al hâzel akde meymûnen mubâreken vec’al beyne-hümâ ülfeten ve mehabbeten ve karârâ ve lâ tec’al beyne-hümâ nefreten ve fitneten ve firârâ Allahümme ellif beynehümâ kemâ ellefte beyne Âdeme ve Havvâ Ve kemâ ellefte beyne Muhammedin “sallallahü aleyhi ve sellem” ve Hadîce-tel-kübrâ ve Âişe-te ümm-il mü’minîne “radıyallahü anhüm┠Ve beyne Alîyyin “radıyallahü anh” ve Fâtıma-tez-zehr⠓radıyallahü anh┠Allahümme a’ti le-hümâ evlâden sâlihan ve ömren tavîlen ve rızkan vâsi’an Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrete a’yünin vec’alnâ lil müttekîne imâmâ Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil âhıreti haseneten ve kına azabennâr Sübhâne rabbike rabbil’ızzeti ammâ yesıfûn ve selâmün alel mürselîn velhamdülillahi rabbil’âlemin El fatiha)

    Nikahın Şartları


    Nikâh bir akit, sözleşme ve anlaşmadır Bunun için bazı şartları vardır Bu şartlardan birisi yerine getirilmezse nikâh sahih olmaz

    1 Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bulunması

    2 Tarafların irade beyanı Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “kabul ettim” şeklinde ifade etmeleri

    3 Nikâhın duyurulması Gizli bırakılmaması Bu şart bazı mezheplere göredir

    4 Kızın velisinin izninin olması Bu hüküm Hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir

    5 Şahitlerin hazır olması Bu şahitler, ergenlik çağına ermiş, aklı başında iki erkek veya bir erkekle iki kadın olmalıdır Yani şahitlikte mutlaka bir erkeğin bulunması icap eder

    Nikâh, talâk diğer bir ifade ile evlilik ve boşanma dinî bir müessesedir; aynı zamanda ibadetler içinde değerlendirilir Çünkü kaynağı Kur'ân ve hadistir Bu hususta yüzlerce âyet-i kerime, binlerce hadis-i şerif vardır Bu âyetler hem evlilik müessesesinin sınırlarını çizer, hem de sorumluluk ve mükellefiyetleri belirler Bazı âyetlerde mesele bütün ayrıntılarıyla verilir Hadisler ise evlilik ve aile müessesesinin bütün ayrıntılarını belirler, anlatır ve öğretir

    Aynı şekilde İslâm hukuku kitaplarında nikâh ve talak bölümü ap ayrı bir bölüm teşkil eder Meselâ kaynak olarak verdiğimiz, Türkçede de kapsamlı bir eser Ömer Nasuhi Bilmen'in 8 ciltlik Hukuk-u İslâmiye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kamusu'nun bir cildi bu meseleye ayrılmıştır

    Konunun anlaşılmasına yardımcı olması ve bir örnek teşkil etmesi açısından bazı âyetlerin meallerini okuyalım:

    "İçinizden bekâr olanları ve köle ve cariyelerinizden dindar olanlarını evlendirin Onlar fakir iseler, Allah onları lûtfuyla zenginleştirir Allah'ın lütfü geniştir ve O her şeyi hakkıyla bilir

    "Evlenmeye imkân bulamayanlar da, Allah onları lûtfuyla zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar"1

    "Size şu kadınları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emzirmiş olan süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, aranızdan zifaf geçmiş olan kadınlarınızdan doğan üvey kızlarınız Eğer zifaf geçmemişse onların kızlarını nikâhlamakta size günah yoktur Öz oğullarınızın hanımlarını nikahlamanız ve iki kız kardeşi birden nikâhınız altına almanız da size haram kılındıAncak geçmiş olan müstesnadır Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir"2

    Nikâhın kendine göre şartları vardır Bu da yukarıda izah edildi Cumhuriyet devrine kadar "dini nikâh, resmi nikâh" diye bir ifade mevcut değildi İslâm hukuku yürürlükten kaldırılıp yerine Batıdan adapte edilen "medenî" hukuk devreye girince ve nikâh akit işlemleri belediyelere verilince bu çeşit sorular gündeme geldi Oysa Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi semavi kaynaklı dinlerde önceden olduğu gibi şimdi de nikâh merasimleri sinagog ve kiliselerde yapılır Esasen İslâmda da böyledir

    Peygamberimizin (asm) "Nikâhı duyurun ve onu camilerde yapın" mealindeki hadis-i şerif bu prensibi hatırlatmaktadır Bu işlem camilerden alınıp belediye nikâh salonlarına taşınınca, nikâhın "dinî" bir mahiyet taşıyıp taşımadığı akıllara gelmeye başladı

    Nikâh, evlilik bazı şartlar taşıdığından dolayı bu meseleyi bir bütün olarak âlimler ve din görevlileri bilmektedir Ve öteden beri nikâh akdini âlimler ve imamlar yapmaktadır Bunun için nikâhın halk dilindeki adı "imam nikâhı" şeklinde söylenir olmuştur

    Aslında bu işlem imamlık, hocalık işi değildir Her Müslüman nasıl ibadetlerini önceden öğrenerek yapıyorsa, nikâhı ve nikâhın şartlarını ve sorumluluklarını araştırıp öğrendikten sonra bu hazırlığa girecek, şahitler huzurunda taraflar birbirlerini karı-koca kabul ederek nikâhlarını kıyacaklardır Yani cemaatle namazda olduğu gibi, nikâhta mutlaka imam bulunacak diye bir şart yoktur Şartları bellidir ve ona göre akit yapılır

    Sadece resmî nikâh yeterli midir? "Sadece resmî nikâhı olanlar Allah katında evli sayılır mı?"

    Nikâh dinî bir müessesedir ve belli şartları vardır Aynı şart ve esaslar resmî nikâhta, yani belediye memuru tarafından kıyılan nikâhta mevcutsa nikâh nikâhtır Ancak şart ve esaslara dikkat edilmiyor, hattâ kaale alınmıyorsa mesele değişir, nikâha gölge düşebilir Şöyle ki:

    Resmî nikâhta evlenecek kişiler evlendiklerine dair ifadelerini açıkça belirtiyorlar Ancak bu ifadelerin kesinlik bildirmesi gerekir Başka türlü bir yoruma müsait olmamalıdır
    Bir diğer önemli nokta, şahitlerin Müslüman olması ve iki şahitten birisinin erkek olmasıdır Oysa laik düzende şahidin TCvatandaşı olması kâfi geliyor

    Evlenecek taraflar süt kardeşi olmamalıdır Oysa resmî nikâhta bu husus araştırılmadığı gibi, memur tarafından da sorulmuyor

    Müslüman bir hanım gayr-ı müslim bir erkekle evlenemez Halbuki yürürlükte olan mevzuatta bu meseleye dikkat edilmiyor, memur sormaya gerek duymadan nikâhı kıyıyor

    Bu mahzurlar söz konusu değilse, sadece resmî nikâhla da helâllik mümkün olur Zaten nikâhın rüknü: iki şahit huzurunda tarafların birbirlerini karı-koca olarak kabul etmeleridir

    Ancak bütün bunlarla birlikte İslâmî ölçüler çerçevesinde nikâh akdini ihmal etmemeli, yaptırmalıdır

    1- Nur Sûresi 32 ve 33
    2- Nisa Sûresi 23
    Mehmed PAKSU (Aileye Özel Fetvalar)






+ Yorum Gönder