Konusunu Oylayın.: Aklın işlevi ve aklın dini sorumluluktaki yeri nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 9 kişi
Aklın işlevi ve aklın dini sorumluluktaki yeri nedir?
  1. 20.Kasım.2011, 14:31
    1
    Misafir

    Aklın işlevi ve aklın dini sorumluluktaki yeri nedir?






    Aklın işlevi ve aklın dini sorumluluktaki yeri nedir? Mumsema aklın işlevi ve aklın dini sorumluluktaki yeri ne ??


  2. 20.Kasım.2011, 17:34
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Aklın işlevi ve aklın dini sorumluluktaki yeri nedir?





    Aklın dindeki yeri

    İslam aklı ve mantığı nasıl ihmal edebilir ki, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bizlere bir çok kereler düşünmemiz, akletmemiz emredilmektedir.
    “Onlar, ayakta iken, otururken, yanları üstüne yatarken, hep Allah’ı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaradılışı hakkında inceden inceye düşünürler.” (Bkz. Al-i İmran Suresi, Ayet: 191).

    Ancak akıl hem hayıra, hem de şerre alet olabilecek bir araçtır. Onu insanın yücelmesi ve mutluluğu için kullanmasını bilmek gerekmektedir.
    İslam insanı, Allah’a, hakka, hakikate, güzele, doğruya, iyiye, adalete, tevhide ve sonsuzluğa götürmeyen aklı sevmez. Onu reddeder. İslam diyalektiği yaratılanı Yaradan’ın, batılı Hakk’ın, ölümü ölümsüzlüğün, dünyayı ahretin, kötülüğü iyiliğin, çirkini güzelin, yanlışı doğrunun, esareti hürriyetin, zulmü adaletin, sınırlıyı sonsuzun, bölücülüğü birleştiriciliğin anahtarı kabul eder.
    Aksi halde ne kadar parlak, ne kadar güzel gözükürse gözüksün, insanı yüceltmeyen bir mantık, İslam dinine göre kötü bir mantıktır. Bu tür bir mantık insanı hedonizme, nihilizme, materyalizme mahkum eder. Bizler Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin deyimiyle bu tür bir mantığı “bataklığa saplanmış eşek” olarak görürüz. İslam’da insanı Allah’a götürmeyen mantığa “Akl-ı sakim” denir. Allah’a götüren mantığa da “Akl-ı selim” denir.
    Bu bağlamda görüyoruz ki İslam akıl dinidir. Yani Allah akılla bilinir.



  3. 20.Kasım.2011, 17:34
    2
    Silent and lonely rains




    Aklın dindeki yeri

    İslam aklı ve mantığı nasıl ihmal edebilir ki, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bizlere bir çok kereler düşünmemiz, akletmemiz emredilmektedir.
    “Onlar, ayakta iken, otururken, yanları üstüne yatarken, hep Allah’ı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaradılışı hakkında inceden inceye düşünürler.” (Bkz. Al-i İmran Suresi, Ayet: 191).

    Ancak akıl hem hayıra, hem de şerre alet olabilecek bir araçtır. Onu insanın yücelmesi ve mutluluğu için kullanmasını bilmek gerekmektedir.
    İslam insanı, Allah’a, hakka, hakikate, güzele, doğruya, iyiye, adalete, tevhide ve sonsuzluğa götürmeyen aklı sevmez. Onu reddeder. İslam diyalektiği yaratılanı Yaradan’ın, batılı Hakk’ın, ölümü ölümsüzlüğün, dünyayı ahretin, kötülüğü iyiliğin, çirkini güzelin, yanlışı doğrunun, esareti hürriyetin, zulmü adaletin, sınırlıyı sonsuzun, bölücülüğü birleştiriciliğin anahtarı kabul eder.
    Aksi halde ne kadar parlak, ne kadar güzel gözükürse gözüksün, insanı yüceltmeyen bir mantık, İslam dinine göre kötü bir mantıktır. Bu tür bir mantık insanı hedonizme, nihilizme, materyalizme mahkum eder. Bizler Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin deyimiyle bu tür bir mantığı “bataklığa saplanmış eşek” olarak görürüz. İslam’da insanı Allah’a götürmeyen mantığa “Akl-ı sakim” denir. Allah’a götüren mantığa da “Akl-ı selim” denir.
    Bu bağlamda görüyoruz ki İslam akıl dinidir. Yani Allah akılla bilinir.



  4. 02.Mayıs.2012, 19:18
    3
    Misafir

    Cevap: Aklın işlevi ve aklın dini sorumluluktaki yeri nedir?

    Allah’ın, bütün varlıklar içinde insanı sorumlu tutmasının sebebi, onun akıl ve irade sahibi olmasıdır. Bu yüzden aklî dengesi olmayan kimselerle, henüz aklı ermeyen çocuklar dinî sorumluluğun dışında tutulmuşlardır.
    İslam dini, yapılan işlerin düşünülerek, bilinçli bir şekilde yapılmasını istediği için, aklın normal işleyişini bozan, onu devreden çıkaran bazı fiilleri yasaklamıştır. Örneğin alkollü içecekler ve uyuşturucu kullanma gibi. Haram olmasına rağmen birisi alkollü içki içmişse, içkinin tesiri ondan geçinceye kadar namaz kılamaz. Çünkü aklı başında değilken kıldığı namazın ona bir faydası olmaz.
    Dinimiz cana kastedilmesi gibi bir zorlama altında günah işlemek zorunda kalan kimseyi, yaptığı işten dolayı sorumlu tutmamıştır. Çünkü böyle bir kimse, aklı başında olmakla beraber, iradesi ortadan kalkmış olduğu için bu süreç içinde yaptıklarından dolayı sorumlu görülmemiştir.
    Beşerî zaaf sebebiyle unutarak bir hata işleyen kimse de birçok konuda sorumlu tutulmamıştır. Örneğin, oruçlu olduğunu unutarak bir şey yiyip içmek gibi.
    Ergenlik çağına henüz ulaşmamış çocuklar, akıl yönünden herhangi bir özürleri olmasa da biyolojik olarak henüz olgunlaşmadıklarından doğru ile yanlışı birbirinden ayıramayabilirler. Allah’ın insan üzerindeki haklarını, insanın kendi haklarını ve birbirlerine karşı olan hakları henüz kavrayabilecek yaşa gelmemişlerdir. Bunu göz önüne alan dinimiz erginlik çağına ulaşmamış olan çocukları, yaptıkları işlerden dolayı sorumlu tutmamış, ancak insanların haklarıyla ilgili bir suç işlemişlerse bundan dolayı onların ailesini sorumlu tutmuştur. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurur:
    “Üç kişiden sorumluluk kaldırılmıştır:
    Aklı olmayan deliden, uyanıncaya kadar uyuyan kimseden ve ergenlik çağına ulaşıncaya kadar çocuktan.”
    Yukarıda anlatılanların tümünden dinî sorumluluk için aklın ön şart olarak sunulduğunu, inançlarımız ve ibadetlerimiz konusunda bilgili ve bilinçli olmamızın dinî bir gereklilik olduğunu öğreniyoruz.


  5. 02.Mayıs.2012, 19:18
    3
    çok güzel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    çok güzel
    Misafir
    Allah’ın, bütün varlıklar içinde insanı sorumlu tutmasının sebebi, onun akıl ve irade sahibi olmasıdır. Bu yüzden aklî dengesi olmayan kimselerle, henüz aklı ermeyen çocuklar dinî sorumluluğun dışında tutulmuşlardır.
    İslam dini, yapılan işlerin düşünülerek, bilinçli bir şekilde yapılmasını istediği için, aklın normal işleyişini bozan, onu devreden çıkaran bazı fiilleri yasaklamıştır. Örneğin alkollü içecekler ve uyuşturucu kullanma gibi. Haram olmasına rağmen birisi alkollü içki içmişse, içkinin tesiri ondan geçinceye kadar namaz kılamaz. Çünkü aklı başında değilken kıldığı namazın ona bir faydası olmaz.
    Dinimiz cana kastedilmesi gibi bir zorlama altında günah işlemek zorunda kalan kimseyi, yaptığı işten dolayı sorumlu tutmamıştır. Çünkü böyle bir kimse, aklı başında olmakla beraber, iradesi ortadan kalkmış olduğu için bu süreç içinde yaptıklarından dolayı sorumlu görülmemiştir.
    Beşerî zaaf sebebiyle unutarak bir hata işleyen kimse de birçok konuda sorumlu tutulmamıştır. Örneğin, oruçlu olduğunu unutarak bir şey yiyip içmek gibi.
    Ergenlik çağına henüz ulaşmamış çocuklar, akıl yönünden herhangi bir özürleri olmasa da biyolojik olarak henüz olgunlaşmadıklarından doğru ile yanlışı birbirinden ayıramayabilirler. Allah’ın insan üzerindeki haklarını, insanın kendi haklarını ve birbirlerine karşı olan hakları henüz kavrayabilecek yaşa gelmemişlerdir. Bunu göz önüne alan dinimiz erginlik çağına ulaşmamış olan çocukları, yaptıkları işlerden dolayı sorumlu tutmamış, ancak insanların haklarıyla ilgili bir suç işlemişlerse bundan dolayı onların ailesini sorumlu tutmuştur. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurur:
    “Üç kişiden sorumluluk kaldırılmıştır:
    Aklı olmayan deliden, uyanıncaya kadar uyuyan kimseden ve ergenlik çağına ulaşıncaya kadar çocuktan.”
    Yukarıda anlatılanların tümünden dinî sorumluluk için aklın ön şart olarak sunulduğunu, inançlarımız ve ibadetlerimiz konusunda bilgili ve bilinçli olmamızın dinî bir gereklilik olduğunu öğreniyoruz.





+ Yorum Gönder