Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin hanımları arasında kıskançlıklar olmuştur; bunları nasıl değerlendirmek gerekir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimizin hanımları arasında kıskançlıklar olmuştur; bunları nasıl değerlendirmek gerekir?
  1. 16.Kasım.2011, 19:36
    1
    Misafir

    Peygamberimizin hanımları arasında kıskançlıklar olmuştur; bunları nasıl değerlendirmek gerekir?






    Peygamberimizin hanımları arasında kıskançlıklar olmuştur; bunları nasıl değerlendirmek gerekir? Mumsema Peygamberimizin hanımları arasında kıskançlıklar olmuştur; bunları nasıl değerlendirmek gerekir?


  2. 16.Kasım.2011, 20:23
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Peygamberimizin hanımları arasında kıskançlıklar olmuştur; bunları nasıl değerlendirmek gerekir?




    Ümmühâtu'l-Mü'min'în arasında zaman zaman kıskançlığın sevki ile, kumalar arasında her yerde görülen tatsızlıklar olmuştur. İnsan fıtratını çok iyi bilen Aleyhissalâtu vesselâm bu çeşitten yaratılış ve kadınlık gereği haller ve hadiseleri fazla büyütmemiş ise de müdahalede bulunmuştur. Rivayette de görüldüğü üzere hem bed muameleye uğrayan mazlum tarafa gönül alıcı sözler söyleyerek onu takviye ve teselli etmiştir, hem de o muameleyi yapanı bundan zecretmiştir.
    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın aile hayatına temas eden siyer bahislerinde bunun farklı örnekleri mevcuttur. Aleyhissalâtu vesselâm hemen her gün ikindi namazından sonra, zevcelerini teker teker ziyaret eder, bu ziyaret sırasında onların bu çeşit mesele ve şikayetlerini de dinler ve ilgilenirdi. Peygamberimizin (asm) hanımları arasında yaşanan bu kıskançlıklar birbirlerine insafsız olmaya sevketmemiş, birbirlerini kötülemeye, aralarında uzun süren küsmelere sebep olmamıştır. Belki de Resûlullah (asm) her gece birinin evinde olmak üzere sistemleştirdiği akşam sohbetlerinin (1) bir gayesi de bu idi. Resûlullah'ın bu siyâseti hedefine öyle ulaşmıştı ki, bilittifâk hepsinin en çok kıskandıkları Hz. Ayşe (ra)'nin aleyhinde değerlendirebilecekleri en iyi fırsat olan "ifk hâdisesi" sırasında zevcât-ı mutahharâtın hiç birinden menfi bir imâ bile vâki olmamıştır.
    Onların, birbirlerine karşı hakkaniyetlerini göstermek için mukabil cephelerde yer aldıkları belirtilen(2) ve bizzat Hz. Ayşe (ra)'nin itirafıyla, en ziyâde üstünlük rekabeti içinde oldukları anlaşılan, Zeyneb bintu Cahş'la Hz. Ayşe'nin birbirleri hakkındaki ifâdelerini kaydedeceğiz. Hz. Âişe (r.a.), «Ağzındaki tükrüğünü kurutacak», cevap veremez hâle getirecek kadar şiddetli kıskançlık münâkaşası yaptığı Zeyneb bintu Cahşı (ra) anlatırken şöyle tavsif eder:
    «Zeyneb, Resûlullah (asm)'ın zevceleri içinde, Resûlullah'ın nazarındaki mevkii hususunda benimle en çok büyüklük yapan kadındı. Ancak ben Zeyneb kadar dinde hayırlı, Allah'tan onun kadar korkan, onun kadar doğru sözlü, onun kadar sıla-i rahme düşkün, onun kadar çok sadaka veren, tasadduk etmesine imkân veren işe onun kadar bağlı bir başka kadın bilmiyorum..»(3).
    Zeyneb bintu Cahş da (r.a), ifk hâdisesi sırasında, Hz. Ayşe (ra) hakkında sorulunca şöyle demiştir:
    «Ben görmediğim şeyi gördüm, işitmediğim, şeyi işittim demekten Allah'a sığınırım. Kasem olsun, Ayşe hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyorum."(4)
    Halbuki, Zeyneb'in kardeşi Hamnâ (r.a.) kardeşi Zeyneb'in gayretini güderek, Hz. Ayşe'nin aleyhine konuşup, suçlular arasında yer almıştır (5).
    Bu hadiseler de gösteriyor ki Peygamberimizin (asm) hanımları arasında da fıtratlarında bulunan kıskançlıktan dolayı bazı hadiseler vuku bulmuşsa da bu hadiseler onlar arasında bir kine veya iftiraya dönüşmemiştir.
    Kaynaklar:

    1. Müslim, Nikâh 46.
    2. İbn Hacer, a.g.e. 6, 133.
    3. Nesâî, İşretü'n-Nisâ 3.
    4. Müslim, Tevbe 56.
    5. İbnu'l-Esir, Üsdü'l-Gabe.


  3. 16.Kasım.2011, 20:23
    2
    Editör



    Ümmühâtu'l-Mü'min'în arasında zaman zaman kıskançlığın sevki ile, kumalar arasında her yerde görülen tatsızlıklar olmuştur. İnsan fıtratını çok iyi bilen Aleyhissalâtu vesselâm bu çeşitten yaratılış ve kadınlık gereği haller ve hadiseleri fazla büyütmemiş ise de müdahalede bulunmuştur. Rivayette de görüldüğü üzere hem bed muameleye uğrayan mazlum tarafa gönül alıcı sözler söyleyerek onu takviye ve teselli etmiştir, hem de o muameleyi yapanı bundan zecretmiştir.
    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın aile hayatına temas eden siyer bahislerinde bunun farklı örnekleri mevcuttur. Aleyhissalâtu vesselâm hemen her gün ikindi namazından sonra, zevcelerini teker teker ziyaret eder, bu ziyaret sırasında onların bu çeşit mesele ve şikayetlerini de dinler ve ilgilenirdi. Peygamberimizin (asm) hanımları arasında yaşanan bu kıskançlıklar birbirlerine insafsız olmaya sevketmemiş, birbirlerini kötülemeye, aralarında uzun süren küsmelere sebep olmamıştır. Belki de Resûlullah (asm) her gece birinin evinde olmak üzere sistemleştirdiği akşam sohbetlerinin (1) bir gayesi de bu idi. Resûlullah'ın bu siyâseti hedefine öyle ulaşmıştı ki, bilittifâk hepsinin en çok kıskandıkları Hz. Ayşe (ra)'nin aleyhinde değerlendirebilecekleri en iyi fırsat olan "ifk hâdisesi" sırasında zevcât-ı mutahharâtın hiç birinden menfi bir imâ bile vâki olmamıştır.
    Onların, birbirlerine karşı hakkaniyetlerini göstermek için mukabil cephelerde yer aldıkları belirtilen(2) ve bizzat Hz. Ayşe (ra)'nin itirafıyla, en ziyâde üstünlük rekabeti içinde oldukları anlaşılan, Zeyneb bintu Cahş'la Hz. Ayşe'nin birbirleri hakkındaki ifâdelerini kaydedeceğiz. Hz. Âişe (r.a.), «Ağzındaki tükrüğünü kurutacak», cevap veremez hâle getirecek kadar şiddetli kıskançlık münâkaşası yaptığı Zeyneb bintu Cahşı (ra) anlatırken şöyle tavsif eder:
    «Zeyneb, Resûlullah (asm)'ın zevceleri içinde, Resûlullah'ın nazarındaki mevkii hususunda benimle en çok büyüklük yapan kadındı. Ancak ben Zeyneb kadar dinde hayırlı, Allah'tan onun kadar korkan, onun kadar doğru sözlü, onun kadar sıla-i rahme düşkün, onun kadar çok sadaka veren, tasadduk etmesine imkân veren işe onun kadar bağlı bir başka kadın bilmiyorum..»(3).
    Zeyneb bintu Cahş da (r.a), ifk hâdisesi sırasında, Hz. Ayşe (ra) hakkında sorulunca şöyle demiştir:
    «Ben görmediğim şeyi gördüm, işitmediğim, şeyi işittim demekten Allah'a sığınırım. Kasem olsun, Ayşe hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyorum."(4)
    Halbuki, Zeyneb'in kardeşi Hamnâ (r.a.) kardeşi Zeyneb'in gayretini güderek, Hz. Ayşe'nin aleyhine konuşup, suçlular arasında yer almıştır (5).
    Bu hadiseler de gösteriyor ki Peygamberimizin (asm) hanımları arasında da fıtratlarında bulunan kıskançlıktan dolayı bazı hadiseler vuku bulmuşsa da bu hadiseler onlar arasında bir kine veya iftiraya dönüşmemiştir.
    Kaynaklar:

    1. Müslim, Nikâh 46.
    2. İbn Hacer, a.g.e. 6, 133.
    3. Nesâî, İşretü'n-Nisâ 3.
    4. Müslim, Tevbe 56.
    5. İbnu'l-Esir, Üsdü'l-Gabe.





+ Yorum Gönder