Konusunu Oylayın.: Kitap okuma alışkanlığı hangi kitaplarla kazanılır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kitap okuma alışkanlığı hangi kitaplarla kazanılır?
  1. 14.Kasım.2011, 17:21
    1
    Misafir

    Kitap okuma alışkanlığı hangi kitaplarla kazanılır?






    Kitap okuma alışkanlığı hangi kitaplarla kazanılır? Mumsema kitap okuma alışkanlığı


  2. 14.Kasım.2011, 22:32
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: kitap okuma alışkanlığı hangi kitaplarla kazanılır?




    Her yaşa göre ilginç, oyuncak formunda, kitaplar her yerde bulunmaktadır. Çocukların kitaplarla ilişkisi ilk olarak bu türden kitaplarla başlamalı, masal kitaplarıyla devam etmelidir.
    Çocuğunuz Anaokuluna Başlayıncaya Kadar Türkçe Masallar okuyunuz :
    Masallar çocuğun sosyal, kültürel ruhsal ve dil gelişiminde çok önemli bir yeri sahiptir. Her çocuk masal dinlemekten zevk alır. Bazı masalları tekrar tekrar dinlemekten bıkmaz. Masallar çocukları eğlendirirken, birçok yönden de geliştirir. Masallar sayesinde çocuklar iyiyi, güzeli, doğruyu öğrenir. Masallar çocukların hayal kurma yeteneklerini geliştirir, daha önemlisi ana dilini düzgün kullanmayı öğretir, kelime hazinelerini zenginleştirir.
    Çocuklara okuma yazma öğreninceye kadar Türkçe masal kitapları okuyunuz.


    Masal Okurken Şunlara Dikkat Ediniz...

    Masalı çocuğunuzun istediği zamanda, tercihen, yatmadan önce okuyun.
    • Masalı okurken masala hayat veriniz. Olayların içinde yaşıyormuş gibi bir ses tonuyla okuyunuz.
    • Çocuğunuzla kitaptaki resimler üzerine konuşunuz.
    • Masal okurken bir sonraki sayfada ne olacağını sorarak çocuğun aktif katılımını sağlayınız.
    • Çocuğunuzdan masalın sonucunu tahmin etmesini isteyiniz.

    Çocuğunuza Anaokuluna Başladıktan Sonra İki Dilli Kitaplar Okuyunuz:
    Türk çocuklarının büyük bölümü, gerçek anlamda, Almanca ile anaokulu ortamında tanışmaktadır. Bu dönem çocuğun Almanca öğrenme ve Alman okuluna hazırlanma dönemidir. Çocuklar Almanca eğitim görecekleri için Anaokulu döneminde doğru ve düzgün Almanca öğrenmeleri, okul başarıları bakımından, son derece önemlidir. Her dilin en güzel ifade örnekleri konuşma dilinde değil, yazı dilinde kendini göstermektedir. Çocuğunuzun Almanca öğrenmesini teşvik etmek için ona Türkçe Almanca iki dilli kitaplar okuyunuz. Böylece çocuğunuz, Türkçe bildiği sözcük ve kavramların Almanca karşılıklarını kısa sürede öğrenebilecek ve gelişmiş bir Almancayla okula başlayacaktır. Dil bilgi edinmenin en önemli aracıdır. O nedenle çocuğunuzun iyi bir Almancayla okula başlayabilmesi için iki dilli kitapların sunduğu bu yararlı ve eğlenceli fırsatı iyi değerlendirin.
    Okuma Alışkanlığı Ailede Kazanılır...
    Kitap okuma alışkanlığı olan anne ve babaların çocukları, bu alışkanlığı kolayca kazanır. Anne baba çocuğa örnek olmalıdır. Kitaplık olmayan bir evde kitap okuma alışkanlığı kazanabilmek, zordur. Kısacası, kitap, ailenin hayatına girmeden çocuğun hayatına giremez. Anne ve babaların “kitap oku” sözleri ve telkinleriyle, çocuklar kitap sevgisi ve okuma alışkanlığı kazanamaz. Çocuklar üzerinde sözler değil davranışlar etkili olmaktadır.
    Çocuklar kitap okuduklarında takdir edilmeli, okudukları kitaba ilgi gösterilmeli, okumakta oldukları kitap hakkında çocukla konuşulmalıdır. Takdir edilen davranışlar çocuklar tarafından tekrarlanır ve alışkanlığa dönüşür.
    Çocuğun Dilini En Başta Aile Ortamı Etkilemektedir...
    Çocukta ilk dil becerileri ailede kazanır. Ailede konuşulan dil ne kadar güzel ve düzgünse, çocuğunda dili o kadar güzel ve düzgün olur. Okul, ailede kazanılan dil becerilerini yazılı ve sözlü alanı kapsayacak şekilde, bilinçli çalışmalarla geliştirilir. Ancak aynı sınıftaki öğrenciler, aynı yaşta ve okulda olmalarına rağmen dil becerileri yönünden birbirinden farklıdırlar. En başta ailedeki kültürel-entelektüel iklim, çocuğun dili üzerinde etkili olmaktadır. Anne babanın eğitim düzeyi, dili güzel ve düzgün konuşmadaki özeni, evde konuşulan tartışılan konuların niteliği, çocuğun dili kullanma becerisi üzerinde etkili olmaktadır.
    Dil Hâkimiyeti ve İfade Gücü Kitap Okuma Alışkanlığıyla Gelişir...
    Kitap sevgisi, okuma alışkanlığı kazanmış çocukların dili, diğerlerinden daha güzel ve düzgün olur. Kelime hazineleri daha zengin olur. Kendilerini gerek yazılı gerek sözlü, daha rahat, daha güçlü ve daha düzgün ifade ederler. Okuma alışkanlığı olan çocuklar, dinlediklerini de okuduklarını da daha iyi anlarlar. Dili kullanmadaki bu üstünlük, derslerdeki başarılarına yansımaktadır. O nedenle okuma alışkanlığı, kişinin okulda, meslekte ve hayatta daha başarılı olmasında önemli bir role sahiptir.
    Türkçeniz Ne Kadar Güzelse Almancanız da O Kadar Düzgündür...

    Düzgün ve doğru Almanca öğrenmenin ilk şartı, Türkçeyi doğru ve düzgün öğrenmektir. Diğer bir deyişle, çocuğunuz Türkçeyi ne kadar iyi ve düzgün öğrenirse, Almancayı da o kadar doğru ve düzgün öğrenebilecektir. Türkçeyi yanlış ve kusurlu biçimde öğrenen bir çocuk aynı veya benzer dil arızalarını Almancaya taşıyacaktır. O nedenle ailede doğru ve düzgün Türkçe kullanmak sandığımızdan büyük bir önem taşımaktadır.


    Dilin Doğru ve Düzgün Konuşulduğu Ev Ortamı Azdır...

    Çocuğunu okula hazırlamak için evde bilinçli olarak Almanca konuşmaya önem veren aileler de bulunmaktadır. Eğer Almancayı (Hochdeutsch) gerçekten eğitimli bir Alman kadar güzel ve düzgün konuşabiliyorsanız bu çocuğunuz için yararlı olur. Fakat bu, çoğu zaman mümkün değildir. Nasıl ki Türkçe konuşulan her ailede doğru ve düzgün Türkçe konuşulmuyorsa, Almanca konuşulan her ailede de güzel ve düzgün Almanca konuşulmuyor. Nitekim Anaokullarında (Kindergarten) açılan Almanca kurslarına katılan çocukların yüzde yirmisini Alman çocukları oluşturmaktadır.

    Evde Karışık Bir Dil Kullanımından Kaçınılmalıdır...

    Evde karışık dil kullanmak, diğer bir deyişle, bir cümlenin içinde Almanca ve Türkçe sözcükler birarada kullanmak ya da bir konuda konuşurken bazı cümleleri Türkçe bazı cümleleri Almanca kurmak, çocuğunuzun dil gelişimi bakımından sakıncalıdır. Çünkü her dilin cümle yapısı, ifade şekli farklıdır. Konuşurken düşüncelerimizi dile getiririz. Almanca konuşurken Almanca düşünürüz, Türkçe konuşurken Türkçe düşünürüz. Karışık konuştuğumuzda beynimiz de karışık düşünmeye başlar. O nedenle bir konuyu ya Türkçe ya da Almanca konuşmak en isabetlisidir. Karışık konuşmak düşüncelerimizi belli bir mantık düzenine sokup ifade etmemizi güçleştirir. Düşünce akışımız kesintiye uğrar, konuşmanın akıcılığı bozulur. Evde karışık bir dille konuşulması çocuğun yanlış bir alışkanlık edinmesine neden olur.
    Evde Almanca konuşmaktan daha önemli olan, konuşulan dilin Almanca veya Türkçe olması değil, konuşulan dilin doğru ve düzgün kullanımıdır. Türk ailelerin en doğru ve kusursuz konuşacakları dil Türkçe olduğu için Türkçeyi güzel ve düzgün kullanmaya özen gösterilmelidir.




  3. 14.Kasım.2011, 22:32
    2
    Editör



    Her yaşa göre ilginç, oyuncak formunda, kitaplar her yerde bulunmaktadır. Çocukların kitaplarla ilişkisi ilk olarak bu türden kitaplarla başlamalı, masal kitaplarıyla devam etmelidir.
    Çocuğunuz Anaokuluna Başlayıncaya Kadar Türkçe Masallar okuyunuz :
    Masallar çocuğun sosyal, kültürel ruhsal ve dil gelişiminde çok önemli bir yeri sahiptir. Her çocuk masal dinlemekten zevk alır. Bazı masalları tekrar tekrar dinlemekten bıkmaz. Masallar çocukları eğlendirirken, birçok yönden de geliştirir. Masallar sayesinde çocuklar iyiyi, güzeli, doğruyu öğrenir. Masallar çocukların hayal kurma yeteneklerini geliştirir, daha önemlisi ana dilini düzgün kullanmayı öğretir, kelime hazinelerini zenginleştirir.
    Çocuklara okuma yazma öğreninceye kadar Türkçe masal kitapları okuyunuz.


    Masal Okurken Şunlara Dikkat Ediniz...

    Masalı çocuğunuzun istediği zamanda, tercihen, yatmadan önce okuyun.
    • Masalı okurken masala hayat veriniz. Olayların içinde yaşıyormuş gibi bir ses tonuyla okuyunuz.
    • Çocuğunuzla kitaptaki resimler üzerine konuşunuz.
    • Masal okurken bir sonraki sayfada ne olacağını sorarak çocuğun aktif katılımını sağlayınız.
    • Çocuğunuzdan masalın sonucunu tahmin etmesini isteyiniz.

    Çocuğunuza Anaokuluna Başladıktan Sonra İki Dilli Kitaplar Okuyunuz:
    Türk çocuklarının büyük bölümü, gerçek anlamda, Almanca ile anaokulu ortamında tanışmaktadır. Bu dönem çocuğun Almanca öğrenme ve Alman okuluna hazırlanma dönemidir. Çocuklar Almanca eğitim görecekleri için Anaokulu döneminde doğru ve düzgün Almanca öğrenmeleri, okul başarıları bakımından, son derece önemlidir. Her dilin en güzel ifade örnekleri konuşma dilinde değil, yazı dilinde kendini göstermektedir. Çocuğunuzun Almanca öğrenmesini teşvik etmek için ona Türkçe Almanca iki dilli kitaplar okuyunuz. Böylece çocuğunuz, Türkçe bildiği sözcük ve kavramların Almanca karşılıklarını kısa sürede öğrenebilecek ve gelişmiş bir Almancayla okula başlayacaktır. Dil bilgi edinmenin en önemli aracıdır. O nedenle çocuğunuzun iyi bir Almancayla okula başlayabilmesi için iki dilli kitapların sunduğu bu yararlı ve eğlenceli fırsatı iyi değerlendirin.
    Okuma Alışkanlığı Ailede Kazanılır...
    Kitap okuma alışkanlığı olan anne ve babaların çocukları, bu alışkanlığı kolayca kazanır. Anne baba çocuğa örnek olmalıdır. Kitaplık olmayan bir evde kitap okuma alışkanlığı kazanabilmek, zordur. Kısacası, kitap, ailenin hayatına girmeden çocuğun hayatına giremez. Anne ve babaların “kitap oku” sözleri ve telkinleriyle, çocuklar kitap sevgisi ve okuma alışkanlığı kazanamaz. Çocuklar üzerinde sözler değil davranışlar etkili olmaktadır.
    Çocuklar kitap okuduklarında takdir edilmeli, okudukları kitaba ilgi gösterilmeli, okumakta oldukları kitap hakkında çocukla konuşulmalıdır. Takdir edilen davranışlar çocuklar tarafından tekrarlanır ve alışkanlığa dönüşür.
    Çocuğun Dilini En Başta Aile Ortamı Etkilemektedir...
    Çocukta ilk dil becerileri ailede kazanır. Ailede konuşulan dil ne kadar güzel ve düzgünse, çocuğunda dili o kadar güzel ve düzgün olur. Okul, ailede kazanılan dil becerilerini yazılı ve sözlü alanı kapsayacak şekilde, bilinçli çalışmalarla geliştirilir. Ancak aynı sınıftaki öğrenciler, aynı yaşta ve okulda olmalarına rağmen dil becerileri yönünden birbirinden farklıdırlar. En başta ailedeki kültürel-entelektüel iklim, çocuğun dili üzerinde etkili olmaktadır. Anne babanın eğitim düzeyi, dili güzel ve düzgün konuşmadaki özeni, evde konuşulan tartışılan konuların niteliği, çocuğun dili kullanma becerisi üzerinde etkili olmaktadır.
    Dil Hâkimiyeti ve İfade Gücü Kitap Okuma Alışkanlığıyla Gelişir...
    Kitap sevgisi, okuma alışkanlığı kazanmış çocukların dili, diğerlerinden daha güzel ve düzgün olur. Kelime hazineleri daha zengin olur. Kendilerini gerek yazılı gerek sözlü, daha rahat, daha güçlü ve daha düzgün ifade ederler. Okuma alışkanlığı olan çocuklar, dinlediklerini de okuduklarını da daha iyi anlarlar. Dili kullanmadaki bu üstünlük, derslerdeki başarılarına yansımaktadır. O nedenle okuma alışkanlığı, kişinin okulda, meslekte ve hayatta daha başarılı olmasında önemli bir role sahiptir.
    Türkçeniz Ne Kadar Güzelse Almancanız da O Kadar Düzgündür...

    Düzgün ve doğru Almanca öğrenmenin ilk şartı, Türkçeyi doğru ve düzgün öğrenmektir. Diğer bir deyişle, çocuğunuz Türkçeyi ne kadar iyi ve düzgün öğrenirse, Almancayı da o kadar doğru ve düzgün öğrenebilecektir. Türkçeyi yanlış ve kusurlu biçimde öğrenen bir çocuk aynı veya benzer dil arızalarını Almancaya taşıyacaktır. O nedenle ailede doğru ve düzgün Türkçe kullanmak sandığımızdan büyük bir önem taşımaktadır.


    Dilin Doğru ve Düzgün Konuşulduğu Ev Ortamı Azdır...

    Çocuğunu okula hazırlamak için evde bilinçli olarak Almanca konuşmaya önem veren aileler de bulunmaktadır. Eğer Almancayı (Hochdeutsch) gerçekten eğitimli bir Alman kadar güzel ve düzgün konuşabiliyorsanız bu çocuğunuz için yararlı olur. Fakat bu, çoğu zaman mümkün değildir. Nasıl ki Türkçe konuşulan her ailede doğru ve düzgün Türkçe konuşulmuyorsa, Almanca konuşulan her ailede de güzel ve düzgün Almanca konuşulmuyor. Nitekim Anaokullarında (Kindergarten) açılan Almanca kurslarına katılan çocukların yüzde yirmisini Alman çocukları oluşturmaktadır.

    Evde Karışık Bir Dil Kullanımından Kaçınılmalıdır...

    Evde karışık dil kullanmak, diğer bir deyişle, bir cümlenin içinde Almanca ve Türkçe sözcükler birarada kullanmak ya da bir konuda konuşurken bazı cümleleri Türkçe bazı cümleleri Almanca kurmak, çocuğunuzun dil gelişimi bakımından sakıncalıdır. Çünkü her dilin cümle yapısı, ifade şekli farklıdır. Konuşurken düşüncelerimizi dile getiririz. Almanca konuşurken Almanca düşünürüz, Türkçe konuşurken Türkçe düşünürüz. Karışık konuştuğumuzda beynimiz de karışık düşünmeye başlar. O nedenle bir konuyu ya Türkçe ya da Almanca konuşmak en isabetlisidir. Karışık konuşmak düşüncelerimizi belli bir mantık düzenine sokup ifade etmemizi güçleştirir. Düşünce akışımız kesintiye uğrar, konuşmanın akıcılığı bozulur. Evde karışık bir dille konuşulması çocuğun yanlış bir alışkanlık edinmesine neden olur.
    Evde Almanca konuşmaktan daha önemli olan, konuşulan dilin Almanca veya Türkçe olması değil, konuşulan dilin doğru ve düzgün kullanımıdır. Türk ailelerin en doğru ve kusursuz konuşacakları dil Türkçe olduğu için Türkçeyi güzel ve düzgün kullanmaya özen gösterilmelidir.







+ Yorum Gönder