Konusunu Oylayın.: Zuhruf 36. ayette geçen, insana şeytanın musallat edilmesini nasıl anlamak gerekir?

5 üzerinden 4.67 | Toplam : 3 kişi
Zuhruf 36. ayette geçen, insana şeytanın musallat edilmesini nasıl anlamak gerekir?
  1. 14.Kasım.2011, 09:41
    1
    Misafir

    Zuhruf 36. ayette geçen, insana şeytanın musallat edilmesini nasıl anlamak gerekir?






    Zuhruf 36. ayette geçen, insana şeytanın musallat edilmesini nasıl anlamak gerekir? Mumsema Zuhruf 36. ayette geçen, insana şeytanın musallat edilmesini nasıl anlamak gerekir?


  2. 14.Kasım.2011, 10:11
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Zuhruf 36. ayette geçen, insana şeytanın musallat edilmesini nasıl anlamak gerekir?




    ]Zuhruf Suresi ayet 36:

    “Rahmân olan Allah’ı anmayı görmezlikten gelene, yanından ayrılmayacak bir şeytanı arkadaş veririz.”

    İnsanın iç dünyasında daima bir ikilik, çelişkili eğilim ve çekim vardır. Bunların iyi olan, yani Allah rızasına çeken kısmı, insan fıtratına yüklenmiş bulunan din duygusundan, ezelî sözleşmeden, ilâhî ruhtan ve melekten gelir. İnsan gördüğü eğitimin de yardımıyla iradesini kullanarak kendini bu çekime bıraktığı (İslâm'ın anlamı da budur), Resûlün (asv) mesajını rehber edindiği sürece nefsin ilâhî ruha dönük yönü gelişir, bunun rengi bütünü kaplar.

    Kötüye, aşağı varlık tabakalarına çeken güce teslim olduğu, ilâhî mesaja kulaklarını tıkadığı sürece de artık onun danışmanı kendine mahsus şeytandır. Şeytanın işi, meleğinkinin tersine insanı Allah'tan uzaklaştırmak, beşerî arzuların tutsağı haline getirmektir. Böyle bir ömür geçirip ölen insan Rabbinin huzuruna çıkarıldığında yaptıklarının ve seçiminin ne kadar yanlış olduğunu anlayacak, fakat İş işten geçmiş olacaktır. (Heyet, Kur’an Yolu: IV/667.)



  3. 14.Kasım.2011, 10:11
    2
    Silent and lonely rains



    ]Zuhruf Suresi ayet 36:

    “Rahmân olan Allah’ı anmayı görmezlikten gelene, yanından ayrılmayacak bir şeytanı arkadaş veririz.”

    İnsanın iç dünyasında daima bir ikilik, çelişkili eğilim ve çekim vardır. Bunların iyi olan, yani Allah rızasına çeken kısmı, insan fıtratına yüklenmiş bulunan din duygusundan, ezelî sözleşmeden, ilâhî ruhtan ve melekten gelir. İnsan gördüğü eğitimin de yardımıyla iradesini kullanarak kendini bu çekime bıraktığı (İslâm'ın anlamı da budur), Resûlün (asv) mesajını rehber edindiği sürece nefsin ilâhî ruha dönük yönü gelişir, bunun rengi bütünü kaplar.

    Kötüye, aşağı varlık tabakalarına çeken güce teslim olduğu, ilâhî mesaja kulaklarını tıkadığı sürece de artık onun danışmanı kendine mahsus şeytandır. Şeytanın işi, meleğinkinin tersine insanı Allah'tan uzaklaştırmak, beşerî arzuların tutsağı haline getirmektir. Böyle bir ömür geçirip ölen insan Rabbinin huzuruna çıkarıldığında yaptıklarının ve seçiminin ne kadar yanlış olduğunu anlayacak, fakat İş işten geçmiş olacaktır. (Heyet, Kur’an Yolu: IV/667.)






+ Yorum Gönder