Konusunu Oylayın.: Boşanma (talak) sırasında iki şahit bulundurulması gereklimidir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Boşanma (talak) sırasında iki şahit bulundurulması gereklimidir ?
  1. 13.Kasım.2011, 20:58
    1
    Misafir

    Boşanma (talak) sırasında iki şahit bulundurulması gereklimidir ?






    Boşanma (talak) sırasında iki şahit bulundurulması gereklimidir ? Mumsema Boşanma (talak) sırasında iki şahit bulundurulması gereklimidir ?


  2. 13.Kasım.2011, 20:58
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 13.Kasım.2011, 22:09
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Boşanma (talak) sırasında iki şahit bulundurulması gereklimidir ?




    BOŞAMADA ŞAHİD GEREKLİ MİDİR?

    Gerek kocanın ve gerekse boşama yetkisi alan kadının boşaması sırasında şahit bulundurmak gerekli midir? Başka bir deyimle şahit bulundurmak boşamanın geçerlilik şartı mıdır, yoksa şahitsiz boşama da geçerli midir?
    Boşama konusu mahkemeye gittiği zaman İslam hâkiminin özellikle kadının başvurusu üzerine açılan davada boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığını şahit, bilirkişi, belge, doktor raporu gibi delillere dayanarak değerlendireceğinde şüphe yoktur. Ancak eşin mahkeme dışında kendi başına boşaması durumunda İslâm onun irade beyanını sözlü veya yazılı olarak nikâhlı eşine yöneltmesinin yeterli olduğunu kabul ettiği için, ayrıca şahidin bulunmasına gerek olmaksızın boşamayı geçerli saymıştır.
    Kur'an-ı Kerîm'deki şahid bulundurma âyetine gelince; et-Talak sûresi 2 nci âyette şöyle buyurulur: "Boşadığınız eşleriniz iddetlerinin sonuna yaklaştıkları zaman ya onları iyilikle tutun veya güzellikle serbest bırakın. İçinizden de iki adaletli kimseyi şahit tutun". Bundan bir önceki âyette boşanma ve ric'î talakla boşadıktan sonra eşine dönmeden (ric'a) söz edildiği için, şahit bulundurmanın her iki tasarrufu da kapsayıp kapsamadığı tartışılmıştır.
    Çoğunluk müctehitlere göre, ric'i boşamada eşe dönerken şahit bulundurmak şart değildir. Ancak şahit bulundurma, eşlerin daha sonra dönüşü inkâr etmesi durumunda bir isbat kolaylığı sağlayacağı için müstehap sayılmıştır. Ancak Şâfiîler eşe dönüşte (ric'a) şahit tutmayı vacip görmüştür. Çoğunluk, âyetteki "şahit bulundurunuz" emrini mendup ve müstehap derecesinde yorumlamıştır.
    Nitekim şahitten söz eden âyetten önceki "Onları ya iyilikle tutun ya da güzellikle salıverin" ifadeleri mutlak olduğu gibi "Kocaları onları geri almaya başkalarından daha fazla hak sahibidir." (bk. el-Bakara, 2/228-230; el-Kurtubî, a.g.e., XVI, 104, 105.) anlamındaki âyet de mutlak olup, bunlarla ilgili olarak şahitten söz edilmemiştir.
    Diğer yandan eşini hayızlı iken boşayan Abdullah İbn Ömer'e Hz. Peygamber eşine dönmesini emrederken, şahitten söz etmemiştir. (Buhârî, Talâk, 1.)
    Caferîlere göre iki adaletli şahidin huzunda yapılmayan boşama geçerli değildir. (es-Sâbûnî, Medâ Hürriyeti'z-Zevceyn, I, 471.)
    Zahirîlere göre şahit bulundurma, talakta ve boşamadan sonra eşe dönüşte gereklidir. Çünkü Allahü Teâlâ talak ve eşe dönüşü zikrettikten sonra iki adaletli şahit bulundurma prensibini getirdi. İbn Hazm (ö. 456/1063) bu konuda şöyle demiştir: "Yüce Allah Talak Sûresi 2. âyette boşama, eşe dönme ve şahit bulundurmanın arasını ayırmadı. Bunun için şahit bulundurma her iki muameleyi de kapsamına alır. Bu yüzden iki adaletli şahit olmaksızın eşini boşayan Allah'ın koyduğu sınırları aşmış olur." (İbn Hazm, el-Muhallâ, X, 251.)
    20. yüzyıl İslam hukukçularından Muhammed Ebû Zehra, Ali el-Hafîf ve Abdurrahman es-Sâbûnî bu konuda Zahirîlerin görüşüne meyletmişlerdir. Boşamada şahit tutmak özellikle kadının hakkını korumak için öngörülmüştür. Bunun yerine tefvîz-i talak (kadına boşama yetkisi verilmesi) ve hakem yolu ile boşama yöntemi geliştirilirse eşler boşama konusunda eşit haklara sahip kılınmış olur. Diğer yandan bir İslâm toplumunda evlenmenin, mehir, nafaka, boşanma gibi karşılıklı hak ve görevler yükleyen muamelelerin belgeye bağlanması ve resmi kayıtlarının tutulması da hakların korunması bakımından önemli bir noktadır. 1917 tarihli Osmanlı Hukuki Aile Kararnamesi bu konuda önemli bir kanun metnidir. Osmanlı Devleti aile hayatının önemli problemlerini bu kanunla ilkelere bağlamış, evlenme ve boşanmanın resmi kayıtlara işlenmesini zorunlu tutmuştur. Aşağıda bununla ilgili kısa bir değerlendirme yapacağız.


  4. 13.Kasım.2011, 22:09
    2
    Özel Üye



    BOŞAMADA ŞAHİD GEREKLİ MİDİR?

    Gerek kocanın ve gerekse boşama yetkisi alan kadının boşaması sırasında şahit bulundurmak gerekli midir? Başka bir deyimle şahit bulundurmak boşamanın geçerlilik şartı mıdır, yoksa şahitsiz boşama da geçerli midir?
    Boşama konusu mahkemeye gittiği zaman İslam hâkiminin özellikle kadının başvurusu üzerine açılan davada boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığını şahit, bilirkişi, belge, doktor raporu gibi delillere dayanarak değerlendireceğinde şüphe yoktur. Ancak eşin mahkeme dışında kendi başına boşaması durumunda İslâm onun irade beyanını sözlü veya yazılı olarak nikâhlı eşine yöneltmesinin yeterli olduğunu kabul ettiği için, ayrıca şahidin bulunmasına gerek olmaksızın boşamayı geçerli saymıştır.
    Kur'an-ı Kerîm'deki şahid bulundurma âyetine gelince; et-Talak sûresi 2 nci âyette şöyle buyurulur: "Boşadığınız eşleriniz iddetlerinin sonuna yaklaştıkları zaman ya onları iyilikle tutun veya güzellikle serbest bırakın. İçinizden de iki adaletli kimseyi şahit tutun". Bundan bir önceki âyette boşanma ve ric'î talakla boşadıktan sonra eşine dönmeden (ric'a) söz edildiği için, şahit bulundurmanın her iki tasarrufu da kapsayıp kapsamadığı tartışılmıştır.
    Çoğunluk müctehitlere göre, ric'i boşamada eşe dönerken şahit bulundurmak şart değildir. Ancak şahit bulundurma, eşlerin daha sonra dönüşü inkâr etmesi durumunda bir isbat kolaylığı sağlayacağı için müstehap sayılmıştır. Ancak Şâfiîler eşe dönüşte (ric'a) şahit tutmayı vacip görmüştür. Çoğunluk, âyetteki "şahit bulundurunuz" emrini mendup ve müstehap derecesinde yorumlamıştır.
    Nitekim şahitten söz eden âyetten önceki "Onları ya iyilikle tutun ya da güzellikle salıverin" ifadeleri mutlak olduğu gibi "Kocaları onları geri almaya başkalarından daha fazla hak sahibidir." (bk. el-Bakara, 2/228-230; el-Kurtubî, a.g.e., XVI, 104, 105.) anlamındaki âyet de mutlak olup, bunlarla ilgili olarak şahitten söz edilmemiştir.
    Diğer yandan eşini hayızlı iken boşayan Abdullah İbn Ömer'e Hz. Peygamber eşine dönmesini emrederken, şahitten söz etmemiştir. (Buhârî, Talâk, 1.)
    Caferîlere göre iki adaletli şahidin huzunda yapılmayan boşama geçerli değildir. (es-Sâbûnî, Medâ Hürriyeti'z-Zevceyn, I, 471.)
    Zahirîlere göre şahit bulundurma, talakta ve boşamadan sonra eşe dönüşte gereklidir. Çünkü Allahü Teâlâ talak ve eşe dönüşü zikrettikten sonra iki adaletli şahit bulundurma prensibini getirdi. İbn Hazm (ö. 456/1063) bu konuda şöyle demiştir: "Yüce Allah Talak Sûresi 2. âyette boşama, eşe dönme ve şahit bulundurmanın arasını ayırmadı. Bunun için şahit bulundurma her iki muameleyi de kapsamına alır. Bu yüzden iki adaletli şahit olmaksızın eşini boşayan Allah'ın koyduğu sınırları aşmış olur." (İbn Hazm, el-Muhallâ, X, 251.)
    20. yüzyıl İslam hukukçularından Muhammed Ebû Zehra, Ali el-Hafîf ve Abdurrahman es-Sâbûnî bu konuda Zahirîlerin görüşüne meyletmişlerdir. Boşamada şahit tutmak özellikle kadının hakkını korumak için öngörülmüştür. Bunun yerine tefvîz-i talak (kadına boşama yetkisi verilmesi) ve hakem yolu ile boşama yöntemi geliştirilirse eşler boşama konusunda eşit haklara sahip kılınmış olur. Diğer yandan bir İslâm toplumunda evlenmenin, mehir, nafaka, boşanma gibi karşılıklı hak ve görevler yükleyen muamelelerin belgeye bağlanması ve resmi kayıtlarının tutulması da hakların korunması bakımından önemli bir noktadır. 1917 tarihli Osmanlı Hukuki Aile Kararnamesi bu konuda önemli bir kanun metnidir. Osmanlı Devleti aile hayatının önemli problemlerini bu kanunla ilkelere bağlamış, evlenme ve boşanmanın resmi kayıtlara işlenmesini zorunlu tutmuştur. Aşağıda bununla ilgili kısa bir değerlendirme yapacağız.


  5. 13.Şubat.2016, 15:16
    3
    Misafir

    Cevap: Boşanma (talak) sırasında iki şahit bulundurulması gereklimidir ?

    3 talak sonras ı karısını boşayan bir adam evden ayrıldıkdan sonra tekrar eve geliyor boşanmak istemedigini söylüyor kadın 3 talakla boşandıgını söylyor ama şahitlendiremiyor talak süresi 2. ayetinde 2 şahitle şahitlendirin diyor bu durunda bu kadın ne yapmalı


  6. 13.Şubat.2016, 15:16
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    3 talak sonras ı karısını boşayan bir adam evden ayrıldıkdan sonra tekrar eve geliyor boşanmak istemedigini söylüyor kadın 3 talakla boşandıgını söylyor ama şahitlendiremiyor talak süresi 2. ayetinde 2 şahitle şahitlendirin diyor bu durunda bu kadın ne yapmalı


  7. 14.Şubat.2016, 02:08
    4
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Boşanma (talak) sırasında iki şahit bulundurulması gereklimidir ?

    Alıntı
    bu durunda bu kadın ne yapmalı
    Aynı anda 3 talak ile boşama sadece bir sayılır
    -------------------
    Talak süresi 2. ayetteki şahitlik meselesi


    Allah, eğer koca hanımına dönecekse veya ayrılacaksa bunları şahitlerin huzurunda yapmasını emrederek şöyle buyurdu:"...ve içinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun, şahitliği Allah için eda edin." Yani eğer hanımlarınızı geri alacaksanız veya onlardan ayrılacaksanız nizayı ortadan kaldırmak için, aksi bir iddia veya inkâra meydan vermemek için bu fiillerinizi şahitler huzurunda yapın. Ey şahitler! Siz de taraflardan birini tutmadan, sırf hak ortaya çıksın diye sadece Allah rızası için bu şahitliği eda edin.
    Bu dönüş ve ayrılık üzerine şahit tutma vacip değil menduptur. "Alış veriş yaptığınız zaman şahit tutun." (Bakara, 2/282) ayetinde olduğu gibi buradaki emir de -İmam Şafii'nin kavl-i cedidi esas alınırsa- dört mezhep imamına göre nedb ve istihab içindir. Bu emrin vücup ifade etmediğinin delili, boşama esnasında şahit bulundurulmasının vacip olmadığı üzerinde vaki olan icmadır. Şu halde dönüş esnasında da hüküm aynıdır, şahit huzurunda yapılması vacip değildir.
    "Şahitliği Allah için eda edin." ayet-i kerimesi, ne tür hak olursa olsun, o hususta hakim huzurunda yapılacak şahitliğin eda edilmesinin vacip olduğuna delildir. Çünkü buradaki "şahitlik" kelimesi cins isimdir. Yüce Allah'ın şahitliğin eda edilmesini teşvik etmesi, hakkın ortaya çıkması, şahidin işinden kalacağı veya zaman kaybedeceği endişesiyle veya mahkemeye gidip orada hakimi beklemenin sıkıntısını ve yoruculuğunu bahane ederek tembellik etmemesi içindir.


  8. 14.Şubat.2016, 02:08
    4
    Moderatör
    Alıntı
    bu durunda bu kadın ne yapmalı
    Aynı anda 3 talak ile boşama sadece bir sayılır
    -------------------
    Talak süresi 2. ayetteki şahitlik meselesi


    Allah, eğer koca hanımına dönecekse veya ayrılacaksa bunları şahitlerin huzurunda yapmasını emrederek şöyle buyurdu:"...ve içinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun, şahitliği Allah için eda edin." Yani eğer hanımlarınızı geri alacaksanız veya onlardan ayrılacaksanız nizayı ortadan kaldırmak için, aksi bir iddia veya inkâra meydan vermemek için bu fiillerinizi şahitler huzurunda yapın. Ey şahitler! Siz de taraflardan birini tutmadan, sırf hak ortaya çıksın diye sadece Allah rızası için bu şahitliği eda edin.
    Bu dönüş ve ayrılık üzerine şahit tutma vacip değil menduptur. "Alış veriş yaptığınız zaman şahit tutun." (Bakara, 2/282) ayetinde olduğu gibi buradaki emir de -İmam Şafii'nin kavl-i cedidi esas alınırsa- dört mezhep imamına göre nedb ve istihab içindir. Bu emrin vücup ifade etmediğinin delili, boşama esnasında şahit bulundurulmasının vacip olmadığı üzerinde vaki olan icmadır. Şu halde dönüş esnasında da hüküm aynıdır, şahit huzurunda yapılması vacip değildir.
    "Şahitliği Allah için eda edin." ayet-i kerimesi, ne tür hak olursa olsun, o hususta hakim huzurunda yapılacak şahitliğin eda edilmesinin vacip olduğuna delildir. Çünkü buradaki "şahitlik" kelimesi cins isimdir. Yüce Allah'ın şahitliğin eda edilmesini teşvik etmesi, hakkın ortaya çıkması, şahidin işinden kalacağı veya zaman kaybedeceği endişesiyle veya mahkemeye gidip orada hakimi beklemenin sıkıntısını ve yoruculuğunu bahane ederek tembellik etmemesi içindir.





+ Yorum Gönder