Konusunu Oylayın.: Ahiret gününe niçin inanmamız gerekli,açıklarmısınız?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Ahiret gününe niçin inanmamız gerekli,açıklarmısınız?
  1. 11.Kasım.2011, 17:13
    1
    Misafir

    Ahiret gününe niçin inanmamız gerekli,açıklarmısınız?

  2. 12.Kasım.2011, 01:08
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ahiret gününe niçin inanmamız gerekli,açıklarmısınız?




    Ahirete iman nedir?

    Allâh’tan başka hiç bir varlık ezeli ve ebedî değildir Hepsi de Allâh’ın yaratmasıyla
    sonradan meydana gelmiştir Sonradan yaratılan şeylerin bir de sonu vardır Dünyanın
    da sonunun gelip düzeninin alt üst olmasından yani Kıyametin kopmasından sonra
    Allâh’ın emriyle bütün canlılar tekrar diriltilecektir Buna öldükten sonra tekrar dirilme
    denir İnsanlar dünyada yaptıkları şeylerden sorguya çekilecek, haklı haksız ayırt
    edilecek, kimin kimde hakkı varsa alınacak, herkes dünyada yaptığı iyilik ve kötülüğün
    karşılığını mutlaka görecektir İşte bütün bunlara inanmak iman esaslarındandır
    Ahirete inanmayan kişi, Kurân ayetlerini de inkar etmiş olacağından dinden çıkmış olur:


    "…Ey iman edenler! Allah'a,peygamberine,peygamberine indirdiği kitaba ve daha
    önce indirdiği kitaba iman edin Kim Allah'ı,meleklerini,kitaplarını ,peygamberlerini
    ve ahiret gününü inkar ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur" (Nisa:4/136)
    ayeti bunu açıkça belirtmektedir
    ----------------

    Âhiret Gününe Îmanın İnsan Hayatı Üzerindeki Te'sirleri Nelerdir?

    Âhiret gününe ve bu günde olacak hâdiselere inanmanın, îman esasları içinde hususî
    ve mühim bir yeri vardır Kur'an-ı Kerîm'de îman esasları çok defa "Allah'a ve âhiret
    gününe îman" olarak özetlenir

    Allah'ın kudret ve irâdesi ile yaratılan insan, bu dünyada az veya çok yaşadıktan
    sonra ölecek, bedeni çürüyerek toprak olacaktır Fakat insanın cevherini, hakikî varlığını
    ve üstün cihetini teşkîl eden ruh, maddî olmadığı için yaşamaya devam edecektir
    İnsanı ilk defa yoktan vâr eden Allah, onun cismini kıyâmet günü tekrar yaratacak,
    ruhunu ona döndürerek tekrar diriltecek, bu dünyada yaptıklarından hesaba çekip
    ceza ve mükâfatını verecektir

    Onun için insanın, dünya hayatına inandığı ve oradaki saadetine çalıştığı gibi,
    âhiret hayatına da inanması ve oradaki mutluluğu için de çalışması gerekir Aslında
    bu dünya bir deneme yeri, bir imtihan salonu ve âhiretin ekin mahallidir Burada ne
    ekilirse, orada o biçilecektir Bu sebeble âhiret hayatı, dünya hayatının gayesidir
    İnsan dünyası için çalıştığı gibi, ebedî hayat yeri olan âhireti için, oradaki saadet
    ve mutluluğu için de çalışmalıdır
    Bu ise onun âhirete inanarak Allah'ın emirlerine uyması, yasaklarından kaçması, hayırlı
    işleri yapması, böylece Rabbinin rızasını kazanması, yani, tam bir İslâmî hayat yaşaması
    ile mümkündür
    Peygamberimiz bu bakımdan "Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın hemen ölecekmiş
    gibi âhiret için çalışınız" buyurmuştur
    Âhirete îmanın önemini bu şekilde belirttikten sonra, insan hayatı üzerindeki te'sirlerini
    de şu şekilde özetleyebiliriz:

    Yüce Allah'a ve ebediyet ülkesi ahirete îman, insanların ümidlerini yenilemek,
    acılarını hafifletmek ve karşılaştığı zorlukları yenmekte en büyük yardımcıdır
    Çünkü böyle bir îmana sâhip olan bir kimse, bütün musibetlere sabırla karşılık verir,
    başına gelen felâketler karşısında ümidsizliğe düşmeden, o engelleri aşmaya şevkle
    ve ümidle çalışır
    Âhirete îman, insanı iki güzel vasfa sâhip kılar:

    1 Bollukta, verdiği nimetler için Allah'a şükretmek,
    2 Darlıkta ise, hâline sabretmek ve Rabbine isyân etmemek

    Allah'a ve âhirete îman, insanı daima iyilik ve hayır işlemeye, şerden ve kötülüklerden
    kaçınmaya, ahlâk ve fazilet ile zinetlenmeye, Allah'tan korkarak her işinde O'nun
    koyduğu İlâhî ölçülere uymaya da sevkeder
    Böyle bir îman sâhibi, hiçbir işinde doğruluktan ayrılmaz Her şey'i zamanında ve
    eksiksiz yapar Nefsine, ailesine, çevresine, vatan ve milletine, hattâ insanlığa karşı
    dürüst hareket eder Onlara samimî olarak sevgi ve şefkat göstermeyi, faydalı olmayı,
    hizmet edebilmeyi kendine hayat düsturu bilir

    Hak ve adaletten de ayrılmaz, kimseye zulmetmez Zengin olmak istese, kötü yollara
    sapmaz, hile yapmaz, kimseyi aldatmaz Malını daima hayırlı ve faydalı işlere sarfeder
    Kendi hakkını bilir, başkalarının da hukukunu gözetir Fakir ve düşkünlere yardım elini
    uzatmaktan zevk duyar Kendisi için sevdiğini mü'min kardeşi için de sever Çünkü o,
    ceza ve mükâfat günü olan âhirete kesin olarak inanmakta, bu dünyada yapılan işlerin
    orada hesabının verileceğini bilmekte, her hareketini bu esasa göre ayarlamaktadır
    Bu esas, ferd ve cem'iyetin hayatını düzenleyen, sulh ve huzuru te'min eden çok
    önemli bir faktördür

    Mehmet Dikmen



  3. 12.Kasım.2011, 01:08
    2
    Silent and lonely rains



    Ahirete iman nedir?

    Allâh’tan başka hiç bir varlık ezeli ve ebedî değildir Hepsi de Allâh’ın yaratmasıyla
    sonradan meydana gelmiştir Sonradan yaratılan şeylerin bir de sonu vardır Dünyanın
    da sonunun gelip düzeninin alt üst olmasından yani Kıyametin kopmasından sonra
    Allâh’ın emriyle bütün canlılar tekrar diriltilecektir Buna öldükten sonra tekrar dirilme
    denir İnsanlar dünyada yaptıkları şeylerden sorguya çekilecek, haklı haksız ayırt
    edilecek, kimin kimde hakkı varsa alınacak, herkes dünyada yaptığı iyilik ve kötülüğün
    karşılığını mutlaka görecektir İşte bütün bunlara inanmak iman esaslarındandır
    Ahirete inanmayan kişi, Kurân ayetlerini de inkar etmiş olacağından dinden çıkmış olur:


    "…Ey iman edenler! Allah'a,peygamberine,peygamberine indirdiği kitaba ve daha
    önce indirdiği kitaba iman edin Kim Allah'ı,meleklerini,kitaplarını ,peygamberlerini
    ve ahiret gününü inkar ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur" (Nisa:4/136)
    ayeti bunu açıkça belirtmektedir
    ----------------

    Âhiret Gününe Îmanın İnsan Hayatı Üzerindeki Te'sirleri Nelerdir?

    Âhiret gününe ve bu günde olacak hâdiselere inanmanın, îman esasları içinde hususî
    ve mühim bir yeri vardır Kur'an-ı Kerîm'de îman esasları çok defa "Allah'a ve âhiret
    gününe îman" olarak özetlenir

    Allah'ın kudret ve irâdesi ile yaratılan insan, bu dünyada az veya çok yaşadıktan
    sonra ölecek, bedeni çürüyerek toprak olacaktır Fakat insanın cevherini, hakikî varlığını
    ve üstün cihetini teşkîl eden ruh, maddî olmadığı için yaşamaya devam edecektir
    İnsanı ilk defa yoktan vâr eden Allah, onun cismini kıyâmet günü tekrar yaratacak,
    ruhunu ona döndürerek tekrar diriltecek, bu dünyada yaptıklarından hesaba çekip
    ceza ve mükâfatını verecektir

    Onun için insanın, dünya hayatına inandığı ve oradaki saadetine çalıştığı gibi,
    âhiret hayatına da inanması ve oradaki mutluluğu için de çalışması gerekir Aslında
    bu dünya bir deneme yeri, bir imtihan salonu ve âhiretin ekin mahallidir Burada ne
    ekilirse, orada o biçilecektir Bu sebeble âhiret hayatı, dünya hayatının gayesidir
    İnsan dünyası için çalıştığı gibi, ebedî hayat yeri olan âhireti için, oradaki saadet
    ve mutluluğu için de çalışmalıdır
    Bu ise onun âhirete inanarak Allah'ın emirlerine uyması, yasaklarından kaçması, hayırlı
    işleri yapması, böylece Rabbinin rızasını kazanması, yani, tam bir İslâmî hayat yaşaması
    ile mümkündür
    Peygamberimiz bu bakımdan "Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın hemen ölecekmiş
    gibi âhiret için çalışınız" buyurmuştur
    Âhirete îmanın önemini bu şekilde belirttikten sonra, insan hayatı üzerindeki te'sirlerini
    de şu şekilde özetleyebiliriz:

    Yüce Allah'a ve ebediyet ülkesi ahirete îman, insanların ümidlerini yenilemek,
    acılarını hafifletmek ve karşılaştığı zorlukları yenmekte en büyük yardımcıdır
    Çünkü böyle bir îmana sâhip olan bir kimse, bütün musibetlere sabırla karşılık verir,
    başına gelen felâketler karşısında ümidsizliğe düşmeden, o engelleri aşmaya şevkle
    ve ümidle çalışır
    Âhirete îman, insanı iki güzel vasfa sâhip kılar:

    1 Bollukta, verdiği nimetler için Allah'a şükretmek,
    2 Darlıkta ise, hâline sabretmek ve Rabbine isyân etmemek

    Allah'a ve âhirete îman, insanı daima iyilik ve hayır işlemeye, şerden ve kötülüklerden
    kaçınmaya, ahlâk ve fazilet ile zinetlenmeye, Allah'tan korkarak her işinde O'nun
    koyduğu İlâhî ölçülere uymaya da sevkeder
    Böyle bir îman sâhibi, hiçbir işinde doğruluktan ayrılmaz Her şey'i zamanında ve
    eksiksiz yapar Nefsine, ailesine, çevresine, vatan ve milletine, hattâ insanlığa karşı
    dürüst hareket eder Onlara samimî olarak sevgi ve şefkat göstermeyi, faydalı olmayı,
    hizmet edebilmeyi kendine hayat düsturu bilir

    Hak ve adaletten de ayrılmaz, kimseye zulmetmez Zengin olmak istese, kötü yollara
    sapmaz, hile yapmaz, kimseyi aldatmaz Malını daima hayırlı ve faydalı işlere sarfeder
    Kendi hakkını bilir, başkalarının da hukukunu gözetir Fakir ve düşkünlere yardım elini
    uzatmaktan zevk duyar Kendisi için sevdiğini mü'min kardeşi için de sever Çünkü o,
    ceza ve mükâfat günü olan âhirete kesin olarak inanmakta, bu dünyada yapılan işlerin
    orada hesabının verileceğini bilmekte, her hareketini bu esasa göre ayarlamaktadır
    Bu esas, ferd ve cem'iyetin hayatını düzenleyen, sulh ve huzuru te'min eden çok
    önemli bir faktördür

    Mehmet Dikmen



  4. 10.Ocak.2012, 18:06
    3
    Misafir

    Cevap: Ahiret gününe niçin inanmamız gerekli,açıklarmısınız?

    harika bir site ödevime çok yardımcı oldu


  5. 10.Ocak.2012, 18:06
    3
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    harika bir site ödevime çok yardımcı oldu





+ Yorum Gönder