Konusunu Oylayın.: Şu altı şey gelmeden önce (ibadet sayılan iyi) amelleri işlemeye acele ediniz hadisini açıklayabilir misiniz neden

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şu altı şey gelmeden önce (ibadet sayılan iyi) amelleri işlemeye acele ediniz hadisini açıklayabilir misiniz neden
  1. 11.Kasım.2011, 11:26
    1
    Misafir

    Şu altı şey gelmeden önce (ibadet sayılan iyi) amelleri işlemeye acele ediniz hadisini açıklayabilir misiniz neden






    Şu altı şey gelmeden önce (ibadet sayılan iyi) amelleri işlemeye acele ediniz hadisini açıklayabilir misiniz neden Mumsema "Şu altı şey gelmeden önce (ibadet sayılan iyi) amelleri işlemeye acele ediniz.." hadisini açıklayabilir misiniz, neden acele etmemiz gerekir?


  2. 11.Kasım.2011, 17:20
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: "Şu altı şey gelmeden önce (ibadet sayılan iyi) amelleri işlemeye acele ediniz.." hadisini açıklayabilir misiniz,




    "Şu altı şeyden önce (ahirete bakan) iyi ameller işlemekte acele edin: "Güneşin battığı yerden doğması, Duhân, Dâbbetü'l-arz, Deccâl, her birinize özel olan ölüm ve (sizin salih amelinize engel olacak) âmme hizmeti." (İbn Mace, Fiten, 28)

    Başka bir hadis rivayeti de şöyledir:

    “Yedi şey gelmezden önce hayırlı amelleri işlemeye devam edin, neyi bekliyorsunuz? Her şeyi unutturacak yoksulluğu mu, azdırıp saptıran zenginliği mi? Bedeni ve tüm güçleri bozan hastalığı mı? Bunaklık meydana getiren ihtiyarlığı mı? Ansızın geliveren ölümü mü? Yoksa gelmesi beklenen Deccâl fitnesini mi? Yoksa kıyamet saatini mi bekliyorsunuz? Ki onun gelmesi daha dehşetli ve daha acıdır.” (Tirmizi, Zühd, 3)

    Bu dünyada her şey fani olduğu gibi insan da fanidir, yani geçici bir müddet için burada bulunmaktadır. İnsana verilen müddet ve imkanlar da sınırlıdır, geçicidir. İhsan edilen bu imkan ve zamanı, en kıymetli yerde kullanmalı ve bunun için de acele etmelidir.

    Her ibadeti zamanında ve sanki son ibadetimiz gibi yapmaya gayret göstermeliyiz.

    Her günahı da terk etmeli ve "eğer bu günahı işlersem, günah işlerken ölebilirim" diyerek, o günaha yönelmekten sakınmalıyız.

    İster ibadetleri terk ederek, isterse günahları işleyerek yaptığımız her hataya hemen son vererek de acele etmeliyiz. “Sonra başlarım” veya “sonra yaparım” demek gibi şeytanî bir hileye düşmeden, ibadetleri yapmaya başlamalı, günahları bırakmaya niyet edip uygulamalıyız.

    Hadislerde geçen konular ise birer örnektir. Bunlar başka rivayetlerle çoğaltılabilir. Önemli olan bu sayılanlar ve benzerleri başımıza gelmeden önce sanki hemen geliverecekmiş gibi tedbir almaktır. Ona göre bir hayat tarzı sürmektir. Hiçbir hayrı sonraya bırakmamak ve hiçbir günaha yönelmemektir. Eğer bir hata yaptıysak hemen tövbe etmek ve bir daha ona dönmemektir.

    Konuyla ilgili şu ayetler de son derece mandirdır:

    "Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın." (Münafikun, 63/10)

    "Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönder ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. (Müminun, 23/99-100)

    "Yahut azabı gördüğünde, “Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam” demesin." (Zümer, 39/58)

    Onun için bize emanet olan zamanı ve bize tanınan fırsatları en iyi şekil değerlendirmek, yapılması gerekenleri vaktinde yapmak gerekir. Nitekim bir hadislerinde Peygamberimiz bizleri şöyle uyarmıştır: “Şu beş şey gelmeden, beş şeyin kıymetini bil: Ölüm gelmeden hayatının, hastalık gelmeden, sağlığının, meşguliyet gelmeden boş vaktinin, ihtiyarlık gelmeden gençliğinin, fakirlik gelmeden zenginliğinin kıymetini bil...” (Münavî, Feyzu’l-Kadîr, 2/16)



  3. 11.Kasım.2011, 17:20
    2
    Silent and lonely rains



    "Şu altı şeyden önce (ahirete bakan) iyi ameller işlemekte acele edin: "Güneşin battığı yerden doğması, Duhân, Dâbbetü'l-arz, Deccâl, her birinize özel olan ölüm ve (sizin salih amelinize engel olacak) âmme hizmeti." (İbn Mace, Fiten, 28)

    Başka bir hadis rivayeti de şöyledir:

    “Yedi şey gelmezden önce hayırlı amelleri işlemeye devam edin, neyi bekliyorsunuz? Her şeyi unutturacak yoksulluğu mu, azdırıp saptıran zenginliği mi? Bedeni ve tüm güçleri bozan hastalığı mı? Bunaklık meydana getiren ihtiyarlığı mı? Ansızın geliveren ölümü mü? Yoksa gelmesi beklenen Deccâl fitnesini mi? Yoksa kıyamet saatini mi bekliyorsunuz? Ki onun gelmesi daha dehşetli ve daha acıdır.” (Tirmizi, Zühd, 3)

    Bu dünyada her şey fani olduğu gibi insan da fanidir, yani geçici bir müddet için burada bulunmaktadır. İnsana verilen müddet ve imkanlar da sınırlıdır, geçicidir. İhsan edilen bu imkan ve zamanı, en kıymetli yerde kullanmalı ve bunun için de acele etmelidir.

    Her ibadeti zamanında ve sanki son ibadetimiz gibi yapmaya gayret göstermeliyiz.

    Her günahı da terk etmeli ve "eğer bu günahı işlersem, günah işlerken ölebilirim" diyerek, o günaha yönelmekten sakınmalıyız.

    İster ibadetleri terk ederek, isterse günahları işleyerek yaptığımız her hataya hemen son vererek de acele etmeliyiz. “Sonra başlarım” veya “sonra yaparım” demek gibi şeytanî bir hileye düşmeden, ibadetleri yapmaya başlamalı, günahları bırakmaya niyet edip uygulamalıyız.

    Hadislerde geçen konular ise birer örnektir. Bunlar başka rivayetlerle çoğaltılabilir. Önemli olan bu sayılanlar ve benzerleri başımıza gelmeden önce sanki hemen geliverecekmiş gibi tedbir almaktır. Ona göre bir hayat tarzı sürmektir. Hiçbir hayrı sonraya bırakmamak ve hiçbir günaha yönelmemektir. Eğer bir hata yaptıysak hemen tövbe etmek ve bir daha ona dönmemektir.

    Konuyla ilgili şu ayetler de son derece mandirdır:

    "Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın." (Münafikun, 63/10)

    "Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönder ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. (Müminun, 23/99-100)

    "Yahut azabı gördüğünde, “Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam” demesin." (Zümer, 39/58)

    Onun için bize emanet olan zamanı ve bize tanınan fırsatları en iyi şekil değerlendirmek, yapılması gerekenleri vaktinde yapmak gerekir. Nitekim bir hadislerinde Peygamberimiz bizleri şöyle uyarmıştır: “Şu beş şey gelmeden, beş şeyin kıymetini bil: Ölüm gelmeden hayatının, hastalık gelmeden, sağlığının, meşguliyet gelmeden boş vaktinin, ihtiyarlık gelmeden gençliğinin, fakirlik gelmeden zenginliğinin kıymetini bil...” (Münavî, Feyzu’l-Kadîr, 2/16)






+ Yorum Gönder