Konusunu Oylayın.: Risale-i Nurda Kabz ve Bast Halleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Risale-i Nurda Kabz ve Bast Halleri
  1. 10.Kasım.2011, 07:12
    1
    Misafir

    Risale-i Nurda Kabz ve Bast Halleri

  2. 10.Kasım.2011, 13:03
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Risale-i Nurda Kabz ve Bast Halleri




    Kabz, el ile tutma, bast ise açma ve yayma anlamına gelir Kavram olarak kabz, ruhen tutukluluk, içine kapanma, bir şey düşünmeye ve söylemeye isteksizlik demektir Bast ise ümitle dolma, ruhen genişlik ve coşkunluk, anlama ve kavramada açılma halidir

    Üstad, Kastamonu Lahikasının başında şöyle der: “Çünki emn ü ye’sin vartasına düşmemek hikmetiyle havf u reca müvazenesinde, sabır ve şükürde bulunmak için kabz-bast haletleri, celal ve cemal tecellisinden intibah ehline gelmesi; ehl-i hakikatça medar-ı terakki bir düstur-u meşhurdur" (Kastamonu Lahikası: 8)

    Yani insan zaman zaman ruhen daralır veya ferahlık duyar Kabz hali celalî, bast hali ise cemalî bir tecellidir Bunlar gece ve gündüz gibi birbirini takip eder durur Bu iki hal insanın manevi yükselişinde iki kanat gibidir

    Kabz ve bast halleri insanı korku ve ümit arasında dengede tutan bir durumdur Kişi kabz halinde tövbe ve istiğfar ile Allah’a yönelir, manen terakki eder Bast halinde ise şükrederek derecesini artırır İnsan, devamlı kabz halinde yaşasa bütün bütün ümidini kaybedebilir Sürekli bast hali yaşayan kimsede ise akibetini garanti görme hastalığı ortaya çıkabilir

    ------------------

    Bazen, kabzın pençesine düştüğünüzde, ne kadar gözünüz hakikate açılsa, ne kadar ulvî alemleri müşahede etseniz de bunlardan hiçbiri aklınızda kalmaz. Önünüzü, arkanızı hep karanlık görebilirsiniz. Bütün güzel ve inşirah veren kareler silinir gider zihninizden. Vefa ile bunu bast'a (iç rahatlığı) ve huzura çevirmek için o eşikten ayrılmamak gerekir.

    Gözünü kapıdan ayırmadan beklemek lazım. İnsan sürekli böyle bir imtihan içindedir. Zaten bu yolda olmayan, bu türlü meseleleri birbirinden tefrik edecek kadar duyarlı olmayan, hayatın herc ü merci içinde ömrünü geçiren insanların Allah'la (cc) bu türlü bir alışverişi anlaması da mümkün değildir.

    Ayrıca, sürekli bast tehlikeli olabilir. Bazen içte inşirah (gönül ferahlığı) hasıl olur, insanın oynayası gelir. Sebebi belli olmadan insan maiyyet hissiyle dolar da yerinde duramaz hale gelir. Arkadaşlarda bu türlü haller olunca ben tevbe ve istiğfar tavsiye ediyorum. Çünkü, öyle bir gaflette insan yanlışlığa düşebilir, her şeyi kendinden bilebilir, inşirahların kaynağının kendisi olduğunu zannedebilir. Oysa kul, başarılarında dahi tevbe etmeli, başarılı olduğunda da günah işlemiş gibi Allah'a yönelmeli; yönelmeli ki, bu başarıları kendisinden bilmesin ve Cenâb-ı Hak onları hezimetlere çevirmesin.

    Kabzdan kurtulma yollarından en evvel zikredilmesi gereken husus ayet ve hadislerde ifade buyrulan husustur: İşlenen günahın, kötülük ve seyyienin hemen arkasından bir sevabın, iyilik ve hayrın yapılmasıdır. İnşaallah, yapılan bu hayır o kötülüğü silip götürecektir.


    Fethullah Gülen
    Kırık Testi



  3. 10.Kasım.2011, 13:03
    2
    Silent and lonely rains



    Kabz, el ile tutma, bast ise açma ve yayma anlamına gelir Kavram olarak kabz, ruhen tutukluluk, içine kapanma, bir şey düşünmeye ve söylemeye isteksizlik demektir Bast ise ümitle dolma, ruhen genişlik ve coşkunluk, anlama ve kavramada açılma halidir

    Üstad, Kastamonu Lahikasının başında şöyle der: “Çünki emn ü ye’sin vartasına düşmemek hikmetiyle havf u reca müvazenesinde, sabır ve şükürde bulunmak için kabz-bast haletleri, celal ve cemal tecellisinden intibah ehline gelmesi; ehl-i hakikatça medar-ı terakki bir düstur-u meşhurdur" (Kastamonu Lahikası: 8)

    Yani insan zaman zaman ruhen daralır veya ferahlık duyar Kabz hali celalî, bast hali ise cemalî bir tecellidir Bunlar gece ve gündüz gibi birbirini takip eder durur Bu iki hal insanın manevi yükselişinde iki kanat gibidir

    Kabz ve bast halleri insanı korku ve ümit arasında dengede tutan bir durumdur Kişi kabz halinde tövbe ve istiğfar ile Allah’a yönelir, manen terakki eder Bast halinde ise şükrederek derecesini artırır İnsan, devamlı kabz halinde yaşasa bütün bütün ümidini kaybedebilir Sürekli bast hali yaşayan kimsede ise akibetini garanti görme hastalığı ortaya çıkabilir

    ------------------

    Bazen, kabzın pençesine düştüğünüzde, ne kadar gözünüz hakikate açılsa, ne kadar ulvî alemleri müşahede etseniz de bunlardan hiçbiri aklınızda kalmaz. Önünüzü, arkanızı hep karanlık görebilirsiniz. Bütün güzel ve inşirah veren kareler silinir gider zihninizden. Vefa ile bunu bast'a (iç rahatlığı) ve huzura çevirmek için o eşikten ayrılmamak gerekir.

    Gözünü kapıdan ayırmadan beklemek lazım. İnsan sürekli böyle bir imtihan içindedir. Zaten bu yolda olmayan, bu türlü meseleleri birbirinden tefrik edecek kadar duyarlı olmayan, hayatın herc ü merci içinde ömrünü geçiren insanların Allah'la (cc) bu türlü bir alışverişi anlaması da mümkün değildir.

    Ayrıca, sürekli bast tehlikeli olabilir. Bazen içte inşirah (gönül ferahlığı) hasıl olur, insanın oynayası gelir. Sebebi belli olmadan insan maiyyet hissiyle dolar da yerinde duramaz hale gelir. Arkadaşlarda bu türlü haller olunca ben tevbe ve istiğfar tavsiye ediyorum. Çünkü, öyle bir gaflette insan yanlışlığa düşebilir, her şeyi kendinden bilebilir, inşirahların kaynağının kendisi olduğunu zannedebilir. Oysa kul, başarılarında dahi tevbe etmeli, başarılı olduğunda da günah işlemiş gibi Allah'a yönelmeli; yönelmeli ki, bu başarıları kendisinden bilmesin ve Cenâb-ı Hak onları hezimetlere çevirmesin.

    Kabzdan kurtulma yollarından en evvel zikredilmesi gereken husus ayet ve hadislerde ifade buyrulan husustur: İşlenen günahın, kötülük ve seyyienin hemen arkasından bir sevabın, iyilik ve hayrın yapılmasıdır. İnşaallah, yapılan bu hayır o kötülüğü silip götürecektir.


    Fethullah Gülen
    Kırık Testi






+ Yorum Gönder