Konusunu Oylayın.: Resuller Arasında Zaman Farkı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Resuller Arasında Zaman Farkı
  1. 09.Kasım.2011, 20:35
    1
    Misafir

    Resuller Arasında Zaman Farkı

  2. 09.Kasım.2011, 22:02
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Resuller Arasında Zaman Farkı




    Neden İsa as ile Muhammed as arasında Peygamber yoktur bilirmisiniz. Zira miladi ve hicri senelerde saklı sırlar vardır . Bakınız İsrailin nasıl Kurulduğunu Kuranı Kerimden nasıl hesaplamıştık .
    Neden İsa as ile Muhammed as arasında Peygamber yoktur bilirmisiniz. Zira miladi ve hicri senelerde saklı sırlar vardır . Bakınız İsrailin nasıl Kurulduğunu Kuranı Kerimden nasıl hesaplamıştık .
    İsra 7 de geçen ve kadayna ila sözcüğü ebcedle toplanırsa 1008 eder .Buna siz horoskop dairesini çevreleyen 360 sayısını eklerseniz 1368 hicri sene eder . Milade çevirirsek 1948 eder. Buda israilin kurulduğu tarihi bizlere gösterir . Ayet devam ediyor beni isriale diye ! İsrailin kurulacağını bildiriyor .
    Her ismin evvelinde gelen kelimelere bizler 360 ekledikten sonra miladi seneye çeviyoruz ! Bu da bizlere o isim ile alakalı seneleri vermektedir. Sadece bu değil tabi . Şimdi hicri sene itibar ediyoruz elimizdeki sayıyı ve bunu miladi seneye vurduğumuzda bu seneler aşikare oluyor . Demekki , inkar edilen Hadisi Şerif doğru !
    - Benim ile İsa arasında başka Peygamber yoktur !
    Demek ki her iki Resulun gelişi Nur imiş . Biz Kurana İnananlar İsayı ve diğer hak olan tüm Peygamberleri tanır ve ırk ayrımı yapmaksızın, inanırız .
    Neden biz arzı felek sayısını ekliyoruz ?
    Mumin 15 ayetinde geçen

    رَفيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ
    رَفيعُ
    Rafiu kelimesi 360 eder. Buradaki ayet bize arzımızın çevrildiği horoskop beyanını verir . Bir şeyi Kuranda ararken bizlere aynı zamanda neyi nasıl arıyacağımıza da ışık tutar . Tabiki bizler ne kadar saklı bir şeyler çıkarsak da Allahın Kelamında ki sonsuz manalara zerre misal bile teşkil etmez . Burada bu tür uygulamaları vermemizin gayesi Kurana yapılan ifitralar ve saptırtmalardan dolayıdır . Özellikle de Kuranı saptırtmalar , sözde işin ehilleri tarafından yapılmaktadır . Allah cümlemizi fitneye fesada düşmekten korusun
    Sanırız , Hristiyanlık Alemi bu ince detayı görmeli . Sadece onlar mı ? Burada görülenler bizlere tüm peygamberleri gönderenin Tek Allah olduğu aşikare edilmektedir.
    Allahın Adl İsmini aynı bu sistem ile topladığımzıda bakınız neler görünüyor bize :
    Karadeliklerden Hologram Evrenlere
    Adl İsmi Ve Esrarı :
    İlk harfi alırız . Ayn harfini . Ebced Değeri 70 eder. 360 sayımızı buna eklersek 430 eder . Bu sayıyı miladi seneye çevirirsek 1038 eder . Bu sayı bize ne ifade edebilir . Fikri olmıyan geçmişi tarar . Sene olarak , sayı olarak vesaire . Adl isminin bilinen manasını bilirsiniz . Kahır ile ilgili okunan Esmalardan birisidir .Birde şu gözle bakalım :
    Mesela Dünya'nın kara delik olması için yarıçapının 9 mm, dolayısıyla yoğunluğunun da 8×1038kg/m3 olması gerekir!
    Sayılar bizlere herşeyi anlatıyor .Ayn harfindeki esrar bizlere karadelikleirn nasıl oluşacağına dair bilgiler sunmaktadır .
    Dal harfini de bu şekilde hesap ederseniz 364 eder . Bunu miladi sayıya çevirirseniz 974 eder .
    LAZER TEDAVISINDE KULLANILAN MALZEME DE ÖNEMLI | 974YAKLAŞIK 60 BIN LAZER ....
    Bunu bilimadamları sanırız bilirler ne olduğunu . Karadeliklerle olan ilişkisi nedir acaba .. Lazerin ! Her türlü desteğe yoruma burada açığız .
    Sanırız birde şöyle bir haber var . Konumuzla da ilgisi var .
    Heyerdahl, 1958’de yayımladığı “Aku Aku” adli kitabında, Paskalya Adası’nın çeşitli yerlerindeki platformların üzerinde dikili bulunan (kimileri devrilmiş) 974 adet heykeli tek tek incelediğini belirtiyordu. Yüzlerindeki gururlu ve kaygısız bir ifadeyle bos bos okyanusa bakan bu heykellerin boyu 10-20 metre arasında değişiyordu. Ağırlıkları ise ortalama 50 tondu.
    Daha da ilginci kimi heykeller henüz yapım aşamasında, yapıcıları tarafından. bilinmedik bir nedenle ansızın terkedilmisti.
    Kısacası yok edilmişlerdi .


  3. 09.Kasım.2011, 22:02
    2
    Editör



    Neden İsa as ile Muhammed as arasında Peygamber yoktur bilirmisiniz. Zira miladi ve hicri senelerde saklı sırlar vardır . Bakınız İsrailin nasıl Kurulduğunu Kuranı Kerimden nasıl hesaplamıştık .
    Neden İsa as ile Muhammed as arasında Peygamber yoktur bilirmisiniz. Zira miladi ve hicri senelerde saklı sırlar vardır . Bakınız İsrailin nasıl Kurulduğunu Kuranı Kerimden nasıl hesaplamıştık .
    İsra 7 de geçen ve kadayna ila sözcüğü ebcedle toplanırsa 1008 eder .Buna siz horoskop dairesini çevreleyen 360 sayısını eklerseniz 1368 hicri sene eder . Milade çevirirsek 1948 eder. Buda israilin kurulduğu tarihi bizlere gösterir . Ayet devam ediyor beni isriale diye ! İsrailin kurulacağını bildiriyor .
    Her ismin evvelinde gelen kelimelere bizler 360 ekledikten sonra miladi seneye çeviyoruz ! Bu da bizlere o isim ile alakalı seneleri vermektedir. Sadece bu değil tabi . Şimdi hicri sene itibar ediyoruz elimizdeki sayıyı ve bunu miladi seneye vurduğumuzda bu seneler aşikare oluyor . Demekki , inkar edilen Hadisi Şerif doğru !
    - Benim ile İsa arasında başka Peygamber yoktur !
    Demek ki her iki Resulun gelişi Nur imiş . Biz Kurana İnananlar İsayı ve diğer hak olan tüm Peygamberleri tanır ve ırk ayrımı yapmaksızın, inanırız .
    Neden biz arzı felek sayısını ekliyoruz ?
    Mumin 15 ayetinde geçen

    رَفيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ
    رَفيعُ
    Rafiu kelimesi 360 eder. Buradaki ayet bize arzımızın çevrildiği horoskop beyanını verir . Bir şeyi Kuranda ararken bizlere aynı zamanda neyi nasıl arıyacağımıza da ışık tutar . Tabiki bizler ne kadar saklı bir şeyler çıkarsak da Allahın Kelamında ki sonsuz manalara zerre misal bile teşkil etmez . Burada bu tür uygulamaları vermemizin gayesi Kurana yapılan ifitralar ve saptırtmalardan dolayıdır . Özellikle de Kuranı saptırtmalar , sözde işin ehilleri tarafından yapılmaktadır . Allah cümlemizi fitneye fesada düşmekten korusun
    Sanırız , Hristiyanlık Alemi bu ince detayı görmeli . Sadece onlar mı ? Burada görülenler bizlere tüm peygamberleri gönderenin Tek Allah olduğu aşikare edilmektedir.
    Allahın Adl İsmini aynı bu sistem ile topladığımzıda bakınız neler görünüyor bize :
    Karadeliklerden Hologram Evrenlere
    Adl İsmi Ve Esrarı :
    İlk harfi alırız . Ayn harfini . Ebced Değeri 70 eder. 360 sayımızı buna eklersek 430 eder . Bu sayıyı miladi seneye çevirirsek 1038 eder . Bu sayı bize ne ifade edebilir . Fikri olmıyan geçmişi tarar . Sene olarak , sayı olarak vesaire . Adl isminin bilinen manasını bilirsiniz . Kahır ile ilgili okunan Esmalardan birisidir .Birde şu gözle bakalım :
    Mesela Dünya'nın kara delik olması için yarıçapının 9 mm, dolayısıyla yoğunluğunun da 8×1038kg/m3 olması gerekir!
    Sayılar bizlere herşeyi anlatıyor .Ayn harfindeki esrar bizlere karadelikleirn nasıl oluşacağına dair bilgiler sunmaktadır .
    Dal harfini de bu şekilde hesap ederseniz 364 eder . Bunu miladi sayıya çevirirseniz 974 eder .
    LAZER TEDAVISINDE KULLANILAN MALZEME DE ÖNEMLI | 974YAKLAŞIK 60 BIN LAZER ....
    Bunu bilimadamları sanırız bilirler ne olduğunu . Karadeliklerle olan ilişkisi nedir acaba .. Lazerin ! Her türlü desteğe yoruma burada açığız .
    Sanırız birde şöyle bir haber var . Konumuzla da ilgisi var .
    Heyerdahl, 1958’de yayımladığı “Aku Aku” adli kitabında, Paskalya Adası’nın çeşitli yerlerindeki platformların üzerinde dikili bulunan (kimileri devrilmiş) 974 adet heykeli tek tek incelediğini belirtiyordu. Yüzlerindeki gururlu ve kaygısız bir ifadeyle bos bos okyanusa bakan bu heykellerin boyu 10-20 metre arasında değişiyordu. Ağırlıkları ise ortalama 50 tondu.
    Daha da ilginci kimi heykeller henüz yapım aşamasında, yapıcıları tarafından. bilinmedik bir nedenle ansızın terkedilmisti.
    Kısacası yok edilmişlerdi .


  4. 09.Kasım.2011, 22:03
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Resuller Arasında Zaman Farkı

    Böylece Allahın Adl Esmasının Sırlarına Tanık Oluyoruz . Kuranda yok edilen Ulusların kavimlerin akibetleride ve nasıl ne geldiği başlarına anlatılmaktadır . Tapınılan heykeller kendilerini oluşturanları bile koruyamamıştır ! Kimbilir belkide bir ışınlama ile , lazerle , karadeliğe yakalanmışlardır ! Kim bilir !
    Lam harfinide bu şekillerle hesap edersek karşımıza 999 sayısı çıkar. Bu sayı gök katları üs sayısıdır . Bilimse olarakta uzaydaki boşluğu bildirmektedir :
    Boşluğun hayret verici özelliğine devam ettiğimizde, evrenin % 99, 999…’ unun, boşluktan meydana geldiğini görmekteyiz. Sadece atom çekirdekleri ile elektronlar arasındaki devasa boşlukta bulunan virtüel parçacıklarının mevcudiyetleri bile potansiyel olarak korkunç enerjileri saklı tutmaktadır. Bir protonlu çekirdek ve ona en yakın enerji düzeyinde hareket eden bir elektrondan oluşan bir hidrojen atomunda var olan potansiyel durumdaki enerjiyi hesapladığımızda bunun, evrendeki tüm enerjinin bir milyar katına eşit olduğunu görmekteyiz. Başka bir deyişle, John Wheeler’in deyimiyle her bir santimetreküplük boşluktaki enerjinin, meşhur kütle- enerji eşitliğine göre kütle eşdeğerinin 10 üssü 80 ton olduğunu bunun da tüm evrende bilinen maddenin çok, çok üstünde olduğu ifade edilmektedir.
    Hem bizlere Hologram evrenleri göstermekte ve Belkide o savunma mekanizmasının nasıl tahrip edildiğini beya eddileceğinin bilimsel metotları verilmektedir . İşte o heykeller yapanlarında akıbeti böylece sanırız ortaya çıkmış oluyor .
    Kainat her şekilde Allahın ihatası altındadır . Bunun ğayrini düşünmek ise imkansızdır . Burada sadece Adl ismi ile yok edilenleri ve karadelikleri görüyor şahit oluyoruz ! Bilimin daha çözemediği konuları bizlere , Kuran anlatıyor . Aklımızın bugün alamadıklarını yine Kuran bildiriyor . Ne nedir , paraleli nedir , nerde neyi aramak gerektiğini bizlere Kuran anlatıyor . Sanırız amerika veya israil , neden bilim adamlarını suikaste kurban getirmeleri ve Kurana haince saldırıları da bu şekilde anlaşılmış oluyor .
    Ne diyelim , dünyalık için Dini İmanı satanlar olduğu sürece , başımızdaki kefere güdümlüler olduğu sürece veya onlara alet olanlar olduğu sürece bizlere bu dünya haramdır ! Biz kalben batmamış olsak ne amerika ne israil ne de bir başka ulus kötülüğe kalkmaz . Demek ki bizler kararmışız ki , Allah’da başımıza bunları vermiş .

    Hologram Evrenleri bahane ederek Allahı inkara kalışanlara şahit olduk .Halbuki burada sadece Allahın tek esmasından bu tür inkara cevap da bu şekilde verilmiş oldu . Onların daha yeni yeni keşfetmeye başladığı şeyleri , hatta çözemedikleri şeyi Allah anlatmakta ! Peki bu zümreler ne demektedir . Allahı nasıl inkara gitmektedirler . Bilimi nasıl Allah’tan üstün görmektedirler ? Bir alıntı yazı ile bu karşıt görüşü vereceğiz . Onlar daha yeni bulduk derken Kuran bunu asırlar önce bildiriyordu ? Açıklamsıda şu an bize kaldı :
    Son yıllarda Astrofizikteki gelişmeler süper hızla ilerliyor. Eskiden teolojiye bırakılan “biz kimiz”, “nasıl oluştuk” gibi soruları araştırıyorlar. Son belgesel “through the wormhole” inanılmaz derecede bu konuları gündeme getiriyor. Başka yazımda bir bilgisayar ortamında olabileceğimiz konusunu işlemiştim. Bu yazımda da karadelikler ve hologram konusunu incelemek istiyorum.
    Öncelikle hologramın ne olduğunu söyleyeyim. Hologram iki boyutlu bir levhadan üç boyutlu görüntü oluşturma teknolojisidir. Nette araştırırsanız çalışma sistemini öğrenebilirsiniz.
    Belgeselin linkini yukarıya aldığım bölümünde, karadeliklerin bir hologram cihazı olabileceğini ima ediyor. Karadeliğin olay ufkunda Hawking ışıması denen bir ışıma oluyor. Henüz sadece matematiksel olarak hesaplanan bu durumun evrene yansıyarak evreni üç boyutlu olarak var edebileceğine vurgu yapılıyor. Bu demektir ki evrenin bilgisi bir yerlerde var olmalıdır. Önceleri Hawking karadeliklerin bilgiyi yok ettiğini söylüyordu ama Leonard Susskind aksini iddia etti. Sonuçta Hawking de karadeliklerin bilgiyi yok etmediğini kabul etti.
    Hawking ışımasından da bahsetmeliyim. Fizikle ilgisi olanlar evrenimizin içinde çok kısa sürelerle bazı çift parçacıkların görünüp yok olduklarını bilirler. Ayrıca belgeselde de anlatıyor. Bu parçacıklar çiftler halindedir. Eğer bir karadeliğin olay ufkuna yakın bir bölgede bu oluşma gerçekleşirse, bu parçacıklardan biri karadeliğe düşebilir. O zaman diğer parçacık da yok olamaz ve evrenin malı olur. İşte bu parçacığa Hawking ışıması adı verilir. Bu parçacıklar birbirleriyle ilişkilidirler. Birine yapılan etki diğerini de anında etkiler. Bu düşünceye dayanarak karadeliğe düşen parçacığın üzerindeki etkiyi içeri düşmeyen parçacığın evrenimize yansıtarak hologram oluşturduğunu düşünüyorlar. Yani evrenin bilgisinin karadeliğin içinde kayıtlı olduğu düşünülüyor.
    Bende aynı şekilde evrenimizin bir mekân boyutlu kuantum dünyasının üç mekân boyutlu hologramı olduğunu düşünüyorum. Bunun nasıl olabileceğiyle ilgili hiçbir fikrim yoktu. Bu belgesel bu konuya da açıklık getirmektedir.
    Bu durum, bizim evrenimizin hologramla oluşturulmasının fiziksel karşılığı olmalıdır. Yani karadelikler bir alt evren oluşturdukları gibi, aynı zamanda hologram makineleridirler. Tek boyutlu kuantum dünyasının üç boyutlu görüntüsünü oluştururlar. Elbette bu durum bizim bildiğimiz hologram teknolojisinin epey daha ötesinde bir durumdur. Henüz tam olarak çalışma prensibini anlayamamamıza rağmen bilimin matematiksel olarak böyle bir sonuca ulaşması bizi yönlendirenlerin insanlığı bilgilendirme çalışması sonucudur.
    Eğer belgeselde anlatılan durum gerçekse o zaman karadeliğin içi kuantum evreni olmalıdır. Çünkü içeri düşen parçacık kuantum evrenini yansıtmalıdır. Bu durumda karadelikler kuantum evrenine açılan kapılardır. Bunun böyle olduğunu hep düşündüm ama bu güne kadar bilimsel bir veri bulamamıştım. O zaman karadelikleri biraz daha açmak gerek.
    Karadelikler madde yapısını çökerterek boyutsuz yapısına döndürürler. Madde boyutsuz hale döndüğünde tek bir noktaya sığabilir. Onun için tüm evrendeki madde tek bir noktaya sığabilir. Nitekim Büyük Patlamada da tek noktadan tüm madde oluşmuştur. Yani Büyük Patlama denilen şeyde kuantum dünyasının bir ürünüdür.
    Karadelikler aynı zamanda yuttukları maddelerle alt evren oluştururlar. Bu yapıyı M kuramını anlatırken anlatmıştım. Böylece karadeliklerin evrenimiz için ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlamış olduk. Eğer çift parçacıklardan birini yutarsa hologram makinesi oluyor. Yok, madde yutarsa alt evren oluşturuyor. Alt evren oluşturması için yuttuğu maddeyi kuantum evreninden geçirip başka bir uzayda tekrar kuasar olarak fışkırtıyor. Yeni oluşan evrende de karadelikler oluşmadan üç boyutlu uzay oluşmaz. Yani insan gibi canlıların olabilmesi için karadeliklerin oluşması şart gibi gözüküyor.


  5. 09.Kasım.2011, 22:03
    3
    Editör
    Böylece Allahın Adl Esmasının Sırlarına Tanık Oluyoruz . Kuranda yok edilen Ulusların kavimlerin akibetleride ve nasıl ne geldiği başlarına anlatılmaktadır . Tapınılan heykeller kendilerini oluşturanları bile koruyamamıştır ! Kimbilir belkide bir ışınlama ile , lazerle , karadeliğe yakalanmışlardır ! Kim bilir !
    Lam harfinide bu şekillerle hesap edersek karşımıza 999 sayısı çıkar. Bu sayı gök katları üs sayısıdır . Bilimse olarakta uzaydaki boşluğu bildirmektedir :
    Boşluğun hayret verici özelliğine devam ettiğimizde, evrenin % 99, 999…’ unun, boşluktan meydana geldiğini görmekteyiz. Sadece atom çekirdekleri ile elektronlar arasındaki devasa boşlukta bulunan virtüel parçacıklarının mevcudiyetleri bile potansiyel olarak korkunç enerjileri saklı tutmaktadır. Bir protonlu çekirdek ve ona en yakın enerji düzeyinde hareket eden bir elektrondan oluşan bir hidrojen atomunda var olan potansiyel durumdaki enerjiyi hesapladığımızda bunun, evrendeki tüm enerjinin bir milyar katına eşit olduğunu görmekteyiz. Başka bir deyişle, John Wheeler’in deyimiyle her bir santimetreküplük boşluktaki enerjinin, meşhur kütle- enerji eşitliğine göre kütle eşdeğerinin 10 üssü 80 ton olduğunu bunun da tüm evrende bilinen maddenin çok, çok üstünde olduğu ifade edilmektedir.
    Hem bizlere Hologram evrenleri göstermekte ve Belkide o savunma mekanizmasının nasıl tahrip edildiğini beya eddileceğinin bilimsel metotları verilmektedir . İşte o heykeller yapanlarında akıbeti böylece sanırız ortaya çıkmış oluyor .
    Kainat her şekilde Allahın ihatası altındadır . Bunun ğayrini düşünmek ise imkansızdır . Burada sadece Adl ismi ile yok edilenleri ve karadelikleri görüyor şahit oluyoruz ! Bilimin daha çözemediği konuları bizlere , Kuran anlatıyor . Aklımızın bugün alamadıklarını yine Kuran bildiriyor . Ne nedir , paraleli nedir , nerde neyi aramak gerektiğini bizlere Kuran anlatıyor . Sanırız amerika veya israil , neden bilim adamlarını suikaste kurban getirmeleri ve Kurana haince saldırıları da bu şekilde anlaşılmış oluyor .
    Ne diyelim , dünyalık için Dini İmanı satanlar olduğu sürece , başımızdaki kefere güdümlüler olduğu sürece veya onlara alet olanlar olduğu sürece bizlere bu dünya haramdır ! Biz kalben batmamış olsak ne amerika ne israil ne de bir başka ulus kötülüğe kalkmaz . Demek ki bizler kararmışız ki , Allah’da başımıza bunları vermiş .

    Hologram Evrenleri bahane ederek Allahı inkara kalışanlara şahit olduk .Halbuki burada sadece Allahın tek esmasından bu tür inkara cevap da bu şekilde verilmiş oldu . Onların daha yeni yeni keşfetmeye başladığı şeyleri , hatta çözemedikleri şeyi Allah anlatmakta ! Peki bu zümreler ne demektedir . Allahı nasıl inkara gitmektedirler . Bilimi nasıl Allah’tan üstün görmektedirler ? Bir alıntı yazı ile bu karşıt görüşü vereceğiz . Onlar daha yeni bulduk derken Kuran bunu asırlar önce bildiriyordu ? Açıklamsıda şu an bize kaldı :
    Son yıllarda Astrofizikteki gelişmeler süper hızla ilerliyor. Eskiden teolojiye bırakılan “biz kimiz”, “nasıl oluştuk” gibi soruları araştırıyorlar. Son belgesel “through the wormhole” inanılmaz derecede bu konuları gündeme getiriyor. Başka yazımda bir bilgisayar ortamında olabileceğimiz konusunu işlemiştim. Bu yazımda da karadelikler ve hologram konusunu incelemek istiyorum.
    Öncelikle hologramın ne olduğunu söyleyeyim. Hologram iki boyutlu bir levhadan üç boyutlu görüntü oluşturma teknolojisidir. Nette araştırırsanız çalışma sistemini öğrenebilirsiniz.
    Belgeselin linkini yukarıya aldığım bölümünde, karadeliklerin bir hologram cihazı olabileceğini ima ediyor. Karadeliğin olay ufkunda Hawking ışıması denen bir ışıma oluyor. Henüz sadece matematiksel olarak hesaplanan bu durumun evrene yansıyarak evreni üç boyutlu olarak var edebileceğine vurgu yapılıyor. Bu demektir ki evrenin bilgisi bir yerlerde var olmalıdır. Önceleri Hawking karadeliklerin bilgiyi yok ettiğini söylüyordu ama Leonard Susskind aksini iddia etti. Sonuçta Hawking de karadeliklerin bilgiyi yok etmediğini kabul etti.
    Hawking ışımasından da bahsetmeliyim. Fizikle ilgisi olanlar evrenimizin içinde çok kısa sürelerle bazı çift parçacıkların görünüp yok olduklarını bilirler. Ayrıca belgeselde de anlatıyor. Bu parçacıklar çiftler halindedir. Eğer bir karadeliğin olay ufkuna yakın bir bölgede bu oluşma gerçekleşirse, bu parçacıklardan biri karadeliğe düşebilir. O zaman diğer parçacık da yok olamaz ve evrenin malı olur. İşte bu parçacığa Hawking ışıması adı verilir. Bu parçacıklar birbirleriyle ilişkilidirler. Birine yapılan etki diğerini de anında etkiler. Bu düşünceye dayanarak karadeliğe düşen parçacığın üzerindeki etkiyi içeri düşmeyen parçacığın evrenimize yansıtarak hologram oluşturduğunu düşünüyorlar. Yani evrenin bilgisinin karadeliğin içinde kayıtlı olduğu düşünülüyor.
    Bende aynı şekilde evrenimizin bir mekân boyutlu kuantum dünyasının üç mekân boyutlu hologramı olduğunu düşünüyorum. Bunun nasıl olabileceğiyle ilgili hiçbir fikrim yoktu. Bu belgesel bu konuya da açıklık getirmektedir.
    Bu durum, bizim evrenimizin hologramla oluşturulmasının fiziksel karşılığı olmalıdır. Yani karadelikler bir alt evren oluşturdukları gibi, aynı zamanda hologram makineleridirler. Tek boyutlu kuantum dünyasının üç boyutlu görüntüsünü oluştururlar. Elbette bu durum bizim bildiğimiz hologram teknolojisinin epey daha ötesinde bir durumdur. Henüz tam olarak çalışma prensibini anlayamamamıza rağmen bilimin matematiksel olarak böyle bir sonuca ulaşması bizi yönlendirenlerin insanlığı bilgilendirme çalışması sonucudur.
    Eğer belgeselde anlatılan durum gerçekse o zaman karadeliğin içi kuantum evreni olmalıdır. Çünkü içeri düşen parçacık kuantum evrenini yansıtmalıdır. Bu durumda karadelikler kuantum evrenine açılan kapılardır. Bunun böyle olduğunu hep düşündüm ama bu güne kadar bilimsel bir veri bulamamıştım. O zaman karadelikleri biraz daha açmak gerek.
    Karadelikler madde yapısını çökerterek boyutsuz yapısına döndürürler. Madde boyutsuz hale döndüğünde tek bir noktaya sığabilir. Onun için tüm evrendeki madde tek bir noktaya sığabilir. Nitekim Büyük Patlamada da tek noktadan tüm madde oluşmuştur. Yani Büyük Patlama denilen şeyde kuantum dünyasının bir ürünüdür.
    Karadelikler aynı zamanda yuttukları maddelerle alt evren oluştururlar. Bu yapıyı M kuramını anlatırken anlatmıştım. Böylece karadeliklerin evrenimiz için ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlamış olduk. Eğer çift parçacıklardan birini yutarsa hologram makinesi oluyor. Yok, madde yutarsa alt evren oluşturuyor. Alt evren oluşturması için yuttuğu maddeyi kuantum evreninden geçirip başka bir uzayda tekrar kuasar olarak fışkırtıyor. Yeni oluşan evrende de karadelikler oluşmadan üç boyutlu uzay oluşmaz. Yani insan gibi canlıların olabilmesi için karadeliklerin oluşması şart gibi gözüküyor.


  6. 09.Kasım.2011, 22:03
    4
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Resuller Arasında Zaman Farkı

    Bu durumda bilimin ulaştığı bilgilerin ne kadar hayal ötesi olduğunun bilmem farkında mısınız? Bu yapıyı pek çok insan hiç anlayamıyor. Öyle uçuk gözüküyor ki insanın hayalini aşıyor. Fakat bu durumun bir bilgisayar içinde olduğunu düşündüğümüzde, çok kolay yapılabileceğini anlayabiliriz. Bu gün bizde fizik kurallarının ve matematiğin farklı olduğu bir bilgisayar simülasyonu hazırlayabiliriz. Henüz tam olarak o teknolojiye ulaşamadıysak da elli yıl sonra yapabilecek düzeye geleceğimiz kesin. İşte bu durum bizimde bir bilgisayar içinde olduğumuzu çağrıştırıyor. Onun içinde belgeselde torunlarımızın tanrı olabileceği söylenmektedirler.
    Kıyamete yaklaştıkça bu tür bilgiler bizler daha çok ulaşacak ve kim olduğumuzu, nereye gittiğimizi anlayacağız. İşte hep söylenen “kıyamette açık bilgiler olacak” sözü o zaman gerçek olacak. Görüldüğü gibi insanlığın bilgilendirilmesi pek çok kişi tarafından sistematik olarak olmaktadır. Yani dinlerin oluşumu gibi tek kişi seçilmemiştir. Fakat dinlerin oluşumundan farklı olarak görevli olan kişiler (örneğin bilim insanları) görevli olduklarını bilmiyorlar. Sadece yapmaları gerekenleri yapıp gerçek bilgiye ulaşmaya çalışıyorlar. “Arşı taşıyanlar” dünyayı hazırlamaya devam ediyor. Her ne kadar dinlerin tanrı dediği bu mekanizmayı dindarların kabul etmesi zor olsa da yavaş yavaş ulaşacak olduğumuz kesin bilgiler bizleri ikna edecek. Zaten dinlerde insanlığı kıyamete kadar getirmek için oluşturulmuştur. Onlar görevlerini hakkıyla yerine getirdi. Kıyamette onlara ihtiyaç yoktur. Çünkü yarı bilinçli dönemimiz bitip tüm gerçeğe vakıf olacağız. Böylece yönlendirilen değil yönlendiren olacağız.
    Alıntı
    Şimdi arkadaşımız güzel şeylere değinirken merak ediyorum o heykelleri inşaa edenler şu an 2 boyutlu berzahta değiller mi ? Nasıl yok edildikleri aleni anlatılmamakta mı ? Hatta fazlası anlatılmakta .
    Burada da bizlere hicri ve miladi seneler yol göstermedi mi? Peki İncili indiren Kuranı’da indirmedi mi ? Hesap sistemi ortada . Hadisi Şerif ortada . O Hadisi ŞERİFLERİ İNKAR EDENLERDE ORTADA !...
    Bir misalde Fatiha’yı Şerifeden verelim :
    Fatihayı Şerife’de Hamd kelimesi , bir çok ayette geçmektedir . Kuranda her harf her kelimenin sonsuz manası vardır . Eğer arzınızı çeviren sayıyı biliyorsanız evrenin neresinde olursanız olun , sizlere bulunduğunuz yerin ve uzayın sırlarını sunacaktır . Bir önceki yazımızda dünya ile ilgili hareketlerinden bahis etmiştik .
    Bizler bilim adamı olmamamıza rağmen gördüklerimiz gerçekten aklımızı şoke etti . Zira Haza ( dünya ) kelimesinde hud 60 da , bizlere Allah dünyanın kendi ve güneş ekseninde kaç kilometre hız ile hareket ettiğini açıklıyordu . Bunuda arzı felek sayımızla bulmuştuk . 360 ...


  7. 09.Kasım.2011, 22:03
    4
    Editör
    Bu durumda bilimin ulaştığı bilgilerin ne kadar hayal ötesi olduğunun bilmem farkında mısınız? Bu yapıyı pek çok insan hiç anlayamıyor. Öyle uçuk gözüküyor ki insanın hayalini aşıyor. Fakat bu durumun bir bilgisayar içinde olduğunu düşündüğümüzde, çok kolay yapılabileceğini anlayabiliriz. Bu gün bizde fizik kurallarının ve matematiğin farklı olduğu bir bilgisayar simülasyonu hazırlayabiliriz. Henüz tam olarak o teknolojiye ulaşamadıysak da elli yıl sonra yapabilecek düzeye geleceğimiz kesin. İşte bu durum bizimde bir bilgisayar içinde olduğumuzu çağrıştırıyor. Onun içinde belgeselde torunlarımızın tanrı olabileceği söylenmektedirler.
    Kıyamete yaklaştıkça bu tür bilgiler bizler daha çok ulaşacak ve kim olduğumuzu, nereye gittiğimizi anlayacağız. İşte hep söylenen “kıyamette açık bilgiler olacak” sözü o zaman gerçek olacak. Görüldüğü gibi insanlığın bilgilendirilmesi pek çok kişi tarafından sistematik olarak olmaktadır. Yani dinlerin oluşumu gibi tek kişi seçilmemiştir. Fakat dinlerin oluşumundan farklı olarak görevli olan kişiler (örneğin bilim insanları) görevli olduklarını bilmiyorlar. Sadece yapmaları gerekenleri yapıp gerçek bilgiye ulaşmaya çalışıyorlar. “Arşı taşıyanlar” dünyayı hazırlamaya devam ediyor. Her ne kadar dinlerin tanrı dediği bu mekanizmayı dindarların kabul etmesi zor olsa da yavaş yavaş ulaşacak olduğumuz kesin bilgiler bizleri ikna edecek. Zaten dinlerde insanlığı kıyamete kadar getirmek için oluşturulmuştur. Onlar görevlerini hakkıyla yerine getirdi. Kıyamette onlara ihtiyaç yoktur. Çünkü yarı bilinçli dönemimiz bitip tüm gerçeğe vakıf olacağız. Böylece yönlendirilen değil yönlendiren olacağız.
    Alıntı
    Şimdi arkadaşımız güzel şeylere değinirken merak ediyorum o heykelleri inşaa edenler şu an 2 boyutlu berzahta değiller mi ? Nasıl yok edildikleri aleni anlatılmamakta mı ? Hatta fazlası anlatılmakta .
    Burada da bizlere hicri ve miladi seneler yol göstermedi mi? Peki İncili indiren Kuranı’da indirmedi mi ? Hesap sistemi ortada . Hadisi Şerif ortada . O Hadisi ŞERİFLERİ İNKAR EDENLERDE ORTADA !...
    Bir misalde Fatiha’yı Şerifeden verelim :
    Fatihayı Şerife’de Hamd kelimesi , bir çok ayette geçmektedir . Kuranda her harf her kelimenin sonsuz manası vardır . Eğer arzınızı çeviren sayıyı biliyorsanız evrenin neresinde olursanız olun , sizlere bulunduğunuz yerin ve uzayın sırlarını sunacaktır . Bir önceki yazımızda dünya ile ilgili hareketlerinden bahis etmiştik .
    Bizler bilim adamı olmamamıza rağmen gördüklerimiz gerçekten aklımızı şoke etti . Zira Haza ( dünya ) kelimesinde hud 60 da , bizlere Allah dünyanın kendi ve güneş ekseninde kaç kilometre hız ile hareket ettiğini açıklıyordu . Bunuda arzı felek sayımızla bulmuştuk . 360 ...





+ Yorum Gönder